Yola çıkmadan...

Köşe Yazısı - 7 Mayıs 2009, Perşembe
Etkinlik Yönetimi: Ali Karaağaç
İletişimciler, hedef kitleye sunulacak mesajlarda meslekî dil kullanımını önermezler. Konunun uzmanı olmayan tüketici “Fransız” kalmasın diye olsa gerek... Yine de bu durum iletişimciler de dahil kimseyi meslekî terimleri kullanmaktan alıkoymuyor. Bilgili mi gösteriyor nedir sanki özellikle de kullanılıyor. Bir de joker kelimeler var, dilimiz yeterince zengin değilmiş gibi…
“ …. ‘da, 3 yıl halkla ilişkiler yaptım.”, “6 yıldır sinema yapıyorum.” Hatta yolculuk tanımında “hafta sonu bir Bodrum yapıyorum”…

Gelen CV’lerin birinde saha elemanı olarak çalışmış bir hostes kızımızın tecrübelerini anlatırken “filan tarihte falan markanın roadshow’unu yaptım” ifadesini görünce, işte dedim bir yazı konusu daha…

Bu hafta sıklıkla roadshow projeleri için gelen taleplerle uğraştım. Bir yandan da sektör adına ümitlendim işler canlanıyor diye.

Hostes kızımızın yaptım dediği bu “roadshow” nedir?
Basit bir ifadeyle, ülke genelinde bir çok farklı noktayı ve/veya şehri dolaşarak gerçekleştirilen kurumsal ya da pazarlamaya yönelik etkinliklerdir.

Roadshow’lar, önceden belirlenmiş noktalara gidilerek hedef kitleye doğrudan ulaşma, ürün ya da hizmetlerinizi yüz yüze tanıtma ve yaşatma imkanı sağlar. Bu bazen bir sportif etkinlik (Nike Halı Saha Ligi), bazen satış artırmaya yönelik ödüllü konserler dizisi (Sana - Gülben Ergen Konserleri), bazen bir sosyal sorumluluk projesi (Bayer- Erkek Erkeğe Sağlık Konuşuyoruz, Vodafone - Akut "İletişim Hayattır") olabilir.

Genellikle odak araç bir “Etkinlik Tırı” olur. Muhtemelen tercih sebebi heybeti, off gününde ya da mobil iken bile dev bir billboard oluşu ve bu sayede arzu edilen ilgiyi hızla yakalamasıdır. Doğrudur da…

Roadshow planlayıcılarının sıkça düştükleri bir yanlış var, son zamanlarda da yine su yüzüne çıkan, tümden gelerek ürettikleri projelerde genelde bütçeleme, bazen de zamanlama konusunda.

Baharın gelmesiyle herkes müşterisine bir roadshow projesi sunuyor. Müşterinin, “olabilir” yanıtı ile hızla bir tır peşine düşülüyor. Tırın ölçüleri, durumu, ön tasarımı derken bir çok tedarikçi ya da kurum içi birim ciddi zaman ve enerji tüketiyor. Sonunda bir dip rakama ulaşılıyor. Müşteri temsilcileri belki de hiç bütçe kalemlerini kontrol etmeden (benim işim değil diye düşünüyorlar sanırım), mantık hatası olup olmadığını kontrol etmeden, müşterisiyle paylaşıyor ve bir noktaya geliniyor…

Sonrasında ise eminim bir dolu öngörüsüzlük gerçekleştiğinde ya projeye son veriliyor ya da başlanmışsa, karşılıklı suçlamalar ve savunmalarla keyifsiz bir biçimde gerçekleştiriliyor.

Oysa ki bir roadshow’un en önemli enstrümanı TIR olabilir ancak başarısını belirleyecek dinamikler farklıdır.

Öncelikli olanları:
1- Hedef bölgelerin doğru belirlenip önerilmesi
2- Yer alınacak noktadaki rakip marka tehditleri
3- Yerel yetkililerle yüz yüze görüşerek iznin yazılı alınması (Keşif)
4- Noktaların izin bütçelerinin kesinleştirilmesi
5- Aracın uygunluğunun net belirlenmesi, varsa proje için gerekli modifikasyonun yapım süresi ve bütçesi
6- Saha ekibinin en rafine kişilerden oluşturulması
7- Bu ekibin sahada huzursuzlaşmaması için gerekli önlemler (Kaliteli ve düzenli yemek, belirlenmiş istirahat zamanları, temiz konaklama, iletişim, yedekli kıyafetler gibi)
8- Personelin transferi (Her elemanın en az bir bavulu olacağı öngörüsü)
9- Araçların reklam alanı olarak kullanılacak olmasının getireceği kanunî ükümlülükler
10-Sigorta (Özellikle önce çalışacak kişilerin sigortaları ki bu sigorta hayatı bile kapsamalı, sonra da proje ile ilgili araç-gereçlerin sigortaları)

Programın uygulanabilirliği ve akışına hiç girmiyorum o başka bir yazı konusu…

Yukarıdaki örnekler ve daha bir oğu bir roadshow bütçesinin öngörülmesi gerekenleridir. 80/100 bin liralık bütçelerle bir roadshow’a kalkışmak, her kalemi zorlamak olur. Bu, satın alan tarafından kâğıt üzerinde (pazarlık) başarı gibi gözükse de, sahada başına gelebilecekleri asla kestirememektir…

Dolayısıyla roadshow projesi uygulatacak kurumun yetkilisinin de tecrübesinin olması gerekli. Ben parayı veriyorum, sonuca bakarım tavrı biraz kolaycılık olur.

Öngörülemeyen aksaklıkların, projenin ya da yönetiminin başarısızlığına yorulması, sürecin daha da sıkıntılı olabileceğinin göstergesi olacaktır.

Bu konuyla ilişkilendirilebilecek bir kaç yaklaşımla konuyu bağlamak istiyorum,

• Tarihte imparatorlar bile seferlerinde bazen bu öngörülemeyenlerden nasibini almıştır.
• Uzun yolculuklarda dini açıdan seferi varsayıldığından, bazı ibadetlerdeki farz geçerliliği kaldırılmıştır.
• Misafir için bile “umduğunu değil, bulduğunu yer” derler.

Yine de tüm bunlara rağmen bir roadshow etkinliği markanın ya da ürünün bilinirliği adına en güçlü tanıtım modelidir.
• Size tüketicinize dokunma şansı verir.
• İlgi ve merak uyandırır.
• Ölçümleme adına data toplama fırsatı sağlar.
• Bilinirlik arttırır.
• Aidiyet ve duygusal bağ oluşturur.
• PR departmanı için argüman sağlar
• Medya ilgisi sağlar.

Herkese kolaylıklar ve başarılı projeler dilerim.

16972 kez okunmuş Ali Karaağaç

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.