Nerede Şirket Blogları - 2

Makaleler - 13 Mart 2005, Pazar
Artık şirketlerin eski methodları bırakıp, yeni ve alternatif methodlara yönelmesi gerekiyor. Şirketler için yeni trend kelime "transparan". Şirketler, akıllı/akılcı sohbetler ile müşterilerine, hissedarlarına ve en önemlisi çalışanlarına "transparan" olmak zorunda. Yeni pazarlama artık dış pazarlama değil, iç pazarlama. Verimli bir çalışma ortamı ve üretim kalitesi, şirketin, çalışanlarına, şirket değerlerini pazarlaması ile ulaşılabilir.

Şirket üst düzey yöneticileri, şirket için hissettikleri heyecanı, çalışanları ile paylaşmak zorunda ve bunu yapabilecekleri methodlardan biri "weblog".

Şirketlere güven az, CEO`lara erişmek zor. Tüketici, şirketlere, onlara "birşeyler satan" ya da "satmaya çalışan" varlıklar olarak bakıyor. Şirket çalışanları, şirketin var oluş heyecanını paylaşmıyor. Şirket içindeki bilgi transferi ve değişimi, soğuk intranetler ile gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Eğer bir şirket, piyasa icinde farklılık yaratmak istiyorsa, bu anlayışı değiştirmesi lazım ve bunu gerçekleştirebilecekleri methodlardan biri "weblog".

Webloglar ucuz ve teknik olarak basit fakat dürüstlük olarak zengin bir iletişim yöntemi. Yukarıda verdiğim Kryptonite Kilitleri örneğinde olduğu gibi, dürüstçe yazılmış ve yazıları ile güvenilirlik kazanmış bir blog, Kryptonite Kilitleri şirketinin yıllarca yaptığı ve binlerce dolar harcadığı geleneksel pazarlama yöntemini bir gecede yıktı attı. Bunun nedeni, tüketicilerin artık dürüstlüğe ve transparanlığa daha çok inanması. Devir akıllı tüketici devri. Eski taktikler, Internet döneminde işlemez hale geldi.

Bloglar müşterilerinizle iletişimi geliştiren bir yöntem. Bloglar şirketinizi, hem çalışanlarınıza, hem de hisse sahiplerine transparan yapabilecek bir teknoloji. Bloglar soğuk ve halkla ilişkiler tabanlı şirket websitelerine, insan yüzü ve sohbeti verebilecek bir araç. Bloglar ucuz. Bloglar teknik olarak basit. Bloglar arama motorlarında üst sırada. Bloglar, müşterilerinizin sevdiği "pull" teknolojisi ile çalışıyor, şirket emailleri, e-newsletterler, telemarketing gibi "push" teknolojisi ile değil.

Birçok büyük şirket piyasanın değistiğinin farkında ve bu nedenle, "akıllı" ve "dürüst" iletişim methodu olan bloglara yönelmiş durumda. Eger örnek istiyorsaniz, işte size ismini duyduğunuz şirketlerden örnekler: General Motor`un genel müdür yardımcısı Bob Lutz, SUN şirketinin CTO`su Johnathan Swartz, Boeing şirketinin genel müdür yardımcısı Randy Baseler, SAP şirketindeki birçok üst düzey yönetici, Microsoft, Google, Ford, Macromedia, Yahoo gibi daha birçok şirket bu örneklerin arasında yer alıyor. Avrupa`dan da örnekler var.

Turkiye`den maalesef bir tane bile örnek bulamadım. Nerede Koç, Sabancı, Doğuş, Doğan, Siemens, Eczacıbaşı örnekleri? Nerede Bilişim Teknolojilerine hizmet veren üst düzey yöneticilerinin blogları? Yoksa bu şirketler halen bizi "tüketici", onlara hizmet verenleri "çalışan" olarak mı görüyorlar? Ne zaman dürüst, bilgi verici, sohbet türü blogların örneklerini Türkiye`de de göreceğiz? Bütün bunlar yanlızca benim fikirlerim, bir "tüketici" olarak isteklerim değil. Bu, Internet dönemi tüketicilerinin isteği.

Turkiye`deki şirket sahipleri/üst düzey yöneticileri, müşterilerin şirketlerin "yanlızca" kar tabanlı nedenlerden dolayı piyasada bulunduklarını varsaydıklarından, onlara pek güvenmediklerini iyi biliyor; şirket sahipleri/üst düzey yöneticileri, müşterilerin bir sonuç çıkmaz inancı ile resmi yollar ile şirketler ile temasa geçmediğini iyi biliyor; şirket sahipleri/üst düzey yöneticileri, şirket çalışanlarının üst düzey yönetimden çok uzak oldukları hissini yaşadıklarını çok iyi biliyor; şirket sahipleri/üst düzey yöneticileri eski pazarlama tekniklerinin günümüz piyasalarında artık eskisi kadar iyi işlemediğini biliyor; şirket sahibi/üst düzey yöneticileri, halkla ilişkiler bölümü tarafından yazılan haberlerin, tüketici için çok birşey ifade etmediğini iyi biliyor; şirket sahipleri yeni pazarlamanın, duygu-güven-heyecan pazarlaması ile müşteri değil tiryaki yaratmak olduğunu biliyor; şirket sahipleri "kulaktan-kulağa" pazarlama yönteminin ne kadar etkili olduğunu biliyor.

Peki tüm bunlara rağmen, şirket sahipleri/üst düzey yöneticileri yukarıda söylediğim sorunlara çözüm olabilecek "Blog" kelimesinin anlamını neden bilmiyor, gücünü anlamıyor?


Bu yazının birinci bölümünü Nerede Şirket Blogları - 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Bu yazının devamını Nerede Şirket Blogları - 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Mehmet Doğan
http://www.altiustutasarim.com

Mehmet Bozalp

Yorumlar

Cahit Orca   14 Mart 2005, Pazartesi

Bu yazıyı okuduktan sonra webe ve internet sitelerine bakış açım değişti. İnternet üzerinden yaptığım alışverişlerimi hatırladığımda bir ürünü secmemdeki en etkili şey, o ürünü alıp kullanmış kişilerin yorumları olmuştu. Sanırım bu her sektöre bir şekilde entegre olabilecek, şirketlerinden daha iyi hizmet vermelerini sağlayacak samimi bir ortam olacaktır. Tüm şirketler en azından web sitelerinin bir bölümünü bu iş için ayırabilirler.

dilek arac   3 Nisan 2005, Pazar

gerçekten güzel bir yazı teşekkürler