Nerede Şirket Blogları - 1

Makaleler - 10 Mart 2005, Perşembe
Cluetrain Manifesto tek kelime ile harika. Bu kitapdaki en önemli nokta ise "pazar sohbet`dir" yaklaşımı. 1999 yılında yazımına başlanan bu kitap, 6 yaşında olmasına ve teknolojinin, özellikle Internet`in son 6 senede birçok değisik gelişme sürecinden geçmesine rağmen. "Cluetrain Manifesto" bence güncelliğini kaybetmemiş bir kitap.

Garip, teknoloji köpek yaşı hızı ile büyürken, şirket stratejileri halen insan ömrü hızında...

Birçok şirket, ürünlerini satın alanları hala "tüketici" olarak görmekte. Onlara isim vermeden, sayısal değerler, istatistikler ile özleştirmekte. Halbuki şirketler, "tüketici" kelimesinin yanlızca bir mecaz olduğunu; "müşteri" kelimesinin ise gerçek insan olduğu anlayışını tamamen gözden kaçırıyor.

Piyasaların genişlediği, teknoloji sermayesinin farksızlaştığı, rekabetin bir fare tıklaması kadar yakınlaştığı, kalitenin birbirine benzediği, fiyatların ucuzladığı günümüz piyasalarında, fark yaratan noktalardan bir kaçı marka, müşteri hizmetleri/memnuniyeti ve pazarlama teknikleri.

Özellikle sanal alışveriş yapanlar bunların farkında. Bu piyasalarda değişen başka bir şey ise tüketici davranışları. İnternet çağında, tüketiciler de akıllandı. Teknoloji artık bizim akıllı tüketici olmamıza yardım ediyor.

Diyelim ki ben bir dijital kamera satın almak istiyorum. Internet`den önce, eğer kamera almak isteseydim, kamera satan bir mağazaya girip, satış elemanı ile konuşup, satış elemanının tavsiyelerini dinleyip, bir tane kamera satın alırdım.

Fakat Internet ile birlikte bu tamamen değişti. Öncelikle ne tip bir kamera almak istediğime karar veriyorum. Diyelim ki 6 megapixel bir kamera satın almak istiyorum. Google`da "digital camera" sözünü aratıp sonuçlara bir göz atardım. Steve`s Digicam sitesi`ndeki 6 megapixel kameraların özelliklerini karşılaştırırdım. Diyelim ki Fuji FinePix E550`yi beğendim. Daha sonra Digital Camera Review sitesi`ndeki teknik uzman yorumlarını okuduktan sonra epinions`daki bu kamerayı daha önceden almış kişilerin yorumlarına göz atardım ve daha sonra Froggle`dan fiyatlara bakıp, bir sanal alışveriş sitesinden bu kamerayı alırdım.

Yukarıdaki süreç içinde göreceğiniz üzere, benim gibi birçok tüketici, teknolojiyi kendi yararlarına kullanarak, geleneksel alışveriş modelini değistiriyorlar. Peki şirketler geleneksel pazarlama tekniklerini değiştirdi mi, bu süreç içinde? Maalesef hayır.

Artık hiçkimse, tüketici olmak ya da tüketici gibi muamele gormek istemiyor. Bizler tüketici değil, müşteriyiz. Artık insanlar, bir ürünün pazarlamacılar tarafından, kendilerine "pazarlanmasını" ya da "satılmasını" istemiyor.

Bizler içten, gerçekçi, akıllı ve dürüst "sohbet" istiyoruz. Bizler, "biz en iyiyiz, bizi al" pazarlama tekniklerine inanmıyoruz artik. Zaman değişiyor. Artık, şirketlerin yeni methodlar uygulaması ve yeni teknolojilerden yararlanması gerekiyor.

Bunlardan habersiz olan ve eski methodlar kullanarak "tüketici" ile temasa gecen şirketler, piyasadaki paylarını kaybediyorlar. Örnek mi istiyorsunuz? İşte size Kryptonite Kilitleri örneği:
    Kryptonite bisiklet kilitleri, yıllar boyunca piyasada rakipsiz bir önderliği sürdürüyordu. Ta ki birileri çıkıp, bu kilitlerin o kadar da güvenilir olmadığını ve 10 saniye içinde kolayca açılabileceğini gösterene kadar. Bu, birçok blogda yayınlandı. Bloglar birbirine linklendi ve google bunları indeksledi. Kryptonite`nin hem satışları, hem de güvenilebilirliği, birkaç gün içinde yıkıldı. Işin en acısı, şirket bunları temizleyebilecek bir mekanizmayı devreye sokamadı. Şirket, "tüketici" diye adlandırdığı müşterilerine, basit bir "sohbet" ile, durumu açıklayamadı.

Bu tip örnekler daha da çoğaltılabilir. Peki şirketler ne yapmalı? Nedir bu şirketlerin pazarlama için kullanabilecekleri yeni teknoloji? Eğer, "pazar/pazarlama sohbet" ise şirketlerin kullanacaklari yeni teknoloji de "weblog" dur.

Bu yazının devamını Nerede Şirket Blogları - 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.


Mehmet Doğan
http://www.altiustutasarim.com

Mehmet Bozalp