Islak gündem

Köşe Yazısı - 16 Mart 2006, Perşembe
YazıYorum: Şahnur Karaağaç
Biliyorum bu platformla ne ilgisi var gibi görünüyor. Marka yaratmak, marka değerini korumak, hatta marka değerini arttırmak gibi söylemlerle dolu bir site olunca çok alakasız kalacağını da düşünmüyorum.
Pazartesi günü Cnbc-e de bir programda spiker konuğuna Türkiye tanıtımı ile ilgili bir konuda sorusunu sorarken platformda çıkan bir görüşe de yer verince tahminimin üzerinde bir entelektüel kitleye hitap ediyor olmamız beni heyecanlandırmıştı.
Ziyaretçilerimizin kariyerlerine baktığınızda çok altı çizilecek kimseler yok değil, müthiş medeni, bilgili, cin fikirli, istikbal vadeden kuşakla birlikte onları sahiplenen sektör duayenleri, firma sahipleri,üst düzey çalışan kesimin varlığından hiç şüphem olmamıştı. Hatta bir gurur kaynağı.
Konuya dönersek madem takip edilmeye değeriz. Gündemi de es geçmek istemedim.
Ülkemizi bir marka yapmak konusunda komşu ülke vatandaşlarının çabasının bizden çok olduğunu görüyoruz.
Ülkemizde çalışan yabancı teknik adamdan sporcusuna, diplomattan Turiste
“Memleketiniz cennet” diyorlar.
Ayrılmak zorunda olanları elveda değil hoşça kal , gezmeye olsun yine geleceğiz diyorlar.
Çok büyük ajanslar, “Biz daha iyi tanıtırız” diye bu görevi üstleniyorlar.
Ama kim olursa olsun güneşinden girip, kumsalına dokunup tarihi kalıntıların yanından geçip gidiyor.

Bir ülke sadece deniz midir? Güneş midir? Tarihi kalıntı mıdır? Bu mudur?
Edirne’yi su bastı.
Basmak ne kelime yuttu desek yeridir. Komşumuz tarafından. Baraj kapakları açılıp fazla su bırakıldı ve olan oldu .
Haberleri izliyorsunuz umarım. Ulusal kanalların haber müdürleri bile Ayşe teyzenin kurtarılış öyküsü ile, Köpek çomarın titreyen görüntüleri ile, mehmetciğin şehrin yaşayanlarına nasıl destek olduğundan ele alıyor başka da bir şey demiyor.
Edirne’nin tarihi önemini, şehrin dokusunu, barındırdığı değerleri bir de ben anlatmayayım çünkü bilmeyenimiz yoktur.
Niçin her biri ayrı bir ürün olan illerimiz ya da memleketimizin tümü yani büyük markamız bu denli yüzeysel sahipleniliyor.
Su altında kalanlara yardımdan falan söz etmiyorum. Yerel yönetimler sadece ildeki şenlikleri olduğunda ortaya çıkıyorlar. Tapon iki sanatçı ile filan firma 2-3 gün 9.sınıf bir eğlence düzenlesin. Yöneticiler de bir tarafı kırık gazete ya da magazin programlarında 2 medya maymununun yanında gözüksün al sana şehir ve hem şehri için “event”.
Yahu bu komşumuz bu barajın kapaklarını her sene açmaz mı?
Bu suyun buraya şu ya da bu zamanda, haberli ya da habersiz gönderileceği bilinmez mi?
Niçin bunun önlemi alınmaz?
Bu gerçekten çok mu zordur. Yani çok mu küçümsüyoruz, hakikaten zor mudur? Çok ama çok mu para gerekir?
Bu markayı korumak için bu parayı harcamaya değmez mi?
2 geçkin medya maymunu yanında poz vermektense o su kanalının üzerinde medyaya görünmek karizmaya çok mu zarar verir.
Marka sadece denizse yani özü suysa alsana su.
Tanıtın markanızı pazara .

Böyle bir şey yaşandı diye komşuna savaş ilan edecek halin yok ya. Sen öngörülü olup önlemini alacaksın. Sudan sebepten bu durumlara düşmeyeceksin hem şehirlini de düşürmeyeceksin.
Bence bakanlar kuruluna bir önerge verilmeli. Her yerel yönetim rüştünü ispat etmiş bir PR firmasından ciddi destek almalı. Kriz yönetmeyi bilmeli.
Yani her yerel yönetimin profesyonel bir PR firması mutlak olmalı öyle kendi içlerinde bir departman değil.
Yönettikleri yerin marka değeri raporu önce, seçildiği günün ertesi başkan ve meclisine brief edilmeli.
PR anlamında stratejiler belirlenmeli ve uygulanmalı.
Şenlik de planlayacaksın elbet. Ama 4 tatlıcı, 2 dürümcü, bir takım şantöz üzerinden birileri para kazansın hem şehirlin de eğlendiğini sansın diye değil.



6666 kez okunmuş Şahnur Karaağaç

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Hayat denize güzel...   1571 gün önce eklendi
Ay ne gerek vardı?   1736 gün önce eklendi
#PZ2016 Katlı Değer Yaratmanın Yolları   1754 gün önce eklendi
'HİÇ' kolay değil...   2321 gün önce eklendi
Pirinç tanesi...   2323 gün önce eklendi
Bazı zamanlar vardır utanırsınız...   2691 gün önce eklendi
Ailece harikalar diyarında...   2757 gün önce eklendi
19. İnsan Kaynakları Zirvesi Geniş Özeti   2778 gün önce eklendi
İletişimcilerden bir yeni mesajınız var...   2827 gün önce eklendi
'Pazarlama Zirvesi'nde neler konuşuldu?   2848 gün önce eklendi
Sıkıntılı Bir Durum Var!   3266 gün önce eklendi
Pardon Ama Fermuarınız Açık!   3364 gün önce eklendi
Kriz Benim Krizim Değil (mi?)...   3849 gün önce eklendi
Cuma sabahı çöplerimizi kapıya çıkarıyoruz!   3950 gün önce eklendi
O Bizim Kıymetlimiz   3986 gün önce eklendi
Artık meşe palamudu filizlenecek...   4062 gün önce eklendi
Havale Ediyorum...   4093 gün önce eklendi
Aman dikkat, yazılı iletişimde yanlış anlaşılmalar olabilir   4240 gün önce eklendi
Zor Yıllar...   4371 gün önce eklendi
Vurun Kahpeye   4458 gün önce eklendi
BÜMED Mezunlar Günü'ne Renk Kattılar   4846 gün önce eklendi
Onlar Oradaydılar...   4940 gün önce eklendi
Çocukları lösemi ile mücadele eden kadınlarımız...   4955 gün önce eklendi
Kol'u kullan!   5004 gün önce eklendi
Bir ürünün marka olabilmesi konusunda, siz ne dersiniz?   5067 gün önce eklendi
Yaşamın kavranması gereken özü...   5238 gün önce eklendi
Söz uçar, yazı kalır   5359 gün önce eklendi
Finans ve Halkla İlişkiler?   5419 gün önce eklendi
Her 10 Kasım'da...   5434 gün önce eklendi
Büyüyünce Ne Olsam?   5534 gün önce eklendi
İşte size bir hikaye;   5548 gün önce eklendi
Bir Sen bir ben bir de deniz olsa   5570 gün önce eklendi
Hayır efendim, anlatamadınız!...   5632 gün önce eklendi
Kadınlar Pazarı diye bir yer   5653 gün önce eklendi
Altın Müşteri Ödülü   5668 gün önce eklendi
• Islak gündem   5673 gün önce eklendi
Deveye sormuşlar...   5680 gün önce eklendi
Ben ki Tanrıça İştar'ım   5681 gün önce eklendi
Öylesi de var böylesi de   5707 gün önce eklendi
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir   5730 gün önce eklendi
Yıldırır :)   5759 gün önce eklendi
Sen hiç deve gördün mü?   5781 gün önce eklendi
Başımla Beraber...   5826 gün önce eklendi
Ne kadar az veri, o kadar çok bilgi(!)   5890 gün önce eklendi
Bitlis'ten misafir geldi!   5921 gün önce eklendi
Kendi İletişiminiz İçin...   5961 gün önce eklendi
Bu Şehirde   5973 gün önce eklendi
Dünyaca ünlü marka 5 lira Regal 4 lira   5979 gün önce eklendi
Seviyorum,   5994 gün önce eklendi
Ta ki karıncalar çıkana kadar...   6003 gün önce eklendi
Kutlu Olsun!   6003 gün önce eklendi
Erman Hocayla iletişim sanatı   6005 gün önce eklendi
Hey, Başın dertte!   6011 gün önce eklendi
PR'ciler! Şebin Karahisar'dan Çağrınız var!   6016 gün önce eklendi
Alışveriş Merkezi diye bişey...   6018 gün önce eklendi
Sen taviz kapısını bir defa aralarsan..   6026 gün önce eklendi
Turizm sektöründe tartışma bitmiyor   6029 gün önce eklendi
Haftasonu Uludağ Gözlemleri   6033 gün önce eklendi
Aziz Nikola out, Noel Baba in olmuş...   6038 gün önce eklendi
Marka bebekler   6040 gün önce eklendi
Turizm Acenteleri PR firması değildir!   6051 gün önce eklendi
Slogana vuruldum   6058 gün önce eklendi
Dilerim...   6069 gün önce eklendi
Hoş Geldi   6088 gün önce eklendi
Sinek Küçük...   6089 gün önce eklendi
Hilal Ay demektir, Ahmer ise kırmızı....   6096 gün önce eklendi
Virüsü Başka Yerde Aramayın   6100 gün önce eklendi
Evin Reisi kim?   6102 gün önce eklendi
Umarım hafızası zayıf insanlar olmaktan kurtuluruz   6129 gün önce eklendi
Pırlanta, Sonsuza Kadar   6134 gün önce eklendi
İyi niyet   6145 gün önce eklendi

Yorumlar

p...   16 Mart 2006, Perşembe

süper
katılıyorum:)

önder   16 Mart 2006, Perşembe

Şahnur hanım, bu baraj hepimizi bozdu, sizi daha fazla yıpratmış. Yıpranmamak elde değil. Türkiye önemli bir kuş gribi krizi atlattı. Asya´dan sonra Avrupa´ya en yakın ülke olarak kuş gribinin görüldüğü ülke bizimkiydi. Avrupa medyası veryansın ettiler bu grip Türkiye´den Avrupa´ya sıçrayacak diye. Ancak yurdışında bunun yankıları halen devam ediyor. Yurtdışında ilişkide olduğumuz bütün kurumlarla yaptığımız konuşmalarda hala bize kuş gribinin durumu soruluyor. Bilgimiz dahilinde kuş gribi ile ilgili pek çok yetkili ve kurum hükümeti bu konuda bir kriz iletişimi çalışması için uyardı. Ama hükümete göre böyle sorun yok. Eeee böyle olunca hükümetin varolmadığını düşündüğü bir sorun yurtdışında Türkiye´yi çok olumsuz yönde etkiliyor.
Forum Diplomatik gazetesindeki Marka Gündemi´nde de paylaşmıştım. Terör eylemlerinden sonra Mısır´ın yaptığını yapamıyoruz, elin Mısırlısı kadar ülkemizin iletişimini yönetemiyoruz diye. Türkiye, turizm, tanıtım iletişim kimsenin umurunda değil biliyor musunuz? Herkes bir iş yapayım da aradan komisyonumu cebime indireyim diye bakıyor. İletişim entegre ve bir bütünden oluşan bir olgu. Deniz kum kebab rakı derken, açılan baraj kapaklarını, kuş gribini unutur ya da görmezden gelirseniz bir arpa boyu yol gidemezsiniz. Ondan sonra kara kara düşünürsünüz, neden Eyfel Kulesine çıkan turist sayısı Türkiye´ye gelen turist sayısında fazla diye.

HAKAN   20 Mart 2006, Pazartesi

YA ANLATILANLAR GERÇEKTEN DOĞRU. DÜŞÜNDÜKCE SIYIRACAK GİBİ OLUYORUM ÜLKENİN İÇİNDE BULUNDDUĞU DURUMU. BU GÜZEL ÜLKEM BUNLARI HAKETMİYOR FRANSADA LİSELİLER AYAKLANIYOR BİRDE BİZEE BAK NERDE....
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.