Internet Çocuklarının Devrimi; E-DEVRİM

Köşe Yazısı - 10 Mart 2011, Perşembe
Gülay Akçakoca: Gülay Akçakoca

Arap dünyasında yaşanan olaylar ve isyanlar aylardır gündemimizde.
Önce Tunus’ta başlayan, sonra Mısır’da ve adeta bir domino etkisiyle Bahreyn, Yemen ve Libya’da kendini gösteren sivil itaatsizlik Arap dünyasında otoriter rejimlerin çatırdamasına neden oldu. Gençlerin başı çektiği bu hareketler kimine göre baskıcı liderlere, artık içi çürümüş rejimlere karşı bir başkaldırı, kimine göre ise hakim güç tarafından büyük proje hedeflerine ulaşmak için tasarlanmış emperyalist bir oyun.

Üzerlerine yapışan “gerici Arap” imajından sıkılan ve atalet duygusundan kurtulup harekete geçen bu isyancı gençlerin özledikleri ortama kavuşup kavuşamayacakları tartışılır belki; ama hareketlerinde başarılı oldukları muhakkak bir gerçek. Gençlerin bu başarısındaki silahları tabii ki internet ve sosyal medya.

İsyan hareketinin heyecanını büyütmek ve saman alevi gibi hızla geniş bir coğrafyada yayılıp güçlenmesini sağlamak için Arap gençler, Facebook, Twitter, Youtube ve bu amaca yönelik blogları kullandılar. Böylelikle rejim karşıtı olan görüşlerini internette özgürce ifade ettiler, sosyal medyada aynı kafada olan binlerce insan tanıştı, off-line yapamadıkları tartışmaları on-line yaptılar ve harekete geçtiler. Yani sokaklarda gördüğümüz o protestoların hepsi internette organize edildi.

Bunun en güzel kanıtı da şüphesiz rakamlar. Rakamlara baktığımızda Mısır’da internet kullanımı son 10 yılda, özellikle de son 6 ayda patlamış. 2000’li yılların başında internet kullanıcılarının sayısı yarım milyon değilken rakam aniden 17 milyonu aşmış. Yine Tunus’un bir süre öncesine kadar 100 bin olan internet nüfusu kısa bir zaman diliminde 3,5 milyona ulaşmış. Mısır’da 5 milyon 199 bin 780 kişi Facebook kullanıcısıymış. Ocak ayında, yani sadece bir ayda 1 milyon yeni üye katılmış Facebook’a. Sosyal paylaşım sitelerinde kurulan muhalif grupların sayısı her geçen gün büyük bir hızla artmış.
Ve sonuç sokaklar olmuş!
Sosyal medyanın etkin rolü isyanı Arap ülkelerinden Balkanlar’a bile sıçrattı. En son olarak Bosna Hersek’te bir süre önce Facebook’ta kurulan “Herkes Sokağa” isimli muhalif grubun sayısı 9 bin kişiye ulaştı.

Tank, top, tüfek gibi her türlü silahla sahip olup gücü elinde bulunduran onlarca yıllık iktidarlar gençlerin bu yeni teknolojik silahı karşısında çaresiz kaldı ve çareyi bu silahı yok etmekte aradılar. İsyanın olduğu ülkelerde internet bağlantısı kesildi. Öyle ki diken üstünde oturan ve gölgesinden bile korkar hale gelen Suriye iktidarı, Facebook ve Youtube’a erişimi engelledi. Ama her biri bir bilişim uzmanı niteliğinde olan internet çocuklarını durduramıyorlar. Onlar bir şekilde çözümü bulup başka siteler üzerinden iletişimi sürdürüyorlar.

Bizim iktidarımız da bir şeylerden mi korktu bilinmez ama internet sansürleri ile yavaş yavaş adımlar atmaya başladı sanırım. Bakalım, önümüzdeki dönemlerde hangi sitelere erişim engeli konacak, göreceğiz.

Hamiş: Ha bu arada, o pazarlaması, bu pazarlaması diye her gün yeni bir uzmanlık alanı yaratan pazarlama, çok yakın zamanda “devrim pazarlaması” kavramını da literatüre yerleştirir. Demedi demeyin!
 

5393 kez okunmuş Gülay Akçakoca

Yorumlar

Eray Dönmez   23 Mart 2011, Çarşamba

Tebrikler sosyal medyanın ınsan , devletler ve gruplar uzerındeki önemli etkisini açıklamak açısından çok güzel bir yazı olmuş yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum.

Gülay Akçakoca   30 Mart 2011, Çarşamba

Eray Bey,

İlginiz,vaktiniz ve nazik yorumunuz için çok teşekkür ederim.
Sevgilerle,


Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.