Bir Viralin Ardından...

Köşe Yazısı - 25 Mayıs 2011, Çarşamba
Gülay Akçakoca: Gülay Akçakoca

Konuyla ilgili yazı yazmak kaç zamandır aklımda. Üzerinden zaman geçti; ama yine de yazmak istedim.
Nisan ayının sonlarına doğru bir video düştü sosyal medyaya.
Kamera karşısına genç bir adam geçiyor ve başlıyor sevgilisine hitaben konuşmaya. Genç adam, sevgilisinin sandığı gibi dil okulunda olmadığını itiraf edip onun yerine dünyanın dört bir yanını dolaştığını anlatırken cümlesini, gezdiği ülkelerden farklı kişilerin birer kelimeyle katılmasıyla tamamlıyor, sonunda da “hepsini senin için yaptım” diyerek asıl bombayı patlatıyor; “evlenme teklifi”…

İzlemişsinizdir mutlaka bu videoyu. İzlemediyseniz de “inanılmaz evlenme teklifi” başlığı ile aratıp izleyebilirsiniz. Mutlaka izlemişsinizdir diyorum çünkü video, sosyal medyada özellikle de romantizm açlığından bitap düşmüş kadınlar tarafından “ayy inanılmaz romantik”, “var mı böyle adamlar”, “örnek alın bee örnek!” yorumlarıyla günlerce dolaştı durdu. Benim sevgilim böyle bir şey yapmış olsa “bensiz nasıl gezersin” deyip o videoyu başında paralarım ama bu romantiklikten etkilenen kızlar yaydı videoyu tabii.

Fakat gel gör ki gerçekler ne yazık ki acı! Bizim kızlar yine hayal kırıklığına uğradı. Çünkü bu video, öyle düşündükleri gibi romantik bir adamın sevgilisi için her şeyi yapabileceğini gösteren bir video değil, bir markanın pazarlama stratejisi doğrultusunda izleyenler ile arasında duygusal bir bağ kurmak amacıyla kurgulanmış bir video.
Türk HavaYolları’nın “viral videosu”.
Tabii bu gerçek açığa çıkınca olan bizim kızlara oldu. Bu romantik erkeği örnek alması için sevgililerine gösteren bizim kızlar, sevgililerinin “sazan” yorumlarına maruz kaldı. Ama ne yapalım, söz konusu bir marka ve markalar dünyasında da bazen her şey mubah sayılıp kurbanlar olabiliyor. Olsun kızlar, üzülmeyin, belki bir yerlerde vardır böyle adamlar.

Biliyorsunuz viral videolar, “Ağızdan Ağıza Pazarlama” (WOMM)’nın yeni alt dallarından biri olarak bir süreden beri hayatımızın içinde. Hatta, Youtube ve diğer video paylaşım sitelerinde ya da Facebook gibi sosyal medya ortamlarında binlerce, kimi zaman milyonlarca kez görüntülenen “viral video”lar artık markaların önemli bir pazarlama taktiği haline geldi. Bu taktik bir 2-3 yıl daha gider. Sonrasında illa ki başka bir moda çıkar.
Viralin kelime anlamı itibariyle virütik, virüs gibi yayılan demek. Viral videolar da markaların yaydığı virüsler aslında. Ve biz hepimiz de markaların yaydığı bu virüslerin potansiyel taşıyıcılarıyız. Ama şu bir gerçek ki her şey gibi bu da iyi kurgulandığında markaların iletişim çabalarına ve iş hedeflerine katma değeri fazlasıyla oluyor.

Şimdi gelelim bu THY’nin viral videosunu değerlendirmeye…
Viral videolar ile ilgili olarak dünyada inanılmaz başarılı ve yaratıcı örnekler var, ama bizim ülkemizde viral denince ilk akla gelen örnek hiç kuşkusuz Gittigidiyor.com için hazırlanan “Eski Sevgilinin İntikamı” adlı video. Sonrasında başka uygulamalar daha oldu; ama ben hala viral video anlamında ilk göz ağrımız olan eski sevgili Fulya’nın intikam videosunu tek geçerim. Zaten istatistikler de bu videonun Türkiye’nin en başarılı viral videosu olduğunu ve dünyadaki en başarılı uygulamalar arasına girdiğini gösteriyor. Milyonlarca kişi izledi, konvansiyel tüm mecralarda işlendi, ana haber bültenlerinde en az 10 dakikalık haber oldu ve her şeyden önemlisi Gittigidiyor.com’un kayıtlı kullanıcı sayısını %97 arttırdı.

Viral kampanyaların başarısında en önemli unsurlardan bir tanesi kullanılan fikrin orjinalliği, diğer bir unsur da fikrin işlenmesinin doğallığı ve inandırıcılığı. Bu iki unsuru göz önünde bulundurduğumda Fulya’nın videosunun neden başarılı olduğunu görebiliyorum. Fikir son derece orijinal, inanılmaz güzel bir kurgu ve muhteşem doğal bir oyunculuk. Yapay duran hiçbir şey yok. Ama üzgünüm ki aynı başarının THY’nin viralinde de olduğunu söyleyemeyeceğim. Bir kere bana göre fikir ve hikaye hiç orijinal değil. Yani genç adamın evlilik teklifini, diyar diyar dolaşıp farklı kültürdeki insanlara kelime kelime söyletmesi pek yaratıcı değil. Hatta farklı müzisyenleri internet sayesinde bir araya getiren “Doğa İçin Çal Projesi”nden fazlasıyla esinlendiklerini söyleyebilirim. Fulya’nın videosundaki kadar doğal bir kurgu ve doğal bir oyunculuk hiç yok, profesyonel ellerden çıktığı o kadar bariz ki… Üstelik videoda inandırıcılığı az olan mesajlar da var; “millerle bedava uçmak” gibi. Oysa millerle uçmak dünyanın en zor işi, hayır bu kadar kolay da ben mi bilmiyorum acaba?

Virallerde marka görsel olarak gözümüze sokulmadığında, cümleler arasına sözel olarak yerleştirildiğinde daha etkili oluyor aslında. İnanılmaz evlilik teklifi videosunda markanın logosunu her yerde gördük. Hem videoda romantik adamın elinde tuttuğu THY kartı ile hem de sevgilisi için hazırladığı blogta. Blogunda gezdiği yerlerden fotoğrafları ve mesajlarını paylaşmış; ama her 4-5 fotoğrafta bir THY ile ilgili bir görsel görmek mümkün. Uçuş kartları, biletler, Shop&Miles ekstreleri gibi gibi…
Aslında haksız da sayılmam.
Başarılı olmuş olsaydı mutlaka daha fazla ses getirirdi. Ama en başta da belirttiğim gibi “bizim kızlar” arasında dolaştı, onlar da hayal kırıklığına uğrayınca videodan söz edilmez oldu.
Kim bilir belki marka bu videoyu daha yaratıcı ve daha olağan bir kurgu ile devam ettirir.
Bakalım, göreceğiz.
 

5476 kez okunmuş Gülay Akçakoca

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.