YazıYorum: Şahnur Karaağaç

86354 kez okunmuş Şahnur Karaağaç
aşk-ı memnu 12 Haziran 2007, Salı
Yine başlıyordu aynısı, bu sefer sırtında...
Tülay İSEN ÖZGİRAY 3 Temmuz 2007, Salı
Merhaba Şahnur ablacığım. Siteyle yeni tanıştım. Tesadüfen yazılarınızı gördüm ve çok mutlu oldum. Çok başarılı olduğunuzu belirtmeden geçemeyeceğim. Yürekten tebrikler....
seda 23 Temmuz 2007, Pazartesi
ben bu yazıdan hayatımla ilgili şöyle bi şey çıkardım. Sanırım hayatta mutlaka acı çekmeliyiz, bedel ödemeliyiz. Şunu da unutmayalım bedelini peşin ödediğimiz ama mutlu olamadığımız zamanlarda çok yoruluyor insan. Ülkem için endişelerim var. Umarım bu güzelliğin bu cennetin bedelini daha fazla ödemeyiz çünkü ceddimiz yeterince ödedi ...
Nedim Çalapkulu 28 Temmuz 2007, Cumartesi
Şahnur hanım yazınızı büyük bir keyifle okudum.
abdurrahim 11 Ağustos 2007, Cumartesi
Şahnur hanım yazılarınızı beğenerek okuyorum. Umarız buluşmalar size farklı bir gelişmeyi beraberinde getirir. Geceye olan katkınız dolayısıyla sizlere ve ekibinize teşekkür ederim.
gülşah 12 Ağustos 2007, Pazar
Şahnur Hanım yazınız çok güzeldi.ne kadar güzel benzetmelere yer vermişsiniz.sizden bir ricam olacak bende halkla ilişkilerden yeni mezun oldum.ama nereden başlamalıyım.çok stresliyim ve çaresiz:( yardımcı olun lütfen!
hatice çavdar 15 Ağustos 2007, Çarşamba
mrh şahnur hanım yazınızı tesadüfen okudum fakat çok begendim,bana gerçekleri farklı açıdan düşünme fırsatını yaşattığınız için teşekkür ederim akdeniz haber......
nesimi 17 Ağustos 2007, Cuma
insan tıpkı bir agaç gibi büyür olgunlaşır ve ölür bazen acı çekerek bazende mutluluk içinde acınızı biyüterek yaşayın tıpkı büyüttügünüz sevginiz gibi sizin olmaktan çıkan ve sadece acınızı hatırlatan sevginiz gibi hayatı anlamlı kılan sevginin ve acının bir arada var olmasıdır bütün varlıgımızla direnmeliyiz bizi biz eden bu duygulara
merve parlakgüneş 23 Ağustos 2007, Perşembe
şahnur hanım,gerçekten harika bir yazıyla çok güzel mesaj vermişsiniz. meseliğini çok seven ama yeni mezun olduğu için iş bulmakta zorlanan biz genç pr´cilerin bu tarzda yazılara gerçekten çok ihtiyacı var. buna benzer yazıların devamının gelmesi dileklerimle... :)
SEVİNÇ 29 Ağustos 2007, Çarşamba
Şahnur Hanım Merhaba
nilüfer 29 Ağustos 2007, Çarşamba
ben halkla ilişkiler mezunu değilim.iktisat bölümü mezunuyum.sitenize tesadüfen girdim.çok hoşuma gitti.şu an bir işim yok.hayatımında sıkıntılı bir dönemindeyim.hatta bugün baya sıkıntılı.sizin yazmış olduğunuz bu yazıdan etkilendim.sıkıntıların bir anda kaybolduğunu hissettim.size teşekkür ederim böyle güzel bir yazı yazdığınız için.başarılarınızın devamı dileğiyle.hep mutlu kalın.bizimle güzel hikayelerinizi paylaşın....
çağla 20 Eylül 2007, Perşembe
çok hoş bir yazı
dilek 13 Ekim 2007, Cumartesi
şahnur hanım e_posta adresınız varmı.ben halklaiışkıler ögrencısıyım.sızınle nasıl ıletışıme gecebılırım
figen 13 Ekim 2007, Cumartesi
Olgunlaşmak için acı çekmek gereklimidir.Yada acı vermek; asıl önemli olan içimdeki bencillikten sıyrılmak değil midir? Bu sayede öğrenirken hayatı hem acımamış hem acıtmamış olmazmıyım?
jade 16 Ekim 2007, Salı
Hayatta ´gül´ iseniz etrafınızda mutlaka ´kavak´ gibi ´ıhlamur´ gibi acınızla mutlu olanlar olacaktır.Ama gül işte her zaman sonunda gülende o olacaktır.
Meral Göşgün Ceylan 18 Ekim 2007, Perşembe
Merhaba Şahnur Hanım,
melek 27 Ekim 2007, Cumartesi
sizi tebrik ediyorum.bir varoluş ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.biraz acı versede seçilen olmak, iyidir.tıpki gül ağacı gibi.
fevzisonmez 22 Kasım 2007, Perşembe
şahnur hanim meraba,
fatma 28 Ocak 2008, Pazartesi
şahnur abla yazınızla ilk karşılaşmamın mutluluğunu yaşıyorum tebrikler harika yazmışsınız yüreğinize sağlık
kadir.xz 21 Ekim 2008, Salı
Çok güzel bir yazıydı insanın düşünmediklerini düşünmesine yardımcı oluyor.ALİ TANER GÖBEKOĞULLARI 23 Haziran 2010, Çarşamba
Şahnur kardeşim gül ağacı hak ettiği değeri buluyor evin en görünen yerinde, bence burda çok şey anlatmıssın. insanlar güzel bir karekter onurlu yaşam anlayışı ve yeteneklerini ortaya koyduğunda hak ettikleri değeri ve yeri bulacaklarına inanmaktayım artık bu yazını okuduktan sonra.
“Rize Bezi”, jenerik bir isim olarak bir “feretiko” ismine göre daha zor bir markalaşma sürecine gereksinim duysa da, pekala bir şemsiye marka olabilir.
Bir sabah gelecek güzel habere kadar bekledik.
Bu sabaha kadar…
Tatiller İÇE DÖNMEK İÇİNDİR.
Yorulan bedenimizde kaybettiğimiz ya da kaçtığımız düşünme molaları içindir. Belki de kendimizi yeniden keşfetmemiz içindir.
Tatiller yenilenmek içindir.
Özel sektörde kıpırdanmalar var. Bize birşeyler oluyor, yolunda gitmeyen birşeyler var; ama ne, derken… Yavaş yavaş iletişim yönetimine, ihyitaçları olduğunu görmeye başladılar.
Antalyadan Bakışla - 28 Haziran 2010, Pazartesi
Hans Dichand, çok önemli bir medya patronuydu. Hükümetleri kurup deviren adamdı. Ölünce, gazeteler onunla ilgili hep aynı yorumu yaptı; “Avusturya’nın gizli patronu öldü.”
İlk gençliğini 70’li yıllarda yaşamış, sobalı evlerde büyümüş olanlar dün gibi hatırlar, çizgi film tadındaki bu meşhur reklamı…
Tv8’in Ekran Renklerini Emanet Ettiği İki İsim Billur Güneşdoğan Ve Zeynep Tunuslu Televizyonda Yapılan Değişikler Ve Ekranda Olması Gerekenleri Anlattı.
İtibar Yönetimi kitabının yazarı Salim Kadıbeşegil:
“Sürdürülebilir kalkınma iş modellerini bilmeyenler, iletişimci olamayacak”
Halkla İlişkiler demek, bir otel lobisinde gelen müşteri ile ilgilenmek değil ki… Halkla İlişkiler, Türkiye’de önem bakımından ilk sıradaki sektör olmalıdır.
1 Mart 2010, Pazartesi