reklam
reklam

Zor dönemlerde iletişime daha çok ihtiyacımız var...

Haberler - 4 Haziran 2018, Pazartesi
HK
Siyasi ekonomik ve toplumsal gündemlerin yoğun ve kritik olduğu dönemlerde PR ve reklam gibi iletişim faaliyetlerine ara veren markalar, uzun vadede büyük zararlar görüyor. Varlığını ve gücünü hedef kitlesine daha çok yansıtan ve iletişimini daha da güçlendiren markalar ise, bu dönemlerden fırsatlar elde ederek çıkıyor.

İletişim sektörünün önemli kuruluşlarından Brandistanbul İletişim Danışmanlığı Ajans Başkanı Hatice Kumalar, olası risklere karşı zarar görmek istemeyen kurum ve kuruluşların tedbirli olmaya çalışırken farkında olmadan hedef kitlesiyle arasındaki iletişime zarar verdiğini dile getirdi.

Brandistanbul İletişim Danışmanlığı Şirketi Ajans Başkanı Hatice Kumalar, marka ve kurumların sektörlerinde varlıklarını koruyabilmeleri, farklılaşarak rekabet avantajı elde etmelerinin yolunun iletişimden geçtiğini belirterek “Uzmanlar, ülkemizde olduğu gibi siyasi ve ekonomik anlamda yoğun ve kritik gündemlerin olduğu dönemlerde; toplumların moral ve motivasyon kaybı yaşadığını, özellikle bu dönemlerde iletişimin gücünden yararlanmanın en risksiz ve büyüme odaklı bir fırsat olduğunu vurguluyor.” dedi.

Hatice Kumalar; “Kritik dönemlerde olası kriz risklerinin ayak seslerine karşı bütçelerini tedbir için daha da kontrollü yönetmeye çalışan markalar, hedef kitlesiyle iletişimini sağlayan birçok iletişim faaliyetini bıçak gibi kesiyor. İletişimini kesintiye uğratarak farkında olmadan hedef kitleleri ile arasına ciddi mesafe koyan bu kurumlar, mevcut konjonktürden değil hedef kitlesiyle arasına giren mesafeden dolayı zarar görmeye başlıyor.’’ ifadelerini kullandı.

“İletişimden Uzak Durmak Etki Altında Olduğunuzu Kabul Etmek Anlamına Gelir”
İletişim Uzmanı ve Stratejist Hatice Kumalar; “Geride durmak bu tür dönemlerde tüketici zihninde ve duygusal algısında en basit haliyle etki altında olduğunu kabul etmek anlamına gelir. Bu tür dönemlerde hedef kitleniz ve kamuoyu sizin gücünüzü, varlığınızı ve dinamizminizi daha da görüp, ikna olmaya ihtiyaç duyar. Çünkü böylesi gündemler duygusal olarak güven duygusunun daha da güçlü yansıtılacağı dönemlerdir. İşte bu noktada üretimini, sektöre, ekonomiye, istihdama ve ülkesine katkısını şeffaf ve samimi bir dille yansıtan kurumlar, daha gerçek ve kabul edilir yaklaşımlar görürler.” dedi.

Kriz Dönemlerinde İletişim Yatırımını Kısmak Yanlış
Hatice Kumalar; ‘’Kritik dönemlerde iletişim süreçleri fazladan bir harcama yerine, bir yatırım olarak görülmelidir. Araştırmalar gösteriyor ki kritik ve kriz dönemlerinde iletişim faaliyetlerini kesen markalar pazar paylarını kaybedip, kısa sürede iflasa kadar varan sürecin içinde buluyor kendini. Aksine kritik dönemlerde hedef kitlesi ile bağını hiç koparmayan hatta reklam ve PR çalışmalarını daha da güçlendiren markalar, bu süreçlerden daha da büyük fırsatlar elde ederek çıkıyor.” dedi.

 “Samimiyet Ve Şeffaflık En Ayırt Edici Özelliktir”
İnsan duygusal bir varlıktır ve güven ihtiyacı yaşam piramidinin en tepesinde yer almaktadır diyen Hatice Kumalar; ‘’Günümüzde tüketici tercihlerinde zenginlik, güç vb. unsurlar yerine duyguların ön plana çıktığını, şeffaflık ve samimiyetini doğru yansıtabilen markaların bir adım öne geçtiğini dile getirdi.  Herkesin gerçeklik peşinde olduğu, hayatı bize benzeyen, biz gibi olan şeyleri daha kabul ettiğimiz görülüyor. Sosyal medyanın etkisindeki artış ise bunun en önemli etkisi olarak görülüyor. Samimiyet ve şeffaflığın değerli ve ayırt edici olduğu günümüzde, biz iletişim uzmanları abartıdan uzak ürün ve hizmetleri sunan, kitlelere daha sıcak bir dil kullanarak, güvenilirliğine ve dolaylı olarak itibarına katkıda bulunuyor’’ dedi.

                                                                     
 

Brandistanbul Public Relations

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.