reklam
reklam
reklam
reklam

Yıldırır :)

Köşe Yazısı - 20 Aralık 2005, Salı
YazıYorum: Şahnur Karaağaç
Halkla ilişkiler şirketinde görev yapan bir okurumuz bize yazmış geçtiğimiz günlerde; müşterilerine genellikle medya iletişimi konusunda hizmet verdiklerini, bu konuda kendisinin de eksiklik hissetmediğini ancak sıra etkinlik yönetimine geldiğinde sıkıntı yaşadığını anlatmış.
Aklıma bir anekdot getirdi.
Genç kadın karın ağrısı şikayetiyle doktora gider, tetkiklerden sonra doktor genç kadına döner ve “Ya safra kesenizde taş var ya da beyninizde tümör” der.
Sonrasını hayal etmek zor değil. Her alanın uzmanı kişiler sırasıyla incelemişlerdir hastayı kuvvetle muhtemel.

Her konuda fikir sahibi olmalı ama bir konunun her şeyini bilmeli.

Paylaşılacak mesajları iletmenin en iyi kanallarından biri etkinlik düzenlemek. Önce akılda şekillenir fikir olur, sonra kağıda dökülür proje olur, derken malzeme, hizmet ve insan faktörüyle harmanlanıp hayata geçirilir.
Hemen her alanda teorinin pratiğe dökülmesi biraz sancılı olabilir. Yaratıcı kişilerin oluşturduğu proje ile en alt uygulayıcı birim arasında işlevsel bir kanal oluşturulmalıdır. Akdeniz ve Kızıldeniz arasındaki 9 metrelik su seviyesi farkını kapatmak için inşa edilen Süveyş Kanalı gibi. Çünkü yaratıcı grubun lisanı ile Pleksi kesen, demir kaynatan, mal taşıyan kişinin lisanı arasında decodera ihtiyaç doğar.
Müşteri temsilcisi müşterisinin isteklerini alırken uygulamalara, neyin nasıl ne şartlarda yapılabilir olduğuna vakıf değildir her zaman, yaratıcı grup projeyi hazırlar ancak proje bir mimarın çizdiği uygulama projesi niteliğinde olmak yerine genellikle bir ressamın çizdiği resim niteliğindedir. Projeyi oluşturan her bir ayrıntının, insana dayalı olduğu göz önüne alınmalıdır.
Unutulmaması gereken bir konu da en önemsiz görünen küçük ayrıntının bile projenin uygulamasını hatta bütçeyi bile aksatabileceğidir.

Bir hafta boyunca, farklı dış mekanlarda gerçekleştirilecek aktiviteler için bir etkinlik alanı tasarlandı, tüm branding uygulamalarının tasarımları hazırlandı diyelim.
Projeyi hazırlayan kişi günlerini monitör başında ya da toplantılarda geçiren biri olsun.
Koca koca yüzlerce branda afiş için fiyatlar alındı ve bütçe oluşturulup müşteriden de onay alındı.
Yasal izinler alındı.
Montaj için birkaç part time eleman ayarlandı, nihayetinde atla deve değil ya branda afişlerin uçlarında birer metre ip de var, çıkıp çıkıp asacaklar alt tarafı, bunun için teklif alınan organizasyon firması uçmuş, bayrak asmayı amma da büyütmüşler!
Böyle düşünüp, bütçenizi de buna göre yaptınız, sonra neler oldu?
Montaj için ayarlanan kişilere bir kamyonet tutuldu, baskıyı yapan firmadan malzemeleri almaya gittiler.
O da ne?
Bu branda denen şey ne kadar da ağır bir şeymiş böyle! Araca yüklerken homurtular gelmeye başlamış bile, iyi de bunlar 7 gün boyunca her gece asılacak ve sökülüp bir diğer alana gidilecek ve tekrar asılacak ve tekrar sökülecek ve …..(Etkinlik planlanırken birer gün atlayarak mı yapılsaydı ne?)
Neyse afişler alındı alana gidildi, müşterinin istediği şekilde alandaki ağaçlara asılacak. Montaj için iki kişi yeterdi, fazlaya gerek yok. Biri bir ucundan tutacak diğeri öbür ucundan, ağaçlara asıverecekler olup bitecek.
Araçta merdiven var mı? Var tabi birini yollayıp Bauhaus’tan aldırdınız ya, gerçi yolladığınız kişi telefonda farklı fiyat seçeneklerinden bahsetti, 50 YTL’den 300 YTL’ye kadar.
300 YTL’ye merdiveni kim ne yapsın araba mı alıyoruz? 50 YTL’lik merdiven yeter.
İyi de biri merdivene çıktı, öbürü ne halt edecek, demek ki iki tane olmalı.
Bu ucuz merdiven niye ucuz biliyor musunuz? Çünkü kendi başına ayakta duramıyor, ya bir yere dayayacaksınız, ya da bunların her birini tutmak için ikişer kişi daha yollayacaksınız sahaya. Sorun!
Ağır branda afişlerin iki ucuna da biri geçti, merdivene tırmanıp uçlarındaki ipleri ağaca bağlayacaklar.
Brandayı kaldırdıkları an, az önce varlığı bile hissedilmeyen o hafif rüzgar, her santimine etki ettiği güçle nasılda yelken gibi şişirdi öyle, bırakın bağlamayı, 10 saniye bile havada tutmak güç.
Var güçleriyle ipi dolamaya çalışıyorlar, ipin boyu bir metre, daha ne olsun 10 metre olacak değildi ya.
İpin dolanacağı ağacın çapı en az 40cm ise, Ç=Rx3,14 dersek, bir kez dolamak için 125 cm ipe ihtiyaç varsa, afişin ağırlığının oluşturduğu güce mukavemet gösterecek nitelikte ve metrelerce ipe ihtiyaç duyulur. Her söküm işleminde tek tek düğüm çözülmeyeceği, her defasında falçata vurulup ipin heba olacağı düşünülürse, her bir bayrak ve her yeni montaj göz önüne alındığında…
Olmalıydı, yanlarında balya balya ip olmalıydı, çelik halat olmalıydı, çelik halat gerdirme aparatları olmalıydı…
Ve eğer bunlar öngörülmediyse alt tarafı ipin, saatlerce sürecek montaj işleminin, tüm bu süre zarfında peşlerinde dolaşacak aracın maliyetleri bütçeye yansıtılmadıysa bu küçücük ve önemsiz ayrıntının projenizin aksaklıklarından biri olacağı muhakkak.

Nasıl? Epi topu küçücük bir ayrıntıyı büyütüp kabus gibi üstünüze çöktüm sanırım.
Bu örnek gibi, teknik, pyroteknik, separasyon, tanıtım elemanları, ünlü, aktivite malzemeleri, hediyelendirme, dekorasyon, ulaşım, nakliye ve bunun gibi daha bir çok etkinlik kalemi için örnekleri çoğaltmak mümkün.
Etkinlik projelerini başarıyla hazırlamak ve uygulatabilmek için ya bir dönem sahanın tozunu yutmuş olmak, alt birimlerden geçerek gelmiş olmak gerekiyor ya da her kademenin lisanına vakıf tecrübeli bir tedarikçi ile iş birliği yapmak.
Ne de olsa en küçük detay bile şeytana yardım ve yataklık edebilir.
Ya da sizi daha fazla yıldırmadan kısaca şöyle diyelim “Şeytan ayrıntıda gizlidir”

4813 kez okunmuş Şahnur Karaağaç

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Ay ne gerek vardı?   119 gün önce eklendi
#PZ2016 Katlı Değer Yaratmanın Yolları   137 gün önce eklendi
'HİÇ' kolay değil...   704 gün önce eklendi
Pirinç tanesi...   706 gün önce eklendi
Bazı zamanlar vardır utanırsınız...   1074 gün önce eklendi
Ailece harikalar diyarında...   1140 gün önce eklendi
19. İnsan Kaynakları Zirvesi Geniş Özeti   1161 gün önce eklendi
İletişimcilerden bir yeni mesajınız var...   1210 gün önce eklendi
'Pazarlama Zirvesi'nde neler konuşuldu?   1231 gün önce eklendi
Sıkıntılı Bir Durum Var!   1649 gün önce eklendi
Pardon Ama Fermuarınız Açık!   1747 gün önce eklendi
Kriz Benim Krizim Değil (mi?)...   2232 gün önce eklendi
Cuma sabahı çöplerimizi kapıya çıkarıyoruz!   2333 gün önce eklendi
O Bizim Kıymetlimiz   2369 gün önce eklendi
Artık meşe palamudu filizlenecek...   2445 gün önce eklendi
Havale Ediyorum...   2476 gün önce eklendi
Aman dikkat, yazılı iletişimde yanlış anlaşılmalar olabilir   2623 gün önce eklendi
Zor Yıllar...   2754 gün önce eklendi
Vurun Kahpeye   2841 gün önce eklendi
BÜMED Mezunlar Günü'ne Renk Kattılar   3229 gün önce eklendi
Onlar Oradaydılar...   3323 gün önce eklendi
Çocukları lösemi ile mücadele eden kadınlarımız...   3338 gün önce eklendi
Kol'u kullan!   3387 gün önce eklendi
Bir ürünün marka olabilmesi konusunda, siz ne dersiniz?   3450 gün önce eklendi
Yaşamın kavranması gereken özü...   3621 gün önce eklendi
Söz uçar, yazı kalır   3742 gün önce eklendi
Finans ve Halkla İlişkiler?   3802 gün önce eklendi
Her 10 Kasım'da...   3817 gün önce eklendi
Büyüyünce Ne Olsam?   3917 gün önce eklendi
İşte size bir hikaye;   3931 gün önce eklendi
Bir Sen bir ben bir de deniz olsa   3953 gün önce eklendi
Hayır efendim, anlatamadınız!...   4015 gün önce eklendi
Kadınlar Pazarı diye bir yer   4036 gün önce eklendi
Altın Müşteri Ödülü   4051 gün önce eklendi
Islak gündem   4056 gün önce eklendi
Deveye sormuşlar...   4063 gün önce eklendi
Ben ki Tanrıça İştar'ım   4064 gün önce eklendi
Öylesi de var böylesi de   4090 gün önce eklendi
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir   4113 gün önce eklendi
• Yıldırır :)   4142 gün önce eklendi
Sen hiç deve gördün mü?   4164 gün önce eklendi
Başımla Beraber...   4209 gün önce eklendi
Ne kadar az veri, o kadar çok bilgi(!)   4273 gün önce eklendi
Bitlis'ten misafir geldi!   4304 gün önce eklendi
Kendi İletişiminiz İçin...   4344 gün önce eklendi
Bu Şehirde   4356 gün önce eklendi
Dünyaca ünlü marka 5 lira Regal 4 lira   4362 gün önce eklendi
Seviyorum,   4377 gün önce eklendi
Ta ki karıncalar çıkana kadar...   4386 gün önce eklendi
Kutlu Olsun!   4386 gün önce eklendi
Erman Hocayla iletişim sanatı   4388 gün önce eklendi
Hey, Başın dertte!   4394 gün önce eklendi
PR'ciler! Şebin Karahisar'dan Çağrınız var!   4399 gün önce eklendi
Alışveriş Merkezi diye bişey...   4401 gün önce eklendi
Sen taviz kapısını bir defa aralarsan..   4409 gün önce eklendi
Turizm sektöründe tartışma bitmiyor   4412 gün önce eklendi
Haftasonu Uludağ Gözlemleri   4416 gün önce eklendi
Aziz Nikola out, Noel Baba in olmuş...   4421 gün önce eklendi
Marka bebekler   4423 gün önce eklendi
Turizm Acenteleri PR firması değildir!   4434 gün önce eklendi
Slogana vuruldum   4441 gün önce eklendi
Dilerim...   4452 gün önce eklendi
Hoş Geldi   4471 gün önce eklendi
Sinek Küçük...   4472 gün önce eklendi
Hilal Ay demektir, Ahmer ise kırmızı....   4479 gün önce eklendi
Virüsü Başka Yerde Aramayın   4483 gün önce eklendi
Evin Reisi kim?   4485 gün önce eklendi
Umarım hafızası zayıf insanlar olmaktan kurtuluruz   4512 gün önce eklendi
Pırlanta, Sonsuza Kadar   4517 gün önce eklendi
İyi niyet   4528 gün önce eklendi

Yorumlar

Can Yücel   2 Ocak 2006, Pazartesi

Yıldırmak: Bir kişiyi ya da nesneyi hayattan soğutmak, intihara sürüklemek, süblimleşme ihtiyacı hissettirmek.

Telif hakları bana aittir, izin almadan kullananı yıldırırm!!!

Şahnur KARAAĞAÇ   2 Ocak 2006, Pazartesi

Sevgili Can Yücel Metin,
Gözleri her daim zekâ ve muziplikle parlayan sevgili kardeşim, aydınlatıcı bilgilerin için önce şahsım sonra milletim adına teşekkürü bir borç biliyorum.
Ajans Ultra´daki işinden fırsat bulup ziyaretimize gelmezsen, böyle yıldırırsın© işte!

Ahmet YILDIZ   16 Ocak 2006, Pazartesi

Bu iş gerçekten zordur; ancak sen binlerce dolar harcadığın proje için ipin, merdivenin, fazladan iki adamın hesabını yaparsan çuvallarsın. Üç lira fazla olsun temiz olsun, adın lekelenmesin. İşimiz pr milletin repütasyonunu arttıracaz derken ve bu konuda müşterilerimize paranın repütasyonun yanında ne kadar önemsiz olduğunu anlatmaya çalışırken, kendi itibarımızı iki paralık etmenin alemi yok değil mi ama.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.