reklam

YEREL BASIN DOSYASI: Reklamcılar, halkla ilişkilerin alanına girmemeli

Platform Söyleşileri - 24 Şubat 2010, Çarşamba
Hürriyet Gazetesi Akdeniz temsilcisi Dursun Gündoğdu:
“Reklamcılar, halkla ilişkilerin alanına girmemeli”

Hürriyet Gazetesi Akdeniz temsilcisi Dursun Şenay Bıtırak Halklailiskiler.com.trGündoğdu ile Antalya basının nereden nereye geldiğini ve halkla ilişkilerin Antalya’da ne kadar doğru yapıldığını konuştuk. Gündoğdu, Antalya basınının, sadece turizm ve tarım konuşulan günlerden bugüne çok geliştiğini söyledi. Dursun Gündoğdu ayrıca, halkla ilişkiler üzerine önemli açıklamalarda bulundu ve basının ne istediğini en iyi halkla ilişkiler şirketlerinin bileceğini ve reklamcıların bu alanda çalışmalarının anlamsızlığını açıkladı.

Şenay Bıtırak
Halklailiskiler.com.tr
 

 
Uzun yıllar Ankara’da gazetecilik yaptıktan sonra Antalya’ya geldiğinizde karşınızda nasıl bir gazetecilik sahası buldunuz?
Ankara siyasetin nabzının attığı yer. Bu nedenle Ankaralı gazeteciler siyasetin hep içinde… Fakat, Antalya’ya geldiğim 1989 yılında, burada siyasetin ‘s’si konuşulmuyordu. Siyasetin o kasvetli havası Toroslar’ı aşıp Antalya’nın o günlük, güneşlik havasını bozmuyordu. Antalya’da insanlar sadece turizm konuşuyordu. Sebze, meyve üzerine sohbetler ediliyordu. Ben, ‘Nereye geldim?’ diye kendi kendime sormaya başladım. Yerel gazeteler de baskı kalitesi açısından çok kötü durumdaydı. Resmi ilan almak için çıkıyorlardı.
 
O günden bugüne neler değişti?
Siyaset o kadar etkin ki, turizmi de, tarımı da direkt etkiliyor. Bu nedenle insanlar işlerini siyasetin içine girmeden yapamayacaklarını anladılar ve siyaset konuşulmaya, tartışılmaya başlandı. Antalya 20 yılda özellikle turizmde inanılmaz ivme kaydetti. Yeni oteller yapıldı. Nüfusu her yıl bir Burdur nüfusu kadar arttı. Kent kalabalıklaştı, metropol şehirler arasına girdi. Bu da trafik sorununu, çarpık kentleşmeyi getirdi. Basın ise çok gelişti. Ulusal basın matbaalar kurdu. İlaveler birbiri ardına çıkmaya başladı. Yerel gazetelerin baskı kalitesi ve içeriği gelişti.
 
Yaygın basının taşra ayağında olmak; tam olarak yerel gazetecilik anlamı taşır mı?
Eğer bölgeye hitap eden bir ilaveniz yoksa yaygın basını ilgilendiren konuların dışında habere koşturmazsınız. Dolayısıyla, belediyelerle, yerel siyasetle, yerel sorunlarla pek ilgilenmezsiniz ama Antalya’da en çok satan bir gazetenin içine bölge gazetesi kalitesinde bir ‘Akdeniz’ ilavesi veriyorsan yerel gazeteciliğin tam göbeğindesin demektir.
 
Sizin diğer yerel gazetelere göre avantajlarınız ya da dezavantajlarınız nedir?
Hürriyet Akdeniz’i çıkarırken Hürriyet gibi büyük bir gazetenin tüm imkanlarından yararlanabiliyoruz. Baskı kalitemiz çok iyi… DHA gibi Türkiye’nin bir numaralı haber ajansının muhabirleri ile çalışıyoruz. Doğan Grubu’nun yayın ilkeleri ile hareket ediyoruz. Dezavantajımız yok gibi…
 
Antalya’da PR henüz tam anlam bulabilmiş değil. PR yapmak basına haber servis etmekten ibaret gibi bir anlayış var ve bu mesleği tam anlamıyla yapanlar için büyük bir problem. Hürriyet de PR kuruluşları için önemli bir alan; çok genel bir okuyucu kitlesi var ve tirajı yüksek. Dolayısı ile gazetenizde haber olarak yer almak isteyenlerin sayısı da çok fazla. Bu söylediklerimi siz nasıl yorumlarsınız?
Hürriyet Gazetesi Akdeniz temsilcisi Dursun GündoğduAntalya’da 20 yıl önce genel müdür sekreterleri basına bilgi geçerdi. Sonra halkla ilişkiler birimleri kurulmaya başlandı. Otellerdeki bu birimler basın ile olan ilişkilerini müşterilerden arta kalan zamanda yaptıklarından medya onlar için hep ikinci planda kaldı. Bu nedenle özellikle turizm sektörü PR ile işleri yürütmeye çalışıyor. Ancak, Antalya’daki PR şirketleri yerine İstanbul PR şirketlerini tercih ediyorlar. Dolayısıyla yerel basınla ilişki kurmaları sadece telefonlarla olabiliyor. Bir bülten ve ekindeki fotoğrafı geçip, sonra da ‘İstanbul’dan arıyorum. Acaba gönderdiğimiz maili alabildiniz mi?’ diye soranlara biz PR şirketi diyoruz (İlginç ama böyle) PR şirketlerinden geçilen ne haber, ne de fotoğrafların kullanabilir bir tarafı yok. Ancak o firmanın tanıtım broşüründe kullanılabilecek türden bilgiler içeriyorlar. Gazetelerin gıdası haberdir. Haber gibi haber, fotoğraf gibi fotoğraf geçildikten sonra bunu gazetelerin değerlendirmemesi gibi bir durum ortaya çıkmaz. Reklam kokan bültenleri haber diye geçmek yanlış. Haber işini bilen bu meslekten yetişmiş gazetecilerin çalıştığı PR şirketleri bizlerin neler istediğini gayet iyi biliyor. Bültenleri de ona göre geçiyorlar.
Ayrıca, Antalya’da PR işini genelde reklam ajansları üstleniyor. Reklamveren ile gazete arasında köprü olmaya çalışıyor. Bu da çok yanlış. Reklamcı reklamcılığını yapsın, PR’cılar ise PR’cılığını… Hem PR şirketi, hem reklam şirketi iki işi birbiriyle karıştırmasın.
 
Antalya’da PR’ı profesyonel olarak yapanların sayısı bir ya da iki değil de daha çok olsaydı, PR-basın ilişkisi anlamında, ne değişirdi?
Şirketlerle gazeteler arasında sağlam bir köprü görevi görürlerdi. Biz her şirketle her kurumla iletişime açığız. Ama bunun sağlıklı yapılması lazım. İşi bilenlerle işin yapılması lazım… Reklam kokmayan, ilgi çeken, haber değeri taşıyan basın bültenleri bizim için makbuldür. Tabi fotoğraf çok önemli…
 
Kuşkusuz basın-yayın kuruluşları reklam gelirleri ile ayakta duruyor. Bu bağlamda ilan-haber ilişkisini nasıl yorumlarsınız?
Abartıya kaçmamak şartıyla bu ilişkinin kurulması kaçınılmazdır. Gazetelerin iş ortaklarıyla (reklam verenlerle) haber alış verişi yapması kadar doğal bir şey yoktur.
 
Sizin PR ile tanışıklığınızın, ulusal bir gazeteyi temsil ediyor olmanızla bir alakası var mı?
PR ile tanışıklığım uzun yıllara dayanır. Tanıdığım ilk PR’cı da Betül Mardin’dir. Bu işin üstadıdır. İstanbul’da PR işi yapan çok sayıda arkadaşım ve tanıdığım var.
 
Bugün taşradan merkeze gitmek durumunda kalsanız, mesleki olarak, en çok hangi konuda sıkıntı yaşayacağınızı düşünürsünüz?
Sıkıntı yaşamam. Ama ben Antalya’da yaşıyor ve çalışıyor olmaktan son derece memnunum.
 
Yaklaşık 5 yıl sonra Antalya’yı iletişim alanında nerede görüyorsunuz?
PR şirketlerinin artmasını diliyorum. Gazetelerle kurumların sağlıklı ilişki kurabilmeleri açısından bu şart. Şirketler bunun yararını anladıktan sonra Antalya’da da bu işin varlığını kabul ettireceğine inanıyorum.
 
Dursun Gündoğdu kimdir?
1959 yılında Sivas’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da bitirdi. Daha sonra Gazi Üniversitesi Basın ve Yayın Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. 1979 Yılında Barış Gazetesi’nde çalışmaya başladı. Sırasıyla Türk Haberler Ajansı ve Günaydın Gazetesi’nin Ankara bürolarında muhabir, haber müdürlüğü ve temsilcilik görevlerinde bulundu. Parlamento, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği yaptı. 1989 Yılında Günaydın Gazetesi Antalya Temsilciliği görevine getirildi. 1992 yılında ise Hürriyet Gazetesi’nde göreve başladı. Hürriyet Haber Ajansı büro şefliği, Hürriyet Akdeniz haber müdürlüğü görevlerinden sonra Hürriyet Gazetesi Akdeniz Bölge Temsilcisi oldu. Aynı zamanda Doğan Haber Ajansı Bölge Temsilciliği görevini de yürütüyor. Foto Muhabirleri Derneği kurucusu, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık Muhabirleri Derneği, Çağdaş Gazeteciler Derneği ve Antalya Gazeteciler Cemiyeti üyesi. Akdeniz Basın Vakfı Kurucu Başkanı. Evli ve iki çocuk babası.
Hürriyet Gazetesi
DPC Tesisleri Havalimanı yolu
8. Kilometre /ANTALYA

TEL: 0242 340 38 38

Röportaj: Şenay Bıtırak
Yerel Basın Dosyası
Halklailiskiler.com.tr 

9844 kez okunmuş

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.