YEREL BASIN DOSYASI: Denizciliğin kalbinde olsak bile İstanbul çok önemli

Platform Söyleşileri - 12 Şubat 2010, Cuma

Turkish Marinas Guide Dergisi ve Deniz Dünyası Gazetesi İmtiyaz Sahibi Mustafa Kılıç: “Denizciliğin kalbinde olsak bile İstanbul çok önemli” 

Turkish Marinas Guide Dergisi ve Deniz Dünyası Gazetesi Mustafa Kılıç1978 yılında Halkla İlişkiler ve TV bölümünü bitirerek fotoğrafçılığa ve gazeteciliğe adım atan Mustafa Kılıç tüm ömrünü bu mesleğe adamış. Fotoğraf ve deniz tutkusu yüzünden sonunda denizcilik hakkında yayın yapan bir gazetenin, bir de derginin sahibi olmuş. Kılıç bize, İstanbul dışında sektörel yayıncılık yapmanın artılarını ve eksilerini anlattı. 

Mustafa Bey siz hem mektepli hem alaylı tabir edilen gazetecilerdensiniz. Özgeçmişinizi alabilir miyim?

1978 senesinde İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi Halkla İlişkiler ve TV Bölümü’nden mezun oldum. 1982 senesinde Güneş Gazetesi’nin kurulmasıyla ilk defa gazeteciliğe başladım. 8 sene boyunca orada çalıştım. Sonra Marmaris’e yerleştim. Burada Çağdaş Marmaris Gazetesi’nin Sorumlu Yazı işleri Müdürlüğünü yaptım. İstanbul’da Masum Türker’in çıkarttığı gazetede de çalıştım. Yine Masum Türker’in çalıştığı Şafak gazetesinde de muhabirlik yaptım. Tan Gazetesi’ne Marmaris’ten haber gönderdim. Ne yazık ki haber gönderdiğimiz halde ödemelerimizi alamıyorduk, bu yüzden haber göndermeyi kestik.

Marmaris’te 2002’de matbaa kurdum. Haftalık gazete çıkarttım. Günlük gazete çıkartmak için de çok çaba harcadım ama tek başıma çok yorucu oluyordu. Matbaacılık da çok stresli bir işti. 4 yıl önce matbaayı sattım. Bundan sonra basında yerel değil de sektörel bir yayın çıkartmaya ve tüm Türkiye’yi kapsayacak bir şey yapmaya karar verdim. 

Peki hangi sektörde karar kıldınız?  

Ben fotoğrafçılığa ve denizciliğe tutkun bir adamım. Gezmeyi çok severim. Bu iki tutkumu da ancak denizcilik hakkında yayınlar çıkartarak tatmin edebilirdim. Öyle de yaptım.  

Türkiye’de 22 marina vardır ve bunların 8 tanesi de Muğla bölgesindedir. Marinaları anlatan, cemiyet hayatını en iyi şekilde yansıtan, yeni teknelerin özelliklerini en iyi görsellerle aktaran, sektörün sorunlarını ele alan çok kaliteli bir dergi çıkarmaya karar verdim. Turkish Marinas Giude dergisi A3 boyutunda çıkıyor ki bu ölçü teknelerin tüm ihtişamını gözler önüne seriyor. İç sayfalarda bile 170 gram kâğıt kullanıyoruz, kapağımız 350 gram.  

Deniz Dünyası Gazetemiz ise ayda bir yayınlanıyor. Denizciliği, denizcilik kültürünü ve camiasını konu ediyor. 212 sayılı Basın Kanunu’ndan 20 yıllık çalışma sürem dolduğu için emekli oldum ama hala bu yayınlar için çaba harcıyorum. 

 

İlk olarak Güneş gazetesinde (Basın Kanunu’ndan) 212’li oldunuz değil mi?

Evet hem de bir hafta önce sigortamı başlattılar. Güneş Gazetesi’nin Türk basın tarihine çok olumlu katkıları olmuştur. Haber müdürümüz Burhan Ayeri fotoğraf makinem olup olmadığını sormuştu. 2 tane var dedim. Ben Etap otelinde fotoğrafçılık yaptığım için iyi para kazanıyordum. 1982 senesinde basında 6 senelik eleman 5.000 lira maaş alıyordu. Ben tecrübesiz olmama rağmen 15.000 lira istedim. Biz 10.000 liraya anlaştık. Burhan Ayeri, hemen muhasebeye yazı yazdı, kadromu yaptırdım. 15 senedir kadrosuz çalışan gazeteciler beni çok kıskanmıştı. Çok şanslı bir başlangıçtı benim için... Güneş Gazetesi bu şekilde basın emekçilerinin hayat standartlarını yükseltmiştir, hala birçok kişi Güneş Gazetesi’ne bu yüzden minnettardır.

 

Siz hem ulusal gazetelerde, hem de yerel gazetelerde çalıştınız. Yerel basında çalışmak ile ulusal basına çalışmak arasında ne gibi farklar var?

Ulusal gazeteler burada çalışanlara çok düşük ödemeler yapıyor. Haber başı o kadar düşük ödemeler yapılıyor ki, aylık kazancınız geçinmenize yetmiyor. Sigortalı da olmuyorsunuz. Yerel gazetelerin sayısı arttığı için resmi ilanı gelirleri düştü, dolayısıyla ekonomik sıkıntı yaşıyorlar.

 

Yerel basın ile ulusal basın arasında işleyiş farkı var mı?

Yerel gazetecilikte hiçbir zaman adam gibi gazetecilik yapılamıyor. Yer küçük ve insanlar birbirlerini tanıyor. Ellerinde belge de olsa bir kişi hakkında kolay kolay şu adam şudur diye yazamazsınız. Yerel gazeteler tamamen ilan ile yaşadığından ilanlarının kesilme korkusu oluşuyor. Bazıları da belediyelere sırtlarını dayıyorlar. Yine de özverili ve idealist bir şekilde çalışan çok gazeteci var yerel basında…

 

Denizcilik sektöründe çalışan firmaların halkla ilişkiler departmanları var mı? Size basın bülteni gönderimi oluyor mu?

Hayır, halkla ilişkiler departmanları ile çalışmıyoruz. Zaten burası küçük bir yer olduğu için firmaların sahipleri arkadaşımız, dostumuz… Onlarla birçok ortamda bir araya geliyoruz ve haberi kaynağından öğreniyoruz. Haber kaynağı ile iç içeyiz.

Büyük otellerin, özellikle 5 yıldızlı otellerin halkla ilişkiler departmanları vardır. Mesela Netsel Marina’nın halkla ilişkiler departmanı iyi çalışıyor. Bizi tüm gelişmelerden haberdar ediyorlar.

 

Siz hem sektörel yayıncılık yapıyorsunuz, hem de yayınlarınızı tüm Türkiye’de dağıtıma sokuyorsunuz. Nasıl bir dağıtım ağınız var?

Benim dağıtım alanımda 22 tane marina var. 22 marinanın %25’i Setur marinalar olarak Koç Grubu’na ait. Tüm bu marinaların resepsiyonlarına bırakıyoruz, marinanın çevresindeki tekne üreticilerine, satıcılarına tek tek elden ulaştırıyoruz. Marmaris, Bodrum ve Antalya’yı elden dağıtıyoruz. Deniz Dünyası gazetemizi ise posta kanalı ile okuyucularımıza ulaştırıyorum.

 

Deniz Dünyası gazetesiDeniz Dünyası’nı ne kadar basıyorsunuz, kimler okuyor?

Denizcilikle ilgili herkes okuyor. Biz tekne ilanlarına çok yer veriyoruz, dolayısıyla yeni tekne almak isteyenler, satmak isteyenler için iyi bir yayın organıyız. Deniz Dünyası’nı da, Turkish Marinas Guide Dergisi’nde 3 bin adet basıp dağıtıyoruz. Zaten bu işle ilgilenen kişi sayısı bu kadardır.

 

Sektörel yayınlar genellikle İstanbul’da çıkıyor. Denizcilikle ilgili bir yayın çıkartmak için doğru yer Marmaris mi? Bu sizin için bir avantaj mı, yoksa dezavantaj mı?

Konu denizcilik olsa bile yayın yerimiz İstanbul olmadığı için zorluk çekiyoruz. Çünkü bilimin de, sanatın da, sektörün de kaynağı İstanbul. Marmaris yılda sadece 5 ay, o da turizm olduğu dönemlerde yaşıyor, sonra insanlar kabuğuna çekilir. Bir sonraki sezona hazırlık yaparlar. Yazın burası curcunadır. Dünyanın her tarafından insanlar geldiği gibi, Türkiye’nin her yöresinden insanları ağırlarız. Halbuki kışın çok az insan burada kalıyor.

 

Marmaris’in denizcilik anlamında bir merkez olmasının sizin için hiç avantajı yok mu?

Muğla en çok marinası olan il. İstanbul’da 3 tane marina vardı, şimdi 4 oldu. Geri kalanının çoğu hep Muğla ilindedir. Bu anlamda haberin kaynağında gibiyiz ve bu bizim için avantaj. Fakat İstanbul veya Ankara gibi yerlerde kurulmuş firmaların yerel basını iyi değerlendirebildiklerini düşünmüyorum.

 

Mustafa Kılıç kimdir?

1953 yılında Amasya’da doğdu. İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi Halkla İlişkiler ve TV bölümünden 1978 yılında mezun oldu. Bir süre fotoğrafçılık yaptıktan sonra Güneş Gazetesi’nde 8 yıl çalıştı. Daha sonra Marmaris’e yerleşerek yerel gazetelerde yazı işleri müdürlüğü ve bazı ulusal gazetelerin Marmaris temsilciliğini yürüttü. Emekli olduktan sonra Turkish Marinas Guide Dergisi ve Deniz Dünyası Gazetesi’ni kurdu. Halen bu yayınlarda aktif olarak görev yapıyor. 

                                                                                                          

Turkish Marinas Guide Dergisi ve Deniz Dünyası Gazetesi

Tepe Mah. Semercioğlu Apt. 31.Sokak 8/2 Marmaris/Muğla

Tel: + 90 0 252 412 02 38

E-posta: turkishmarinasguide@gmail.com

www.denizdunyasi.net

Röportaj:
Mürsel Sezen
Halklailiskiler.com.tr

5459 kez okunmuş

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.