reklam
reklam
reklam
reklam

Vurun Kahpeye

Köşe Yazısı - 13 Temmuz 2009, Pazartesi
YazıYorum: Şahnur Karaağaç
Cumartesi gecesi “Tarihin Arka Odası”ndaki koltuğuma yayılmış televizyon izlerken alt yazıyla verilen haberi görünce o eski film sahnesi geldi birden gözümün önüne… 1970’li yıllarda Halide Edip Adıvar’ın aynı adlı romanından uyarlanan Vurun Kahpeye filminde Hale Soygazi’nin yerlerde sürüklendiği o sahne… Hemen sonra kendi kendime, amma hayal gücün var, olay neymiş bir öğrenelim bakalım dedim.
Duymayan kalmış mıdır bilemiyorum ama yine de yazımıza konu olan olayı bir özetleyelim. Cumartesi akşamı, reklamlarında ” İDİL BİRET ve The Whitehall Orchestra TOPKAPI SARAYINDA Çaykovski, Şarap ve Günbatımı...” şeklinde lanse edilen, dünyaca ünlü piyano virtüözümüz İdil Biret’in Topkapı Sarayı avlusundaki konseri öncesi gerginlik yaşanmıştı. Yaklaşık 100 kişilik bir grup konseri basmak istemişti. Tekbir ve sloganlar eşliğinde etkinliğin afişlerini yakan gruba polis müdahale etmiş ve göstericilerle polis arasında kısa süreli arbede yaşanmıştı. Yaşanan gerginlik nedeniyle korku dolu anlar yaşayan İdil Biret, eşi ve yakınları tarafından konser alanına arka kapıdan sokulmuştu.
Tarihsel ve turistik açıdan son derece önemli bir yeri olan, içinde turistik eşya satışı ve restoran gibi mekânlar da bulunan Topkapı Sarayı bir etkinliğe ilk kez ev sahipliği yapmıyor. Pekiyi, ne oldu da yeniçeri ayaklanmalarını hatırlatır şekilde bir grup saray kapılarına dayandı?
Buna ilk cevabı Sayın Biret’in eşi veriyor ve Vakit gazetesinin bir gün önce yaptığı haberle konseri hedef gösterdiğini belirtiliyor. Vakit söz konusu haberde konser için "Mukaddes Avluda Şarap Küstahlığı" başlığını kullanmış, “Mukaddes yerde içki su gibi akacak ifadeleriyle” de taçlandırmış.
Böyle ifade edilince, ellerinde gazete kâğıdına sarılmış şarap şişeleri, kimi kafasına diken, kimi ayakta bile duramayan, kimileri yerlerde sürünen pejmürde bir güruhun naralar atarak saray avlusunda dolanmakta olduğu gibi bir sahne beliriverdi herhalde bazılarının kafalarında…
Saray, İdil Biret, konser, baskın, “istemezüük”…
Saray kapılarına en son ne zaman dayanmışlardı? II. Mahmut zamanında mı?
Teselli verici olan, olayın Vurun Kahpeye misali dehşete düşürücü sahneler yaşanmadan kontrol altına alınmış olması. Yoksa konunun kendi zaten yeterince ürkütücü ve üzücü…
Sarayın bu gibi bir protestoya sahne olması da, Sayın Biret’in adının böyle bir olayla anılması da, Sanatın ticari kaygıların gölgesinde kalması da üzücü. Neresinden bakarsanız yanlışlarla dolu…
Öfkeli, şiddete eğilimli ve rutubetten nem kapmaya her dem hazır olanlar ve onların bu eğilimlerini kendi stratejileri yönünde ateşleyenler ve ülkeyi sürüklemeye çalıştıkları karanlık gelecek konusuna girmeyeceğim. Tartışılacak yanı yok.
Dilerim insanlar gözlerine inen perdeden kurtulur, başlarına örülen çorapların ipini kesiverir tez zamanda. Yok, kendimi tutacağım, konunun bu kısmına girmeyeceğim, platformumuz bu konuya uygun bir zemin değil. Ancak mesleki açıdan bazı noktaları üzerine düşünülebilir.
Gönül isterdi ki, İdil Biret gibi dünyayı kendine hayran bırakan bir müzik insanının vereceği konserin bilet satış rakamları prodüksiyon firmasında endişe yaratmamış olsaydı. Duyuru metni sponsoru illa anma kaygısıyla yazılmasaydı. Duyuru için İdil Biret’in adı kâfi olmalıydı.
Dikkat çekmeyeceği düşünülüp, pazarlama adına bültene “Şarap ve Günbatımı…” gibi öğeler ekleyerek süsleme gereği dahi hissedilmemeliydi.
Şık bulmadığım sarayda şarap ikramından ziyade böylesi bir konser için içeceğin destekleyici ve reklam unsuru olarak kullanımına gerek duyulması. Yoksa konser bitimi ne ikram edeceksen et…
Gerçi böylesi bir mekânda böylesi bir konseri üniversite şenlikleri misali minderlere uzanarak izlemeyi de şık bulmadığımı söylemeliyim.
Topkapı Sarayı vaktiyle bir bölümünde devlet işleri yürütülse de özetle sultanın evi… Kutsal bir mekân değil, avlusu için mukaddes sıfatı da uygun değil ancak güçlü bir dini saygı uyandıran yer ve mekânlara kutsallık atfedildiği de bir gerçek. Özellikle içindeki Kutsal Emanetler bölümüyle Topkapı Sarayı da kutsal bir mekân olmamasına rağmen bazıları için kutsallık atfedilen mekânlardan.
Bu gibi mekânlar söz konusu olduğunda hassasiyetlere ve akidelere özenli ve öngörülü yaklaşım gerekiyor. Prodüksiyon başka bir iş, proje yönetimi başka bir iş, bülten hazırlamak başka bir iş…
Nasıl derler ki “nerede ne giyeceğini bilmek gerekir”,
Neyi nerede nasıl yapacağını, neyi nasıl diyeceğini de bilmek gerekir…

2270 kez okunmuş Şahnur Karaağaç

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Ay ne gerek vardı?   120 gün önce eklendi
#PZ2016 Katlı Değer Yaratmanın Yolları   138 gün önce eklendi
'HİÇ' kolay değil...   705 gün önce eklendi
Pirinç tanesi...   707 gün önce eklendi
Bazı zamanlar vardır utanırsınız...   1075 gün önce eklendi
Ailece harikalar diyarında...   1141 gün önce eklendi
19. İnsan Kaynakları Zirvesi Geniş Özeti   1162 gün önce eklendi
İletişimcilerden bir yeni mesajınız var...   1211 gün önce eklendi
'Pazarlama Zirvesi'nde neler konuşuldu?   1232 gün önce eklendi
Sıkıntılı Bir Durum Var!   1650 gün önce eklendi
Pardon Ama Fermuarınız Açık!   1748 gün önce eklendi
Kriz Benim Krizim Değil (mi?)...   2233 gün önce eklendi
Cuma sabahı çöplerimizi kapıya çıkarıyoruz!   2334 gün önce eklendi
O Bizim Kıymetlimiz   2370 gün önce eklendi
Artık meşe palamudu filizlenecek...   2446 gün önce eklendi
Havale Ediyorum...   2477 gün önce eklendi
Aman dikkat, yazılı iletişimde yanlış anlaşılmalar olabilir   2624 gün önce eklendi
Zor Yıllar...   2755 gün önce eklendi
• Vurun Kahpeye   2842 gün önce eklendi
BÜMED Mezunlar Günü'ne Renk Kattılar   3230 gün önce eklendi
Onlar Oradaydılar...   3324 gün önce eklendi
Çocukları lösemi ile mücadele eden kadınlarımız...   3339 gün önce eklendi
Kol'u kullan!   3388 gün önce eklendi
Bir ürünün marka olabilmesi konusunda, siz ne dersiniz?   3451 gün önce eklendi
Yaşamın kavranması gereken özü...   3622 gün önce eklendi
Söz uçar, yazı kalır   3743 gün önce eklendi
Finans ve Halkla İlişkiler?   3803 gün önce eklendi
Her 10 Kasım'da...   3818 gün önce eklendi
Büyüyünce Ne Olsam?   3918 gün önce eklendi
İşte size bir hikaye;   3932 gün önce eklendi
Bir Sen bir ben bir de deniz olsa   3954 gün önce eklendi
Hayır efendim, anlatamadınız!...   4016 gün önce eklendi
Kadınlar Pazarı diye bir yer   4037 gün önce eklendi
Altın Müşteri Ödülü   4052 gün önce eklendi
Islak gündem   4057 gün önce eklendi
Deveye sormuşlar...   4064 gün önce eklendi
Ben ki Tanrıça İştar'ım   4065 gün önce eklendi
Öylesi de var böylesi de   4091 gün önce eklendi
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir   4114 gün önce eklendi
Yıldırır :)   4143 gün önce eklendi
Sen hiç deve gördün mü?   4165 gün önce eklendi
Başımla Beraber...   4210 gün önce eklendi
Ne kadar az veri, o kadar çok bilgi(!)   4274 gün önce eklendi
Bitlis'ten misafir geldi!   4305 gün önce eklendi
Kendi İletişiminiz İçin...   4345 gün önce eklendi
Bu Şehirde   4357 gün önce eklendi
Dünyaca ünlü marka 5 lira Regal 4 lira   4363 gün önce eklendi
Seviyorum,   4378 gün önce eklendi
Ta ki karıncalar çıkana kadar...   4387 gün önce eklendi
Kutlu Olsun!   4387 gün önce eklendi
Erman Hocayla iletişim sanatı   4389 gün önce eklendi
Hey, Başın dertte!   4395 gün önce eklendi
PR'ciler! Şebin Karahisar'dan Çağrınız var!   4400 gün önce eklendi
Alışveriş Merkezi diye bişey...   4402 gün önce eklendi
Sen taviz kapısını bir defa aralarsan..   4410 gün önce eklendi
Turizm sektöründe tartışma bitmiyor   4413 gün önce eklendi
Haftasonu Uludağ Gözlemleri   4417 gün önce eklendi
Aziz Nikola out, Noel Baba in olmuş...   4422 gün önce eklendi
Marka bebekler   4424 gün önce eklendi
Turizm Acenteleri PR firması değildir!   4435 gün önce eklendi
Slogana vuruldum   4442 gün önce eklendi
Dilerim...   4453 gün önce eklendi
Hoş Geldi   4472 gün önce eklendi
Sinek Küçük...   4473 gün önce eklendi
Hilal Ay demektir, Ahmer ise kırmızı....   4480 gün önce eklendi
Virüsü Başka Yerde Aramayın   4484 gün önce eklendi
Evin Reisi kim?   4486 gün önce eklendi
Umarım hafızası zayıf insanlar olmaktan kurtuluruz   4513 gün önce eklendi
Pırlanta, Sonsuza Kadar   4518 gün önce eklendi
İyi niyet   4529 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.