reklam
reklam

Türkiye'de zor bir meslek: Halkla İlişkiler

Makaleler - 6 Temmuz 2018, Cuma
  
altKocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri atölye dersi için “sizce Halkla İlişkiler mesleği nedir?” diye halka sormuş. Verilen cevaplar bir mesleğin önce meslektaşlarımız tarafından sonra da devlet tarafından nasıl yıpratıldığının bir cevabı olmuş. Cevap verenlerin çoğu sekreterlik (ön büro) ile halkla ilişkiler mesleğini aynı kefeye koymuş, çünkü hastanelerimizde kapıdan girer girmez sizi bu bölüm karşılar. Ve o birimin üstünde kocaman halkla ilişkiler yazar. Hangi doktora gideceğini, nereden başvuru yapacağını bu arkadaşlar söyler. Yalnız bu arkadaşların yaptığı danışmalık, ön büro işidir. İşte devletin anladığı meslek budur.
 
Ve diğer özel sektör halkla ilişkiler anlayışı… Güzel kızların telefonlara baktığı, şirketin görüşmelerini yaptığı birim. Şöyle etrafa bakın şirketlere, nerede çalışıyorsun diye sorun bu tarif ettiğim kişilere, cevap halkla ilişkiler olacak. Peki, Betül Mardin, Alâeddin Asna gibi duayenler yıllardır mesleği böyle mi tarif ediyor?
 
Halkla İlişkiler; Aslıda kavramın kendisi başlı başına hatadır. İngilizcedeki tanımlaması olan Public Relation yani Kamusal İlişkiler Türkçemize Halkla İlişkiler olarak çevrilmiştir. Halkla ilişkiler öncelikle bir iletişim sürecidir. Hedef kitle ile kurulan iletişim süreci, kaynaktan bir verinin bir kanal vasıtasıyla hedef kitleye gönderilmesiyle oluşur. Onlardan geri bildirim beklenir ve kanalda gürültü olabilir. Modelden anlaşılacağı üzere Schram’ın döngüsel bir iletişim modelidir bu. Hedeften alınan geri besleme sadece ve sadece kaynağın bu iletişimin amacına ulaşıp ulaşmadığını kontrol etmesi içindir. Ayrıca bu iletişim sürecinde parazitlere önem verir. Tabii onlar da iletişimin gerçekleşmesinde yaptıkları engel dolayısıyla öne çıkar. Maddi ve manevi parazitler olarak bölünür. Maddi parazitler fizyolojiktir ve öngörülebilir. Öngörüldüğü için proaktif bir iletişimle onları engelleyebileceğiniz varsayılır. Manevi parazitler ise psikolojiktir ve öngörülemez. Bu yüzden reaktif bir iletişim yöntemiyle mücadele etmek zorunda kalırsınız. Size yönelmiş önyargıları, kişisel sıkıntıları aşmak zorundasınız demektir. İletişimin merkezinde mesajı üreten, yani kaynak vardır.
 
PR (Hİ) Siyasiler, kurum ve kuruluşlar, dernekler, reklamcılar, basın ve medya, kuruluşları, sanatçılar, din adamları, pazarlama uzmanları vs. içinde motor görevi görür. PR'ın en büyük silahı iletişim sanatıdır.( çünkü doğru iletişim kurma yöntemidir halkla ilişkiler)
 
(PR) halkla ilişkiler halk arasında yaygın şekli şudur (ki yanlıştır ) telefonlara bakma sekreterlik pazarlama v.s. ama bu meslek sahipleri de iyi bir verim sağlamaları için PR’ı iyi bilmeleri ve yönetebilmeleri gerekir. Siz halkla ilişkiler yönetimini ve bilim dalını iyi öğrenip iyi iletişim kurabilir iletişim kurduğunuz hedef kitleyi yönetebilirsiniz. Ama kimse size halkla ilişkiler bitirmişsiniz diye işe almaz veya meccanen bedel ödemez. Siz bu konuda ihtisas görürsünüz bu bilgileri saymış olduğum alanlarda uygulama ve faaliyete geçirebilir ve işlevsel faydaya dönüştürürseniz iyi bir PR'cı olursunuz (halkla ilişkilerci - iletişimci ) bir halkla ilişkiler uzmanı önce kurum, kuruluş, ürün ve markayı iyi tanımalı, var olan hedef kitle ve olması düşünülen hedef kitleyi iyi analiz etmeli. Bu iki nokta arasında farkındalık yaratacak ilgi uyandıracak akıllarda kalacak yaratıcı fikri bularak doğru iletişimi kurabilmeli, (araştırma, planlama, uygulama, değerlendirme) sistemlerini sırasıyla doğru yerde ve zamanında yapabilmelidir. Bu anlamda diyebiliriz ki dünya üzerinde Halkla İlişkiler sektöründe çalışılacak en son yerlerden birisidir Türkiye, zira Türkiye’de “halkla ilişkilerci” olmak demek bir anlamda “akıntıya karşı kürek çekmek” demektir…
 
Utku ŞENTÜRK
Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri
Kurumsal İletişim Yöneticisi

Mehmet Bozalp

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.