reklam
reklam
reklam
reklam

TAŞERONLUK ÇALIŞANI RİSKE ETMEK MİDİR?

Köşe Yazısı - 14 Mart 2012, Çarşamba
İş ve İşletme: Recep Ali Aksoylu
 
İstanbul Esenyurt’ta bir AVM inşaatının şantiyesinde işçilerin yatakhane olarak kullandığı çadırlarda önceki gece çıkan yangında 11 işçi hayatını kaybetti. Yazılı, görsel, internet medyası trajik durumu takipçileriyle paylaşıyor, suçluların cezasız kalmaması, ülkemizde neden çalışan güvenliğinin önemsenmediği hususunu tartışıyor.  

Daha 3 gün önce MÇF’nun düzenlediği istihdamın nitelikli kılınması paneline katılmış, Çalışma Bakanı Sayın Faruk Çelik’in ağzından çalışanlarımız için müjdeli haberleri duymuşken açıkçası bende kayıtsız kalamadım. Deprem, bir yerde takdiri ilahi, tabii bir afet. Ancak AVM inşaatında yanarak kaybedilen 11 can öyle mi?

Avm İnşaatında Kaybedilen 11 Can
Alman yatırımcı sessiz, Türk Müteahhit firma kendi taşeronunu suçluyor… Kamu görevlileri denetim mekanizmasını şimdi ceza verme aşamasında anımsayacak, kısaca taraflar sistemden kaynaklı olarak topu çevirmeye devam ederken ekmeği için gurbeti arşınlamış 11 can asla geri gelemeyecek… Yargı, müfettişler, belediyeler ve diğer ilgililere konunun bu tarafını bırakıp içinde olduğum sektörden, hizmet – dış kaynak kullanımı iş kolunun penceresinden fotoğrafı paylaşmak istiyorum izninizle.  
Hedef müşteriniz veya yıllardır yüklenicisi olduğunuz işvereniniz yeni dönem için ihale açıyor. Maliyet artı makul bir kar ile teklifinizi veriyorsunuz.
“Siz iyi firmasınız, sizden memnunuz ama XY firması bu fiyatı verdi, o fiyattan sizle devam etmek istiyoruz.”  Veya direk “sizinle bu fiyattan çalışmak istiyoruz”  ifadeleriyle genelde karşılaşabiliyorsunuz. İlkeleri, disiplinleri olan bir firmaysanız yapmanız gereken, “teşekkür ederiz, o fiyattan bizim size nitelikli hizmet sunabilmemiz mümkün değil. Siz XY firmasıyla çalışın” demek. Bunu yapabilen firma sayısı çok az. Çünkü bunu yaptığınızda büyük olasılıkla yeni iş alamıyorsunuz, mevcut işinizi, projenizi kaybediyorsunuz.
İşveren genelde kısa gün hesabıyla kamikaze (sektörde öyle diyorlar) teklifi veren firmayı tercih ederek yoluna devam ediyor. Gerçi bu tarz XY firmaları işe başladıktan sonra İşveren’i aldatabilmeyi (!) beceremiyorsa kısa sürede sermayeyi kediye yükleyip işi bırakmak durumunda kalabiliyor ama olsun, nasılsa işveren rahatlıkla yenisini bulabiliyor. İşverenler bu tarz firmaları bulmada zorlanmıyor da, maliyeti düşüreceğim derken resmen “ucuz etin yahnisine” muhatap oluyorlar. Eğitimsiz iş görenler, vasıfsız operasyon kadroları, yanlış malzeme kullanımı ve teknikleri nedeniyle hem tesisleri erken yıpranıyor, hem de işi bilmeyenlerle işi % 27 daha fazla emekle çözümlemeye çalışıyorlar.

Günümüzde dış kaynak kullanımı, nerdeyse her iş kolunda trend. Giderek de hem yatay, hem dikey gelişiyor. Adına taşeronluk deyin, ne derseniz deyin, temelde doğru ve faydalı bir sistem. Ama dış kaynağı doğru seçer, doğru uygular ve gereklerini yerine getirirseniz faydalı, amaca uygun olmuş olur. En basitinden dış kaynak kullananların, dış kaynak hizmeti sunanların öncelikle beyinlerden, dışarıdan istihdamda asgari ücretten başkası uygulanmaz fikri sabitini atmaları lazım. 20 – 50 bin Euro’luk bir iş makinesini asgari ücretli, eğitimsiz, sertifikasız bir iş görene kullandırmaması gerektiğinin bilincinde olması lazım sektör işvereninin.
Çünkü çok net, müşterisine sadece çalışanının asgari ücretini yansıtabilen hizmet firması; ne iş güvenliği tedbirleri alabilir, ne eğitim verebilir, verdirebilir, ne vasıflı personel istihdam edebilir, üstelik kıdem tazminatı doğmaması için uzun vadeli, istikrara dayalı istihdam da sağlayamaz.

Hep karşılaştığımız bu değil mi?
İhaleyi verirken fiyatı dibe vurdurtan işveren, sonradan hizmet firmasından şapkadan tavşan çıkarmasını beklemiyor mu?
Çıkmaz... Şapkadan tavşan sadece sahne “show”larında çıkabiliyor...

Dip yapmış fiyatla projeyi hangi gerekçeyle almış olursanız olun; projeden zarar etmemek ya da proje zararını azaltabilmek için kaliteden, standartlarınızdan ödün vermiyor musunuz, hatta eksik istihdama yeltenmiyor musunuz?
Ülkede işsizlik % 16’lardan % 9 küsurlara düşmüş. Fevkalade. Ama işe girenlerin neredeyse tamama yakını asgari ücretle istihdam edilmiyor mu?

Doğru iş tanımları, doğru fiyatlandırma, doğru hizmet nerde!
Temizlikte de, AVM inşaatında da, velhasıl dışarıdan sağlanan her tedarikte doğru tanım ve doğru fiyatlandırma olmalı. Bugün her İşveren temsilcisi dışarıdan tedarik edeceği hizmetin maliyetini kendiside hesaplayabiliyor. Bu hesaplamaya ters biçimde düşük fiyat verene prim vermeden işi layıkıyla yapabilecek olana işveren işi verse, vermekle kalmayıp denetlese, hizmet firması da işçisi için daha iyi barınma, çalışma koşulları sağlar, eğitir (daha iyi eğitir diyemiyorum, çünkü asgari ücretlide eğitim istisna ve koca bir yalandır), daha iyi malzeme ve ekipman kullandırtır, daha iyi – donanımlı yönetici kadrolarla işi, projeyi geliştirir.

AVM inşaatında çalışan işçilerden on birinin işçi çadırlarında uykuda yanarak can vermesi de, paylaşmaya çalıştığım fotoğraftan pek farklı olmasa gerek. Yönetim Kurulu Üyesi olduğum TESHIAD Temizlik ve Tesis Hizmetleri Yönetimi İş Adamları Derneğinin bin bir zorluklarla karşılaştığı İŞKUR ve MYK ( mesleki standartların oluşturulması, istihdamın nitelikli kılınması) süreci konusunu da zaten bu nedenle çok önemsiyorum. Mesleki standartlar oluşturulabilinirse, kanun koyucu bunların uygulanmasını denetleyerek sağlarsa; iş gücünün nitelikli istihdamına, nitelikli çalışma koşullarının sağlanmasına bir nebze olsun katkısı şüphesiz olabilecek. 
 
Ama bu platform iletişimcilerin platformu olduğuna göre eklemeden geçemeyeceğim; sorumluluk bilinci yüksek markalar yaşları küçük işçi çalıştıran tedarikçilerini silebiliyorsa, çalışanına değer vermeyen kurumlarımızı da kamuoyu ile paylaşmaktan çekinmeyelim. Bu konuda bilinç geliştirme sorumluluğumuzun olduğunu unutmayalım.
 
Bu vesile ile 11 işçi kardeşimize de Allahtan rahmet, kederli ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum.  
 
RECEP ALİ AKSOYLU
medya@acoor.net 

5322 kez okunmuş Recep Ali Aksoylu

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Çayluktan Kürsüye...   162 gün önce eklendi
Ekilen Biçiliyor   489 gün önce eklendi
Bayim olur musun?   551 gün önce eklendi
Marmara depremi daha gerçekleşmedi...   616 gün önce eklendi
Kampanya kime neden yapılır?   632 gün önce eklendi
İthal çay tüketenlere lafım...   651 gün önce eklendi
Hesabı Kitabı, Kuralı Olmayan Futbol Endüstrisi   895 gün önce eklendi
Alkışta Cimri Olmayalım   1029 gün önce eklendi
Feshane'nin ardından...   1087 gün önce eklendi
Franchising'e bir de bu açıdan bakın...   1155 gün önce eklendi
Temiz gözükmek mi, temiz olmak mı?   1312 gün önce eklendi
Emekleyen didi kiviyi uçurabilir mi?   1362 gün önce eklendi
di di Soğuk çay ve Çaykur   1396 gün önce eklendi
Haçapuranın Taşı, Kayığun Eğmeleri!   1524 gün önce eklendi
Sadık Müşteri Olmamı Sağlayan 3 Örnek   1561 gün önce eklendi
Kuruşumuz Hangi Satıcıya Nasip Oluyor?   1577 gün önce eklendi
Mahsun'un Dizisi Şive'den Çaktı   1627 gün önce eklendi
Tesis Yönetimi - Facility Management Dedikleri...   1637 gün önce eklendi
Yazdığını Okuyamayan 'Mürettip'lerle İş Görmek   1656 gün önce eklendi
Temizliğin Fuarında Buluşalım mı?   1676 gün önce eklendi
Elini Taş'ın Altına Koyanlarla Başarmak   1682 gün önce eklendi
AYDER'İ KAYIP MI ETTİK?   1701 gün önce eklendi
• TAŞERONLUK ÇALIŞANI RİSKE ETMEK MİDİR?   1867 gün önce eklendi
Rize'den Kargonuz Var! 'Green Life'   2023 gün önce eklendi
Erzurum Kongresi Ve Juliet'in Balkonu...   2093 gün önce eklendi
Sınav Yolunda Annelerimizle Beraber   2179 gün önce eklendi
Leyla'nın Evi, Onur'suz Sergilenecek   2338 gün önce eklendi
Yaşamın Her Safhasında Öğretmenlerimiz   2343 gün önce eklendi
Temizlik Sektörünün Kimyası   2418 gün önce eklendi
Rize Bezinin Dayanılmazlığı   2430 gün önce eklendi
Burçak Çöllü... Genç Ve Yetenekli Bir Sanatçı O...   2505 gün önce eklendi
Karadeniz Kadını İfakat   2600 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.