reklam
reklam
reklam
reklam

Söz uçar, yazı kalır

Köşe Yazısı - 24 Ocak 2007, Çarşamba
YazıYorum: Şahnur Karaağaç
Yazı...
Dildeki bir sesi gösteren işaretlerden her birini kullanarak, düşüncenin düzenle tespit edilip aktarılması...
Ekşi’de dedikleri gibi, beynin kağıda damlaması; duyguların, düşüncelerin görünür hale gelmesidir yazı.

Yazı,
İnsan hakları bildirgesidir, Nazım’ın şiirinde hasrettir yazı.

Babanın oğula vasiyetinde öğüt, Mehmetçiğin mektubunda özlemdir yazı.

Nikah defterinde aşktır, okul kaydında gelecektir yazı.

Mevlid’de övgüdür, reçetede şifadır yazı.

Jules Verne’nin satırlarında hayaldir, Nutuk’ta bir ulusun destanıdır yazı.

Senette taahüttür, takdirnamede gururdur yazı.

Güzel yazı defterinde mavi kurdeledir, gazetede haberdir yazı.

İdam kararında ölüm, doğum belgesinde yaşamdır yazı.
Söz uçtuktan sonra geride kalan yegane şeydir...

İlkokula başladığımızda titreyen ellerle çabalardık yazmaya, babamızın dolmakalemiyle attığı imzaya gıptayla bakar, kargacık burgacık harflerimizden hicranlanırdık. Kurşun kalem kullanır, defalarca silmekten defterimizi yırtardık. Büyüyüp tükenmez kaleme terfi etmek isterdik.
Büyüdük...
Üniversitede, hızla ders notları tutmaya çalışırken mi ihmal ettik onu? Yoksa çoğu konuda aldırışımızı kaybettiğimiz gibi ona da önem vermez mi olduk?

Yazı, dildeki bir sesi gösteren işaretlerden her birini kullanarak, düşüncenin düzenle tespit edilip aktarılmasıdır demiştik. Yani ağzımızdan çıkan sesleri ifade eden harfleri yan yana diziyoruz yazarken. Sesten yola çıkarak yazıyor, tersinde de yazdıklarımızı sese dönüştürerek okuyoruz.
Buradan yola çıkarak diyeceğim o ki; sesli harfleri yazıda kullanmayı boş ve gereksiz sayanlar, yazdıkları gibi konuşsun. Öyle yazmaları normalse, öyle konuşmalılar.

Hak etmiyor...
Yedi harflik "Merhaba"yı üç harfe indirmekle sözde edilen tasarrufu hak etmiyor.
Virgülün, kesme işaretinin, ünlemin ve noktanın ondan esirgenmesini hak etmiyor.
Hak etmiyor, küçük harfle başlamayı, stenoya dönmeyi...

Yazıya hak ettiği önemi verenlere selam olsun...

Sevgilerimle

142909 kez okunmuş Şahnur Karaağaç

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Ay ne gerek vardı?   152 gün önce eklendi
#PZ2016 Katlı Değer Yaratmanın Yolları   170 gün önce eklendi
'HİÇ' kolay değil...   737 gün önce eklendi
Pirinç tanesi...   739 gün önce eklendi
Bazı zamanlar vardır utanırsınız...   1107 gün önce eklendi
Ailece harikalar diyarında...   1173 gün önce eklendi
19. İnsan Kaynakları Zirvesi Geniş Özeti   1194 gün önce eklendi
İletişimcilerden bir yeni mesajınız var...   1243 gün önce eklendi
'Pazarlama Zirvesi'nde neler konuşuldu?   1264 gün önce eklendi
Sıkıntılı Bir Durum Var!   1682 gün önce eklendi
Pardon Ama Fermuarınız Açık!   1780 gün önce eklendi
Kriz Benim Krizim Değil (mi?)...   2265 gün önce eklendi
Cuma sabahı çöplerimizi kapıya çıkarıyoruz!   2366 gün önce eklendi
O Bizim Kıymetlimiz   2402 gün önce eklendi
Artık meşe palamudu filizlenecek...   2478 gün önce eklendi
Havale Ediyorum...   2509 gün önce eklendi
Aman dikkat, yazılı iletişimde yanlış anlaşılmalar olabilir   2656 gün önce eklendi
Zor Yıllar...   2787 gün önce eklendi
Vurun Kahpeye   2874 gün önce eklendi
BÜMED Mezunlar Günü'ne Renk Kattılar   3262 gün önce eklendi
Onlar Oradaydılar...   3356 gün önce eklendi
Çocukları lösemi ile mücadele eden kadınlarımız...   3371 gün önce eklendi
Kol'u kullan!   3420 gün önce eklendi
Bir ürünün marka olabilmesi konusunda, siz ne dersiniz?   3483 gün önce eklendi
Yaşamın kavranması gereken özü...   3654 gün önce eklendi
• Söz uçar, yazı kalır   3775 gün önce eklendi
Finans ve Halkla İlişkiler?   3835 gün önce eklendi
Her 10 Kasım'da...   3850 gün önce eklendi
Büyüyünce Ne Olsam?   3950 gün önce eklendi
İşte size bir hikaye;   3964 gün önce eklendi
Bir Sen bir ben bir de deniz olsa   3986 gün önce eklendi
Hayır efendim, anlatamadınız!...   4048 gün önce eklendi
Kadınlar Pazarı diye bir yer   4069 gün önce eklendi
Altın Müşteri Ödülü   4084 gün önce eklendi
Islak gündem   4089 gün önce eklendi
Deveye sormuşlar...   4096 gün önce eklendi
Ben ki Tanrıça İştar'ım   4097 gün önce eklendi
Öylesi de var böylesi de   4123 gün önce eklendi
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir   4146 gün önce eklendi
Yıldırır :)   4175 gün önce eklendi
Sen hiç deve gördün mü?   4197 gün önce eklendi
Başımla Beraber...   4242 gün önce eklendi
Ne kadar az veri, o kadar çok bilgi(!)   4306 gün önce eklendi
Bitlis'ten misafir geldi!   4337 gün önce eklendi
Kendi İletişiminiz İçin...   4377 gün önce eklendi
Bu Şehirde   4389 gün önce eklendi
Dünyaca ünlü marka 5 lira Regal 4 lira   4395 gün önce eklendi
Seviyorum,   4410 gün önce eklendi
Ta ki karıncalar çıkana kadar...   4419 gün önce eklendi
Kutlu Olsun!   4419 gün önce eklendi
Erman Hocayla iletişim sanatı   4421 gün önce eklendi
Hey, Başın dertte!   4427 gün önce eklendi
PR'ciler! Şebin Karahisar'dan Çağrınız var!   4432 gün önce eklendi
Alışveriş Merkezi diye bişey...   4434 gün önce eklendi
Sen taviz kapısını bir defa aralarsan..   4442 gün önce eklendi
Turizm sektöründe tartışma bitmiyor   4445 gün önce eklendi
Haftasonu Uludağ Gözlemleri   4449 gün önce eklendi
Aziz Nikola out, Noel Baba in olmuş...   4454 gün önce eklendi
Marka bebekler   4456 gün önce eklendi
Turizm Acenteleri PR firması değildir!   4467 gün önce eklendi
Slogana vuruldum   4474 gün önce eklendi
Dilerim...   4485 gün önce eklendi
Hoş Geldi   4504 gün önce eklendi
Sinek Küçük...   4505 gün önce eklendi
Hilal Ay demektir, Ahmer ise kırmızı....   4512 gün önce eklendi
Virüsü Başka Yerde Aramayın   4516 gün önce eklendi
Evin Reisi kim?   4518 gün önce eklendi
Umarım hafızası zayıf insanlar olmaktan kurtuluruz   4545 gün önce eklendi
Pırlanta, Sonsuza Kadar   4550 gün önce eklendi
İyi niyet   4561 gün önce eklendi

Yorumlar

KEMAL MAMAN   26 Ocak 2007, Cuma

Öncelikle yazılarınızı severek okuyorum.
Bence siz daha çok yazmalısınız.

Jacques Reverdi   31 Ocak 2007, Çarşamba

Reklam ve PR arasında bir yol vardır. Siyah mürekkeple çizilmiş bir yol. Yazmaya devam ediniz, söz uçar belki ama önemli olan okuyucu da uçurmak. Sizi okudukça ayaklarım yerden kesilmeye başlıyor artık.

yılmaz selvitop   6 Şubat 2007, Salı

Öncelikle uzun yıllardan sonra tekrar karşılaşmanın mutluluğunu yaşarken senin yaptıklarını ve de gelmiş olduğun noktayı görünce mutluluğum bir kat daha arttı. Şunu da bilmeni isterim artık yeni bir okuyucun oldu. Sağlıcakla kal.

yasin aydın   21 Şubat 2007, Çarşamba

Bu güne kadar bu siteye çok girdim ama sizin yazınızı ilk defa okuyodum ve çok etkilendim.Ben gazi üniversitesi halkla ilişkiler ve tanıtım 2. sınıf öğrencisiyim, yazı konusunda; çok şey okudum, hocalarımdan çok uyarı duydum ama sizinki kadar etkili olmadı.Bundan sonra yazı yazarken özeb göstereceğime emin olabilirsiniz.

KEMAL MAMAN   22 Şubat 2007, Perşembe

Yorumlarınız, yazılarınız, düşünceleriniz hepsi her şey çok mükemmel. Bu arada bugün son yazınızı okuyorken şu olay dikkatimi çekti. HİD e üye olduğunuz öğrendim ve mükemmelliyete giden yol ordan geçiyormuş.

Şahnur KARAAĞAÇ   23 Şubat 2007, Cuma

Kemal Bey
22 Şubat tarihli yorumunuzu kime hitaben yazdığınızı tam olarak anlayamadım. Eğer bana hitaben yazdıysanız iyi düşünceleriniz için teşekkür ederim ancak HİD´e üye olmaktan söz etmişsiniz, ben HİD (TÜHİD) üyesi değilim.

Kolaylıklar Dilerim

Erdoğan Karaca   26 Şubat 2007, Pazartesi

Yanlış anlaşılan bir doğrudan daha tehlikeli bir yalan yoktur”
Yanlışın en kestirme yolu:
Yabancı dillerle kirletilmiş bir Türkçe’dir.
Yabancı dillerle kirletilmiş Türkçe ağzımızı bozar.
Bozuk ağız, aklımızı, fikrimizi, bizi bozar. Aramızı bozar.”

Bu cümlelerle başlayan bir halkla ilişkiler kampanyası, Ne anlatıyor, ne öğretiyor, ne yapmamızı istiyor bizden? Basit, anadilde eğitim tartışmalarının sıklıkla yer aldığı medyada yozlaşan bir Türkçe, deforme olan bir Türkçe o kadar da yer almıyor, bu yozlaşmaya, bu deformasyona hiç kimsenin sesi çıkmıyor, sesi çıkan bir grup insan, bir grup öğrenci ve uzman. Kendi çabalarıyla kendi emekleriyle bu kampanyayı hazırladılar. Kutluyor, destekliyorum bu insanları. Giderek “Amerikanlı”laştırılan bu dünyada dilimizi koruyalım, daha iyi anlaşıp, anlayıp, anlaştıralım, buluşturup kaynaştıralım ki kültürümüzü, değerlerimizi kendi ellerimizle yok etmeyelim. 1919 yakılan bu meşaleyi söndürmeyelim.

Sonra bu cümlelerle devam eder:

““Güneş ufuktan şimdi doğar” diye yürümeye başladık.

Düşümüz o ki: Katılmanızla katkılarınızla el lele koşacak,

çağdaş uygarlığı aşmak için yeri geldikçe uçacağız da.”

Lütfen bu linke bir göz atın.
http://www.ahid.org.tr/tr/temizturkce/kampanyamiz.html

Bu kampanyanın yaratıcısı sevgili Ali Kalıpçı hocama çok teşekkür ediyorum.

ibrahim kodabey   2 Mart 2007, Cuma

EN DEĞERLİ YAZIMIZ VE DİLİMİZ
Yazınız gerçekten çok etkileyici ce anlamlı.Ne yazık ki bu bilişim ortamında hızlı yazabilmek için kelimeleri ve cümlelerin sesli harflerini çıkartarak bozulmuş bir teknolojik iletişim kurmaya çalışıyoruz.aslında biz kaybediyoruz.Bu bozuk yazı yazmak sosyal yaşamımızı da olumsuz etkiliyor ve kelimeleri düzgün telafuz etmekte zorlanıyoruz.İlkokuldaki o yazı sevincini hepimiz çok güzel yaşamışızdır.Oysa şimdi,eskiden öyleydi yani teknolojik gelişmeler olmadan önce diyebiliriz.
Lütfen KAMUOYUNA YANSIYAN HERŞEYİ DÜZGÜN KONUŞALIM VE YAZALIM.DÜNYANIN YAZILIŞI,OKUNUŞU VE ANLAMI AYNI OLAN TEK KOLAY DİLİ OLAN TÜRK DİLİ´Nİ KORUYALIM VE ÖRNEK OLALIM...

ulifet plava   5 Mart 2007, Pazartesi

Merhaba "harika" bir yazi yazmissiniz.. sizi kutluyorum yazi yazmak cok zor bence cunku hisetiklerini anlatmak ifade etmek nerdeyse imkansiz...fakat siz okadar guzel ifade etmissiniz ki...!
beden dili bize her zaman yardim eden bir faktor fakat yazida bunun cok eksigini goruyoruz ama sizin gibi guzel yazan guzel ifade eden heralde cok eksigini duymuyosunuz....tesekurler...devami gelecek mi?

GÜRSU   5 Mart 2007, Pazartesi

Evet Dogru bir şeçim olmuş.Kutlıyorum Dogru bence haklısınız yazmaya devam etmelisin bence bu yazı çok güzel olmuş inan okudukça tekrar okuyorum bence de iyi bir konuya değinmişsin sağol.Başarılarını dilerim

Kemal Maman   6 Mart 2007, Salı

Merhaba Şahnur Hanım,
Size istinaden yazmıştım en son ama üye değilmişsiniz, olsun sorun değil. Fakat bence üye olabilirsiniz, faydası oluyor. Ayrıca son yazın yine çok içten ve okunuldukça dahada güzel şeyler ortaya çıkıyor ve devam etmelisiniz.
Şahnur Hanım en en en iyisi olmak için yazmak ve doğru şeyler vermek kadar güzel şey yok.

Hülya SEMİZ   4 Nisan 2007, Çarşamba

Merhaba Şahnur Hanım,
Yaznınız için sizi kutluyorum. İyi bir ifade ile yazmışsınız.

Kolaylıklar dilerim

çiğdem   5 Nisan 2007, Perşembe

kesinlikle bu konuda hemfikiriz diyebilirm her verilen sözler keşke tutulsa ama yazılar kalıcı diyebilirim gerçekten güzel bir yazı tebrikler....

Ali SANCAR   9 Nisan 2007, Pazartesi

Yazanın önemini yaşamın kalıcılığına dayatmak yerine yaşama sonradan eklenen ve dönem dönem rutin olarak hayatın yerine ikame edilen(ya da ettirilen) okul, evlilik ve benzeri etkinliklerin toplumsal tarhin kirliliğinde kaybolmasın dilerdim. Ancak bireysel tarihimiz olan yazıda sembollerin kabul görmüş, makul popülerleşmiş tavırların yansıması olarak anlatılması beni çok üzdü. Çünkü ben sizin yazılarınızdaki inceliğin kültürel tarihin anlatılması gibi önemli bir misyona sahip olduğunun farkındayım.
Daha ileri ve un uca gitmeden denizi göremezsek hayalerimiz hep maviyi anlatıldığı gibi düşünür ama ..... renksiz kalmak da bu olsa gerek...
Saygılarımla

Muhsine Gülgün   10 Nisan 2007, Salı

Sayın Ali Sancar´ın ne demek istediğini ,ve ne anlatmak istediğini anlayamadım...Sayın Şahnur Karaağaç´ın bir kalemle... kağıda yazılan el yazısının önemini ve Kaligrafi Sanatını burada anlattığından başka nasıl tanımlayabilirdi acaba..?

Ali SANCAR   16 Nisan 2007, Pazartesi

Beni anlamak değil problem, kendi penceresinden yaşamı tanımlamak gerçeğin yalnız subjektif tanımı ile aynıdır. Dil ayrıksı durmanın aracı. Kültürünn evrenselleşmesi için ortaklaşa yapılan bölüşülen ve tartışılan yeni semboller bulunmuştur. (BKZ Sinema, Resim,vb)

Kemal BALIKUV   16 Nisan 2007, Pazartesi

İnsan bazen yapmaması gereken şeyleri yapar ve onları itiraf etmesi gerektiğiğni düşünür fakat yapamaz ya, biz de aynı durumdayız.
Aslında haykırmalıyız Türkçeyi nasıl katlettiğimizi fakat yapmıyoruz.Sözcükleri kısaltmak, noktalamaları esgeçmek daha cazip geliyor nedense.Oysa kendimizi en iyi şekilde ifade etmek varken niye azaltıyoruz? Niye giderek kolaya kaçan insanlar olduğumuzun farkına varmıyoruz?

Sayın Şahnur Karaağeç çok güzel bir yazıydı.Paylaştığınız için teşekkür ederim.

ceyda   20 Nisan 2007, Cuma

öncelikle yazdığınız yazıyı gıpta ile okuduğumu söylemek istiyorum.hakikatten çok güzel konulara değinmişsiniz ´yazı´çok önemli bir sanattır.bizleri tekrar bu konuda bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim.

selmancakan   18 Mayıs 2007, Cuma

ben hakla ılıskıler bolumu 1.sınıf ögrencisiyim ve nerede nasıl is bula bilirim ve bu alanda ilerlemek ıcın neler yapmam gerekıyo yardımcı olursanız sevınırım

Repeka   22 Mayıs 2007, Salı

Sayin selmancakan,

Oncelikle boyle bir yazinin altina boylesi bir Turkce ile yazdiginiz icin saskinligimi ifade etmek istiyorum. Halkla iliskiler alaninda calismak istiyorsaniz oncelikle ve oncelikle yapmaniz gereken duzgun Turkce ile yasamak, duzgun Turkce ile yazmak ve konusma dili ile yazi dili arasindaki farki ogrenmektir.

Sahip oldugunuz bu yazi dilini okuyan birinin sizinle calismak isteyecegini hic zannetmiyorum

murat tunçelli   23 Mayıs 2007, Çarşamba

öncelikle böyle bir konuyla ilgili yazdığınız için teşekkür ederek başlamak istiyorum ama atladığımız bir konu var bazen yazıların hükmünün bittiği ve bireylerin sadece sözleriyle hareket ettiği bir toplumda yazıya değer veren bireylerin değer verdikleri ögeleri hiçe saymaları...yazılarınızı daha sık yazmalısınız bence mesela bir sonraki konunuz USLUP ÇOK ÖNEMLİ olabilir saygılarımla

Raziye Ünal   23 Mayıs 2007, Çarşamba

Merhaba sevgili kardeşim
söz uçar yazı kalır yazınız çok güzel böyle güzel yazdığınız için tebrik ederim. Rabbim sizi iyiliklerden ve güzelliklerden ayırmasın /selam ve saygılarla

Metin Semiz   29 Mayıs 2007, Salı

Merhabalar,
Yazılarınız, düşünceleriniz ve aktardıklarınız hepsi çok mükemmel.

Hasan   24 Temmuz 2007, Salı

Merhaba Şahnur Hanım,
Bence cok muhteşem. İyi bir ifade ile yazmışsınız bu yazıyı
Tebrikler ediyorum

Ali Rıza   13 Eylül 2007, Perşembe

merhaba Şahnur Hanım.Ne de güzel iafade etmişsiniz. insan hüzünleniyor okudukça, yitip giden değerlerimize.önce hiç acımadan yozlaştırılan Türkçemiz ve sonra o güzel dilimizin sayfalara neredeyse tüm uzuvları kopartılırcasına serpiştirilmesi.ne yazıktır ki Türkçemizi güzel konuşan insanları artık saymak mümkün olacak..Tüm bu gerçekler apaçık ortadayken birşeyler yapmak yerine gündengüne türeyen TV dizilerinde enteresan aksanlar kullanılması da malesef yangına körükle gitmek oluyor..Ne mutlu sizin gibi bilinçli olan, birşeyleri düzeltmek adına çaba harcayan insanlara.
Kaleminizin önünde saygıyla eğiliyorum.

HALE SCHWARTZ   20 Eylül 2007, Perşembe

Merhabalar oncelıkle gecen gun gazetelerde cıkan bır haberı sıze aktarmak ıstıyorum ben kanadalı bır turk olarak gercekten dahi olarak nitelendirilecek bir insanın haberını sızınle paylasmak ıstıyorum LEVENT DOGRU adında kanadalı bır ogrencının azmı muhtesem bır kultur muhtesem bır alt yapıya sahıp ınce fıkırlı ve gercek bır turk wındsor unıversıtesınden bolum bırıncısı olarak mezun oldu yokluk ve sefalet gunlerınde bıle pes etmedı turkıye onunla gurur duymalı

hakan   7 Kasım 2007, Çarşamba

yazidir adami adam eden okuyup yazmayanlarin
yazamayanlara nasil bakarsiniz siz
burdaki büttün yazilari begeniyle okuyup takip ediyorum ,bende yazmayi coook seviyorum

RABİA   4 Ocak 2008, Cuma

Merhaba tesadüfen rastladım diyebilirim,başarılı bir anlatım,güzel uslüple yazılmış bir yazı,doğru tesbitler için kutlarım

baran   25 Ağustos 2008, Pazartesi

yazınızı büyük bir hayranlıkla okudum fevkaladenin fefki dedikleri bu olsa gerek ama bazı cümleleriniz bana çalıntı gibi geldi tabi az mürekkep yalamış biri olarak bu konuda fazla kanıt sunamıyorum nereye nokta virgül koyamayışımdan belli olsa gerek ama düşünüyorumda yazınız okadar gerçekçi akıcı yalın ve dosdoğruydu ki belkide kulağım bu hatırlatıcı cümlelerinizi çekemedide bana bunları soöyletti neolur yazmaya devam doğunun en karanlık yerlerinden bile okunuyorsunuz bunu biliyormuydunuz sevgilerle

BİLGE   21 Kasım 2008, Cuma

Gerçekten tebrikler çok güzel bir yazı ve de çok doğru. Türkçemizi yitirmememiz adına herkesin duyarlı olmasını istiyorum. Lütfen mesajlarımız da kelimelerimizi kısaltmayalım arkadaşlar.

Adem Memiç   11 Aralık 2012, Salı

Siteyi daha bu gün keşfettim..Ve ilk okudugum yazı oldu ve rabbim kalem tutan ellere kuvvet versin..Mürekkebiniz hiç bitmesin..
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.