Slogana vuruldum

Köşe Yazısı - 24 Şubat 2005, Perşembe
YazıYorum: Şahnur Karaağaç
Haberi ilk gördüğümde slogana vuruldum “Kılavuzunuz karga olmasın”.
21 Şubat tarihinde Ankara’da bir eylemle seslerini duyurmaya çalışan profesyonel turist rehberleri, ata sözlerimizden esinlenerek bu sloganı seçmişler. Her kesimden ve her statüden insana konuyu ne kadar da anlaşılır özetliyor.

Profesyonel PR desteği almadan amatör bir yaklaşımla kendilerini ifade etmeye çalışmalarının takdiri hak ettiğini düşündüğüm için bu konuda yazmak istedim. Üzerinde sloganlar olan balonlar bastırmış, kostümler hazırlatmış ve gerçekten iyi organize olmuşlar. Bilirsiniz iş hakkını aramaya geldiğinde pek çekingen, pek munis bir topluluk oluveririz oysa...

Böyle motive olabildiklerine göre istedikleri şeyler de önemlidir diyerek yetkililerinden bilgi aldım. Öğrendim ki Turist Rehberleri Birliği’nin uzun yıllardır istediği meslek yasası hiçte dolaylı olmayan şekilde bizleri de ilgilendiriyor.

Bizleri derken İletişimcileri yada Reklamcıları kast etmiyorum, sıradan bir deyişle sokaktaki vatandaşı da ilgilendiriyor.

Direk ilgisi vardır yoktur bilmem ama Sayın Erkan Mumcu’nun istifasına kadar geçen süreçte konuşulan konuları hatırlarsınız. Sayın Saydam’ın köşesine konu olan Türkiye Tanıtım İhalesinin üst üste DDF’e verilmesi ile ilgili tartışmalar hani.

Söz etmek istediğim başka bir boyutu. İhaleyi kimin aldığının benim için çok önemi yok. Önemli olan Türkiye’nin tanıtımı için Turizm Bakanlığı her yıl milyonlarca dolar harcıyor. Özetle ne için? Türkiye tüm güzellikleriyle tanınsın ve turist potansiyeli artsın diye.

Diyelim ki, Bir çift turist, Türkiye Tanıtım filmini izliyor, biz de Peri Bacalarının arasında keyifle dolaşan Sultan kayığında olmalıyız diyerek Türkiye’ye gelmek için bir acente seçiyor.
Acentelerin kendi içlerinde ki rekabetten,
bu rekabet sebebiyle seçtiği acentenin, olması gerekenin çok altında fiyat belirlediğinden,
bu farkı da anut yoluyla kendilerinden misliyle çıkaracağından bihaber Kapadokya’ya varıyor.
Acentenin kullandığı, yabancı dil bilmenin ötesinde hiçbir vasfı olmayan lisansı bile bulunmayan rehber eşliğinde başlıyor Kapadokya’nın büyüsü içinde gezmeye.
Ihlara vadisinde ırmağın iki yanında sıralanmış doğal yollarla oluşmuş ve tarihte kilise olarak kullanılmış mağaraları gezmeye. Dedim ya bu öyküdeki rehberimiz lisanssız ve yöre hakkında bölgede yaşayan çocuklar kadar bilgisi yok.
Turist çiftimizin yanına yaklaşan çocuklar bir kaç kuruş bahşiş alabilmek için yarım yamalak bir lisanla başlıyorlar anlatmaya “ Şu görmüş olduğunuz apsisin her iki yanında bir elinin iki parmağını kıvırmak suretiyle takdis işareti yapan İsa figürleri yer almaktadır....”

Buradaki geziyi uzatmadan rehberimiz çifti alıp Avanos’a götürecek vaat edildiği gibi, burada yöreye özgü çömleklerin yapıldığı yerleri gezip alışveriş yapacaklar.

İşin can alıcı kısmı da bu zaten “ALIŞVERİŞ”
Rehberimiz çiftimizin de içinde bulunduğu grubu Avanos’un merkezine varmadan, çömleklerin fahiş rakamlarla satıldığı büyük bir showrooma, ALIŞVERİŞ yapmaları için götürüyor.

Turist çiftimiz birkaç yüz metre daha gitse, Avanos’un merkezinde küçük, sevimli dükkanlarda, evlerin altlarında gerçek atölyeleri görecek, halkın sıcak ilgisiyle tanışacak ve çömlekleri, yirmide biri fiyata alabilecek olmaktan yine bihaber. Tabi hep bihaber kalmıyorlar, çünkü onlar sadece turist, aptal değil. Bizden farkları dilimizi bilmiyor olmaları, uzaydan gelmiş olmaları değil.

Hanut uğruna kaybettiğimiz insanlar onlar. Bu arada Anut veya Hanut tabir edilen, TDK sözlüklerinde; Hizmet karşılığı olarak özellikle turist kafilelerini alışveriş etmeleri için belirli dükkânlara götürme işinden alınan yüzde.

Bu para yabana atılmayacak kadar yüksek ve sanılanın aksine tamamıyla rehberin cebine girmiyor. (üstelik kayıt dışı) Acentenin inisiyatifinde ama burada kullanılan rehberin de fazla seçeneği yok aksi halde alması gereken taban ücretini alamıyor.

Acenteler lisanslı rehber çalıştırmak zorunda, cezai şartlar var ama uygulanmıyor. Rekabet etme uğruna ülkemize ilk kez gelen turistler, rehberler yerine pazarlamacılara emanet ediliyor.

Oysa Türkiye Tanıtımı bir bütün, bütçeyi ortaya koyandan başlayarak, tanıtımı üstlenen firmadan, lobi oluşturacak sivil toplum kuruluşlarından, acentelere ve son olarak turistler ülkemize adım attıkları andan itibaren sürekli yanlarında olacak rehbere kadar bir bütün.

Bu bütünün halkalarından bir yada bir kaçı, kişisel çıkarlar uğruna, zayıf olduktan sonra biz tanıtım diye kendimizi paralamışız neye yarar. Kılavuzu Karga Olanın başına gelenleri hatırlatmama gerek var mı?

9485 kez okunmuş Şahnur Karaağaç

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Hayat denize güzel...   985 gün önce eklendi
Ay ne gerek vardı?   1150 gün önce eklendi
#PZ2016 Katlı Değer Yaratmanın Yolları   1168 gün önce eklendi
'HİÇ' kolay değil...   1735 gün önce eklendi
Pirinç tanesi...   1737 gün önce eklendi
Bazı zamanlar vardır utanırsınız...   2105 gün önce eklendi
Ailece harikalar diyarında...   2171 gün önce eklendi
19. İnsan Kaynakları Zirvesi Geniş Özeti   2192 gün önce eklendi
İletişimcilerden bir yeni mesajınız var...   2241 gün önce eklendi
'Pazarlama Zirvesi'nde neler konuşuldu?   2262 gün önce eklendi
Sıkıntılı Bir Durum Var!   2680 gün önce eklendi
Pardon Ama Fermuarınız Açık!   2778 gün önce eklendi
Kriz Benim Krizim Değil (mi?)...   3263 gün önce eklendi
Cuma sabahı çöplerimizi kapıya çıkarıyoruz!   3364 gün önce eklendi
O Bizim Kıymetlimiz   3400 gün önce eklendi
Artık meşe palamudu filizlenecek...   3476 gün önce eklendi
Havale Ediyorum...   3507 gün önce eklendi
Aman dikkat, yazılı iletişimde yanlış anlaşılmalar olabilir   3654 gün önce eklendi
Zor Yıllar...   3785 gün önce eklendi
Vurun Kahpeye   3872 gün önce eklendi
BÜMED Mezunlar Günü'ne Renk Kattılar   4260 gün önce eklendi
Onlar Oradaydılar...   4354 gün önce eklendi
Çocukları lösemi ile mücadele eden kadınlarımız...   4369 gün önce eklendi
Kol'u kullan!   4418 gün önce eklendi
Bir ürünün marka olabilmesi konusunda, siz ne dersiniz?   4481 gün önce eklendi
Yaşamın kavranması gereken özü...   4652 gün önce eklendi
Söz uçar, yazı kalır   4773 gün önce eklendi
Finans ve Halkla İlişkiler?   4833 gün önce eklendi
Her 10 Kasım'da...   4848 gün önce eklendi
Büyüyünce Ne Olsam?   4948 gün önce eklendi
İşte size bir hikaye;   4962 gün önce eklendi
Bir Sen bir ben bir de deniz olsa   4984 gün önce eklendi
Hayır efendim, anlatamadınız!...   5046 gün önce eklendi
Kadınlar Pazarı diye bir yer   5067 gün önce eklendi
Altın Müşteri Ödülü   5082 gün önce eklendi
Islak gündem   5087 gün önce eklendi
Deveye sormuşlar...   5094 gün önce eklendi
Ben ki Tanrıça İştar'ım   5095 gün önce eklendi
Öylesi de var böylesi de   5121 gün önce eklendi
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir   5144 gün önce eklendi
Yıldırır :)   5173 gün önce eklendi
Sen hiç deve gördün mü?   5195 gün önce eklendi
Başımla Beraber...   5240 gün önce eklendi
Ne kadar az veri, o kadar çok bilgi(!)   5304 gün önce eklendi
Bitlis'ten misafir geldi!   5335 gün önce eklendi
Kendi İletişiminiz İçin...   5375 gün önce eklendi
Bu Şehirde   5387 gün önce eklendi
Dünyaca ünlü marka 5 lira Regal 4 lira   5393 gün önce eklendi
Seviyorum,   5408 gün önce eklendi
Ta ki karıncalar çıkana kadar...   5417 gün önce eklendi
Kutlu Olsun!   5417 gün önce eklendi
Erman Hocayla iletişim sanatı   5419 gün önce eklendi
Hey, Başın dertte!   5425 gün önce eklendi
PR'ciler! Şebin Karahisar'dan Çağrınız var!   5430 gün önce eklendi
Alışveriş Merkezi diye bişey...   5432 gün önce eklendi
Sen taviz kapısını bir defa aralarsan..   5440 gün önce eklendi
Turizm sektöründe tartışma bitmiyor   5443 gün önce eklendi
Haftasonu Uludağ Gözlemleri   5447 gün önce eklendi
Aziz Nikola out, Noel Baba in olmuş...   5452 gün önce eklendi
Marka bebekler   5454 gün önce eklendi
Turizm Acenteleri PR firması değildir!   5465 gün önce eklendi
• Slogana vuruldum   5472 gün önce eklendi
Dilerim...   5483 gün önce eklendi
Hoş Geldi   5502 gün önce eklendi
Sinek Küçük...   5503 gün önce eklendi
Hilal Ay demektir, Ahmer ise kırmızı....   5510 gün önce eklendi
Virüsü Başka Yerde Aramayın   5514 gün önce eklendi
Evin Reisi kim?   5516 gün önce eklendi
Umarım hafızası zayıf insanlar olmaktan kurtuluruz   5543 gün önce eklendi
Pırlanta, Sonsuza Kadar   5548 gün önce eklendi
İyi niyet   5559 gün önce eklendi

Yorumlar

murataltınay   18 Ağustos 2006, Cuma

halkla ilişkişler işinin bir gurubun tepkisini alma işi olmadığını düşünüyorum. klavuzunuz karga olmasın sözünün devamını herkes bilmektedir. halkla ilişkiler faaliyetleri etik olmak zorundadı bu sloganın yerine daha uygun ve karga kadar carpıcı sloganların buluna bileceğine inanıyorum. yapılan faaliyetlerin yanlışlığınada inanıyorum

nihat   7 Mart 2007, Çarşamba

bende karga ..... sloganının yerine daha iyi slogan arıyan, okuduğunu anlamayan insanın halkla ilişkiler adına bir laf sölemeye hakkı olmadığına inanıyorum. yazı neden bahsetmiş yorum yapan ne anlamış :)))))))))
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.