Şimdi parmak izi yaratma zamanı...

Köşe Yazısı - 8 Ağustos 2014, Cuma
Pazarlama&Marka: Yelda İpekli

Yepyeni bir çağdayız demek bile doğru gelmiyor artık. Tüm kavramlar, tanımlar zaman, sınır ve kalıplar toptan değişti, değişiyor.
Her şeyi yeniden tanımlamak, formatlamak ve hatta yeniden hissetmek lazım...
Geçmişte miyiz gelecekte miyiz, hangi kültürün içindeyiz, hangi coğrafi konumdayız artık bunların hiç ama hiç önemi kalmadı.
Akımların da ömürleri, söylenildiği, tanımlandığı anda bitiyor bence...
Arayışlar hep yeni arayışlara, tanımlar hep tanımsızlıklara devrediyor...
Bildiklerimizi unutmanın, yeni bir şeyler öğrenmenin ve bunu tüm saflığımızla yapmanın zamanıdır şimdi…
Artık tüm algıların, tanımların, önyargıların, değişmesi zamanıdır.
Duygusal dünyamız, ekonomiye bakışımız, yönetim felsefelerimiz, siyaset ve siyasetçinin tanımları yönetim şekillerimiz, performans değerlendirmelerimiz, kariyer hedeflerimiz meslek tanımlarımız da yenidünyanın yeni düzeninde, yeniden tanımlanacaklar…

Şimdi parmak izi yaratma zamanı.
Çünkü şimdi insanı “insan” olarak algılamanın zamanı. Hep kişiye özel, bire bir ve hep farklı düşünüp, yaşamak ve hissetmek zamanı.

Son yıllarda etkisini yoğun olarak hissettiğimiz TASARIM olgusu daha da güçlenecek.
Tasarım, tasarlamak... İç görü geliştirmek, kalbin sesini dinlemek…
Yaşamı, insanı iyi analiz edebilecek ve farklılığı özde arayacak bir zanaatkarlıkta olmak kilit cümle…
Zarf değil mazruf hikayesi yani…
Analiz edebilmek, öncelikleri belirlemek ve tüm bu verileri sanatsal yaklaşımla tasarlayabilmek bu sentezi yaşama sunmak. Tüm bu matematiksel dengenin duygusal boyuttaki etkisi, matematiksel zekanın gücü tasarımın marka değerini de getirecektir.
Genetik kod çözüldü ama ya duygusal kod?

Globalleşme artık yalnızca bir tanım değil, hayatımızda, siyasette, yönetimlerde hep üst başlık olacak kuşkusuz. Ürün ve hizmetlerde bir dünya pazarı oluşturabilmek için global yurttaşlar haline gelmek, ülkeler, para birimleri, diller ve gelenekler arasında rahatlıkla hareket edebilmek gerekiyor. Milliyet, ırk, cinsiyet, engellilik ve dini farklılıklarıyla hepsi çeşitliliğin unsurları. Bir arada olabilme yeteneği olan şirketler, gruplar, milletler gelecek yüzyılda ekonomik başarıya, güce ve iyi yaşam standartlarına ulaşacaklar. Elemanlarını çok daha geniş bir yetenek havuzundan oluşturan şirketler müşterilerini çok daha iyi anlayabiliyorlar. Şirketlerin “çok kültürlü zeka”ya sahip olmaları gibi devletlerinde çok kültürlü zeka ile yönetilmeleri globalleşmenin temeli ve insan odaklı olmanın simgesi haline gelecek.

Tüm algıların, tanımların, önyargıların, paradigmaların değişiminin zamanıdır. Küresel ekonomiden, globalleşmeden ve dünyanın küçük bir köy olduğundan bahsedildiğinden beri artık hiç bir şey daha önce bildiklerimiz gibi değil…
Yeni dünya düzeninden söz edilirken yalnızca ekonomik ve sosyolojik değişimleri kastetmiyoruz. Üretimden, yönetime, iletişim çeşitliliğine, tüketiciye kadar her şey yeniden tanımlanıyor. Bilgi Çağı dediğimiz günler “bilginin doğru kullanılma çağı” tanımına ulaştı bile. Üstelik Türkiye artık her anlamda ciddi bir güç olmaya doğru hızla ilerlerken biz de kendi tanımlarımıza ulaşmanın cesaretini yaşamalıyız.

Siyasi yaklaşımlarda ve küresel düşlerde aslında biz pazarlama uzmanlarının “marka yönetimi” olarak tanımladığımız çalışmaların ipuçları gerekliliği karşıma çıkıyor. İster yetenek yönetimi diyelim ister marka yönetimi yeni dünya düzeninde, siyasetin de bir “marka algısı” içerisinde ele alınmasını gerekli görüyorum. Sonuçta her lider, kendi sadık müşterisini yaratan bir marka değil midir?

Nasıl marka; aslında “bir yaşam vaadi” ise, her lider de ulaşmak istediğimiz yaşamın teminatı değilmidir?
Nasıl ki her marka koşulsuz müşteri memnuniyeti felsefesi ile hayatta kalıyorsa, siyasetçi de koşulsuz insan memnuniyetini sağlamakla yükümlü değil midir?

Ben kendi "Küresel Düş"ümden bahsederken, kısaca, 'Gayrı Safi Mutluluk' oranından bahsediyorum. Çünkü yeni dünya düzeninde gayri safi milli hasılanın değeri Gayri Safi Mutluluk oranının çok gerisinde kalacak.
Ve bu düzen içerisinde bir siyasetçinin de başarısı bence 4 temel noktada toplanacak.

1- Sürdürülebilir kalkınma,
2- Çevre ve kültürel değerlerin korunması,
3- İnsanı değerlerin ön planda olması,
ve iyi yönetim.

Yani Mutluluk bir devlet politikası olarak ele alınabilmeli, yeni siyasetçi kimliğiyle hayat bulabilmeli...

3479 kez okunmuş Yelda İpekli

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Çok Şükür...   1863 gün önce eklendi
Hayatın genişliği, uzunluğundan daha önemli...   1895 gün önce eklendi
Moda mı? Pazarlama zekası mı?   1943 gün önce eklendi
Merak...   1972 gün önce eklendi
Hadi karşıya geçelim...   2069 gün önce eklendi
Hangi markalar fark yaratacak?   2121 gün önce eklendi
Daha İyi'nin Sınırları...   2154 gün önce eklendi
Moda GEÇİCİDİR, Stil HER ŞEYDİR...   2171 gün önce eklendi
Koyun/Keçi Yılı... 2015   2194 gün önce eklendi
Nesnelerin interneti...   2210 gün önce eklendi
Özgürlük dijitale kadar...   2218 gün önce eklendi
Yeni bir yıl, yeni bir ajanda...   2251 gün önce eklendi
Marka Olmak, Marka kalmak; 'Türkiye Markası'   2311 gün önce eklendi
Evren; herkes için bir şarkı saklar...   2364 gün önce eklendi
• Şimdi parmak izi yaratma zamanı...   2404 gün önce eklendi
12. yüzyıl nasıl MARKA DEĞERİ olur?   2421 gün önce eklendi
Tasarım Hayatın Ta Kendisidir!   2469 gün önce eklendi
Japon iş kültüründe incelenmesi gereken prensipler...   2556 gün önce eklendi
Her gün yeni bir gün...   2626 gün önce eklendi
Post Modern Çağda Hayatlar   3069 gün önce eklendi
Anadolu'da Üretilir, Dünyada Tüketilir   3201 gün önce eklendi
Markalar da Özür diler... Bir case study :)   3346 gün önce eklendi
ZAMAN YÖNETİMİ Mİ...? MUTLU YILLAR   3619 gün önce eklendi
Hayatın neresinde durmak lazım?   3661 gün önce eklendi
Güneş Doğudan Yükselir   3739 gün önce eklendi
Zannetmek Yasaktır   3822 gün önce eklendi
Tatiller Ne İçindir?   3867 gün önce eklendi
Turizm HEDONİZM'in Hizmetinde   3971 gün önce eklendi
Müşteri Kraliçemdir   3990 gün önce eklendi
Tüm Trendler Out...   3997 gün önce eklendi
Yeni Şeyler Söylemek Lazım...   4025 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.