Sen taviz kapısını bir defa aralarsan..

Köşe Yazısı - 28 Mart 2005, Pazartesi
YazıYorum: Şahnur Karaağaç
Lise giriş sınavlarına hazırlanan oğlum, test çözüyor fırsat buldukça. Bazı sorulara takılıp, bana yöneltiyor zaman zaman. Vatandaşlık dersinden bir konu, temel hak ve özgürlükler kavramına ait sorular var içlerinde. Özgürlük, evet nereye kadar? Kimin özgürlüğü nerde başlayıp nereye kadar gider? Bir başkasının özgürlüğünün çeperlerine dayanana kadar yolu var mıdır? Soruları bıraktık bir kenara, başladık hararetle örneklemeye.

Hani sıklıkla duyuyoruz, halkın haber alma özgürlüğü üzerine, basın mensuplarının söylemlerini. Genelde medyatik insanlar, sanatçılar veya futbolcular tepki gösterir ya bazen görüntü alınmasına. Onlar halka mal olmuşlardır ve halk onlarla ilgili her şeyi bilmek istiyordur hani. Olayların gelişimi ya da nasıl bezdirip burunlarından getirdikleri kısmı değil de finali yansır ekranlara. Öfkeyle objektife veya kameraya uzanan eller yansır.

Güç tehlikelidir, lastik reklamında dendiği gibi, kontrolsüz güç, güç değildir. Kalem kılıçtan gerçekten keskindir, tutanın niyetine göre öldürücü olabilecek kadar güçlüdür. Peki bu gücün basının oto kontrolüne, vicdanına bırakılması kafi midir?

YENİ Türk Ceza Kanunu (TCK) 1 Nisan 2005’te yürürlüğe giriyor. Ali Atıf Bir 27 Mart tarihli yazısında, "yeni TCK ‘basın’ için tuzaklarla dolu" diyor. TİMPR’den Sayın Sedat Üreten, Ali Atıf Bir’e katılmadığı noktaları detaylıca yazmış. Bu gün köşeme yazmama sebep olan da bu yazı aslında.Önce Ali Atıf Bİr’in yazısını, sonra da Sayın Üreten'in yazısını okumanızı öneririm.

Annemin tabiriyle, keser gibi kendimize yontmaktan vazgeçmeli, haber alma özgürlüğü gibi hassas konulara daha objektif bakmalıyız. Unutmamak gereken bir özdeyiş daha size "Sen taviz kapısını bir defa aralarsan, onlar iter, sonuna kadar açarlar. "

Bu konu bu kadar kısa geçemeyeceğim kadar üzerine konuşulası bir konu ama Sayın Üreten oldukça açık dile getirmiş zaten. Geniş bir zamanda tekrar değineceğim ama o zamana kadar sevgiyle kalın.

"Ali Atıf Bir’in Yanlışları" Sedat Üreten

7254 kez okunmuş Şahnur Karaağaç

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Hayat denize güzel...   1320 gün önce eklendi
Ay ne gerek vardı?   1485 gün önce eklendi
#PZ2016 Katlı Değer Yaratmanın Yolları   1503 gün önce eklendi
'HİÇ' kolay değil...   2070 gün önce eklendi
Pirinç tanesi...   2072 gün önce eklendi
Bazı zamanlar vardır utanırsınız...   2440 gün önce eklendi
Ailece harikalar diyarında...   2506 gün önce eklendi
19. İnsan Kaynakları Zirvesi Geniş Özeti   2527 gün önce eklendi
İletişimcilerden bir yeni mesajınız var...   2576 gün önce eklendi
'Pazarlama Zirvesi'nde neler konuşuldu?   2597 gün önce eklendi
Sıkıntılı Bir Durum Var!   3015 gün önce eklendi
Pardon Ama Fermuarınız Açık!   3113 gün önce eklendi
Kriz Benim Krizim Değil (mi?)...   3598 gün önce eklendi
Cuma sabahı çöplerimizi kapıya çıkarıyoruz!   3699 gün önce eklendi
O Bizim Kıymetlimiz   3735 gün önce eklendi
Artık meşe palamudu filizlenecek...   3811 gün önce eklendi
Havale Ediyorum...   3842 gün önce eklendi
Aman dikkat, yazılı iletişimde yanlış anlaşılmalar olabilir   3989 gün önce eklendi
Zor Yıllar...   4120 gün önce eklendi
Vurun Kahpeye   4207 gün önce eklendi
BÜMED Mezunlar Günü'ne Renk Kattılar   4595 gün önce eklendi
Onlar Oradaydılar...   4689 gün önce eklendi
Çocukları lösemi ile mücadele eden kadınlarımız...   4704 gün önce eklendi
Kol'u kullan!   4753 gün önce eklendi
Bir ürünün marka olabilmesi konusunda, siz ne dersiniz?   4816 gün önce eklendi
Yaşamın kavranması gereken özü...   4987 gün önce eklendi
Söz uçar, yazı kalır   5108 gün önce eklendi
Finans ve Halkla İlişkiler?   5168 gün önce eklendi
Her 10 Kasım'da...   5183 gün önce eklendi
Büyüyünce Ne Olsam?   5283 gün önce eklendi
İşte size bir hikaye;   5297 gün önce eklendi
Bir Sen bir ben bir de deniz olsa   5319 gün önce eklendi
Hayır efendim, anlatamadınız!...   5381 gün önce eklendi
Kadınlar Pazarı diye bir yer   5402 gün önce eklendi
Altın Müşteri Ödülü   5417 gün önce eklendi
Islak gündem   5422 gün önce eklendi
Deveye sormuşlar...   5429 gün önce eklendi
Ben ki Tanrıça İştar'ım   5430 gün önce eklendi
Öylesi de var böylesi de   5456 gün önce eklendi
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir   5479 gün önce eklendi
Yıldırır :)   5508 gün önce eklendi
Sen hiç deve gördün mü?   5530 gün önce eklendi
Başımla Beraber...   5575 gün önce eklendi
Ne kadar az veri, o kadar çok bilgi(!)   5639 gün önce eklendi
Bitlis'ten misafir geldi!   5670 gün önce eklendi
Kendi İletişiminiz İçin...   5710 gün önce eklendi
Bu Şehirde   5722 gün önce eklendi
Dünyaca ünlü marka 5 lira Regal 4 lira   5728 gün önce eklendi
Seviyorum,   5743 gün önce eklendi
Ta ki karıncalar çıkana kadar...   5752 gün önce eklendi
Kutlu Olsun!   5752 gün önce eklendi
Erman Hocayla iletişim sanatı   5754 gün önce eklendi
Hey, Başın dertte!   5760 gün önce eklendi
PR'ciler! Şebin Karahisar'dan Çağrınız var!   5765 gün önce eklendi
Alışveriş Merkezi diye bişey...   5767 gün önce eklendi
• Sen taviz kapısını bir defa aralarsan..   5775 gün önce eklendi
Turizm sektöründe tartışma bitmiyor   5778 gün önce eklendi
Haftasonu Uludağ Gözlemleri   5782 gün önce eklendi
Aziz Nikola out, Noel Baba in olmuş...   5787 gün önce eklendi
Marka bebekler   5789 gün önce eklendi
Turizm Acenteleri PR firması değildir!   5800 gün önce eklendi
Slogana vuruldum   5807 gün önce eklendi
Dilerim...   5818 gün önce eklendi
Hoş Geldi   5837 gün önce eklendi
Sinek Küçük...   5838 gün önce eklendi
Hilal Ay demektir, Ahmer ise kırmızı....   5845 gün önce eklendi
Virüsü Başka Yerde Aramayın   5849 gün önce eklendi
Evin Reisi kim?   5851 gün önce eklendi
Umarım hafızası zayıf insanlar olmaktan kurtuluruz   5878 gün önce eklendi
Pırlanta, Sonsuza Kadar   5883 gün önce eklendi
İyi niyet   5894 gün önce eklendi

Yorumlar

ruzgar   29 Mart 2005, Salı

Başkalarının özgürlüklerinin başladığı yerde biter özgürlükler. En temel sınır ise şudur "özgürlükleri yok etme özgürlüğü kabul edilemez" Bu temel kural özü itibariyle ikinci dünya savaşından sonra benimsenen bir kural olmuştur tecrübesi ise nazi almanyasıdır. Bilindiği üzere almanyada faşizm demokratik yoldan iktidar olmuştur. Bu kural bundan sonra her otoriter yönetimler için bir engel olmuştur demokrasiyi yaşamak isteyen her ülke temel yasalarına bu kuralı uygulamıştır.

Basın özgürlüğüne gelince konuyu vatandaşın haber alma özgürlüğünden çok otoriter ve baskıcı yönetimlere karşı devletin kendi kurumları yanında yasama yürütme dışında (en önemli ) bir baskı gücü olarak kabul etmek gerekir. Basın halkın haber alma özgürlüğünden daha çok iktidarı denetleme görevi nedeni ile her iktidarın hedefi olmuştur.

İktidarlar basını engellemek için geçmiştede bir çok yol kullanmıştır. Sansür fikir suçları gibi. Oysa şimdilerde daha başka bir yöntem kullanmakta ve oldukça da etkili olmaktadır o da : Kendisine göbekten bağlı tekelleşmiş bir basın yaratmak

Hurriyet   31 Mart 2005, Perşembe

Hükümet, basın özgürlüğüne kısıtlamalar getiren ve kamuoyunda tartışma yaratan yeni TCK´nın yürürlülük tarihini 1 Haziran 2005´e erteleme kararı aldı.

Erdal yağcı   31 Mart 2005, Perşembe

Bu aralar çıkan gürültülerden rahatsız oldular tabii heralde planları haziranda millet tatil planları yapıp yaz rahatlığına kapıldığında sessiz sedasız yasayı çıkarmak.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.