reklam
reklam
reklam
reklam

'Pazarlama Zirvesi'nde neler konuşuldu?

Köşe Yazısı - 9 Aralık 2013, Pazartesi
YazıYorum: Şahnur Karaağaç
 
"Basit Düşün Ses Getir!" ana temasıyla MCT Danışmanlık tarafından İstanbul’da düzenlenen Müşteri Çağında Pazarlama Zirvesi, bu alanda ses getiren işlere imza atmış dünyaca ünlü isimleri bir araya getirdi...
Pazarlama dünyasında fark yaratan basit fikirlerin büyük etkilerinin paylaşıldığı konferansı Medyaevi İletişim'in davetiyle sizler için takip ettik.

Halklailiskiler.com.TR'nin Çırak İletişimcilerinden Tuğba Bugaoğlu'nun fotoğrafları ve Kaan Öztamur'un notlarıyla hazırladığımız Müşteri Çağında Pazarlama Zirvesi 2013'ün geniş özetini sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.

Şahnur Karaağaç
Halkla İlişkiler


Peter Economides
Peter Economides  “Yunanistan Akdeniz’in Apple’ı olabilir”
Ünlü Yunan Pazarlama uzmanı ve Müşteri Çağında Pazarlama Zirvesi Konferans Başkanı Peter Economides, global ekonomik krizden en zararlı çıkan ülkelerin başında gelen Yunanistan’la ilgili şu yorumlarda bulundu: “Elimizdeki genç yetenekleri ülkemizde tutamazsak bugünün krizi geleceğin krizine dönüşecek. Onları tutmanın tek yolu da kendilerini geliştirebilecekleri, teşvik edilecekleri ve hata yapmaktan korkmayacakları bir ortam sağlamaktan geçiyor. Bu aynı zamanda taze bir ekonomi yaratmak anlamına geliyor. Yunanistan bunu iyi değerlendirebilirse Akdeniz’in Apple’ı olabilir.”


Peter Fisk 
Peter Fisk – Sihirli Pazarlama Makinası
"Eğer bir sloganınız varsa ona esir olursunuz, ama hikayeniz varsa, var olursunuz!"
Zirvenin en dikkat çekici konuşmacıları arasında yer alan GeniusWorks’ün kurucusu ve pazarlama uzmanı Peter Fisk’e göre gelecek dönemdeki tüm önemli gelişmelerin mimarı pazarlamacılar olacak. İçinde yaşadığımız dönemde basitliğin para getirdiğine ve dünyada güç dengelerinin değiştiğine vurgu yapan Fisk, şöyle devam etti: “Pazarlamacı olmak için en ideal dönemde yaşıyoruz. Sayısız kategoride sonsuz pazarlama fırsatları mevcut. Öte yandan değişen dünya dengeleri de pazarlamada öne çıkan ülkelerin sıralamasını değiştirecek gibi görünüyor. Güç artık Batı’dan Doğu’ya geçiyor. Gelişmekte olan ülkeler sahip oldukları genç nüfus ve kültür potansiyeliyle yeni dönemin yıldızları olacak. Gelişmekte olan ülkeler artık düşük maliyetli tedarik ve düşük bütçeli müşteri kaynağı olmayacak. Bu piyasalar insanlara duygusal olarak seslenen pazarlama stratejilerine ağırlık verirse kazanan onlar olacak.”
 
"Kontrol edemediğimiz bir dünyada yaşıyoruz. Global dünyanın bir parçası olmak istiyorsunuz. Ancak markanıza ve kurumunuza ait yaratıcı fikirleri geliştirebileceğiniz güzel bir dünyada yaşıyoruz aynı zamanda. Dünyada kendi alanınızı kendiniz yaratıyorsunuz. Kendinize ve yeteneklerinize odaklanarak yeteneklerinizin farkına varın. Bu dünyadaki amacınızı belirlemek ve ‘neden’ sorusuna cevap verebilmeniz işinizi ve kariyerinizi yükseltmek için birinci adımınız olmalı." 'Basitleştirin, fark yaratın' diyerek sözlerine devam eden Fisk bu noktada Renova markasını örnek vererek, renkli tuvalet kağıtlarıyla insanlar için nasıl farklılık yarattıklarına dikkat çekti. Markanın hedeflerinin, büyüme hedefleri ile birlikte anlaşılır ve açık olması gerektiğini ifade eden Peter Fisk, Renova'nın hedeflerini açıkça belirttiğini, dünyanın en seksi tuvaletini yaratmayı amaçladıklarını ve bunun için çalışmalara başladıklarını söyledi.
 
Steve Jobs'tan alıntı yaparak "basitleştirmek en zor iştir" diyen Fisk sözlerini şu vurucu cümleyle sürdürdü; "Herkes için ortalama olmayın, özel olun ve karmaşadan uzaklaşın. Bunları yaparken insanların ilgisini göz ardı etmeyin."
 
Bir sihirli pazarlama makinesinden bahseden Fisk sunumunu şu sözlerle tamamladı; "odak noktanızı müşterileriniz ve ürünlerinizin hizmetlerinizin ortasına koyun. Kaynaklara odaklanın, sizi özel yapan şeyi keşfedin. İnsanlar karmaşık olana değil basit olana ilgi gösteriyorlar, istatistiklere göre kişiler basit olan şeyleri arkadaşlarına anlatıyorlar. Bazen daha iyiyi bulmak için iyiyi bırakmak gerekebilir. En iyiyi bulmak için cesur olun, gerektiğinde bırakabilin, en iyiye ulaşmaktan korkmayın."

 
David Meerman Scott - Gerçek Zamanlı Pazarlama
"Aslında siz paylaştığınız şeysiniz, interneti kullanın!"
David Meerman ScottPazarlama strateji uzmanı, üçü uluslararası en iyi satanlar listesine giren sekiz çok satan kitabın yazarı, büyümekte olan şirketlere danışman ve pazarlama, liderlik ve sosyal medya konularında profesyonel konuşmacı olan Dvid Meerman Scott sunumundan çarpıcı başlıklar şöyleydi:
"Hız ve çeviklik pazarlamada milyonlarca dolar getirebilir"
"Pazarlamacılar 'şu an'ı unutuyorlar. Anlık iletişim araçları her şeyden önemli"

"Sosyal Medya sözü farklı şeyler çağrıştırıyor, yerine Gerçek Medya terimi kullanılmalı"
"Aslında siz paylaştığınız şeysiniz, interneti kullanın!"

Pazarlamada gerçek zamanlı müşteri desteğinin önemini vurgulayan Scott, bunu başarıyla uygulayan markalara örnek olarak 'Ocean Frontiers Dive Shop'u gösterdi."
"Web sitelerinizde, reklamlarınızda stock fotoğraflara hayır deyin! Görsellerinizde gerçek kişiler kullanın" diyen David Meerman Scott; markaların reklamlarında ya da web sitelerinde kullandıkları görselleri eleştirerek aynı yüzlerin farklı markaların görsellerinde kullanılmasının gerçekçilikten uzaklaşmamıza neden olduğunu vurguladı.

Scott, "Gerçek zamanlı pazarlama" konusundaki sunumunu, gözleri ışığa hassas madencilere güneş gözlüğü hediye eden  Oakley Sunglasses örneğiyle tamamladı.
 
Tanyer Sönmezer - B³: Basit, Başarılı, Büyük Stratejiler
Tanyer SönmezerMüşteri Çağında Pazarlama Zirvesi’ni düzenleyen MCT Danışmanlık’ınYönetici Ortağı Tanyer Sönmezer, 14 yıldır düzenledikleri pazarlama zirvelerinin şirketlere büyük katkılar sağladığını vurgulayarak, şunları söyledi: “Bu yıl zirvenin temasını ‘Basit Düşün, Ses Getir’ olarak belirledik. Çünkü dünyadaki trend bu yönde ilerliyor. Müşteriler artık kompleks bir sığlık değil, basit bir derinlik istiyor. Türk şirketleri bu konuda bilinçlendirmeyi ve dünya arenasına hazırlamayı hedefliyoruz. Türkiye’de birçok pazarlama yöneticisi ezberlenmiş yöntemlerle tüketiciye seslenmeye çalışıyor ancak bu yöntemler artık ses getirmiyor. Müşteri Çağında Pazarlama Zirvesi’nin yeni trendler, bilgi ve deneyimin harmanlandığı bir içerikle çok ilham verici olduğunu düşünüyorum.”
 
Katılımcıların dikkatlerini toplamada son derece başarılı olan Sönmezer'in 'Artık sevmeyeceğim' müziği eşliğinde başladığı, dinamik ve etkili sunumundan çarpıcı notlar ise şöyleydi:
"Apple da bir tane Atatürk de bir tane, başka gelmeyecek! Sunumumda onlardan bahsetmeyeceğim..."
"Basit, Başarılı, Büyük Stratejilere Lego Movie örneğini verebiliriz..."
"Bir iyi örnek de 'Air New Zeland'... Yeni Zellanda Hava Yolları reklamlarında stock resim kullanmıyor, son derece samimiler... İşte bakın bu yüzden de reklamlarında çıplaklar!"
"'Air New Zeland' reklamlarında değerlerine sahip çıkıyor, peki, ne yapıyor? Hobbit'i, Lord of The Rings'i, kendi adamlarını kullanıyor..."
"Bir başka örnek; 'Blake Mycoskie ve TOMS'... "One for one": Alıyorsunuz çünkü biliyorsunuz bi' tane de ihtiyacı olana gidiyor..."
"Burası Türkiye, burada olmaz diyeni vururum!" Sade, samimi, sorumlu olduğumuzda daha çok şey yaparız..."
Tanyer Sönmezer sunumunu, daha da interaktif hale getirerek tüm katılımcıların eşliğinde bir de şarkı söyletti... Salona o bilindik melodi yayıldı ancak sözleri bambaşkaydı;
"Çal bakalım, çal bakalım, fikirleri çal bakalım. Kopyayı kaldır, çalmayı bırak, delikanlı kim bakalım!"
 

Faruk Malhan - Tasarımın Sadeliği, Sadeliğin Tasarımı
Faruk Malhan1971 yılında "Koleksiyon" firmasını "tasarım için bir endüstri" düşü ile Ankara'da kuran Malhan, Haziran 2013 itibariyle "Tasarım Vakfı İstanbul"un kuruluşuna öncülük yaparak, tasarımın uluslararası boyutlarıyla ekonomilere, topluma, ve üretim kültürüne kazandırılması misyonunu sürdürüyor.
 
"Tasarımcı deneysel süreçleri takip eder; kopyalamaz, test eder!"
Faruk Malhan’ın, çağın gerekliliklerinin ve yeniliklerinin takip edilmesi gerektiğini belirttiği konuşmasından öne çıkanlar şöyleydi; "Bir şey yoksa orada bir şey vardır, bu bizi iyimserliğin bir parçası haline getirir. Sorunun köküne inip kendisinden rahatsız olmaya başladığımızda yaratıcı sürece gireriz. Sadeyi arayan tasarımcı deneysel süreçleri takip eder; kopyalamaz, test eder... Biz kültür öğesi üzerinde durduk. Kültürün yaratıcı sürece ciddi anlamda katkısı vardır."
Faruk Malhan‘Tasarım ve iş ruh eşleridir’ diyerek kendi çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Malhan, özellikle çok ilgi gördüğünü belirttiği sade çizgileriyle dikkat çeken bir çay bardağı tasarımından örnek sundu.
“Sadeliğin tasarımı; hedefli olmayı hem dışarıdan içeriye hem de içeriden dışarıya bakmayı gerektirir diyen” Faruk Malhan; ani ve karşı konulamayan değişimlere karşılık verebilmek gerekir. Tasarım girdidir, sadelik sonuçtur. Kurumlar tasarımın tadını alabilen kişileri çalıştırmalıdır diyerek sunumunu tamamladı.
 
 

Ken Segall – Delicesine Basit
Kaan Öztamur-Ken Segall-Tuğba BugaoğluNeXT ve Apple dönemlerine yayılan 12 yıl boyunca Steve Jobs ile yakın çalışan bir yazar ve aynı zamanda reklam yöneticisi olan Ken Segall, “iMac” ismini bularak “i” çılgınlığını başlatan isim. Apple'ın ünlü “Think Different.” kampanyasının geliştirilmesine yardımcı olan Segall, Dell ve Intel markalarında da görev yaptı.
 
" Basit olmak, basit olmak demek değildir, süreci doğru kullanmak ve karmaşıklığı reddetmektir.’’
"8 yıl boyunca Steve Jobs ile çalıştım, Dell, Intel gibi sektörün diğer önemli markalarıyla da, kitabımda da bu markalardan bahsettim... Apple kesinlikle diğer şirketlerden farklıydı, bu basitlik fikri onu farklı kıldı ve bu görüş Steve Jobs’ın tüm tasarımlarına yansıdı."
‘Think different’  ile şirketi en iyi şekilde tanımladıklarını belirten Ken Segall, Apple'ın kendisini çok iyi ve özgün bir şekilde tanıttığını belirtti.
Ken Segall, "i-Mac" ile başlattıkları "i" konusunu ise şöyle açıkladı: "Basitlik burada çok işe yaradı. Başta 5 isim sunduk, Steve dördünden nefret etti, hatta başlangıçta i-Mac ismini de hiç sevmedi ancak daha sonra kabul etti ve bu seçimden çok memnunum. Başta onun istediği 'MacMan'di. Oysa MacMan cinsiyetçi bir isim olarak algılanabilirdi... Mac'ten sonra diğer ürünlerde de 'i' çılgınlığı devam etti..."
"Dehalar bu şekildedir, Steve'i caydırmak çok zor bir işti. Steve Jobs tüketici elektroniği fikrini sevdiği için bu ismi beğenmişti. Mükemmel ürünler çıkacak ve farklı kampanyalarımız olacak dedi...
Neden basitlik? İnsanlar basit olanı sever, aşk gibi... Steve insanları Apple’a aşık etmeliyiz derdi. İnsanların almak için aşık olmaları gerektiğini söylerdi."
İnsanlara kendinizi sevdirmelisiniz diyen Segall bu konuya Türkiye'den de bir örnek verdi; "OPET'in temiz tuvalet kampanyası."
Kimsenin temizliğin gücünü reddedemeyeceğinden ve insanların Opet'e olan güveninden bahsetti.
Ken Segall
"Basit olmak basit olmak demek değildir, süreci doğru kullanmak ve karmaşıklığı reddetmektir."
Yaratıcı fikir tek başına bir şey ifade etmediği gibi basitleştirilmelidir de diyerek sunumuna devam eden Ken Segall, Apple ve HP markalarının model sayılarını karşılaştırarak, "HP'nin çok fazla modeli olmasına karşılık Apple’ın sadece 6 farklı modeli olması onu farklı kılıyor" dedi.
 
Segall her biri slogan niteliğinde çarpıcı sözlerine şunları ekledi; "Apple daha sıradan ve samimi kelimeler kullanarak diğer markalara göre daha zeki görünüyor. Steve Jobs insanların basit düşünmelerini ve karmaşaya uğramamalarını istiyordu, basit karmaşıktan daha zordur derdi. Kelimeleri insanlaştırmak, insan haline getirmek çok önemlidir. Örneğin Apple, i-Pod’u çıkardığında teknik özelliklerini saymadı, şu kadar GB demedi. Ne dedi? 'Binlerce şarkı cebinizde' dedi. Kişilerin yüreğine hitap etti, basit kelimeler kullandı...
iPhone'da bir tek buton vardı, oysa diğerlerinde onlarca düğme bulunuyordu...
Basit düşünerek dağları yerinden oynatabilirsiniz"
“Biz Apple'da çalışırken aynı zamanda eğlendik, eğlence kültürün bir parçası haline gelmişti. Steve Jobs da her zaman insanların eğlenmesini istedi" diyerek sunumunu tamamlayan Ken Segall, bu amaçla hazırladıkları Scoopertino.com sitesinden ve Zaytung benzeri bu sitede yer alan esprili reklamlardan bahsederek konuşmasını tamamladı.
 
Dave Carroll– Sosyal Medya Çağında Müşteri Deneyimi
"Marka aslında insanların hakkında konuştuklarından başka bir şey değildir."
 
Dave CarrollDave Carroll Kanada Halifax'tan ödüllü bir şarkıcı-şarkı yazarı, profesyonel konuşmacı, yazar ve sosyal medya inovatörü. Müzik endüstrisinde yirmi yıllık tecrübeye sahip Dave 2009'da United Airlines ile zorlu bir müşteri hizmeti sorunu yaşadığında sorununu dünyayla paylaşmak için hikaye anlatmak konusundaki ustalığını kullandı. Bunun sonucunda yaptığı "United Breaks Guitar" isimli YouTube müzik videosu anında İnternet'te hit oldu ve bugün 150 milyondan fazla insan onun hikayesiyle tanıştı. Dave carroll şimdi çok aranan profesyonel bir konuşmacı, kitabı basılmış bir yazar. Gittikçe artan sayıda kişi ve kuruluş ondan kendileri için şarkı yazmasını istiyor. Carroll ayrıca tüketicilerle şirketleri her iki tarafa da faydalı olacak şekilde bir araya getiren ve böylelikle tüketiciler için daha iyi hizmet ve şirketler için daha iyi sonuçlar sağlayan bir online müşteri şikayetleri çözüm platformu olan gripevine.com'un da kurucularından biri. Bir mesajın özünü çıkartıp onu şarkıya dönüştürme becerisi her yaştan müzikseveri etkileyen nadir bulunan bir yetenek olan Dave Carroll'un zirvedeki konuşmasının akıllarda kalan en önemli cümlesi: "Marka aslında insanların hakkında konuştuklarından başka bir şey değildir" şeklindeydi. Bir şey tasarlarken, bir şey yaratırken, Sosyal Medya kampanyası veya bir proje planlarken kendiniz de buna dahil olmalısınız diyen Carroll kendine ayrılan süreyi tamamladı.
 
Avea Mobil Bağlantı Direktörü Baran Yurdagül &
Avea Bireysel Segment Yönetimi Direktörü Zeynep Emre Manço: Yeni Nesil Müşteri
 
"Yeni nesil müşteri teknolojiye yatkın. Ancak kendine uyumlu teknoljiye...’’
Baran Yurdagül & Zeynep Emre mançoYeni nesil tüketici konusunda sunumuna başlayan Baran Yurdagül, Avea’nın yeni nesil tüketici algısıyla ilgili bir video paylaştı. Video gösteriminde ağırlıklı olarak mobilin hayatımıza girmesiyle ilgili bilgiler yer aldı.
Yurdagül, 7.1 milyar nüfusluk dünya genelinde, 1.7 milyar TV kullanıcısı, 1.1 milyar sabit telefon ve 1.8 milyar kredi kartı kullanıcısı mevcutken, mobil abonelik sayısının 6.7 milyarı bulduğunu belirterek değişen müşteri profilini şöyle özetledi: “Müşteri profili, online broşürden ürün arayan, satın alma işlemini telefon ederek ya da mağazaya giderek gerçekleştiren müşteriden hayatı mobil yaşayan, beklentileri yüksek, çok daha bilinçli ve ne istediğini bilen bir müşteriye doğru değişim gösterdi. Mobil olarak adlandırdığımız bu yeni müşteri grubu, anında hizmet bekleyen, her zamankinden daha sosyal ve teknolojiye yatkın olarak dikkat çekiyor” dedi.
"Mobil"in her şeyi, ekonomide söz sahibi sektörleri kısaca dünyayı değiştirdiğini belirten Baran Yurdagül sözlerini bitirirken "yeni nesil müşteri"yi şöyle tanımladı; "Günümüzde tüm isteklerini ve şikayetlerini sosyal mecrada paylaşacak teknolojiye yatkın bir müşteri profili var. Bu müşteri grubunun en önemli özelliği ise her teknolojiyi kullanmak istememesi. Yeni Nesil Müşteri; kendisine kolaylık sağlayan ve çevresinin de kullanmayı kabul ettiği ürünleri tercih ediyor."
 “Yeni Nesil Müşteri” kavramı ve yeni müşteri profiliyle iletişimin püf noktalarını aktaran Avea Bireysel Segment Yönetimi Direktörü Zeynep Emre Manço ise, mobil müşteriyi mutlu edebilmek ve bağlılığını kazanabilmek için iki kritik konunun altını çizdi. “Dünden farklı olarak bugün elimizde müşterinin fiziksel sosyal ve dijital hayatı ile ilgili anlamlandırabileceğimiz çok fazla, hem de gerçek zamanlı güncellenen veri mevcut. Bu bizim için büyük bir avantaj ama aynı zamanda zorlukları da içinde barındırıyor. Farklı kaynaklardan beslenen yüksek volümlü verinin doğru ve gerçek zamanlı anlamlandırılması güçleşiyor. Bu noktada, doğru veriyi etkin şekilde analiz ederek aksiyon almak geleceğe yatırım anlamında önem taşıyor” diyen Manço, müşteriyi kazanmak için bir diğer önemli konunun da iş modellerinin bu yeni dünyaya adapte edilmesi olduğunu ifade etti.
Manço, Avea’nın yeni nesil müşteriye pazarlama anlayışının bir örneği olarak geçtiğimiz günlerde müşterileriyle buluşturduğu yeni gençlik markası Woops’un lansman sürecini de dinleyicilerle paylaştı. Avea, yeni gençlik markasının lansmanını Türkiye’nin en büyük Twitter buluşması #BiBuluşsak etkinliği kapsamında gerçekleştirmişti.

Paul Efmorfidis 
Paul Efmorfidis – CocoMat’ın Hikayesi
‘’Eğer kutunun dışına çıkmak istiyorsanız toplumun dışına çıkın’’
 
"Biliyorsunuz Yunanistan'da ekonomik kriz var, zengin değiliz, kafamızı çalıştırmalıyız. Bir gün sahilde gördüğüm yığılmış halde tıpkı bir yatağa benzeyen yosundan ilham aldım, yosundan yatak yaptım" diyerek söze başlayan Efmorfidis, CocoMat markasının nasıl doğduğunu şöyle aktardı;
"Çok fazla bilgiyle doğuyoruz, bilgi sadece toplumda var olan bir şey değil, kutunun dışına çıkmak istiyorsanız toplumun istediklerinin dışına çıkın. Yunanistan bankalarına gidip yosundan yatak yapmak ve at kılından yorgan üretmek istediğimi söyledim. Bütün kapılar yüzüme kapandı. Bunun üzerine bir gün annemden 1000 drahma aldım ve bankaya yatırdığıma dair makbuzu alıp başka bir bankaya gittim. Bir sonraki işim için ilk ve son defa olmak üzere 92 milyon drahmi kredi aldım ve aldığım bu kredinin 5 katını geri ödemek zorundaydım. Bende kimsenin durduramayacağı bir şevk vardı ve projeme aşıktım. İnsanların benim yatağıma yatacağından ve memnun kalacağından emindim. Neden bir TV’ye ya da radyoya benim reklamımı yapsın diye para vereyim ki?
En iyi reklamı ürününüzü kullananlar yapar. Farklı etkinlikler düzenlenerek müşteriye hitap edilebilir. Hedefinize ulaşmak için farklı yollar düşünmelisiniz, CocoMat apayrı bir düşünceyle ortaya çıkmış bir projenin sonucudur.
Türkiye genç nüfusu, yüksek verimi bol olan bir ülke. Doğadan faydalanın, eğer bunu yaparsanız siz de iyi bir şirket kurabilirsiniz. Örneğin Yunanistan’da çok sayıda koyun olmasına rağmen yünü Avustralya ve Yeni Zelanda’dan ithal ediyor. Çünkü insanların çoğunluğu büyük şehirlerde yaşıyor ve doğaya kulak vermiyorlar. Örneğin şu an Yunanistan'da yün temizleyen hiç bir firma yok...
Aslında kriz diye bir şey yok, kriz bizim kafamızın içinde."
 
Birim Gönülşen Özyürekli
Birim Gönülşen Özyürekli: Ne Kadar Basit, O Kadar Gerçek
Profesyonel çalışma hayatına 2001 yılında, Coca-Cola A.Ş.’de Management Trainee olarak başlayan Birim Gönülşen Özyürekli, Coca-Cola A.Ş.’de sırasıyla; Türkiye Schweppes & Burn Marka Müdür Yardımcılığı, Türkiye Fanta Marka Müdürlüğü, Romanya ve Moldova Coca-Cola Kıdemli Marka Müdürlüğü, Orta ve Doğu Avrupa Coca-Cola Pazarlama Müdürlüğü, Meyve Suyu ve Fusion İçecekler, Avrasya ve Afrika Grubu İş Geliştirme Müdürlüğü, Türkiye Meyve Suyu Kategorisi Pazarlama Müdürlüğü görevlerini yürüttü. Gönülşen, 20 Mayıs 2013 tarihi itibariyle Pazarlama Direktörü ve İcra Kurulu Üyesi olarak Hürriyet Ailesi’ne katıldı.

"Basitlik herkesi kapsamaktan geçer. Görkemli işler atağa kaldırır ancak basit işler cesaret gerektirir."  
Birim Gönülşen Özyürekli "Ne Kadar Basit, O Kadar Gerçek" konulu sunumuna "Haberin iki önemli öğesi var, hikaye anlatmak ve onu çok güzel bir görselle yaşatmak" sözleriyle başladı. Basitliğin önemli unsurunun odaklanmak olduğuna değinen Gönülşen, odaklandığınız şeyin arkasını doldurmanınsa çok daha önemli olduğuna dikkat çekti. Son günlerin dikkat çeken kampanyası "Hürriyet Benim"in yaratım sürecini detaylarıyla anlatan Birim Gönülşen Özyürekli, kampanyanın bir felsefesi ve değerleri olduğunda ne kadar başarılı ve insana dair olduğunun altını çizerek, Türkiye'nin kültürel çeşitlilik ve zenginliğinin, projenin temeli olduğuna vurgu yaptı. "Kampanyamızda Hürriyet olarak bireysel özgürlüklere odaklandık. Ancak basitlik o kadar da basit değildir.  Basitlik herkesi kapsamaktan geçer. Görkemli işler atağa kaldırır ancak basit işler cesaret gerektirir" sözleriyle ilgi çekici sunumunu sürdüren Gönülşen, "Bir şarkımız var; 'Hürriyet Benim'... Basit olsun istedik, herkesin aklında en kalabilecek sözler seçtik." diyerek kampanya şarkısının farklı bir verisyonunu katılımcılarla paylaştı.

Fazıl Oral 
Fazıl Oral: Stratejiye Tapınmanın Sonu mu Geldi?
"Sırf fark yaratacağız diye basit şeyleri karmaşık hale getirmeyin. "
"Satın alma kararını 0.2 saniyede veriyoruz." diyerek sunumuna başlayan Fazıl Oral, ‘Inception’ filmini örnek vererek bireylerin bilinç ve bilinçaltı durumunu iyi bilmek gerektiğini ve ona göre strateji belirlenmesi gerektiği belirterek sözlerini sürdürdü:  
"Sırf fark yaratacağız diye basit şeyleri karmaşık bir hale getirmeyin. Menfaati maksimize etmek istediğimiz zaman stratejik düşünmek gerekir. Sistemik düşüncedir önemli olan sistematik değil! İkisi son derece farklı kavramlardır. Sistematik kavramı düzeni korumakla ilgilidir ve kaygıları vardır. Sistemik düşünce dengeyi nasıl sağlaması gerektiğini anlatmaktadır." Sezgisel düşünme ile ilgili bir video sunumunu gerçekleştiren Oral ardından bir de verilen sistemik kararları açıklayan bir video gösteriminde bulundu. "Sistemik kavramda çoklu düşünmek zorundayız. Tüm düşünme sistemlerini kullanabilmek için deneyim gereklidir. Bazı deneyimli insanlar sezgileriyle bunu gerçekleştirmiştir" diyerek sunumunu noktaladı.
 
­Sean Pillot de Chenecey:  Kararı Kim Veriyor? Bireyselliğin Yükselişi…
­Sean Pillot de CheneceySean Pillot de Chenecey sunumunu şöyle değerlendiriyor: "Dünyanın en büyük marka ve ajanslarıyla kültürel ve sosyal marka ve iletişim trendleri konusunda uzmanlaşmak için 15 yıl çalıştım. Bu nedenle benzersiz satış önermem; çok farklı endüstrilerde deneyimi olan, 1990'lardan bu yana medyada adı geçen ve medya tarafından alıntılanan en deneyimli trend uzmanlarının birinden ‘Marka Stratejisi Hakkında Gelişmekte olan Trendler’ olarak tanımlanabilir. Bir başka önemli konu da, tarafsızlık ve gizlilik bağlamında kesinlikle hiçbir ajans ve marka bağlantısı olmayan bağımsız bir danışman olmamdır. Sonuç olarak katılımcıların, 2013'ün marka planlama faaliyetleriyle ilişkili olduğu ölçüde bazı çağdaş davranışsal, toplumsal ve çevresel trendlere vurgu yaparak katılımcıların tüketici ihtiyaçları, tüketim stilleri, tarzları ve davranışlarını daha iyi anlamalarına yardımcı olacağım."
 
‘’Markaların bu dünyada yapmaları gereken en önemli şey şeffaf olmak!’’
Satacağı araçların içine şekerler koyarak içimizdeki çocuğa dokunan bir otomobil markasından örnek vererek sunumuna başlayan ­Sean Pillot de Chenecey'nin konuşmasındaki ilgi çekici sözler şöyleydi:
"İnsan iç görüsünü kaçırmamamız gerekiyor. İnsanların günlük hayatta ne yaşadıklarını atlıyoruz, insanların birbirleriyle olan iletişimi gözden kaçırılıyor. İnsanlar ve ajanslar problemi doğrudan ortaya koymalılar. Facebook ve Google’ın dünyayı ele geçireceğini söylüyorlar, bu ancak insanlar izin verirse olabilir. Eğer herhangi bir markanın hizmetinden memnun değilseniz bunu online olarak belirtin. Şikayet edilen her bir vaka aslında dış dünyayı temsil ediyor. Markaların bu dünyada yapmaları gereken en önemli şey şeffaf olmak! Şeffaflık, insanların sesini duyurabilme konusunun pozitif markalaşmaya doğru gidildiğinin bir göstergesi. Markanıza dair gerçek bir amacınız yoksa markanızın neden var olduğunu sorgulayın."
 
Mutluay Doğan 
Mutluay Doğan: ‘’Basit Olduğu Kadar Etkili’’
‘’Basit olmaya çalışıyoruz ama karmaşanın içinde bir düzen kurmaya çalışıyoruz aslında…’’

SOCAR Turkey Petrol Enerji Dağıtım A.Ş. CEO’su Mutluay Doğan, basit olmaya çalışıyoruz ama karmaşanın içinde bir düzen kurmaya çalışıyoruz aslında sözleriyle kaos teorisine değindi... Mutluay, bu teoriyi Edward Lorenz'in araştırma konusu ile bağdaştırarak devam etti: "Bir kelebeğin kanat çırpmasıyla fırtına çıkabilir mi?.."
Eski bir deyişten alıntı yapan Doğan; ‘Bir çivi bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır, bir at bir er kurtarır, bir er bir cenk kurtarır ve bir cenk bir vatanı kurtarır’ sözleriyle konuşmasını sürdürdü. "Bir ürün pazarlayacaksanız zamanlamanın doğruluğuna bakın. Dinamik sistemler içinde yaşıyoruz ve yoğun etkileşim içindeyiz, yüksek hızda ve yoğun geri bildirim alıyoruz. Yenilikler çok hızlı yayıldığı için aynı hızda kabul edip benimsiyoruz. Beynimiz çok karmaşık bir yapıya sahip ama basit olanları daha hızlı algılıyor...
Lütfen müşteriyi yormayın basit ama etkili olun! Günümüzde her şey çok hızlı gerçekleşiyor. Basitliği yaratırken sonuçlarının kompleks olması gerektiğine dikkat edelim." diyerek kendisine ayrılan süreyi tamamladı.
 

Aslı Barış Seyis
Aslı Barış Seyis: Avea ve Avea Pazarlama Okulu

‘’Bilgileri somutlaştırarak öğrenmelerini sağladık.’’

“Pazarlamanın Supermenlerini Yetiştirmek” konulu oturumda Avea Pazarlama Okulu katılımcılarıyla birlikte yer alan Avea Çalışan Gelişimi ve Yetenek Yönetimi Direktörü Aslı Barış Seyis, yaklaşık 3 yıl süren eğitim süreci kapsamında, 360 derece pazarlama yetkinliği kazandıran Avea Pazarlama Okulu hakkında dinleyicileri bilgilendirdi.
 
“GSM sektöründeki çalışanların sadece bulundukları koltuğa hakimiyeti değil, tüm iş süreçlerine, şirketin stratejik kararlarına ve rekabetin gidişatına hakim olmaları gerekiyor. Yani pazarlama bir anlamda hepimizin hayatına dokunuyor. Avea Pazarlama Okulu ile katılımcılara; stratejik kararlarda yol gösterecek, büyük resmi görebilecekleri, müşteri ihtiyaçlarını çok iyi anlamak üzere algılarını kuvvetlendirebilecekleri ve pazarlama bakış açısına sahip olabilecekleri komple bir içerik sunuyoruz. Üniversitelerde bu anlamda yapılandırılmış bir eğitim bulunmuyor. Pazarlama Okulu’nda Üniversite öğrencilerine ve çalışanlarımıza bu boşluğu dolduracak, yeni dönem pazarlama eğitimi veriyoruz” diyen Seyis, Avea Pazarlama Okulu’nu ise şöyle anlattı:
 
“Müşteri motivasyonlarını, davranışlarını ve içgörülerini yorumlamanın yanı sıra ileri düzeyde finansal analiz yetkinliği olan, modern dünyanın ‘Superman’lerini yetiştirmek, tek bir akademik program ya da tek bir pozisyondaki iş tecrübesiyle kısa sürede mümkün değil. Avea Pazarlama Okulu yeni dönem pazarlamanın çok yönlü ihtiyaçlarına cevap verecek ‘Superman’ler yetiştirdiğimiz bir platform.“  
 
Esra Zeynep Kırımlı, Müge Vardar, Yeşim Koçyiğit:
Pazardaki Fırsatları Parçaları Birleştirerek Keşfedin
Müge Vardar: "Pazarlamanın ilerlemesinin en büyük destekçisi teknolojidir. İnovatif fikirler sektörde başarılı bir şekilde yer alıyor. Daha güçlü ve beklentisi yüksek tüketiciler var karşımızda, artık marka yaratma süreçlerinde tüketiciler bu süreçlere yabancı değiller. Yeni deneyimler keşfetme ihtiyacı tüketicinin sürekli önünde olmayı gerektirir. Bir adım daha öteye gidebilmek için pazarı etkileyen yeni faktörleri ve veri kaynaklarını kullanmak gerekir."
GfK'nın inovasyon yol haritasını, geleceği gör ve geleceği sahiplen olarak tanımlayan Vardar, güvenlik, esenlik, deneyim ve kolaylık kavramlarının 4 temel ilke olduğundan söz ederek bunların açılımını yaptı.
Yeşim Koçyiğit, Pınar markasının stratejisini geliştirmek ve pazar araştırması yapmak amacıyla GfK ile çalıştıklarını söyleyerek Pınar'ın marka hedeflerini ve pazarını ele aldı.
Esra Zeynep KırımlıEsra Zeynep Kırımlı ise Meyve suyu pazarını ele alan konuşmasında, geçmişten bugüne meyve suyu pazarında ciddi bir gelişme olduğundan ve bunları kategorilere ayırarak incelemenin gerekliliğinden bahsetti. Piyasadaki ve dünya pazarındaki birçok markanın "zenginleştirilmiş içerik sağlığa destektir" fikriyle yola çıktığını ve bunun tüketicilerin ihtiyacına cevap verdiğini söyleyen Kırımlı, geleceğin inovasyon platformunda meyve sularının sadece meyve suyu değil sağlık iksiri olarak görülmesinin hedeflerinin arasında yer aldığını belirtti. "Ana motivasyonun zinde hissetmek olduğu, hayattan zevk almanın odak noktası olduğu bir platform üzerinde çalışıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.
 
Ahmet Akın: Yeni Geleneksel Medya
Paylaşmak, görünmek, gözükmek artık sıradan kavramlar. Yeni olan "görünmemek, merak uyandırmaktır."
Ahmet AkınYeni geleneksel medya konusunu işleyen Ahmet Akın, gelecek kavramından ve geleceğin çok çabuk tüketildiğinden bahsetti. Yeni medyanın da zaman içinde gelenekselleştiğini söyleyen Akın, "Moda markaları, dünyalarını çok güçlü bir şekilde anlatabiliyorlar" diyerek, Harley Davidson, The Ritz Carlton, Apple ve Dolce &Gabbana markalarını örnek verrdi. Sadakatin azaldığı bir dönemde bu markaların başarısına dikkat çekerek, artık markaların "senden sonra tufan" döneminin sona erdiğini söyledi.
Markaların sosyal sorumluluk projelerinden örnekler vererek bu durumun Türkiye’de yavaş ilerlediğinden bahseden Akın, "Paylaşmak, görünmek, gözükmek artık sıradan kavramlar. Yeni olan görünmemek, merak uyandırmaktır” diyerek konuşmasına şöyle devam etti:
“Mobil cihazlarda markaların ürettiği aplikasyonlar, oyun yoluyla tüketicinin kalbini kazanıyor,   teknoloji uzun süredir pazarlama yapanları korkutsa da farklılaşmak için büyük fırsatlar sunuyor."
Ahmet Akın, dijital dünyanın ilk ürünü olan 'banner'ın artık geleneksel medya içinde ele alınması gerektiğinden bahsederek markaların bununla ilgili reklam örneklerini paylaştı. "Bir fikrin iyi olup olmadığını anlamanın en iyi yolu ne kadar fazla mecrada paylaşıldığını görmekten geçer" diyen Akın, insanlara marka hedeflerinin oyunlaştırarak verilmesi gerektiğini söyleyerek sunumunu tamamladı.
 

Metin Kahraman: Pazarlamada Sosyal Medyanın Gerçeği; Müşteri Avı
"Müşterilerinizin hangi markalarla iletişimi var, ilgi alanları ne? Tüm bu soruların cevaplarına ihtiyacınız var."
Metin KahramanMetin Kahraman'ın sunumundan ilgi çekici sözleri şöyle sıralayabiliriz:
"Sosyal mecralarda nerede olduğumuzu görmek ve online medya takibini etkinleştirmek markanızın nerede olduğu konusunda bilgi verir. Dönüt almak ve müşteri memnuniyeti kontrolünü sağlamak gerekir. Markanızla ilgili çıkan tüm haberlerin ve yapılan tüm yorumların internet mecrasında aratılarak ulaşılması gerekir. Sektörel tarama yoluna giderek sadece kendi markanızın değil sektördeki diğer markaların da neler yaptığı konusunda bilgi sahibi olmalısınız."
"Yenilikleri takip etmeli ve hedef kitlenin benzer ürünlerdeki şikayetlerine bakarak bu bağlamda hareket etmelisiniz."
"Yatırım yapacağınız ya da etkinlik göstereceğiniz bölgelerde, o bölgede yaşayan insanların sorunlarını, yaşam tarzlarını ve inanç değerlerini bilmek olumlu ve olumsuz tüm yönlerini öğrenmek müşteri ilişkileri anlamında iyi bir yaklaşımdır."
"İletişim, stratejide çok önemli bir yere sahip. Müşteri analizinin ayrıntılı bir şekilde yapılması lazım. Müşterilerinizin hangi markalarla iletişimi var, hangi takımı tutuyor, ilgi alanları ne?
İşte tüm bu soruların cevaplarına ihtiyacınız var."
Toplamda 2.5 milyon Twitter kullanıcısı saptadıklarını belirten Kahraman, bir dizi kahramanının ölüm sahnesinde sadece 4 dakikada 2600 Tweet atıldığını söyleyerek sosyal medyada ‘yayılmaya’ dikkat çekti.

Yann Martel 
Yann Martel: ‘Life of Pi’nin Oscar Yolculuğu’
"Bir hikayeyi ekrana aktarmak zor bir işlem, çok farklı dilleri konuşuyorlar çünkü."
 
İlk kez 25 yıl önce geldiği İstanbul’u sırt çantasıyla gezdiğini anlatan Yann Martel, kitabının Oscar’a uzanan başarı hikayesini Müşteri Çağında Pazarlama Zirvesi’nde paylaştı:
"Ben bazıları gibi 12-13 yaşlarımda yazmaya başlamadım, 20’li yaşlarımda başladım ve bu kitabı 4 yılda yazdım. Film sektörüne girmem çok ilginç oldu. Hollywood çok büyük ve büyülü bir sektör ve sürekli hikaye peşinde. Hollywood'da hikayenizi satın alıp her şeyi yapabiliyorlar. Bir kaplanla bir çocuğun hikayesini yazmanın kolay olduğunu düşünürdüm ta ki filmi çekilene kadar...
Film çekiminde hiç bir şey kitaptaki gibi olmuyor. Bir hikayeyi ekrana aktarmak çok zor bir işlem, farklı dilleri konuşuyorlar çünkü. Kitapta ben Pi’nin duygularını kısa kesip kalanı okuyucuya bırakıyorum ama bu durum filmde uzun bir süreçte ve çok farklı bir şekilde anlatılıyor, karakterin üzerindeki duygu değişikliklerini gözlemleyebiliyorsunuz.
Yönetmenimiz filmi çekerken çok zorlandı. Film çekimleri ciddi emek isteyen bir iş; görüntü yönetmeninden teknik ekibine, kostümcüsüne kadar hepsi ulaşılır olmalı. Hollywood'da çok fazla israf vardır, birçok proje bu yüzden yarım kalmıştır.
Yönetmen Ang Lee benimle tanışmak istedi ve sonunda bu filmi yapmaya karar verdik. Doğru senaryoyu bulabilmek için tam 120 kez baştan yazdı. Sahnelerin tehlikeli kısımları da vardı; filmin gerçekleşmesi için 4 farklı canlı kaplan kullanıldı. Filikadan atlayan kaplanlar gerçek olsa da kaplanın filikaya geri tırmanmasını sağlayamadığımız için bilgisayar teknolojisi kullanıldı. Gerçek görüntüyle teknolojik görüntü arasında hiç fark yoktu ve bu bugüne kadar yapılan en kusursuz ve birebir çalışmaydı. Sadece kaplan sahnesi için 3 farklı ekip, biri iskeleti, biri kasları diğeri de tüyleri üzerinde çalıştı. Sırf bu sahneler için aylarca çalışılarak milyonlarca dolar harcandı...
Pi'nin iki öyküsü var, biri hayvanlarla olan diğeri hayvanların olmadığı öyküsü... Pi bu kazaların birinde insanlarla diğerinde hayvanlarla kalıyor. Ben burada farkı kişilere bırakmak istedim. Olaya nasıl bakmak istediğinizi belirledikten sonra ilerlersiniz, neye inanacağınıza karar vermelisiniz. Pasifikteki sahneler dışında Hindistan'daki sahneleri de çok beğendim. Bu arada film sayesinde kitap satışları da tekrar arttı..."

İlgi çekici sunumları ve birbirinden değerli konuklarıyla gerçekleşen "Müşteri Çağında Pazarlama Zirvesi 2013" sona ererken, konferans başkanlığını Peter Fisk'in yapacağı gelecek yılın teması "Change The Game" olarak belirlendi... 

www.halklailiskiler.com.tr
Facebook.com/Halklailiskiler
Twitter.com/PRplatformu

4750 kez okunmuş Şahnur Karaağaç

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Ay ne gerek vardı?   119 gün önce eklendi
#PZ2016 Katlı Değer Yaratmanın Yolları   137 gün önce eklendi
'HİÇ' kolay değil...   704 gün önce eklendi
Pirinç tanesi...   706 gün önce eklendi
Bazı zamanlar vardır utanırsınız...   1074 gün önce eklendi
Ailece harikalar diyarında...   1140 gün önce eklendi
19. İnsan Kaynakları Zirvesi Geniş Özeti   1161 gün önce eklendi
İletişimcilerden bir yeni mesajınız var...   1210 gün önce eklendi
• 'Pazarlama Zirvesi'nde neler konuşuldu?   1231 gün önce eklendi
Sıkıntılı Bir Durum Var!   1649 gün önce eklendi
Pardon Ama Fermuarınız Açık!   1747 gün önce eklendi
Kriz Benim Krizim Değil (mi?)...   2232 gün önce eklendi
Cuma sabahı çöplerimizi kapıya çıkarıyoruz!   2333 gün önce eklendi
O Bizim Kıymetlimiz   2369 gün önce eklendi
Artık meşe palamudu filizlenecek...   2445 gün önce eklendi
Havale Ediyorum...   2476 gün önce eklendi
Aman dikkat, yazılı iletişimde yanlış anlaşılmalar olabilir   2623 gün önce eklendi
Zor Yıllar...   2754 gün önce eklendi
Vurun Kahpeye   2841 gün önce eklendi
BÜMED Mezunlar Günü'ne Renk Kattılar   3229 gün önce eklendi
Onlar Oradaydılar...   3323 gün önce eklendi
Çocukları lösemi ile mücadele eden kadınlarımız...   3338 gün önce eklendi
Kol'u kullan!   3387 gün önce eklendi
Bir ürünün marka olabilmesi konusunda, siz ne dersiniz?   3450 gün önce eklendi
Yaşamın kavranması gereken özü...   3621 gün önce eklendi
Söz uçar, yazı kalır   3742 gün önce eklendi
Finans ve Halkla İlişkiler?   3802 gün önce eklendi
Her 10 Kasım'da...   3817 gün önce eklendi
Büyüyünce Ne Olsam?   3917 gün önce eklendi
İşte size bir hikaye;   3931 gün önce eklendi
Bir Sen bir ben bir de deniz olsa   3953 gün önce eklendi
Hayır efendim, anlatamadınız!...   4015 gün önce eklendi
Kadınlar Pazarı diye bir yer   4036 gün önce eklendi
Altın Müşteri Ödülü   4051 gün önce eklendi
Islak gündem   4056 gün önce eklendi
Deveye sormuşlar...   4063 gün önce eklendi
Ben ki Tanrıça İştar'ım   4064 gün önce eklendi
Öylesi de var böylesi de   4090 gün önce eklendi
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir   4113 gün önce eklendi
Yıldırır :)   4142 gün önce eklendi
Sen hiç deve gördün mü?   4164 gün önce eklendi
Başımla Beraber...   4209 gün önce eklendi
Ne kadar az veri, o kadar çok bilgi(!)   4273 gün önce eklendi
Bitlis'ten misafir geldi!   4304 gün önce eklendi
Kendi İletişiminiz İçin...   4344 gün önce eklendi
Bu Şehirde   4356 gün önce eklendi
Dünyaca ünlü marka 5 lira Regal 4 lira   4362 gün önce eklendi
Seviyorum,   4377 gün önce eklendi
Ta ki karıncalar çıkana kadar...   4386 gün önce eklendi
Kutlu Olsun!   4386 gün önce eklendi
Erman Hocayla iletişim sanatı   4388 gün önce eklendi
Hey, Başın dertte!   4394 gün önce eklendi
PR'ciler! Şebin Karahisar'dan Çağrınız var!   4399 gün önce eklendi
Alışveriş Merkezi diye bişey...   4401 gün önce eklendi
Sen taviz kapısını bir defa aralarsan..   4409 gün önce eklendi
Turizm sektöründe tartışma bitmiyor   4412 gün önce eklendi
Haftasonu Uludağ Gözlemleri   4416 gün önce eklendi
Aziz Nikola out, Noel Baba in olmuş...   4421 gün önce eklendi
Marka bebekler   4423 gün önce eklendi
Turizm Acenteleri PR firması değildir!   4434 gün önce eklendi
Slogana vuruldum   4441 gün önce eklendi
Dilerim...   4452 gün önce eklendi
Hoş Geldi   4471 gün önce eklendi
Sinek Küçük...   4472 gün önce eklendi
Hilal Ay demektir, Ahmer ise kırmızı....   4479 gün önce eklendi
Virüsü Başka Yerde Aramayın   4483 gün önce eklendi
Evin Reisi kim?   4485 gün önce eklendi
Umarım hafızası zayıf insanlar olmaktan kurtuluruz   4512 gün önce eklendi
Pırlanta, Sonsuza Kadar   4517 gün önce eklendi
İyi niyet   4528 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.