Patronlar Ve Sizden Gelen Yorumlar

Köşe Yazısı - 26 Mart 2010, Cuma
Gülay Akçakoca: Gülay Akçakoca

Bu yazım da kafayı taktığım patronlara ithaf olunur yine… Taktım ya bir kere uğraşacağım.

“Bu Bir İlandır: Patron Aranıyor” başlıklı yazım yayınlanır yayınlanmaz postakutuma mailler düşmeye başladı. Yazım geçen zaman ile tazeliğini yitirmiş olmasına rağmen bugün bile konuyla ilgili yorumlar geliyor okuyuculardan. Acı ki gelen yorumlar patron konusunda nasıl derin bir sıkıntı içerisinde olduğumuzu gösteriyor.
 
Bu yazımı sizden gelen yorumlara ayırdım. Hepsini yazmam pek mümkün değil. O yüzden içlerinden bazılarını paylaşıyorum sizinle ve kendilerinden izin almadığım için de yorumları isimsiz yayınlıyorum.
 
“Bu saate kadar çalışıp bir yandan da interneti karıştırırken patron aranıyor yazınızı okuyup koptum. Sanırım, bugünün üzerine bundan daha iyi bir şey gelemezdi. Kaleminize (klavyenize) sağlık”
*********
“İlanınız için ekte CV’imi gönderiyorum J
*********
“Yazınızı okudum. Pek çok çalışanın “yaa nasıl da doğru, tam olarak bizimkini anlatıyor” diyerek okuduklarından eminim. Ancak, acaba siz bu yazıyı yazarken patronunuzun da bu yazıyı okuyabileceğini düşünmediniz mi?”
*********
“Patronumun yazınızı okumasını o kadar çok isterdim ki bir şeyleri anlaması için. Gerçi anlar mıydı onu da bilmiyorum”
*********
 
“Oturduğunuz koltukların fiyatı 500 TL, bastığınız halıları İngiltere’den getirdim, yemek yerken kullandığınız çatal-bıçak takımı benim evimde yok, evinizde bile bu kadar kaliteli yemek çıkmıyordur” diyen patronuma gelsin bu yazı”
*********
“Lütfen, rica ediyorum, böyle bir patron varsa bana da haber verir misiniz?”
*********
“İçimizden geçenleri ve yaşadıklarımızı ne güzel bir cesaretle yazmışsınız. İlk okuduktan sonra çalışma arkadaşlarımı yanıma çağırıp gizlice okuyup, birbirimize bakarak sessiz kahkahalar attık. Gizlice bir araya geldik, çünkü bizim şirkette bir arada toplanmak YASAK… İçimizden kahkahalar attık, çünkü bizim şirkette gülmek YASAK”
*********
“Patron Aranıyor ilanınıza istinaden mail atıyorum size. Ben …… Ajansı’nın Başkanıyım. Sıraladığınız kriterlere sahibim. Kendime güveniyorum ve sizinle çalışmak istiyorum.”
*********
“Ohhhh be dedim derinden şöyle, bir çırpıda okuduktan sonra. İçimi dökmüşüm gibi oldu”
*********
“Merhaba. Patron olmak istiyorum; ama ilanınızda tam olarak ne istediğinizi anlayamadım. Biraz daha açar mısınız?
*********
“Yazınızı çok beğendim. Patronum maaşımdan kessin ama ben işe geldiğimde en azından bir nasılsın desin. Çünkü ben kirası ödenen bir eşya değilim, en az onun kadar insanım ve kaldı ki maaş emek karşılığı ödenen bir bedeldir.”
*********
“Bu yazınızın çıktısını alıp birçok firmanın kapısına asmak lazım”
*********
“Patronluk deneyimim yok ama iyi bir patron olacağımı düşünüyorum. Başvurumu değerlendiriniz lütfen.”
*********
“Bir insanı bir sayfada bu kadar güzel özetleyebildiğiniz için sizi tebrik ediyorum. Maddeleri okuyunca nedense tek birisi canlandı gözümde”
*********
“İyi ki ilanı Hürriyet İK’ya vermemişsiniz. Çok yer kaplar. Çok maliyetli olurdu J
 
Hepinize bu değerli yorumlarınız için çok teşekkür ederim.
 
Geçen gün dergi okurken “Kötü Patron Kalbe Zarar Veriyor” başlıklı bir haber gördüm. Haberde İsveçli uzmanlar, düşüncesiz patronların iş ortamını daha stresli hale getirmekle kalmayıp, çalışanların kalp hastası olma riskini de arttırabileceğini öne sürüyorlar. Yani uzmanlar, kötü patron/ kötü yönetici ile ciddi kalp hastalıkları arasında güçlü bağlantı bulmuş.
 
“Aman ha!” diyorum… Sağlık her şeyden önemli. “Patron milleti, böyle işte!” deyip geçelim. Hak etmediğimizi düşündüğümüz davranışlarda pozitif kalmayı becerelim lütfen. Nitekim sağlıktan ötesi yalan.
 
Umarım bizim de bir gün daha düzgün işleyen bir yönetim tarzımız olur…

3906 kez okunmuş Gülay Akçakoca

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.