reklam

Mobil Tanıtım; Markaları Tüketicilerinin Yaşam Alanlarına Taşıyor

Platform Söyleşileri - 7 Eylül 2011, Çarşamba

Mobil TanıtımHalkla İlişkiler Platformu olarak sektöre hizmet veren çözüm ortaklarımızı ve sundukları hizmetleri daha yakından tanımak istedik. Son yıllarda oldukça ilgi çeken ve başarılı sonuçlar elde edilen roadshow etkinliklerine biraz daha yakından baktık.

Her roadshow etkinliği “mobil tanıtım” kavramını karşılıyor mu? Bu tip etkinlikleri planlarken nelere dikkat etmek gerekir? Sektörler arası uyum ve işbirliği nasıl? Taraflar birlikte çalışırken nelere dikkat etmeli? Sektörün geleceği nasıl görülüyor?

Bunun için sektörün lider firmalarından Mobil Tanıtım’ın kurucusu ve koordinatörü Ali Karaağaç’ın görüşlerini aldık.


Halklailiskiler.com.tr


"Müşterilerimizin hedef kitlelerine yönelik gerçekleştirdikleri reklam, pazarlama ve tanıtım faaliyetlerinde ihtiyaç duyacakları özel tasarlanmış araçlar sağlıyoruz." 

Mobil Tanıtım hakkında bilgi verebilir misiniz?

Mobil Tanıtım’ı, sürekli gelişen tanıtım ve pazarlama sektöründe Mobil Tanıtım Ali Karaağaç“Gezici İletişim Araçları” ile farklılık yaratarak, markalarını geniş kitlelere tanıtmak isteyen firmalara hizmet vermek amacıyla 2005 yılında kurduk.

Müşterilerimizin hedef kitlelerine yönelik gerçekleştirdikleri reklam, pazarlama ve tanıtım faaliyetlerinde ihtiyaç duyacakları özel tasarlanmış araçlar sağlıyoruz.

Hizmet verdiğimiz marka ve ajans kanadından sektör profesyonellerinin bir saha aktivitesinde “ah şöyle bir araç olsa” dedikleri noktada ihtiyaçlarını öngörüp o doğrultuda araçlar üretiyoruz. Ürettiğimiz araçları kiralayabiliyor, satın alabiliyorlar. Projelerinin farklı gereklilikleri olduğunda ihtiyaçlarına uygun araçlar tasarlayıp müşterimize özel üretim gerçekleştiriyoruz.
Özetle Mobil Tanıtım markaları, hizmetlerini ya da ürünlerini tanıtma noktasında, tüketicilerinin yaşam alanlarına taşıyor.

Mobil Tanıtım’ın bu özel araçlarının kullanım amaçlarını örnekler misiniz?

Numune dağıtımı, tadım etkinleri gibi ürün tanıtımlarında gezici stand amaçlı, kampanyalar yarışmalar ya da konserler için mobil sahne, bilinçlendirici ve eğitici sosyal sorumluluk amaçlı roadshowlarda bazen bir koordinasyon ya da basın merkezi, bazen mobil ofis, toplantı salonu veya fuar standı olarak kullanılabiliyor. Ayrıca, geçit töreni ya da festival aracı olarak değerlendirmek de mümkün.

Aslına bakarsanız değişik boyut ve özelliklerdeki hacimleri, bir aracın geçebileceği her yere taşıyarak üzerinden dilediğiniz şekilde servis verebilme imkânları sunuyoruz.

Bugüne kadar saydığım bu alanlarda birçok kez memnuniyetle kullanıldılar.12 Deva Adam Roadshow



Böyle bir hizmet alanı nereden aklınıza geldi?

90’lı yılların başında yani “etkinlik yönetimi” alanında proje danışmanı olarak hizmet verdiğimiz dönemlerde müşterilerimize roadshow projeleri de sunuyorduk.

Daha sonraları AB uyum süreci hızlanırken gerek global gerekse yerel markalar ürünlerini daha geniş kitlelere duyurmak ve müşteriye doğrudan ulaşmak konusunda farklı çalışmalara yönlenmeye başladılar. Face to face, door to door ve tadım aktiviteleri, sosyal sorumluluk projeleri, halk konserleri, AVM açılışları/kampanyaları gibi kavramlar PR firmalarının müşterileri için oluşturduğu faaliyet planları içinde daha fazla yer buldu. Diğer taraftan yerel yönetimler de seçmenleri ile buluşmak üzere yaptıkları çeşitli çalışmalarda bu tip araçların avantajlarından faydalanmayı tercih ettiler. Araçların aynı zamanda gezici mecra olma özellikleri nedeniyle güzergahları üzerinde kolaylıkla dikkat çekmeyi başardılar.

O yıllarda sektör henüz yeni yeni oluşuyordu ve teknolojik imkanlar da daha kısıtlıydı. Sıradan araçlar üzerinde projeye yönelik yaptığımız bazı modifikasyonlarla bu projeleri kotarmaya çalışıyorduk.

Zaman içinde bu tip projeler ve roadshow talepleri artmaya başladı. Yıllardır etkinlik sektörü içinde olmamız nedeniyle etkinlikler sırasında neler yapılması gerektiğini, tüketicinin dikkatini nasıl çekebileceğimizi biliyorduk. Bu anlamda tecrübelerimizi müşterilerimizle paylaşıyor ve araçları ihtiyaçlara göre şekillendiriyorduk. Aynı zamanda dünyada tanıtım sektöründe yaşanan gelişmeleri de yakından takip ediyorduk. Türkiye’de bu konunun artık bir sektör haline gelmesi ve profesyonel araçlar hazırlamanın zamanı gelmişti, bunu görebiliyorduk.

Arabalar çoğu çocuğun ilgi odağı olan oyuncaklardır. Benim için de öyleydi… Hâlâ da öyle... Bir gün televizyondaki bir röportajda şunu duymuştum; “İnsan 16 yaşındaki hobisini büyüdüğünde profesyonel hayatına taşımışsa, daha mutlu bir kazanç şekli olamaz.”

Müthişti…
Mobil Tanıtım o gün doğdu...

Profesyonel anlamda hazırlanmış tek bir araçla hizmet vermeye başladık, hedefimiz en kısa zamanda farklı tasarımlarıyla farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek özellikle yeni araçları bünyemize katmaktı ve bunu da başardık.

O günlerde rakibim olan firma ve kişiler bugün müşterim ve dostlarım oldular.Huggies Roadshow



Gezici İletişim Araçlarınızın özelliklerini açar mısınız?

Bugün 3’ü TIR sınıfı olmak üzere 6 farklı araca sahibiz. Tamamen PR ve etkinlik sektörünün ihtiyaçlarına göre planlanıp tasarımı yapılan araçlarımız, bugün bazı projelerde halen kullanıldığını gördüğümüz sıradan TIR veya TIR dorselerinden çok farklı niteliklere sahip. Yılların getirdiği deneyimle projelendirildikleri için müşterilerimizin beklentileri ve ihtiyaçlarını kolaylıkla karşılayabiliyorlar. Araçlarımızı sahip oldukları niteliklere ve kullanım alanlarına göre gruplandırdık: “EventTruck”, “PromoTruck”, “GlassTruck”, “GlassTruck Plus”, “FestivalTruck” ve en son özel tasarımımız olan “TinyTruck” ile tanıtım sektörüne hizmet vermeye devam ediyoruz.

Hepsinin ortak noktası; bir araç üzerinde yaratılabilecek maksimum alan ve teknik altyapıyı müşterilerimize sağlamak. Dikkat ettiğimiz noktalarsa, ilgi çekici bir yapı kurmak ve mümkün olan en fazla branding imkanını sunmak.

Örneğin; “PromoTruck” modelimizde dorsemize geniş özel camlar ile adeta bir plaza katı niteliği kazandırdık. İçerisinde hemen her tür teknik alt yapı mevcut…

Yine bir başka uç örnek “TinyTruck”... Bu aracımız marketlerdeki reyon mantığıyla tasarlandı. Sergileme alanlarını insan boyu ve ulaşımı mesafelerinde hazırladık. Bulunduğu noktada makul miktarlarda ürün stoklarının güvenle tutulabileceği özel bölümler oluşturduk. Tanıtımın ya da satışın yapılacağı ürünün reklamlarının yayınlanabileceği LCD ekranlar ekledik. Aracı, ayrıca ışıklı reklam alanları ile destekledik. Bir mini dijital jeneratör desteği ile enerjisini sağladık. Minimum personel sayısıyla maksimim tanıtım yapılabilme olanağı sağladık.TinyTruck Mobil Tanıtım Aracı



Kimlere, nasıl hizmet veriyorsunuz?

Tercihimiz, markalar için özel projeler geliştiren sektör profesyonellerine araç sağlamak. Gelen talepleri ve etkinlik içeriklerini değerlendirerek teklifimizi sunuyoruz.

Asıl amacımız mobil tanıtım konusunda uzman bir üretim ve kiralama firması olmak ancak -etkinlik sektöründe epey deneyim sahibi olmamız nedeniyle- arzu edildiği takdirde proje danışmanlığı hizmeti de sunabiliyoruz.

Dünyadaki örneklerle karşılaştırdığınızda sektörün ülkemizdeki durumunu nasıl görüyorsunuz?

Bu sorunun bir fırsat olduğunu düşünerek bazı gerçekleri vurgulamanın tam zamanı olduğunu düşünüyorum. Önceklikle “sektör” kelimesine değinmek isterim... “Sektör”, TDK’nın tanımına göre “aynı işi yapan topluluk”...

Mobil Tanıtım, Türkiye’de bu kapsamda hizmet verebilen tek firma; bu nedenle yani bu hizmetleri veren başka firma olmadığı için aslında “sektör” kelimesini ülke olarak gerçekleyemediğimizi düşünüyorum.

Evet, yan kapakları açıldığında sahne olmuş gibi görünen TIR dorsesi sahibi olan kişi ya da firmalar var. Bunlar da bir elin parmakları sayısını geçmez. Araştırmalarım, bu kapsamda farklı sınıf ve niteliklere sahip bir araç parkını bünyesinde bulunduran başka herhangi bir firma olmadığını gösteriyor.

Dünyadaki örneklerle kıyaslayabilmem için henüz önümüzde çok uzun bir yol var. Avrupa ve Amerika’da tamamen tanıtım faaliyetlerinde kullanılmak üzere hazırlanmış muhteşem örnekler var. Bunlardan birini sizinle paylaşmak isterim. Tabii ki oralarda da sektör yıllar içinde doğmuş ve geliştirilmiş. Biz, ülke olarak bu anlamda yolun henüz çok başındayız.Yurt dışı etkinlik araçlarından örnek

Bu doğal alarak, tanıtım için ayrılan bütçelerle doğrudan alakalı. Roadshow projeleri ajanslarımızın müşterilerine yeni yeni sunmaya başladıkları fikirler... Bu projeler hatırı sayılır bütçeli projelerdir. Çok fazla detayı vardır, iyi bir planlama gerektirir. Bir müşteri temsilcisinin roadshow projesini müşterisine fikren kabul ettirmesi kolaydır çünkü şıktır, verimli çalışmadır, geri dönüşü çok güzel alırsınız. Öte yandan, projeyi hayata geçirmek pek o kadar kolay değildir. Sahada ihtiyaç duyulacak insan sayısı, güzergahın doğru belirlenmesi, tüketiciyle buluşacak etkinliklerin belirlenmesi, izinlerin alınması gibi bir çok detayı iyi planlamak gerekir. Bugünden bir ay sonrasında roadshow başlatmayı istemek hayalden öteye geçemez.

Bir örnek vermek isterim...
Bu yıl Mart ayı içinde Almanya’da bulunan, Avrupa’nın ve dünyanın önde gelen firmalarından biriyle işbirliği anlaşması yaptık ve Türkiye Temsilcisi olduk. Amacımız, yurtdışındaki o muhteşem araçların ülkemizdeki projelerde kullanılmasına imkan yaratmak, tanıtım sektörümüze know-how sağlamak ve araç parkımızı genişletmekti. Bunu duyurduğumuzda aldığımız talepleri Almanya’daki yetkililere ilettiğimizde gördük ki bu tip projeler yaklaşık bir yıl öncesinden planlanıyor ve hazırlıklar başlıyor. Bu anlamda, yurt içinden aldığımız “bir kaç ay” sonraya yönelik talepleri o araçlarla karşılamamız mümkün olmadı tabii. Tüm araçların etkinlik rezervasyonu çok önceden yapılmıştı.

Taleplerden memnun musunuz?

Ümitliyiz demenin en uygun cevap olacağı kanaatindeyim. Düzenli müşterilerimiz oluşmaya başladı; aynı ajansın aynı müşterisi için her yıl roadshow planlaması ve bizim araçlarımızı tercih etmesi bizim için çok önemliydi. Geçtiğimiz yıl Doğrudan Pazarlama İletişimcileri Derneği (DPİD)’nin düzenlediği ödül töreninde ödül kazanan roadshow projeleri içinde araçlarımızı tercih eden ajansları görmekten gururlandık. Hatta aday olan projelerde bile araçlarımız kullanılmıştı.Trafikte Sorumluluk Hareketi Roadshow



Yeni gelişmekte olan bu iş kolunda yaşadığınız sıkıntılar nelerdir?

Aslında en büyük sıkıntımız trafik prosedürleri. Bazı yetkililer ve sınırlamalar karşısında kendimizi ifade edemiyoruz. Örneğin; geçen yıl itibariyle ticari araçlar için uygulanmaya başlayan bir kanunla araçların belgelendirilmesi şartı var. Bu tarihten itibaren trafik kontrollerinde araçlara K-C gibi belgeler sorulmaya başlandı. Biz de ciddi bir bedel karşılığında “K Belgesi” edindik.

Söz konusu belgeler “K1”, “K2”, “K3” olarak 3 tipten oluşuyor. Ancak bunların arasında bizim iş kolumuzu niteleyen bir belge yer almıyor.
Türkiye’deki kara taşımacılığı sektörünün genişliği ortada... Özel tasarlanmış araçlarımız da genel sınıflandırma ile “kamyon”, “kamyonet”, “TIR” sayılıyor. Bu verilen belgeler de aslında yurt içi – yurt dışı “yük ve eşya taşımacılığı”nı disipline eden bir uygulama.

Bir gün bir adam çıkıyor, yani ben... “Ben bu araçlar üzerinde şöyle bir farklı yapı kurup böyle bir sektör oluşturma başlangıcı sunuyorum. Bu nedenle bu belgeler benim araçlarımı tanımlamıyor.” diyor. Ama bu çığlık, genel motor ve egzoz sesinden maalesef pek duyulmuyor.

İkinci sıkıntımız ise müşterilerimizin hizmetine sunduğumuz bu özel araçların maalesef çok özensiz kullanılması ve onlara zarar verilmesi. Bazen ilk kez çalıştığımız veya ilk kez roadshow projesi gerçekleştiren ajansların, “süpervizör” adı altında görevlendirdiği kişilerde pek tecrübe aramadıklarını düşünüyoruz. Çünkü bu kişiler genellikle, çok genç ve deneyimsiz olduklarından sanıyorum, proje sırasında aracı nasıl kullandığına hiç dikkat etmiyorlar ve bu durum araç sürücüsü veya teknisyenlerle bazen sorun yaşamalarına neden oluyor. Proje bitiminde araçta ve araç içinde yer alan eşyalarda epey kırık dökük ve maddi hasarla karşılaştığımız oluyor. Yırtılmış deri koltuklar, kırılmış plazma TV’ler, adeta depo amaçlı kullanılmış şık kulislerimizdeki hasarlar, vs vs...

Bir başka tecrübesizlik örneğine de ayrıca değinmek istiyorum; çünkü bu konu çok önemli. Ajans aracımızı dört dörtlük bir şekilde kiralıyor ve teslim alıyor, sonra da dijital baskı ile dilediği şekilde branding’ini yapıyor. Ancak branding işini yaptırdığı firma ile anlaşmayı yaparken “proje sonu sökümler” ve “kalıntı temizliği” konusunu tamamen atlıyor ve bütçelendirmiyor. Sonuç ise neredeyse zorla veya rica minnet yaptırılmış olduğu her halinden belli olan özensiz söküm işçiliği ve araca verilen maddi hasar...
Bu konuda ajanslardan çözüm ortaklarıyla anlaşma yaparken daha öngörülü olmalarını bekliyoruz.

Üçüncü sıkıntımız ise bütçe kısıtlaması yapayım derken yanlış strateji uygulanması. Ajans-müşteri görüşmelerinde bütçe toplantılarının nasıl geçtiği hepimizin malumudur. Müşteri doğal olarak her zaman en iyi hizmeti en ekonomik fiyata alma çabasındadır, ajans ise ne pahasına olursa olsun işi kaçırmamaya çalışır. Konu illa ki bütçe toplamını düşürmeye gelir dayanır. Görüşme sonucunda genellikle “nokta sayısını azaltmak” yerine “off günler”i iptal edip ekibin ve araçların boşluksuz çalışmaları ve yol almaları konusunda hemfikir olurlar. Personelin konaklama ve iaşe bedellerinden kısılması da bütçede az çok fark yaratır. Ama bu tercihlerin doğurduğu çok keskin bir sonuç vardır: Markayı, ürünü hedef kitle ile buluşturan, tanıtım yapmaya çalışan yorgun, mutsuz asık yüzlü bir ekip...

Ajanslara, henüz proje aşamasında müşterileri ile görüşmeleri sürerken bu konulara dikkat etmeleri konusunu üzerine basarak hatırlatmaya, onlara sahadaki tecrübelerimizle destek olmaya gayret ediyoruz.
Çünkü insanla çalışıyoruz… Araç sürücüsünden teknisyene, etkinlikte yer alan animatörden MC’ye veya ajansın kendi ekibine kadar herkes bu ekibin parçası, hepsi markanın sahadaki yüzü, temsilcisi...
Markanızı tüketiciyle buluşturacak yüzlerce kilometrelik bir rotada, insan unsuruna çok dikkat etmek, önem vermek gerek.

Hedefleriniz ve beklentilerinizden söz eder misiniz?

Beklentimiz, az önce de söz ettiğim gibi bu iş alanının da bir sektör haline gelmesi. Rakiplerin olması her zaman iyidir, gelişimi sağlar, insanı ve firmayı hep daha iyi olmaya yöneltir. Ajansların da giderek daha farklı projeler hazırlayacağını düşünüyoruz, şu an için genelde roadshow etkinlikleri yaz aylarında yapılıyor. Oysa ki yılın her ayında uygun araç ve uygun etkinlik planıyla çok verimli roadshow’lar yapmak mümkün.
Burası, Türkiye.... Aynı zamanda dört mevsim birden yaşayabiliyoruz. Neden aynı roadshow projesi içinde hem plaj voleybolu hem kayak etkinlikleri olmasın ki...
Bizler dört mevsimi bir arada yaşamaya alışkınız, dört mevsimde de çalışıyoruz, geziyoruz, tüketiyoruz...

Mobil Tanıtım olarak hedefimiz elbette ki araç parkımızı giderek genişletmek ve bu alanda pek çok yenilikler yaparak saha etkinliklerine, outdoor reklam mecralarına ve roadshow’lara her zaman heyecan ve farklılık katmak...

Mobil Tanıtım
0216 414 86 40
www.mobiltanitim.com
http://www.facebook.com/MobilTanitim 

19070 kez okunmuş

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.