reklam
reklam
reklam
reklam

Marka 2008 Konferans Notları 1

Köşe Yazısı - 15 Aralık 2008, Pazartesi
GözlemliYorum: Belgin Usanmaz
27-28 Kasım 2008 tarihlerinde Çırağan Palace’da gerçekleştirilen ve katılımcıları için oldukca verimli geçen 2008 Marka Konferansı notları...  

I.GÜN: 27.11.2008

Konuşmacı: Gerald RATNER Ratner Group –Eski Başkanı Geraldonline-Kurucu, Yönetici

Sunum Notları: İbret verici, bir marka çöküş hikayesi

 border=Geraldonline’in kurucusu ve yöneticisi Gerald Ratner, ailesinden devraldığı mücevher şirketinin yaptığı “yanlış” bir açıklama nedeniyle, gerçekleşen “çöküş” hikayesinin kayıtlara geçen konuşmasından, bir kesit sunarak konuşmasına başladı. O anı tekrar yaşayan konuşmacı, iş hayatında markaların ve insanların güven kaybetmesi kadar önemli başka birşeyin olamayacağını vurgulayarak , yaşamış olduğu bu kötü tecrübeden çıkan sonuçların dinleyiciler için iyi bir tecrübe olmasını istediğini belirtti.

Talihsiz konuşmasını yaparken ağzından çıkan sözlerle geldiği noktada “Son anda gol kaçırsanız bile gülümsemek büyük erdemliktir diyerek” 2500 mağazalık 1.2 poundluk halka arz olmuş şirketini nasıl bir anda düşüşe geçtiğini, tüm ekonominin şaşkınlıkla izlendiğini ve basınının da üzerine gelmesiyle, geri dönüşü olmayan bir şekilde çöküşe kimsenin mani olamadığını ve bu çöküşe kendisi de dahil olarak 5 yıl boyunca aile ve iş yaşamında kendine olan güvenini nasıl kaybettiğini anlattı.

İş hayatında başarının sırrı” Hatalardan sonra ayakta kalabilmeyi sürdürmektir” diyerek sözlerine devam eden Ratner, problemlerle yüzleşerek yeniden hayata tutunmak gerekir , ratner.online web işte bu şekilde küllerinden yeniden doğan bir şirket olmuştur. Bu gün gelinen noktada ,internet sitesinin şu anda dünyada 260.en popüler internet sitesi olduğunu ve 18 milyon dolarlık ciro yaptığını ve bununla gurduyduğunu sözlerine ekledi.

Hayatını değiştiren bir konuşmanın , itibarını kaybettiren sözlerin yaşamı geriye döndürme sansı olsa, yaşanmasını hiç istemezdim diyen Ratner, “Zaman ilerledikçe eski hislerinizden arınıyorsunuz, sakinleşiyorsunuz ve fırsatların yaşamın tadını çıkarmayı daha iyi anlıyorsunuz , bu da iş yaşamında atılan her adımın kontrollü olmasını gerektiriyor dedi ve ” Ne zaman bir hata yaparsanız , hayata yeniden başlarsınız “ düşüncesiyle, bir hata ikinci bir şansa mutlaka çevrilmeli, ben bunu başardım “Sizde başarabilirsiniz” , özellikle kriz ortamlarında itibar kaybetmiş marka ve yönetimler “Elini taşın altına koyarsa ve yeni fırsatları görebilirse” başarabilirler diyerek , dinleyicilere yaşanmış bir hayat hikayesinden olumlu ve umut verici görüşler kazandırarak kendisine ayrılmış olan süreyi tamamladı.


Konuşmacı: ALICE RAWSTHORNİnternational Herald Tribune Köşe yazarı, Tasarım Eleştirmeni

Sunum Notları: İyi Tasarım Nedir?

Günümüz tasarım dünyasının en önemli fikir liderleri arasında yer alan Rawsthorn, dünyadaki en iyi tasarım örneklerinden örnekler sunarak konuşmasına başladı. Bu başarılı tasarımlardan bazıları ; çok fonksiyonlu plastik koltuk, Mc Donald şubelerinin farklı renklerde dizayn edilmiş salonları, google özel gün logoları, Londra metro su hattıydı.

Ünlü tasarımcı, başarılı tasarımlardan beklenen bazı özelliklerin olduğunu vurgulayarak, bir tasarıma bakıldığında;

What does it do?
Diğer özellikleri ne olursa olsun gereken işlevi gösteriyor mu?
How does it look?
İşlevsel olması önemli ancak nasıl görünüyor?
How does it work?
İşlevsel, hoş görünümlü peki nasıl işliyor?
How do I work it?
İşlevsel, görünümü hoş, kolay işliyor nasıl çalıştıracağım?
What’s new?
Yeni mi?

gibi sorulardan yola çıkarak ürünün tek başına iyi görünmesinin yeterli olmadığını vurgulayarak, günümüzde artık çevreye karşı duyarlı tasarımların öne çıktığını vurguladı. Çevreciliğin önemli olmasının yanında , tüm özelliklerin tek bir üründe toplanmış olması, işlevi tam ve kullanımı basit olan tasarımların fiyatı yüksek bile olsa tüketiciler tarafından tercih edildiğini (Ipod) sözlerine ekledi.

Bazı ürünlerde , tasarım ve sanatın birbirine karıştırıldığını belirten konuşmacı, tasarımda “fonksiyonel olması” ön planda tutulur, sanatta ise “fonksiyonellik yoktur”. Tasarımdan görür görmez etkilenebilinirsiniz , sanat ise içeriği , özelliği açısından değerlendirilmelidir diyerek, dinleyicileri etkileyen dünyaca ünlü tasarım ve sanat örneklerini sunarak sunumunu tamamladı.

Konuşmacı: Alpaslan KORKMAZ T.C Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı
Elif AKARLILAR Mavi Giyim A.Ş.Yönetim Kurulu Üyesi VE Global Marka Direktörü
Cem TOPÇUOĞLU TBWA/İst. Yönetim Kurulu Bşk. Reklamcılar Derneği Bşk.

Panelist Yöneticisi: Güveri CİVAOĞLU Gazetesi

Sunum Notları: ”Siz Türkiye Markası için Ne Yaptınız?”

Türkiye markası için ne yaptınız başlıklı panel, panel yöneticisi Civaoğlu’nun : panelistlere Türk markası nedir? Gelecekte neyi hedefliyorsunuz? ve Bu hedefe ulaşmak için neler yapıyorsunuz? Sorusuyla başladı. Civaoğlu panelistlerden; görevleri gereği Marka özü ve Marka faaliyetleri bazında Türk markası’nı değerlendirmelerini istedi ve ilk sözü T.C Başbakanlık Yatırım ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alparslan Korkmaz’a verdi.

Korkmaz, Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansının 2 yıl önce, ülke yatırımını arttırmak ve yabancı yatırımcılara Türkiye’yi tanıtmak amacıyla kurulduğunu anlatarak sözlerine başladı. Türk algısı ve imajına yönelik tanıtım için dünya ülkelerinin karşısına çıkacak bir slogan aradıklarını ve bunun sonucunda Sempatik, özgüvenli ve dinamik bir ülke mesajını veren “Push the button-Düğmeye bas!” sloganını belirleyerek aynı anda tanıtım amaçlı bir çok faaliyeti başlattıklarından bahsetti

Bu faaliyetlerden biri;
Farklı dillerde dünyaca ünlü markaların Türkiye’deki yatırımlarını duyurur el ilanları yaparak bu markalar “ Türkiye’yi seviyorlar , Türkiye’de olmaktan mutlular” . Groupane  Turquie ,Microsoft  Turkei,Fortis  Turkey imajını yaratmaya çalışmaktı. Diğeri , DHL’in ülkeden dünyaya gönderimde bulunduğu koliler üzerine yapıştırılan ayyıldızlı stickerlardı , bu vasıtayla “Ayyıldız dünyaya yayılıyor” mesajı verilmeye çalışıldı. Aynı andaki faaliyetlerin bir diğeri ise ; THY’ların da bir çok enformasyon kanalı için hazırlanan Türkiye hakkında birer cümlelik “Her yıl 400.bin üniversiteli mezun oluyor biliyor musunuz? Türkiye’nin dünyanın 6.cı nüfus yoğun ülke olduğunu biliyor musunuz?” gibi bilgi mesajlarının kullanılmasıydı diyen Korkmaz, buradaki ortak amacın “Hem yatırımcıyı ülkeye çekmek hem de ülke tanıtımını yapmaktı” diyerek görüş ve düşüncelerini dinleyicilerle paylaştı. Korkmaz, farklılıklarımızı , rakiplerden ayrışan özelliklerimizi iyi belirleyebilirsek , yatırımcılara hedefe yönelik gerçek imkanlar sunabileceğimizi göstermiş olabiliriz ki , ajans olarak bunu başardığımıza inanıyorum diyerek dinleyicilerden alkış almayı başardı.

Civaoğlu, ikinci söz hakkını Türk markası nasıl dışa yansıtılmalı,şu an daki durumumuz nedir? Türk markasının konumlandırılması ülke içinde yapıldı mı? Şeklindeki sorusuyla birlikte Reklamcılar Derneği Bşk Cem Topçuoğlu’ na verdi.
Topcuoğlu, Türk markasının şu anda oldukça karışık bir resmi olduğunu, kendini ifade etmekte zorlandığını, kendi farklılıklarını tam olarak bilemeyen , gerçek bir marka olarak ele alınıp , değerlendirildiğini düşünmüyor olduğunu belirterek sözlerine başladı. Verilerin eksik ve tutarlı bir master planın olmadığına değinen konuşmacı, tanıtım projesi var fakat bunları birbirine bağlayan bir buton olmadığını belirterek, öncelikle yapılan tanıtım ve çalışmalara ülke insanın inanması ve güvenmesi gerekiyor, değerlerini kabul eden ve kendiyle gurur duyan , özgüveni eksik olmayan bir ülke imajı içinde kendimiz olabilirsek ülke olarak bir marka olma yolunda ilerleyebiliriz yönündeki gerçekçi düşüncelerini dinleyicilere aktardı. İrlanda’nın mevcut bir turizm kalkınma planı, G. Afrika’nın ise 2014 için ülkenin geleceğini yazan bir vizyon kitabından örnekler veren Topçuoğlu; “Türk markasının gerçek sahibi yok ya da çok sahibi var” diyerek Bir ülkenin geleceğinin yazılması seyreden insanlarla değil katılımcı insanlarla olur , Kamu-Özel ve STK,önce içeriden başlayarak dışa doğru acil bir master plan oluşturmalı diyerek sözlerine tamamladı.

Civaoğlu, ülke olarak iç barışı sağladığımız zaman ancak ülkeye diğer markaları/yatırımcıları getirmek için düğmeye basabiliriz diyerek üçüncü panelisti Elif Akarlılar’a peki Mavi nasıl bir Türk markası (ülke markası) oldu, siz bir ülke markasını nasıl dış dünyada konumlandırdınız? Sorusunu yöneltti.

Mavi Jeans’ın marka kuruluş hikayesini anlatarak sözlerine başlayan Akarlılar, 17 yıl önce kurulan ve çok kısa bir sürede emin adımlar dünya markaları arasına girmeyi başaran bir Türk firmasının bugün geldiği noktadaki başarısını dinleyicilerle paylaştı.
Daha şirketin ilk kurulduğu günlerde iç piyasada elde ettiği güveni dışa taşırken “Türkiye den iyi marka çıkar, biz dışarı da varız” imajı yaratmayı ön planda tutarak ülke yatırımlarında daha kaliteli ürün yapmak yerine nasıl ülke kültürüne uygun bir marka yaratmaya çalıştıklarını anlattı. Akarlılar, Ucuz bir ülke markası olmadan, gittikleri ülkede hangi markalı ürünle karşılaştırıldıklarını iyi anlayarak yeri geldiğinde en iyi kumaş, en iyi tasarımcı ile marka özünü koruyarak çalıştıklarını , ülke merkezli olarak çalışan ancak gittikleri yerde marka merkezi kuran bir yönetim anlayışı ile yollarına devam ettiklerini ve bunun önemini vurguladı. Zaman ruhunu yakalayan, folklorik olmayan, bugün ve geleceğe bakan bir marka olmayı hedefleyerek dünyanın zihninde bir Türk markası oluşmasını sağlamaya çalıştıklarını anlatan konuşmacı , bazı dönemlerde ülke insanın kendi markasına olan güvensizliği nedeniyle Türkiye pazarında daha çok zorlandıklarının altını çizmeden geçmek istemediğini belirtti. Mavi olarak, yapılan her çalışmayı gidilen her ülkede basınla paylaştıklarını, genç- dinamik ülke özelliklerini bir Türk markası olarak duyurmayı misyon haline getirdiklerini belirterek dünya basınında yer alan reklam örneklerini dinleyicilerle paylaştı.Akarlılar, ülke içi reklamlarda ise “Çok oluyoruz” sloganı ile yurt dışındaki açılımları ülke insanına duyurmak adına önem verdiklerini vurguladı.

Panelin ikinci bölümünde, Dünyadaki finansal ekonomik krizin uluslararası arenada Türkiye’nin işini zorlaştıracağının altı çizilerek Devlet-Özel ve STK’ların ülke markası için neler yapması gerektiği önerileri panelistlerden alınmaya çalışıldı.

İlk cevap, bir çok ülke markası ve insanı için “Karanlıktan yakınacağına bir mum yak!”
diyen Korkmaz’ dan geldi. Türkiye’nin işi zor olsa da krizin marka anlamında konumlanmayı engellemeyeceğini söyleyen Korkmaz, hedef kitleyi belirlediklerini ve tanıtıma devam edeceklerini sözlerine ekledi. Şu anda en önemli konu “Makro ekonomik dengelerin mutlaka iyi olmasıdır” diyen konuşmacı, 2004’de 3 milyar dolarlık yabancı yatırım gelirken bu rakam 2007’de 22 milyar dolara çıkmıştır, bu yıl kriz nedeniyle beklenen ise 15 milyar dolar olacaktır, dünyada finansal kriz ekonomiyi etkilese de Türkiye yabancı şirketlere bir imkan tanıyor, şu anda Türkiye’nin sağlam bir zemini var ve yatırımcılar bunu iyi biliyor şeklindeki görüşleriyle kendisine tanınan süreyi tamamladı.

Cem Topçuoğlu ise, marka süreç devamlılık esas’tır diyerek, özel-kamu ve Stk birlikteliği önemli, hedef kitle analizi yapılmalı, öncelikli pazarlar belirlenmeli ve her pazara ayrı mesajla gidilmesi gerektiğini vurguladı. Tutarlı ve bütünsel bir master plan oluşturulması gerektiğine ayrıca değinen Topçuoğlu,” Spesifik alanlarda bir tanıtım olmadığı için bazı alanlarda bölünüp pazarlama planlı yapılmalı ve ülke insanın yapılan bu planlara güvenmesi sağlanmalı” diyerek görüşlerini dinleyicilerle paylaştı. Ayrıca plan doğrultusunda bir ölçümleme yapılmalı ve bu ölçümlemenin nasıl yapılacağı önceden belirlenmelidir , diyerek sözlerini sonlandırdı.


Panelin ikinci bölümünde Elif Akarlılar ise;

Her marka;

Türkiye markalarına Türkiye’ye güvendiği kadar güveniyor.
Türkiye ucuz marka değil, Türk markası ucuz değildir.
Bir markanın Türkiye’ye yapacağı en büyük katkı: Uluslar üstü marka olmaktır.
Türkiye’nin sahip olduğu en büyük kaynak: Gençlik’tir.

düşüncesiyle yola çıkarsa (Konuşmacı Mavi jeans olarak her zaman bunu düşündüklerini belirtti)Türkiye’nin hem siyasi hem sosyal açıdan değerlerini fark etmesi kolaylaşır ve işte o zaman” Çok ucuz değil, kaliteli ve değerleriyle öne çıkan uluslar üstü bir marka olmuş oluruz “ diyerek sözlerini tamamladı.

Konuşmacı: Russell TAYLOR Unilever Axe Markası Dünya Başkanı
Hugh BAILLIE BBH Axe Markası Dünya Sorumlusu

Sunum Notları: 25 Yıldır Hep Genç

Gençlerin markaları bir günde kahraman yapıp aynı hızla da öldürebildikleri bir ortamda Axe, dünyanın lider erkek deodorant markası olarak 25 yıldır önde olmayı başarmasının altında yatan özelliklerinin “ Tutarlılık, Düzenli Olmak, Odaklanmak, Kişilik ön planda, Değer yargılarını korumak” olduğunu belirten Axe dünya başkanı , “Axe Etkisi” ile tüm dünyada her geçen yıl büyümeye , pazar payı almaya ve hedef kitleyi nasıl doğru yerde ,doğru zamanda ve doğru şekilde iletişim kurduklarını gösterecek bir dizi tanıtım ve reklam kampanyalarından örnekler sunarak sözlerine başladı.

Bir markanın her dönem değişen gençliğe uygun olarak ,25 yıldır ayakta kalabilmesi için, esnek olması, taklitçi olmaması, müşterisine mutlaka yatırım yapması gerektiğini vurgulayan Taylor, Axe’in bu özellikleri konuması için evrensel değerlere sahip bir marka olarak tüketicisinin karşısına sürekli yeni bir yüzle çıkmayı amaç edindiğini sözlerine ekledi. Taylor ve Baıllıe, ” Bir markanın varlığını sürdürmesi için 10 madde üzerinde durması gerektiğini belirterek birbirilerini tamamlayan bu maddeleri örneklerle tek tek ele aldılar.

İşte o maddeler:

1-Stay true to your DNA, but reinvent yourself every year

MESAJ : Sadık Kalın
Mesuliyet bilinci ile yeniden yapılanma, bir öncekine göre farklı olmalı

2-Think big, act.big

MESAJ : Hedefleri Büyük Tutun
Büyük düşünmek büyük algılanır, gaye azim önemlidir.Kalınları Kırın!

3-Get talked about

MESAJ : Sizi anlatmazlarsa iyi olamazsınız
Markanın konuşulacağı alanlar, ortamlar yaratın(reklam-tanıtım vb.gibi)

4-Create brand experiences

MESAJ : Marka deneyimi yaratın
Axe: Lynx markası için: Erkekler kızların yanında hava atmayı severler deneyimini
yarattı.

5-Understand your target. Go where he goes

MESAJ : Hedeflediğin kesimi iyi tanı.
Müşteri neredeyse oraya git. Burada medya ve tanıtım önemli

6-Benchmark the best, not just your direct competitors.

MESAJ : Piyasının en iyisine göre kendini konumlandır.
Bütün sektörleri önemse, moda, müzik, kendini onlarla kıyasla.

7-Dare to play differently

MESAJ :Farklı olmaya cesaret et.,
Taklitçi olma, kendi oyununu oynamaya istekli ol.

8-Embrace the new

MESAJ : Yeniyi kucaklamak
Yeni teknoloji fırsatlarını değerlendirmek önemli

9-Treat media differently

MESAJ : Medyaya farklı yaklaşın.
Medya araçlarını dikkatli ve etkili kullanın

10-Top into popular culture .

MESAJ : Popüler kültüre hitap edin.
Çağdaşlığı korumak , hayattan kopmamak adına kültür önemli bir öğe.

Axe bugün Lynx, Plus markası ile bir çok ülkede tanınıyor. Bazı ülkelerde yeni markalarla tüketicinin karşısına çıkmak gerektiğini söyleyen n(İng. Lynx tanıyor Axe’yi Baıllıe, kurumsal kültürün değişiklik gösterdiği ülkelerde ise , aynı imaja aynı marka algılamasına sahip bir marka varken , en çok başarı elde eden ülkede isim değişikliği yapılmasını göze alamadıklarını, Unilever’in bu konuda marka üzerinde oldukca hassas bir yaklaşım sergilediğinden bahsetti.

Sunum boyunca Taylor ve Baıllıe, her 5 yılda bir tamamen yenilendiği bir markanın , 25 yılda nasıl hala gençlik ikonu olarak yerini koruduğu yönündeki başarılı stratejilerini örneklerle dinleyicilerle paylaşma fırsatı yarattılar.


Konuşmacı: Jimmy MAYMANN Go Viral Kurucu-Başkan

Sunum Notları: Viral Pazarlama ve Sosyal Topluluklar: Markaların yeni güç kaynağı

Milyonlarca tüketiciyi kapsayan çok geniş bir sosyal topluluğa hızla yayılmanın formüllerini dinleyicilere vermeye çalışacak olan Maymann, Televizyon, Bilgisayar, görüntülü bilgisayar dönemine geçiş aşamasındaki süreçlerde tüketici beklentilerinin nasıl değiştiğinden örnekler vererek sunumuna başladı.

Eskiden “izleyen” sonra “iletişime geçen”, şimdi ise “sisteme dahil olmak isteyen”, yani sürekli kendini geliştiren bir tüketici ile karşıkarşıya kalan markaların, dijital ortamı nasıl kendi lehine kullandıklarından bahsederek, SMS, email, web bloglar derken bugün gelinen noktada, 85 milyon blog açılmış olduğunu belirtti. Konuşmacı, reklamcıların bu mecraları nasıl kullanacaklarını iyi bilmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Son zamanlarda yapılan araştırmalarda, YouTube’a günde 75 bin video film eklendiğini bu da, insanların “kavramları biraya getirmek ve paylaşmak” gibi bazı ihtiyaçlarının şu an için ön planda tutulduğunun reklam verenlerin dikkatinden kaçmaması gerektiğini vurguladı. Maymann, yeni nesilin muazzam imkanlarla karşı karşıya kaldığını sözlerine ekleyerek Facebook , Ning(sosyal metropol) gibi her gün yeni iletişim kanallarının ortaya çıkmasıyla digital ortamlarda değişikliklerin ışık hızıyla gerçekleştiğine deyindi. Konuşmacı, markaların kitlelere ulaşmada hangi medya kanallarını kullanacağının iyi bilinmesi ve doğru tüketici ile bağlantı kurmak için tüketiciyi iyi anlamanın önemini vurgulayarak, marka iletişimcilerinin marka iletişim yol haritasının buna göre çizmeleri gerekir diyerek , tarihsel gelişmelerden bilgiler verdi.

1998 yılında, İnsanların kendini topluma ifade etmeleri önemli değildi . 2008’de ise yaşamın her alanında gerek kullandığı, gerek yaşadığı yer, gerekse sosyal çevre adına kendilerini ifade etmeyi önemli buluyorlar.
1998 yılında, İnsanların kendini topluma ifade edecek ortamları yoktu. Şimdi ise showlar, yarışmalar, sosyal iletişim alanları var ve bu alanları son derece rahat ve özgürce kullanabiliyorlar.
1998 yılında, sadece bir işe odaklanan insanlarla karşı karşıyaydık. Bu günlerde insanlar ise artık bir çok şey aynı anda yapıyorlar. Gençlerin aklı dağınık ve bir alana/konuya odaklanmaları dikkatleri dağınık olduğundan eskisi kadar kolay değil.

Bu değerlendirmelerden yola çıkarak , medya kanallarının öncelik bu profile sahip tüketicileri için eğilimleri başarıyla tespit etmeleri gerektiğini vurgulayan Maymann, bilginin kime, hangi yolla , ne zaman aralıklarında gönderileceği yönündeki dünyada bu alanda yapılan başarılı medya sunumlarını dinleyicilerle paylaşarak kendine ayrılmış olan süreyi tamamladı.

Konuşmacı: Mert TUNAY Jingle Mingle –Kurucu Müzisyen

Sunum Notları: Marka Ekipleri Yaratıcılığı Değerlendirebiliyor mu?

Markalara ayrıcalık ve ruh katan yaratıcı ekiplerin korkulu rüyası müşteri tarafındaki marka yönetim ekipleriyle yaşanan gerilimli onay süreçlerinden bahseden Tünay, markaların akılda kalıcı olması yönünde müziği nasıl kullandıklarını ve ekibiyle birlikte ne tür çalışma şartları olduklarını anlatarak sözlerine başladı.

Ünlü müzisyen, her markanın bir hikayesi olduğunu ve bu hikaye üzerinden yola çıkan markanın, topluma kazandıracağı değerlerin neler olduğunun müzik yoluyla anlatımının , marka yöneticileri tarafından tam olarak anlaşılmadığını düşündüğünü belirterek, yaşamış olduğu bu iki taraflı diyaloglardan örnekler verdi.

Bir marka jıngle aşamasında ne tür aşamalardan geçerek marka ile bütünleşme sağlayacak şekilde ortaya çıktığı hakkında hiçbir fikri olamayan yönetici ve iletişimcileri son derece doğal ve espri bir şekilde eleştiren Tünay, son dönemde yapmış olduğu reklamlardan örnekler verdi. (Avea)

Bu aşamalarda yaşadığı diyologları anlatan müzisyen, interaktif sunumuyla konferansın en renkli konuğu olmayı başardı.

Marka 2008 Konferans Notları 2

3807 kez okunmuş Belgin Usanmaz

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
#PZ2016 İkinci günden dikkat çekenler...   262 gün önce eklendi
10. Marketing Power Konferansı Notları   518 gün önce eklendi
12. Liderlik Zirvesi geniş özeti...   869 gün önce eklendi
9. Marketing Power Conference geniş özeti...   905 gün önce eklendi
15. Pazarlama Zirvesi Notlarım...   1013 gün önce eklendi
Akıl karar aldırır, Kalp kariyer yaptırır...   1240 gün önce eklendi
8. Marketing Power Conference geniş özeti...   1274 gün önce eklendi
'Customer Power Conference' gözlemlerim...   1383 gün önce eklendi
Yeşil İş Green Business 2013 Konferans Notlarım   1426 gün önce eklendi
10. LİDERLİK ZİRVESİ   1624 gün önce eklendi
Innovation of Marketing   1652 gün önce eklendi
MCT İnsan Kaynakları Zirvesi Konferans Notları   1672 gün önce eklendi
Marka 2012 Konferansı Notları 2. Gün   1729 gün önce eklendi
Marka 2012 Konferansı Notları 1. Gün   1736 gün önce eklendi
MARKALARDA başarıya giden yol, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK   1939 gün önce eklendi
Sun Tzu'nun Savaş Sanatı'na Göre Marka Stratejileri   2041 gün önce eklendi
2011 Marka Konferans Notlarım   2101 gün önce eklendi
Sürdürülebilir Marka Şehir: İzmir   2183 gün önce eklendi
MARKA KONFERANS NOTLARI 2010 (1. Gün)   2464 gün önce eklendi
MARKA KONFERANS NOTLARI 2010 (2. Gün)   2465 gün önce eklendi
Kurum Markası mı? Yoksa Ürün Markası mı?   2730 gün önce eklendi
Marka 2009 Konferans Notlarım2   2828 gün önce eklendi
Marka 2009 Konferans Notlarım1   2829 gün önce eklendi
Ülke Markalaşmasında Kurumsal Yönetim Anlayışına Yönelik Yaklaşımlar...   2934 gün önce eklendi
Marka 2008 Konferans Notları 2   3200 gün önce eklendi
• Marka 2008 Konferans Notları 1   3207 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.