reklam
reklam
reklam
reklam

MARKA KONFERANS NOTLARI 2010 (2. Gün)

Köşe Yazısı - 27 Aralık 2010, Pazartesi
GözlemliYorum: Belgin Usanmaz

MARKA KONFERANS NOTLARI 
16-17 ARALIK 2010 Swiss Otel-İSTANBUL
2. Gün 
 
 
DİKKAT! CRM’i EVE TEK BAŞINIZA UYGULAMAYIN-PARO
Engin OYTAÇ
 
Yeni özelliğini çok çabuk kaybediyor,
Facebook ilişikilerimizi yönetiyor,
Twitter adımlarımızı takip ediyor.
CRM ise bireyi satın alma ve tercihleri yönünde anlamsal olarak tanımlayıp, ihtiyaç ve beklentilerine cevap verecek markalarla buluşturmak için fırsat yaratıyor. Hem birey hem de markalar kazanıyor diyen OYTAÇ, kısaca bu noktadan bakıldığında farklılaşmak gerekiyor. Bu da CRM ile mümkün diyerek sunumuna başladı.
 
Konuşmacı, CRM ile her veri en uygun iletişim kanalıyla toplanıyor, en ince detayı ile analiz ediliyor, kampanya hazırlanması ve yaratılması için zemin hazırlanıyor diyerek sunumuna devam etti.
 
Sadakat programları ile ilave ciro sağlayacak kampanya yapmak önemli diyen konuşmacı; Paro ile yapılan yıl değerlendirme ve kampanya adetleri hakkında bilgiler verdi.
2007 yılında 300, 2008 yılında 600, 2009 yılında 1600 ve  2010’da 2500 kampanya yapıldığını belirtti.
 
Bir firma için değerli görülmeyen bir verinin, bir başkası için son derece değerli olabileceğine değinen konuşmacı; farklı verileri entegre ederek, başka hedef kitlelere ulaşmada CRM ve dolayısıyla Paro’nun çalışma şekli ve işleyişi hakkında dinleyicilere örnekler sundu.
 
“Işleyen veri markayı parlatır “diyen OYTAÇ; Bir veriyi tanımlarken bir başka veri ile ilişkilendirme ve bunu markaların ilave ciro yapmasına fırsat verecek şekilde, firmanın ürün ve hizmetleri ile yeni bir kampanya çalışmasında bulunması CRM ile mümkün. Markaların bunu görmesi, müşteri programlarını oluşturması ve Paro kapsamında yeni müşteri kitlelerine ulaşmasını bir ihtiyaç olarak görmeleri gerktiğini düşündüğünü söyledi. (Connect Life Sytle)
 
Kısaca, doğru ve derin CRM ile ama en önemlisi firmaları müşteri odaklı faaliyetlerinde bir araya getiren ortak bir müşteri program ile, bir yılda 1 milyar TL’ye yakın ilave ciro sağlamanın mümkün olabileceği belirtildi.
 
 
Kitle İkna Silahları
Özgür ÖZEL 
 
Otomobil, insanoğlunun yarattığı en heyecan verici makine. Hangi otomobili alacaklarına karar vermek, kişilerin hayatındaki en önemli satın alma süreçlerinden biri. Markalar bu sureçte etki edebilmek için milyonlarca Euro değerinde yatırım yapıyor. Bu kadar yatırımın yoğun olduğu bir sektörde tüketicilerin “sizi” tercih etmesi için insan  psikolojisinde doğru noktalara temas etmek daha da önem kazanıyor diyerek sözlerine başlayan konuşmacı; kişileri ikna etmek için Fiat’ın “Müşteri ikna stratejilerini “anlatmaya başladı.
 
1-Özün sözün bir olsun.
Sizi tercih edenler için bir neden vermeniz gerekir. Fiat 110 yıldır var olan bir marka, tarihsel süreçten bahsetmekle güven sağlamayı her zaman sürdürüyoruz ve bu güveni nesiller boyunca devam edecek bir söz şeklinde ön plana çıkarıyoruz ve bu sözün verilmesini özümüzde taşıyoruz..
 
2-Bırak başkaları onu ikna etsin.
Bazı kararlar, diğer insanların doğrularına göre verilir.İnsanınların %5i öncü, %95, takipçi. Ürünler lanse edildikten sonar sokakta belli bir adete ulaşmak istenir ve böylece etkilenme yaratılmış olur. Ürünün kendisini göstermesi lazım ki diğerleri ikna olsun.
 
3-Az olsun benim olsun.
Bazı insanlar özel ürün kullanmak ve kendilerini diğerlerinden özel hissetmek isterler. Az olan şeylerin daha değerli olduğu düşünülür. Kaybetme düşüncesi kazanmaya doğru daha motive edici bir duygudur. O yüzden hızla, az olan şeye ulaşmak için zaman kısıtı konur.
 
4-Hiçbir şey karşılıksız kalmaz.
İnsanlar hiçbir şeyi karşılıksız bırakmak istemezler. Bu insanın doğasında var, karşısındakine mutlaka birşey yapmayı zorunlu hisseder. Bu noktada marka olarak diğer işbirliklerine yönelik faaliyetlere dahil olmak insanları mutlu edecektir.
 
5-İsviçre Bakanları doğrudur.
İnsanlar otorite doğrultusunda davranmayı ve otoritenin gelişmesini isterler. Markalar yeni birşey üretirken ve farklı bir mesaj verirken bunu kullanır ve kendilerine otorite oluşturmayı amaç edinirler/edinmelidirler.
 
6- Kendini sevdir.
Markalar buna bayılır. Grupları bu sevgi çercevesinde gerek reklam, gerek slogan, gerek kurduğu iletişim kaynakları ile kendilerini lovemark yapmak isterler ve bilirler ki bu başarıldığı takdirde insanlar markalarından asla vazgeçmez ve onun sürekli takipçisi olurlar. 
 
Kısaca, temel ikna prensiplerinin nasıl kitle ikna silahlarına dönüşebileceğini Tofaş’ın Fiat model ürünlerinde bunu nasıl uyguladıkları çarpıcı örneklerle görülmüş oldu. ÖZEL’in sunumunda dinleyicileri etkileyen bu ikna stratejilerinin  tüm marka kullanıcıları için geçerli olması dinleyicilere minik ipuçları vermede çok başarılı oldu.
 
 
Markanın Ardındakiler-Mc Donald’s
Liam JEORY
Marka Konferansı 2. gün Liam JEORY

 
JEORY, 55 yıl once Californiya’da tek bir restorandan bugün 118 ülkeye yayılmış 33 bin restoranlık bir büyüklüğe nasıl gelindiğini anlatacağı konuşmasına; Mc Donald’s olarak “hep müşteri odaklı ve değişen hayatlara uyum sağladık,  çekirdek müşterimizi koruduk, markayı geliştirip büyütürken gerçek değerini koruduk” diyerek sunumuna başladı.
 
Mc Donald’s marka imajını yaratan değerleri her müşterisine eşit şartlarda sunmaya çalışıldığından bahseden konuşmacı, fiyat alternatifi, ortam değişikliği ile sürekli yenilikler yaparak ve  bütün pazarlarda uyumlu çalışmanın başarılarının arkasında yatan büyük güç olduğunu belirtti. 
 
JEORY, bulunduğu ülkede ortak dil ve ortak vizyon planı ile global memnuniyet ve etki yaratmaya çalışıldığını dile getirerek, logosu, lezzeti ve markaya olan bağlılıkla hangi dilde sunulduğu belli olmasa da herkesce anlaşılan bir marka gücü yaratıldığından bahsetti.
Mc Donald’s bulunduğu her ülkede markanın parçası olmaya çalışıyor, gerek çalışma şekli, gerek alt yapı ve gerekse ürün kullanımında sağlığa ve ülke ağız tadına uygun  yeni ürünler yaratmaya çalışıyoruz diyen  konuşmacı; mesela Türkiye’de özel baharatlar kullanıyoruz, özel ölçülerde ve yaşamı kolaylaştıracak boyutta yani kısaca ürün çeşitlerini ülkelere göre düzenliyoruz dedi. Hepsinden önemlisi “aynı kalitede yapılmasını” önemli gördüklerini söyledi.
 
Belgin UsanmazBundan sonraki dönemde Mc Donald’s, restoranların gece farklı gündüz farklı ambiyansta olmasını, teslimat hizmetlerinde ve ürün sipariş kanallarında çeşitli değişiklikler yapılacağından bahseden konuşmacı; mevcut restoranların portföylerinin yenilenip imajı değişecek ve pazarın tercihlerine uygun restoranlar yapılmasına karar verildi diyerek Avrupa’dan yenilenen bir kaç Mc Donald’s restoran örneği gösteriminde bulundu. Mc Donald’s çekirdek değerleri hakkında kısa bilgiler Verdi.
 
-Yönetim etik olmalı
-Toplumdan alınanı topluma geri vermeli
-Yerel firmalarla işbirliği kurulmalı
-Sosyal sorumluluk projeleri yapılmalı
-Herkese adil davranılmalı (çalışna-müşteri-kurum ilişkileri)
-Müşterilerin hepsine ünlüymüş, özelmiş gibi davranılmalı
-Müşteri size öneriler sunmalı ve uygulamaya aldığınız yenilikler gösterilmeli
-Tüketici gıda söz konusu olduğunda beslenme konusunda bilgi sahibi olmak istiyor. Bu konu gözönünde tutulmalı
-Çevreye katkı sağlayacak projeler geliştirilmeli veya ortak olunmalı
 
Kısaca,ekonomi, din, ırk, dil ve çoğrafya farklı olsa da, tüm operasyonlarda uygulama prensipleri aynı ve bölgeye özel davranış ve yaklaşımlar sergilenerek marka değeri korunduğunda, markayı taze tutmak ve yıllara meydan okumasını sağlamanın mümkün olduğu görüldü. 
 
 
İyimser Gelecek ve Geleceğin Megatrendleri:
Matthias HORX
 
 
Avrpa’nın en itibarlı trend analistlerinden ve füturistlerinden biri kabul edilen HORX, yaşamda bazı önemli trendler var. Bu trendler dahilinde gelecekteki yaşamı şimdilerden tahmin edebilme yetkinliği kazanıyoruz diyerek sözlerine başladı.
 
Bu trendlerden bazılarını art arda sıralayan ünlü trend analistcisi;
 
1-Küreselleşme: Çok büyük gelişmeleri beraberinde getirecek
2-Dünya savaşları: Başlangıçtan bu yana 20 kriz oldu.
3-Doğum: 50 yıllık gelişmede daha az çocuk doğrulacak
4-Eğitim: Engebeli yollardan geçiyor
5-Kadınlar: Gelir seviyesi artıyor. Kadınların kararları daha belirleyici.
6-Kentleşme: İnsanoğlunun %50si büyük kentlerde yaşıyor.
7-Karbon: Karbon üretimi kentlerde artıyor.
8-Eğlence: Yeni eğlence, yeni kültürel alanlar oluşturuyor. Kentin ruhu farklılaşıyor.
9-Yeşil hayat: Ekolojik sehirler kuruluyor. Mimari ve üretim tesisleri yeşil saha uygulamasına gidiyor.
10-Enerji şebekeleri: Evlerde enerji üretimi başlıyor. Depolama ve güneş enerjisi biriktirilmeye başlanıyor.
 
diyerek her trendin yeni bir değişikliğe yol açtığını ve bu değişeme “megatrend” denildiğini vurgulayan konuşmacı kendi kurduğu Zukunfts İnstitut adlı trend akademisinden bahsetti. Bu akademide, toplum, ekonomi ve popüler kültür alanında geleceğin temel değişimlerini analiz etmeyi hedef edindiklerini belirten HORX, aynı zamanda ailesi ile “Future Evolation House” (Gelecek Evrimi evi) adını verdikleri evinden görseller sundu. Bu evi, modern hayattaki ve teknolojideki trendleri test etmek için inşaa ettiklerini anlattı.
 
Konuşmacı, sizi sinirlendirmeyen basit teknoloji akılldır. Teknoloji kolay kullanılsın ve anlaşılsın yeterli. (Smart Tech)
Evreni anladığımız zaman “Dünya hoş bir yer olabilir” diye düşünmenin ve bazı şeyleri yaşamın uygulama alanına sokarak zihinsel söylemlerin güzelleşme yaratmasını sağlayacak şekilde çoğullaştırılmasıyla bunun başarılabileceğini sözlerine ekledi.
 
Ünlü füturist ayrıca 2011 yılı için globalizasyon, dişileşme, yeşil teknoloji, demokratikleşme trendlerinin geliştiği bir yıl olacağı açıklamasında bulundu.
 
Kısaca,herkes kendi geleceği hakkında tahminlerde bulunuyor ya da  toplumun gidişatı ile ilgili fikirler beyan ediyor ancak bunu profesyonel olarak yapmak için eğitim alınmalı, system teorisi, sosyoloji, ekonomi, kültürel vb gibi. Bu eğitimler sonrası  birçok çalışma yapılması gerekiyor ki geçmiş günümüzle bütünleştirilsin ve geleceği şekillendirecek uzun vadede megatrendlerin ne olduğu şimdiden görülebilsin.
 
 
 
Lovegrove Mucizesi
Ross LOVEGROVE
 
Geleceği bugünden tasarlayan, tasarım dünyasının rock starı olarak adlandırılan LOVEGROVE’ın sunumu kendisine ait objelerin gösterimi ile başladı. Bu sunumda yeşilin olmadığı yerlere solar ağaçlar ekilmesi, güneş tünelleri, camdan balonlar şeklinde otomobiller, ceşitli tuhaf görüntülere sahip abajurlar ve avizeler bulunmaktaydı.
 
Doğanın özgün mantığı ve güzelliğinden ilham alan konuşmacı, doğanın kendi içinde müthiş bir zekası ve kucaklaşması var diyerek, doğanın yeni keşfedilmeye başlandığının altını çizdi.
 
Eserlerinde doğayı bütünleyen objeler kullanmaya özen gösterdiğini vurgulayan tasarımcı, bakıldığında keşfedilecek hergün yeni birşey bulduğunu ve minimum düzeyde malzeme kullanacak çalışmalar yaptığından bahsetti.
Bu yöndeki çalışmaları dinleyicilerle paylaştı.  
 
Her markaya bir tasarım gücü katılması gerektiği görüşünde olan ünlü tasarımcı, Hayata yeni bir şey kazandırmak istiyorsanız onu en iyi şekilde anlatmanız gerektiğinin  altını çizdi.
LOVEGROVE, yanlız zaman geçirince daha verimli olduğundan bahsederek, insanların kendi potansiyellerini keşfetmesi için yanlız kalmaya ihtiyaçları olduğunu düşündüğünü belirtti.
 
Genç tasarımcıların  bilgisayardaki yetenekleri ve bu becerilerini kullanma şekillerinden büyük ölçüde etkilendiğini belirten konuşmacı, son 10 yıl içinde formlarda büyük değişiklikler görüleceğini sözlerine ekledi.
 
Türkiye’de Vitra için özel tasarımlar yaptığını belirten ünlü tasarımcı, markaların tutarlı tasarımcılarla çalışması lazım, taklit edilmeyen ve kendini koruyan tek şey tasarımdır.
Bu tasarımı yapılan şeyin markayı  ticari başarıya götürmesi gerektiği yönündeki görüş ve örnekleri dinleyicilerle paylaştı.
 
Ayrıca aralarında, Cacharel, Louis Vuitton, Dupont’un da bulunduğu birçok markaya danışmanlık yapan LOVEGROVE, Miyake, Peugeot, Apple Computers, Japan Airlines için geliştirdiği projelerle ödül alan tasarımları hakkında bilgiler verdi, görsel sunumlar gerçekleştirdi.
 
Kısaca,  tasarım felsefesinin özünde yer alan insani ve becerikli yaklaşımı anlatılırken, dokunduğu her şeye  yansıtabildiği iyimserliği ve yenilikçi yaşam gücünü hissettirecek birçok yeni tasarımla karşılaşmış olduk.
  
 
 
Gazetecilik Öldü mü? Kağıt ve Mürekkebin Dijitalle Savaşı
Eyüp Can SAĞLIK
 
 
“Her ülkede gazetenin ömrü ne zamana kadar sürer?” Konulu bir araştırma yapıldığını, Amerika 2017 Rusya ve Türkiye‘de bu 2036 yılına denk gelir şekliyle bazı sonuçlar çıkarıldığını belirterek konuşmasına başlayan SAĞLIK, 2040 yılında böyle bir ürüne ihtiyacımız olmayacağı yönünde çeşitli görüşleri dinleyicilerle paylaştı.
 
 
Tarihte birçok tahminin yapıldığı ve yapılan bu tahminlerin en tutanın 2 katından daha fazla bir sonuçla karşımıza çıktığından bahseden gazeteci, bazı tahminlerden örnekler verdi.
Bbu tahminlere bakarak, gazeteceilikiçin de, şu anda yapılan yorumların yanılgıyla karşılanacağını belirtti.
 
Geleceğin tarihçileri bugünün insanını tarif edecek olsalardı. A.Comis’in ”Onlar sevişirler ve gazete okurlar” şeklindeki bir sözüne değinen konuşmacı, üremek kadar fiziksel, duyusal bir eylemle gazetenin eşleştirilmesini hayati önem taşıdığı yönünde vurgulanmakta olduğu görülmektedir diyerek, gazetenin insan yaşamında bir anlam ifade etmekte olduğunun altını çizen örnekler sundu.
 
SAĞLIK, dijital mecralardaki hızlı yükselişin gazeteciliği nasıl etkileyeceğini ve geleneksel gazetecilik anlayışının bu hıza uydurabilecek esneklikte olup olmadığı konusunda çarpıcı sözlere konuşmasına devam etti
 
Eski dönemlerde “Gazete, modern insanın sabah duasıdır” Hepal, sözü ile de dinin yaşamı belirlemesiyle yine gazetenin özleştirilmesini önemli görülmesi gerektiğini vurgulayan konuşmacı; Gazetenin içini iyi doldurduğumuz sürece gazetecilik devam edecektir dedi.
 
Gazetecilik içinden geçtiği sürece rağmen görevi daha önemli hale gelecek diyen SAĞLIK, insanlarla ilişkiyi nasıl devam ettireceğiz? sorusuna cevap bulduğumuz sürece varız diyerek, “Ne zaman sevişmeyi bırakırsak, gazete okumayı da bırakacağız” diyerek çarpıcı bir sözle sunumunu noktalandırdı.
 
Kısaca;gazeteciliğin daha uzun yıllar devam edeceği ve hiçbir dönemde kağıt ve mürekkebin yerini başka bir iletişim aracının alamayacağı vurgulanmış oldu.
  
 
Cacharel Markasının Başarı Hikayesi
Jean BOUSQUET
  
Terzi eğitimi aldıktan sonra, gençler için bluz dikmeye başlayan ve bu dönemde genç giyimin yeni yaratıldığı süreçte Briget Bardot tarafından kullanılan ürünlerin popülar olmaya başlamısı ile markanın tanınması sağlandı diyen konuşmacı; daha sonra romantik hippilere özgürlük adı verilen gömlekler üretmeye başladıklarını, Anais adıyla devam ederken Loreal firmasının aynı ad ile parfüm çıkarmasıyla  1980’in en fazla satılan ürünü olduğunu belirten BOUSQUET, markanın bütün dünyada görünür hale getirildiğini ve 120 milyon şise satıldığını belirtti.
 
Libertykolleksiyonu ile 8 ülkede Türkiye’nin de dahil doluğu 21 Carharel butik olduğundan bahseden konuşmacı, çok iyi pamuktan ve üst düzeyde bir marka olarak ürünlerin satıldığını belirtti. Bu kararın neticesinde ilk kez Türkiye’de Aydınlı Grubu ile dağıtıma karar verdiklerini anlatan konuşmacı, bu kararın firma için önemini vurguladı.
 
Ülkeler arasında farklılıklar var, şirketin ortağını tanıması çok önemli, ilişki başarı ile giderse devam etmek istersin. Carcarel olarak Aydınlı Grup ile ilişkimizi sürdürmek hatta yeni segmentlere girmek için çalışmalar başlattığını belirten konuşmacı, 2011 yılında çocuk ürünleri çıkaracaklarını, bunun da markaya olan güveni arttıracağını kendilerine gösterdiğini söyledi.
 
“Giyim markalarında öncelikle belli kalite düzeyini tutturmak zorundasınız”. Konuşmacı, üretim/dağıtım sürecinde de hep bu kaliteyi devam ettirilmesi gerektiğinin önemini vurguladı ve ressesyon sonrası farklı bir dünyaya açıldıklarını, dalgalı piyasaların ortaya çıkmasıyla markanın kazanması için çok çalışılması gerektiğinin altını çizdi.
 
Dijital iş hayatını sizce nasıl etkiliyor?sorusuna ise; dijitalde ortak amaç ve paylaşım var. Spesifik olarak sınırlanmıyorsunuz, paylaşım ağları markanızı diğerleri ile ilişkilendirecek bir alana taşıyor ve bu alanda doğrudan müşteriye bir şey satabilmek önemli ancak bu da müşteriyle ilişki kurabilmekle mümkün görünüyor dedi. 
 
Birçok insanı internet sitesine çekmek için, ortak ilgi alanları yakalanması gerektiği görüşüne sahip konuşmacı, kalite tasarım kadar, sergilemek de çok önemli diyerek, online olarak insanlar kendi tavırlarını gösteriyorlar, bu tavırları internet ortamında ne arıyor olabilecekleri ile ilişkilendirecek bir hayal satılması için öncelikle markaların bu hayali nasıl yaratır olacağını netleştirmesi gerektiğini düşündüğünü söyledi.
 
İnternet için geçerli bir reçete olduğunu düşünmediğini belirten konuşmacı, internette farklı bir müşteri kitlesi olduğunu, buradaki iletişimin insan üzerinde etkileşim yaratması gerektiğini sözlerine ekledi.
 
Kısaca,dijital teknoloji modanın işleyişini değiştiriyor. İnternet ortamında trendler çok hızlı yayılıyor. Müşteri sürekli markalarla paylaşım sağlamak ve bir hayalin peşinden koşmak istiyor, bunun farkına varılmasının büyük fark yaratılacağı vurgulandı.
 
 
 
Tüketicinin Sesine ve Tercihine Karşılık Vermek
Alan MITCHELL
Marka Konferansı 2. Gün Alan MITCHELL
 
 
“21. Yüzyılda medya ve devlet adına bilgi akışı yukarıdan aşağı gerçekleşirken, şimdi Google, Youtube, Facebook bu akışın yönünü aşağıdan yukarıya değiştirdi” diyerek sunumuna başlayan konuşmacı; pazarlamada ise paralel bir ilişkisi söz konusu, herkese tek bir kaynaktan mesaj iletiliyordu ancak şimdi kime hangi mesaj aktarılacak ayrıştırılmak zorunda. Bilgi yüklemek, mesajlamak ve bununla birlikte “topluluk olmak“ gibi yeni alanlar oluştu diyerek konuşmasına devam etti.
 
“Topluluk alanlarında müşteriye verilen ”değer” kaldıraç görevi görüyor, bu noktada kıyas ve tavsiye sistemi ile müşteri kararlarını bir başkasının deneyiminden yararlanarak verebiliyor” diyen MITCHELL, kısaca kimliğimizi internet ortamı yönetiyor diyebiliriz şeklinde bazı yeni uygulamalar hakkında bilgiler verdi.
Örneğin Mydex, kendi kişisel bilgilerini bir arada depolatabilirsiniz, şirketlerle ilgili bilgileri kendi sahanızda kendiniz kontrol edebiliyorsunuz. Hangi bilginizi hangi şirket veya markayla paylaşmanıza kendiniz karar verebiliyorsunuz. Bu noktada tüketicinin kendine daha çok güvendiğini görüyoruz.
 
Bu alanda;
 
1-Product/Service choice
“Daha çok seçenek ve yeni kanallar tüketiciyi “kral” yaptı.
Tüketici bu ortamda daha  kolay ve en iyi kararı vermek istiyor. Bu yüzden  firmalar, sürekli yeni taleplerle karşılaşılıyor.”
 
2-Information/Channel choice
“Arama, seçeneklerini oluşturmak anten ürünlerle sınırlı değil. Tüketicinin maddi manevi ne ile ilgilendiği konusunda firmaların artık “gerekçe sunması” gerekiyor.”
 
3-Personal Information Management
“Müşteri yeni görüş ve fikirlerle karşılanmak, yeni temas noktalarından kendisi ile bağlantıya geçilmesini ve kendisi için daha kolay, iyi bir hayat istiyor.
Bu isteklerin binlercesi biraraya geldiğinde ise, pazarlama anlayışı ve reklam ortamı değişiyor.” diyen ünlü pazarlama yorumcusu; “Müşterilerin kararı bilgiyle, alışverişi yapması ise ilişkiyle alakalı” şeklinde değerlendirme yaptı.
 
“Kişiler arası iletişimin sosyal mecralarda ticari olarak bir katma değeri yok, ancak sosyal mecralar takip edilmeli ve mutlaka  sohbetlere taraf olunmaya çalışılmalıdır” diyen MITCHELL, müşteri ürün ve kategoriler hakkında konuşuyorsa bunu  “marka ile “ konuşuyor diye düşünerek “neden bu paylaşımda bulundu, mutlaka bir beklentisi var “ şeklinde yorumlama yapılması gerektiğinin altını çizdi.
 
Tüketicinin yaşadığı sorunlarla ilgilenmek önemli görülmeli diyen konuşmacı; enformasyon tüketicinin pratik bir aracı haline geldi.
 
Tüketici diyor ki; “Bankada ki hesabımı yönet, misafirim gelecek bana yardımcı ol, zamanım yok bana kolaylıklar sağla“. Bu mesajlara vakit ayıran, ilgilenen ve markasını bu beklentilerle ilişkilendiren her şirket ticari olarak kazanıyor.
 
Markaların tüm çabası, rakiplerinin yanında tercih edilebilir olmak, müşterilerin tüm cabası da; eğlenmek, farklı deneyim yaşamak, bilgi sahibi olmak diye tanımlayan konuşmacı; markaların bilgi paylaşması gerektiği, meşhur olmasına yönelik farklı çalışmalar yapmasına Pempers bebek bezinin bu yöndeki faaliyetlerinden örnekler verdi.
 
Yakın tarihte tüketici kendine ait bilgisini kiminle paylaşmak istiyorsa onunla paylaşacak, işte bu noktada savaş yaşanacak diyen MITCHELL; katma değer ve menfaat sağlandığı noktada müşteriler bilgi paylaşımında bulunacak sözleriyle konuşmasını tamamladı.
 
 
Değişen Toplum ve Marka Ahlakının Geleceği
A.C. GRAYLING
 
 
Ünlü filoazof, İş ahlakı “Bize kim olduğumuzu ve hangi ortak standartlara sahip olduğumuzu “gösterir ve bu noktada şirketlerin en büyük değeri, “yarattıkları itibardır” diyerek sözlerine başladı.
 
Bu itibarı, şirketin vermiş olduğu sözleri, hem çalışanlarına, hem de müşterilerine karşı tutuyor olması çok önemlidir diyen GRAYLING, ahlak der ki; yalan söyleme kandırma, söz verip tutmazsan başkasına zarar verirsin.
Etik ise “şirketin kuruluş aşamasından başlayıp her evresinde davranış, tavır ve tutumunu yaptığı işe yansıtmasıdır” diye açıkladı. 
 
Etik ve ahlak arasındaki fark için, ahlak etiğin bir parçasıdır, etik daha geniş bir kavramdır diyerek sözlerine devam eden  GRAYLING, kendi içimizde nasıl bir hayat yaşadığımız ve nasıl bir insan olduğumuz değerlendirmesini, markaların toplumda nasıl bir mesaj verdiği ve bu mesajın içini nasıl doldurduğu ile benzeştiğini söyleyerek açıkladı.
 
“Tüketici artık düşüncesini değiştirdi, saygınlık yaratan markaların tercih edildiği bir dünyada yaşıyoruz. Tüketici fiyat ve kalitenin yanı sıra haklarını koruyan, topluma fayda sağlayan ve etik altyapısı olan markaları tercih etmeye başladı.”
 
Nasıl bir şirket?
Ürünler nasıl?
Mal, ürün, hizmet ne söylüyor?
Bu mesajlarda  samimi mi?
Verdiği sözlerin ne kadarını geçekleştiriliyor? Konularında, tüketici bilgi sahibi olmak istiyor diyen ünlü filozof; işte bu noktada beklentilerine saygı gösteren, topluma saygılı, bireyleri ayırımcılığa itmeyen markaların her zaman ön planda tutulduğu ve gittikce de bu kavramlara önem verileceği konusundaki görüşlerine yer verdi.
 
“2000 yılına, yani 10 yıl öncesine göre çok sanslıyız. Herkesi yakından takip edebiliyoruz. Bu yönden markaların yanlışlarını affetmiyoruz ve bir şekilde markalar kontrolu elden bırakamıyor. Yaşanan bir olumsuzluğun yayılma hızı o kadar çabuk ki, herhangi bir olumsuzluğu düzeltmedeki başarı, markanın kendini toplama sürecinde geçen çabanın büyüklüğü tahminlerdekinden daha fazla oluyor” diyen konuşmacı; tüm markaları iyi ve etik olmaya davet ederek konuşmasını sonlandırdı.
 
Kısaca,değişen toplum dinamiklerinin şaşırtıcı gerçekleri ortaya konulmuş oldu ve marka ahlakının değişimden etkilendiği ve markalara bu açıdan daha çok görev düştüğü vurgulandı.
 
Konuşmacılar hakkında detaylı bilgi için:
Marka 2010 International Brand Conference
 

Marka Konferansı 2010, 1. Gün Notlarım için:
http://www.halklailiskiler.com.tr/yazi.php?id=5437

 

6258 kez okunmuş Belgin Usanmaz

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
#PZ2016 İkinci günden dikkat çekenler...   199 gün önce eklendi
10. Marketing Power Konferansı Notları   455 gün önce eklendi
12. Liderlik Zirvesi geniş özeti...   806 gün önce eklendi
9. Marketing Power Conference geniş özeti...   842 gün önce eklendi
15. Pazarlama Zirvesi Notlarım...   950 gün önce eklendi
Akıl karar aldırır, Kalp kariyer yaptırır...   1177 gün önce eklendi
8. Marketing Power Conference geniş özeti...   1211 gün önce eklendi
'Customer Power Conference' gözlemlerim...   1320 gün önce eklendi
Yeşil İş Green Business 2013 Konferans Notlarım   1363 gün önce eklendi
10. LİDERLİK ZİRVESİ   1561 gün önce eklendi
Innovation of Marketing   1589 gün önce eklendi
MCT İnsan Kaynakları Zirvesi Konferans Notları   1609 gün önce eklendi
Marka 2012 Konferansı Notları 2. Gün   1666 gün önce eklendi
Marka 2012 Konferansı Notları 1. Gün   1673 gün önce eklendi
MARKALARDA başarıya giden yol, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK   1876 gün önce eklendi
Sun Tzu'nun Savaş Sanatı'na Göre Marka Stratejileri   1978 gün önce eklendi
2011 Marka Konferans Notlarım   2038 gün önce eklendi
Sürdürülebilir Marka Şehir: İzmir   2120 gün önce eklendi
MARKA KONFERANS NOTLARI 2010 (1. Gün)   2401 gün önce eklendi
• MARKA KONFERANS NOTLARI 2010 (2. Gün)   2402 gün önce eklendi
Kurum Markası mı? Yoksa Ürün Markası mı?   2667 gün önce eklendi
Marka 2009 Konferans Notlarım2   2765 gün önce eklendi
Marka 2009 Konferans Notlarım1   2766 gün önce eklendi
Ülke Markalaşmasında Kurumsal Yönetim Anlayışına Yönelik Yaklaşımlar...   2871 gün önce eklendi
Marka 2008 Konferans Notları 2   3137 gün önce eklendi
Marka 2008 Konferans Notları 1   3144 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.