reklam
reklam
reklam
reklam

Kampanya kime neden yapılır?

Köşe Yazısı - 1 Ağustos 2015, Cumartesi
İş ve İşletme: Recep Ali Aksoylu

Hep kafama takılmıştır; özellikle siyasi partiler neden tüm tanıtım aktivitelerini, programlarını zaten kendi taraftarı, destekçisi olan kitlelere yaparlar? Kampanyalarını bu temel eksen üzerine oturturlar.

Siyasi partilerin karar merciinde olanların çoğunun kendi işletmesinin de olduğunu düşündüğümüzde insan düşünmeden de edemiyor; acaba kendi işletmelerinde de pazarlama planlarını böylesine doymuş pazarlar üzerine mi inşa ediyorlar? Hiç sanmam.

Seminerlerde çok anlatırdım. Mutlaka okurlar arasında da bilenler vardır ama tekrarlayacağım. Yıllar önce Avrupalı bir ayakkabı üreticisi kendi pazarları doyma noktasına gelince yöneticilerinden birini Afrika ülkelerinden birine gönderir. Müdür, aynı gün patronuna “burada vakit kaybetmek gereksiz, çünkü ayakkabı giymiyorlar bile” şeklinde mesaj çekerek ilk uçakla ülkesine geri döner. Bir müddet sonra şirket bir başka yöneticisini aynı ülkeye tekrar gönderir.
Bu müdürün ise daha ilk günden mesajı, “İyi ki gelmişim, insanlar ayakkabı giymiyor, bu da bizim için müthiş bir fırsat. Kalma süremi planladığımızdan fazla uzatıyorum, en kısa zamanda siparişleri geçmeye başlarım” şeklinde oluyor.

İşte aynı pazar ve aynı pazarı iki farklı yöneticinin değerlendirmesi…

Kısaca işletmecilikte nişi, yanı farklı, keşfedilmemiş, doymamış pazarı yakalamaktır başarı. İşletmecilikte böyledir de, ticaretin dışında; sosyal hayatta, siyasette de sanki farklı mıdır? Değildir ama giriş cümlemde de ifade ettiğim üzere özellikle siyasetçilerimiz hep doymuş, tercihleri netleşmişpazara oynamaya devam ederler. Aldıkları standart alkışlarla da her biri sonucu garanti görür. Belli ki devam da edecekler.

Henüz son milletvekili seçimlerini geride bırakalı 2 ay olmadı. 7 Haziran öncesi parti veya adayları izlerken bir sonraki seçim kampanyası öncesinde siyasiler belki, çok küçük ihtimal de olsa doğru hedef Pazar, yanı hedef seçmen tayini için dikkate alabilirler diye bu konuyu yazacağım diye not almıştım. Gerçi henüz resmi ağızlardan erken seçim kararının alındığı açıklanmadı ama başta iktidar partisi olmak üzere koalisyonun istenmediği, istermiş gibi yapıldığı ve Kasım’da sandığın tekrar önümüze geleceği çok büyük ihtimal.

Terör hareketlerine endeksli olarak yeni yapılacak seçimde 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarından farklılıklar oluşacağı kesin gibi. Ama ben diyorum ki, ey siyasi partiler az biraz daha reyini artırmak istiyorsan yine hep bilindik, adeta kümesteki kaz olan seçmenin dışındakileri de aklına getir. Git onlara, kendini anlat, on taneden ikisini kazansan bu senin için gerçek artış olacaktır.

“Toplanan kalabalığının, azametin kararsız seçmen üzerinde psikolojik etkisi var” diyenler olabilir. Haklılar. Ama bu mitingler için geçerlidir. Toplayabildiğiniz kalabalık ve coşkusu kuvveti,ulaşılan gücü gösterir ve kararsızların da çoğunluktan yana tercihe eğilimli olmasının avantajından yararlanılabilir. Ama körler sağırlar birbirini ağırlar misali kendinden olanların kahve, ev, iş yerlerine yapılan ziyaretler ancak gönül almaya, olsa olsa sadece oyu pekiştirmeye yarar.

Ama mevcudunun üzerine çıkmak istiyorsan kendin pişir kendin yeden ziyade senden olmayanın mahallesine, sokağına, kahvesine, evine, televizyonuna, gazetesine gideceksin. Ticari işletme mantığıyla böyle bakıyor, böyle yorumluyorum. Sanıyorum bu realite siyasette de böyledir.
Memleketimiz için güzel, huzur dolu günler olsun.
 

1030 kez okunmuş Recep Ali Aksoylu

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Çayluktan Kürsüye...   162 gün önce eklendi
Ekilen Biçiliyor   489 gün önce eklendi
Bayim olur musun?   551 gün önce eklendi
Marmara depremi daha gerçekleşmedi...   616 gün önce eklendi
• Kampanya kime neden yapılır?   632 gün önce eklendi
İthal çay tüketenlere lafım...   651 gün önce eklendi
Hesabı Kitabı, Kuralı Olmayan Futbol Endüstrisi   895 gün önce eklendi
Alkışta Cimri Olmayalım   1029 gün önce eklendi
Feshane'nin ardından...   1087 gün önce eklendi
Franchising'e bir de bu açıdan bakın...   1155 gün önce eklendi
Temiz gözükmek mi, temiz olmak mı?   1312 gün önce eklendi
Emekleyen didi kiviyi uçurabilir mi?   1362 gün önce eklendi
di di Soğuk çay ve Çaykur   1396 gün önce eklendi
Haçapuranın Taşı, Kayığun Eğmeleri!   1524 gün önce eklendi
Sadık Müşteri Olmamı Sağlayan 3 Örnek   1561 gün önce eklendi
Kuruşumuz Hangi Satıcıya Nasip Oluyor?   1577 gün önce eklendi
Mahsun'un Dizisi Şive'den Çaktı   1627 gün önce eklendi
Tesis Yönetimi - Facility Management Dedikleri...   1637 gün önce eklendi
Yazdığını Okuyamayan 'Mürettip'lerle İş Görmek   1656 gün önce eklendi
Temizliğin Fuarında Buluşalım mı?   1676 gün önce eklendi
Elini Taş'ın Altına Koyanlarla Başarmak   1682 gün önce eklendi
AYDER'İ KAYIP MI ETTİK?   1701 gün önce eklendi
TAŞERONLUK ÇALIŞANI RİSKE ETMEK MİDİR?   1867 gün önce eklendi
Rize'den Kargonuz Var! 'Green Life'   2023 gün önce eklendi
Erzurum Kongresi Ve Juliet'in Balkonu...   2093 gün önce eklendi
Sınav Yolunda Annelerimizle Beraber   2179 gün önce eklendi
Leyla'nın Evi, Onur'suz Sergilenecek   2338 gün önce eklendi
Yaşamın Her Safhasında Öğretmenlerimiz   2343 gün önce eklendi
Temizlik Sektörünün Kimyası   2418 gün önce eklendi
Rize Bezinin Dayanılmazlığı   2430 gün önce eklendi
Burçak Çöllü... Genç Ve Yetenekli Bir Sanatçı O...   2505 gün önce eklendi
Karadeniz Kadını İfakat   2600 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.