İş yaşamında kadınların şansı?

Haberler - 3 Mart 2015, Salı
 
caglarTürkiye’de hatta dünyada bir çok kadının yaşayarak deneyimlediği bir olgu var: Cam Tavan. Kimi iş ilanlarında geçen “presantabl” olmanın ne demek olduğu, hangi anlamda kullanıldığı ise kurumdan kuruma değişebiliyor. Kadın bedeninin akıldan daha önde tutulduğu bir çok örnekle kimi sektörlerde sıklıkla karşılaşıyoruz.

Resmin bütününe baktığımızda ise, Dünya Ekonomik Forumu'nun cinsiyet eşitsizliği konusunda 2014 yılında açıkladığı raporda Türkiye'nin 125'inci sırada yer aldığını görüyoruz. 2013’te 136 ülke arasında 120'nci olan Türkiye, 2014’te küresel cinsiyet uçurumu raporunda 5'inci sıraya geriledi.. Aynı yıl kadınların eğitime katılımında ise Türkiye 105'nci sırada.
 
8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde, Sarıyer Halk Eğitim Merkezi Salonu'nda  düzenlenecek "iş yaşamında, eğitimde, sanatta, siyasette daha çok kadın" panelinin konuşmacılarından biri olan Mobing Uzmanı Çağlar Çabuk, çalışma yaşamında, yeteneğin cinsiyete dayalı olmadan değerlendirilmesinin, sürekli geliştirilmesinin en temel insan haklarından biri olarak kabul edilmesi gerektiğini savunuyor. Kadınların anne, evlat, eş, iş insanı ve daha birçok sosyal rolü taşıdığına işaret eden Çabuk, "Dünya Ekonomik Forumu Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Klaus Schwab, cinsiyet eşitliğini sağlanmasının ülkelerin ekonomileri için ne kadar gerekli olduğunu vurgulayan açıklamalar yapadursun, diğer yanda kadının üretim toplumunun dışına çıkarılmak istendiği pek çok uygulamayı da pratik olarak yaşıyoruz. Oysa  Schwab şunu da eklemiş: 'Sadece, bütün yeteneklerine erişimi olan ekonomiler rekabetçi ve zengin kalabilirler.' Ülkemizin en korkunç gerçeklerinden birine, yani kadına yönelik şiddet örneklerine artık her gün tanık oluyoruz. Şiddeti sadece fiziksel veya cinsel olarak değerlendirmeyip işin içindeki psikolojik faktörleri de hesaba kattığımızda, kadınların, özellikle iş yaşamında cinsiyet temelli ayrımcılığa ve hatta mobinge maruz kaldıkları çalışma ortamlarında bulunduklarını net olarak söyleyebiliriz."

cc
Çabuk'a göre çözüm için atılması gereken adımlarsa çok net: "Cinsiyet eşitliğini sağlayacak, ayrımcılık karşıtı insan kaynakları ve yönetim politikalarını hayata geçirmek, 35 yaş üstü kadının istihdamını ve üretime katkısını destekleyecek ülke politikaları oluşturmak, işvereni bu yönde teşvik etmek ve hangi tür veya nitelikte olursa olsun şiddeti en ağır yaptırımlarla cezalandırmak."
 
İş yaşamında kadınların yükselme olanaklarına ulaşmakta erkekler kadar şanslı olmadıklarının altını çizen Çabuk, "Bu kadın ve erkeğin farklı yapılarından mı ileri geliyor, yoksa erkekler tarafından zaman zaman mobinge kadar ulaşabilen engellemelerden mi kaynaklanıyor bunu iyi analiz etmek gerekiyor. Ayrıca, eğitimde, sanatta, siyasette, iş hayatında daha çok kadının yer alması için işyerlerinde her seviyede ve özellikle orta ve üst yönetim kademelerinde kadın çalışan kotasını ciddi olarak değerlendirmeye ihtiyaç var" diyor.
 
İş yaşamında, eğitimde, sanatta, siyasette daha çok kadın

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde, Sarıyer Halk Eğitim Merkezi Salonu'nda "iş yaşamında, eğitimde, sanatta, siyasette daha çok kadın" konulu bir panel düzenlenecek. Sarıyer Kaymakamlığı'nın düzenlediği ve sanattan  siyasete, akademik alandan iş yaşamına dünya tarihinde kadının yerinin tartışılacağı panele Kader Genel Sekreteri Dr. Pelin Taşkıran, Öğretim Görevlisi, Mentör, Ressam ve Şair Nilgün Cön, Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seda Ertaç ve Girişimci İşkadını Arzum Meleksoy konuşmacı olarak katılacak. Moderatörlüğünü Liderlik, Profesyonel Koçluk Eğitmeni ve Mobing Uzmanı Çağlar Çabuk'un üstleneceği panel saat 12:00’de başlayacak. Çağlar Çabuk panelde yaptıkları işlerle tarih sayfalarına adını işleyen Türkiye'den ve dünyadan kadınlar, bu kadınların bıraktıkları izler, eserleri, yarattıkları değişim rüzgarları ve pozitif ayrımcılık konularını değerlendirecek.
 
Tarih:
8 Mart 2015
Saat : 11:30
Yer  : Sarıyer Halk Eğitim Merkezi Salonu
 

Kaan Öztamur

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.