Hey, Başın dertte!

Köşe Yazısı - 12 Nisan 2005, Salı
YazıYorum: Şahnur Karaağaç
Quattro'dan Sevgili Tülay Alpaslan'a değerli yorumu için teşekkür ediyorum. Halkla ilişkilerin, bir uzman olarak krizlerle özdeşleştirilmesine üzüldüğünü yazmış. Aslında en azından bütünün bir parçasıyla özdeşleştirilmiş olması sevindirici, mini etekli, medyatik ve vasıfsız bir çok kişiye "Gel sen bizim halkla ilişkiler uzmanımız ol" dendiğini hatırlarsak eğer.

Sayın Alpaslan'ın dikkatinden kaçan, halkla ilişkilerin reklamının yapılacağı hedef kitle sanırım.
Burada söz konusu olan ve sunum yapacağınız kişi uluslar arası bir markanın 20'li yaşlarındaki ürün müdürü değil, siyasiler...
Hani kameraların önünde neredeyse iki milleti karşı karşıya getirecek kadar fütursuzca sözler edebilen, bileklerine kadar etek giymeyen bayan kameramandan rahatsız olan, sırf ağlayan bir çocuk gördüğü için cezaevinde yatanların çoğunu kader mahkumu ilan eden, kendine karşı işlenen suçu değil ama çocuğumuza, eşimize, anamıza yada kardeşimize kast edeni affetme hakkını kendinde görebilen yada katıldıkları bir anma töreninde amaç ünlü bir düşünürü yad etmek olması gerekirken kortejin en önünde kameralara görünebilmek için omuzlarıyla kalabalığı yarma telaşında olan kişiler.

Quattro iletişimin web sitesinde nasıl çalıştıkları ile ilgili bir bölüm var. Bu bölümde BRIEF, SWOT, RESEARCH,
BRAINSTORM, WIN & WIN gibi sektörel terimler kullanılmış. Siyasilerimizin, başbakanımız dahil kaçı ingilizce biliyor ki? Siyasi parti veya meclis üyesi olmak için üniversite mezunu olma şartı getirildi de ben mi atladım acaba?

Sayın Alpaslan; sözlerine şöyle devam etmiş; "Aynı dili konuşmaları (Reklam ve Halkla İlişkiler), Aynı yere hitap etmeleri, aynı yerlerde görünmeleri (Reklam, Halkla İlişkiler Araştırma, pazarlama), 5N 1K kurallarını yerine getirmeleri ve tüm bunları yaparken ürünün güvenilirliği, hedefe uygun satış noktalarında uygun bir görünümle yer alması, ürünün sürekliliği, ambalajı, fiyatı v.b. (Reklam, Halkla İlişkiler, Araştırma, Promosyon ve Pazarlama faaliyetleri) HEPSİ BİR BÜTÜNÜN PARÇALARIDIR."

Bunların hepsi doğru, doğru da, sanki bir öğretmenin dudaklarından dökülüyor gibi duruyor. Bu sözlerle halkla ilişkiler faaliyetine ihtiyaçları olduğuna ikna mı olurlar, yoksa size uzaydan gelmişsiniz gibi mi bakarlar bilemiyorum.

Halkla İlişkiler´in, kriz çözümü bir sektör olarak değil tam tersine marka oluşumu sürecinde stratejilerin oluşum ayaklarından en önemlisi ve nihai tüketici ile kurulacak bağın sürekliliği olarak görülmesini istiyor Sayın Alpaslan.

Bir halkla ilişkiler uzmanı olmanın dışında herhangi biri olarak da böyle mi düşünürsünüz. Yani sektörü bir kenara bırakalım, biz, sokaktaki insan olarak düşünelim.
Kaçımız dişindeki çürük Karain mağarası kadar olmadan önce diş doktoruna gider?
Kaçımız hiç bir şikayeti yokken rutin jinekolojik muayeneden geçer?
Kaçımız yatak döşek olmadan önce hastaneye gitmeyi düşünür?
Kaçımız komşusuna hırsız girmeden önce ahşap kapısını çelikle değiştirir?
Kaçımız vergi affının uzatma tarihini beklemeden baş vurusunu yapar?
Kaçımız?

Biz, millet olarak yumurtanın kapıyla münasebetine alışmışız. Teoride olması gerekeni, pratiğe dökmek hiç kolay olmuyor. Özellikle pazarlamanın en önemli kısmı ikna söz konusu olduğunda ve ikna edilmesi gereken sizinle aynı dili konuşmadığında bazen "Hey! Başın dertte ve sana ancak ben yardım edebilirim" demekten başka çare kalmıyor.

"Tülay Alpaslan’ın yorumu"

11773 kez okunmuş Şahnur Karaağaç

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Hayat denize güzel...   1320 gün önce eklendi
Ay ne gerek vardı?   1485 gün önce eklendi
#PZ2016 Katlı Değer Yaratmanın Yolları   1503 gün önce eklendi
'HİÇ' kolay değil...   2070 gün önce eklendi
Pirinç tanesi...   2072 gün önce eklendi
Bazı zamanlar vardır utanırsınız...   2440 gün önce eklendi
Ailece harikalar diyarında...   2506 gün önce eklendi
19. İnsan Kaynakları Zirvesi Geniş Özeti   2527 gün önce eklendi
İletişimcilerden bir yeni mesajınız var...   2576 gün önce eklendi
'Pazarlama Zirvesi'nde neler konuşuldu?   2597 gün önce eklendi
Sıkıntılı Bir Durum Var!   3015 gün önce eklendi
Pardon Ama Fermuarınız Açık!   3113 gün önce eklendi
Kriz Benim Krizim Değil (mi?)...   3598 gün önce eklendi
Cuma sabahı çöplerimizi kapıya çıkarıyoruz!   3699 gün önce eklendi
O Bizim Kıymetlimiz   3735 gün önce eklendi
Artık meşe palamudu filizlenecek...   3811 gün önce eklendi
Havale Ediyorum...   3842 gün önce eklendi
Aman dikkat, yazılı iletişimde yanlış anlaşılmalar olabilir   3989 gün önce eklendi
Zor Yıllar...   4120 gün önce eklendi
Vurun Kahpeye   4207 gün önce eklendi
BÜMED Mezunlar Günü'ne Renk Kattılar   4595 gün önce eklendi
Onlar Oradaydılar...   4689 gün önce eklendi
Çocukları lösemi ile mücadele eden kadınlarımız...   4704 gün önce eklendi
Kol'u kullan!   4753 gün önce eklendi
Bir ürünün marka olabilmesi konusunda, siz ne dersiniz?   4816 gün önce eklendi
Yaşamın kavranması gereken özü...   4987 gün önce eklendi
Söz uçar, yazı kalır   5108 gün önce eklendi
Finans ve Halkla İlişkiler?   5168 gün önce eklendi
Her 10 Kasım'da...   5183 gün önce eklendi
Büyüyünce Ne Olsam?   5283 gün önce eklendi
İşte size bir hikaye;   5297 gün önce eklendi
Bir Sen bir ben bir de deniz olsa   5319 gün önce eklendi
Hayır efendim, anlatamadınız!...   5381 gün önce eklendi
Kadınlar Pazarı diye bir yer   5402 gün önce eklendi
Altın Müşteri Ödülü   5417 gün önce eklendi
Islak gündem   5422 gün önce eklendi
Deveye sormuşlar...   5429 gün önce eklendi
Ben ki Tanrıça İştar'ım   5430 gün önce eklendi
Öylesi de var böylesi de   5456 gün önce eklendi
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir   5479 gün önce eklendi
Yıldırır :)   5508 gün önce eklendi
Sen hiç deve gördün mü?   5530 gün önce eklendi
Başımla Beraber...   5575 gün önce eklendi
Ne kadar az veri, o kadar çok bilgi(!)   5639 gün önce eklendi
Bitlis'ten misafir geldi!   5670 gün önce eklendi
Kendi İletişiminiz İçin...   5710 gün önce eklendi
Bu Şehirde   5722 gün önce eklendi
Dünyaca ünlü marka 5 lira Regal 4 lira   5728 gün önce eklendi
Seviyorum,   5743 gün önce eklendi
Ta ki karıncalar çıkana kadar...   5752 gün önce eklendi
Kutlu Olsun!   5752 gün önce eklendi
Erman Hocayla iletişim sanatı   5754 gün önce eklendi
• Hey, Başın dertte!   5760 gün önce eklendi
PR'ciler! Şebin Karahisar'dan Çağrınız var!   5765 gün önce eklendi
Alışveriş Merkezi diye bişey...   5767 gün önce eklendi
Sen taviz kapısını bir defa aralarsan..   5775 gün önce eklendi
Turizm sektöründe tartışma bitmiyor   5778 gün önce eklendi
Haftasonu Uludağ Gözlemleri   5782 gün önce eklendi
Aziz Nikola out, Noel Baba in olmuş...   5787 gün önce eklendi
Marka bebekler   5789 gün önce eklendi
Turizm Acenteleri PR firması değildir!   5800 gün önce eklendi
Slogana vuruldum   5807 gün önce eklendi
Dilerim...   5818 gün önce eklendi
Hoş Geldi   5837 gün önce eklendi
Sinek Küçük...   5838 gün önce eklendi
Hilal Ay demektir, Ahmer ise kırmızı....   5845 gün önce eklendi
Virüsü Başka Yerde Aramayın   5849 gün önce eklendi
Evin Reisi kim?   5851 gün önce eklendi
Umarım hafızası zayıf insanlar olmaktan kurtuluruz   5878 gün önce eklendi
Pırlanta, Sonsuza Kadar   5883 gün önce eklendi
İyi niyet   5894 gün önce eklendi

Yorumlar

Tülay Alpaslan   22 Nisan 2005, Cuma

Merhaba,
Yorumuma aldığım tüm yorumlar için teşekkür ederim. Sevgili Emeti, sözlerim sadece size değildi. Genel olarak okuduğum yorumları yorumladım. :) "HEY BAŞIN DERTTE!".. eminim çok etkili olacatır. Ama sanırım ben yeterince anlatamadım. Öğretmenvari sözlerim, çok haklısınız ki öğretmenceydi. Bkz. "Lütfen bu yorumu okuyan arkadaşlarım bu sözlerime kızmasınlar. Bu sözler sadece öğrenci arkadaşlar için yazıldı.. ". Halkla ilişkilerin reklamını yapmak konusunda bir yorumda bulunmamıştım çünkü her işin uzmanlığına inanırım ve ben reklamcı değilim. Esasen bir konuyu açıklamak istiyorum. Okuduğum yorumlarda hedef kitlesi siyasiler olan bir reklam kampanyası fikirleri sezinlemedim. BKZ. " halkla ilişkilerine önem veren ve vermeyen şirketleri yada kurumları inceler ikisi arasındaki farkı ortaya koymaya çalışırdım.halkla ilişkiler uzun soluklu ve kalıcı çalışmardır,kriz anlarında kurumların halkla ilişkiler ihtiyacı vardır,reklama değil işte ben halkla ilişkilerin bu yönünü ortaya koyacak çalışmalar yapardım. " "Çok ilginç bir yorumdu şirketlerin kriz anlarında halkla ilişklere ihtiyaç olduğu, reklama olmadığı. Tüm dünyada eğer yaşanan krizleri ve ordaki büyük şirketlerin yapmış oldukları reklam stratejilerini inceleme fırsatınız olursa reklamdan kısıtlama yapmak yerine daha çok yatırım yapıldığını görürsünüz.
halkla ilişkiler için nasıl bir kampanya yapardım? öncelikle bütçe bunun için çok önemli..az bütçe ile çok geri dönüş istiyorsam tamamen kreatif yaklaşımlr ile belilediğim mecralarda yer alırdım.mesela önemli iş dünyasına yönelik dergiler,radyoda yer alırdım.Kurumlara halkla ilişkilerin önemimi anlatmaya çallışırdım. " "Aslında yazıyorum bölümünün arşivinde pırlanta sonsuza kadar diye bir yazıda yaşanan krizlerde reklamın daha çok kullanıldığı ile ilgili bir örnek var. Dilek Hanım gözden kaçırmış sanırım" "İletişimin bir bütün olduğu gerçeğini gözden kaçırmayalım, kriz anında ya da hayatımız normal seyrederken yapılan iletişim bir bütündür, bunun içinde reklam da vardır, PR da vardır, outdoor da vardır, hatta Mey´in yaptığı gibi kuruyemişçi, bakkal camlarına seloteyp ile DUYURU kartonu yapıştırmak bile vardır. NOT: Bu kartonları herkesin görmesini, mümkün ise bir tane edinmenizi tavsiye ederim. Bu kartonun üzerine de şöyle bir post-it yapıştırabilirsiniz. "Kriz anında yapılamayacaklardan bir örnek" Bu tabii benim fikrim çok olumlu yararlı olduğunu düşünenler de çıkabilir. Aynı uyarı minik bir karta her şişeye asılsaydı daha iyi durmaz mıydı? ".. Yorum yazmama sebep olan yorumlar bunlardı ve iyiki de sebep olmuşlar, yepyeni şeyler öğrendim. İnternet sitemizi incelemek için zaman ayırmanıza ayrıca teşekkür ederim. Tekrar belirtmek istiyorum ki, ben reklamcı arkadaşların HALKLA İLİŞKİLER için nasıl bir reklam kampanyası hazırlayacağını görmek isterdim. Bu aslında sektör olarak bizim de bize dışarıdan bakışı görebileceğimiz ilginç bir çalışma olurdu. sevgiler..




Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.