Hayatın genişliği, uzunluğundan daha önemli...

Köşe Yazısı - 30 Aralık 2015, Çarşamba
Pazarlama&Marka: Yelda İpekli

‘’Herkes bir gün 15 dakikalığına meşhur olacak” sözü kadar bugünü anlatan başka bir söz dağarcığımda yok… Bu söz Andy Warhol tarafından söylendikten sonra bigbrother adlı kitaba ve Robert De Niro’nun oynadığı filme kadar bir çok kez karşıma çıktı. Günümüz 15 dakikada şöhret olanların, 15 dakikalığına şöhret olanların günü.Tek bir tweet , yazılan onca kitabın yazarından daha bilinir hale getirebiliyor sizi... Ya da instagramda yarattığınız, küçük kare hikâyeleri sizi hiç tanımayan insanlarla aranızda bir bağ oluşturabiliyor. Sosyal medyada “dürüst olabilmek” bu çağın etik ölçüsü olabilir. Yaratılmış gerçeklikleri oynayan 15 dakikanın ünlüleriyle dolu bir hayatta dürüstlük pek de anlam bulamamış bir ifade…

1 dakikada, online dünyada neler oluyor biliyor musunuz? 41bin fotoğraf instagrama yükleniyor, 3.5 milyon post facebook da görünüyor, 350 bin tweet atılıyor… Ve tüm bunlar kendimizi ifade etmek dışında bizim ile ilgili algıyı da zenginleştirmek için kullanıyoruz.Çok net bir şey var sosyal medya cv’si günümüzde yıllara dayanan, tecrübe ve teorik eğitimle oluşturduğumuz profesyonel cv’mizin önüne geçti. Çoğu şirket İnsan Kaynakları aracılığı ile adayların sosyal medya hesaplarından ön analiz yaparak, görüşmeye çağırıyorlar. Yeni tanıştığımız insanlar ile ilgili en güçlü referans kaynağı yine sosyal medya.

Kolay ve derinliği olmayan yaratılmış gerçeklik, damıtılan gerçeklikten çok farklı çoğu zaman... Ve derinliği olmayan her tanım gibi, 15 dakikada elde edilen bu ün/şöhret de çok kısa sürede tüketiliyor. Herkes algıya odaklı, gerçeği anlamak için zaman harcamak bu hız dünyasından çok değersiz bulunuyor. Modern dünyanın esas sorununun bu olduğunu düşünüyorum... İnsan değeri, insani değerleri bilmemek... Değeri bilmek; ancak o değeri anlayabilmek için harcanan zamanla mümkün olabilen bir yetkinlik... Oysa İbn-i Sina ne güzel demiş “hayatın genişliği, uzunluğundan daha önemli” diye…

Hikikomori; duydunuz mu bilmiyorum... Japonca “elini ayağını çekmek” demek... Japonya’da müzik dinlemek, internette dolaşmak, uyumak dışında bir işle uğraşmayan gençlerin sayısı gün geçtikçe artıyor ve bu kişilerin hastalığının tanımı bu kelime. Şimdilerde Japonya'da bu konu ile ilgili kitaplar dahi çıkıyor. Depresyon, kişilik bozukluğu ya da bir tür şizofreni sanılan hikikomori, artık ayrı bir kategoride ele alınmakta. 

Çoğu insan; sosyal medyada yarattıkların kişilikleri ile gerçek kişilikleri arasında ki uçurumun açılması ile birlikte ya “elini ayağını hayattan çekiyorlar” ya da psikologların, yaşam koçlarının kapısını eskitiyorlar. Uzmanların ifadesine göre Teknoloji bizi, sosyal hayattan koparıp; hayal kurmayı ve sosyalliği kontrol altında tutan sağ beyni pasifleştiriyor. Ve üstüne üstlük bir de yarattığımız gerçeklikle yaşadıklarımız arasında ki mesafe açıldıkça, mutsuzluğa, kişilik bozukluklarına da o kadar yaklaşıyoruz. 

Bilinmek, takdir edilmek, meşhur olmak mı gerçek olmak mı sanırım şu ara en çok ikilemi yaşanan insanlık konumlandırması bu. Sadece fotoğraf ya da, like, ya da check/in için yaşanılan anlık gülümsemeler, anlık sevgiler, anlık dostluklar ile gerçek yalnızlığın ruhlarda ki travması etkisinde ki günümüz meşhurları…

Yeni meşhurların dünyasında, gerçek derinliğin, damıtılmış bilginin, sade bir ruhun değerini bilmek kadar İnsanlığı yücelten başka bir değerin olmadığını düşünüyorum.
 

4217 kez okunmuş Yelda İpekli

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Çok Şükür...   1650 gün önce eklendi
• Hayatın genişliği, uzunluğundan daha önemli...   1682 gün önce eklendi
Moda mı? Pazarlama zekası mı?   1730 gün önce eklendi
Merak...   1759 gün önce eklendi
Hadi karşıya geçelim...   1856 gün önce eklendi
Hangi markalar fark yaratacak?   1908 gün önce eklendi
Daha İyi'nin Sınırları...   1941 gün önce eklendi
Moda GEÇİCİDİR, Stil HER ŞEYDİR...   1958 gün önce eklendi
Koyun/Keçi Yılı... 2015   1981 gün önce eklendi
Nesnelerin interneti...   1997 gün önce eklendi
Özgürlük dijitale kadar...   2005 gün önce eklendi
Yeni bir yıl, yeni bir ajanda...   2038 gün önce eklendi
Marka Olmak, Marka kalmak; 'Türkiye Markası'   2098 gün önce eklendi
Evren; herkes için bir şarkı saklar...   2151 gün önce eklendi
Şimdi parmak izi yaratma zamanı...   2191 gün önce eklendi
12. yüzyıl nasıl MARKA DEĞERİ olur?   2208 gün önce eklendi
Tasarım Hayatın Ta Kendisidir!   2256 gün önce eklendi
Japon iş kültüründe incelenmesi gereken prensipler...   2343 gün önce eklendi
Her gün yeni bir gün...   2413 gün önce eklendi
Post Modern Çağda Hayatlar   2856 gün önce eklendi
Anadolu'da Üretilir, Dünyada Tüketilir   2988 gün önce eklendi
Markalar da Özür diler... Bir case study :)   3133 gün önce eklendi
ZAMAN YÖNETİMİ Mİ...? MUTLU YILLAR   3406 gün önce eklendi
Hayatın neresinde durmak lazım?   3448 gün önce eklendi
Güneş Doğudan Yükselir   3526 gün önce eklendi
Zannetmek Yasaktır   3609 gün önce eklendi
Tatiller Ne İçindir?   3654 gün önce eklendi
Turizm HEDONİZM'in Hizmetinde   3758 gün önce eklendi
Müşteri Kraliçemdir   3777 gün önce eklendi
Tüm Trendler Out...   3784 gün önce eklendi
Yeni Şeyler Söylemek Lazım...   3812 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.