Güneş Doğudan Yükselir

Köşe Yazısı - 12 Aralık 2010, Pazar
Pazarlama&Marka: Yelda İpekli

Ne yapıyorsak, nasıl yaşıyorsak, ne diyorsak belki de hep yarınları etkiliyoruz. Yarınları var ediyoruz. Günlük telaşlarla uğraşırken, yarınlara kaygılanırken belki de kendimizden geçiyoruz...
Yazık ediyoruz....
Gençlik yeniden tanım buluyor....
Asi ruhlarını moda da, politika da, tasarım da,  kültür de ne kadar yoğun hissettiğimizin farkındamıyız?
İş dünyası’nın tüm verileri “genç” yönetici modelleriyle yeniden yorumlanmıyor mu?

Bir tazelik bir ferahlık kokusunu duyar gibiyim. Asi ruh yaşam trendlerine yön veriyor. Yaşanmış günlerin sayıları değil konu ettiğim. Konu ettiğim ruhumuzun akan zaman dışında hayatın tam ortasında bıraktığı iz...
Uçakların gökyüzünde bıraktığı iz gibi, biz nasıl bir iz bırakıyoruz? Hatalar, başarılar, güzellikler hepsi göreceli kavramlar, zamanla unutulan aslında değersiz olan değerler. Kalan iz bunların çok dışında bir renk, belki bir koku belki bir söz, bir cümle, bir tanım, belki bir gülümseme, göz yaşı, bizim izimiz ne?
Bizim arkamızdan o iz hissedilebilecek mi? Ve nasıl hissedilecek?
Dünyadaki sanatçılara bir bakın...
Sanatları kadar sosyal sorumluluk projelerine verdikleri destek, insanlık sorunlarına gösterdiklerleri hassasiyetle de gündemdeler. İş dünyası yanlızca üretim/kar hesaplarında değil “kalıcı” olmak için de çabalıyorlar.
Celebrityler artık ışıltılı hayatların amacını daha duyarlı tanımlamaya başladılar. Hayat işte şimdi “fark edilmeye” başlanıldı.
Felsefeler ve tüm akımlar uzun zamandır içe dönüş farkediş sinyallerini veriyor olsalar da güneşin doğudan yükseldiği –yaşanmaya- başlandı. Avrupa son günlerde Carla Bruni ve Prenses Di’nin izindeki Kate dışında haber üretemiyor. İranlı ressamlar çağdaş resimde müzayede liderleri olurken, modacılar, mimarlar ve tasarımcılar nasılda yükselişteler. Politika değil konumuz. Tamamen yaşam verileri. Gelecek tahmincileri 2011'de hayatın renkleneceğini müjdelediler geçen ay yapılan Barcelona toplantısında.
Baharat renkleri, gizemli tasarımlar, iç içe geçmiş kumaşlar, boncuklu işlemeler, abartılı mücevherlerin zamanıdır 2011 diyorlar.
Küçük mekanlarada ihtişamlı dekorasyon, ucuza mal edilmiş lüks, ihtişamla bezenmiş detaylar hayata akarken ruhumuzun izleri de bizi geleceğe taşıyacak.

6719 kez okunmuş Yelda İpekli

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Çok Şükür...   1818 gün önce eklendi
Hayatın genişliği, uzunluğundan daha önemli...   1850 gün önce eklendi
Moda mı? Pazarlama zekası mı?   1898 gün önce eklendi
Merak...   1927 gün önce eklendi
Hadi karşıya geçelim...   2024 gün önce eklendi
Hangi markalar fark yaratacak?   2076 gün önce eklendi
Daha İyi'nin Sınırları...   2109 gün önce eklendi
Moda GEÇİCİDİR, Stil HER ŞEYDİR...   2126 gün önce eklendi
Koyun/Keçi Yılı... 2015   2149 gün önce eklendi
Nesnelerin interneti...   2165 gün önce eklendi
Özgürlük dijitale kadar...   2173 gün önce eklendi
Yeni bir yıl, yeni bir ajanda...   2206 gün önce eklendi
Marka Olmak, Marka kalmak; 'Türkiye Markası'   2266 gün önce eklendi
Evren; herkes için bir şarkı saklar...   2319 gün önce eklendi
Şimdi parmak izi yaratma zamanı...   2359 gün önce eklendi
12. yüzyıl nasıl MARKA DEĞERİ olur?   2376 gün önce eklendi
Tasarım Hayatın Ta Kendisidir!   2424 gün önce eklendi
Japon iş kültüründe incelenmesi gereken prensipler...   2511 gün önce eklendi
Her gün yeni bir gün...   2581 gün önce eklendi
Post Modern Çağda Hayatlar   3024 gün önce eklendi
Anadolu'da Üretilir, Dünyada Tüketilir   3156 gün önce eklendi
Markalar da Özür diler... Bir case study :)   3301 gün önce eklendi
ZAMAN YÖNETİMİ Mİ...? MUTLU YILLAR   3574 gün önce eklendi
Hayatın neresinde durmak lazım?   3616 gün önce eklendi
• Güneş Doğudan Yükselir   3694 gün önce eklendi
Zannetmek Yasaktır   3777 gün önce eklendi
Tatiller Ne İçindir?   3822 gün önce eklendi
Turizm HEDONİZM'in Hizmetinde   3926 gün önce eklendi
Müşteri Kraliçemdir   3945 gün önce eklendi
Tüm Trendler Out...   3952 gün önce eklendi
Yeni Şeyler Söylemek Lazım...   3980 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.