reklam
reklam

Gündem gelecek...

Haberler - 29 Kasım 2017, Çarşamba

altBu yıl 17'nci kez düzenlenen ve bugün başlayan Perakende Günleri'nde sektörün sürdürülebilirliği, markaların tazelenme süreçleri, yeni nesil gelişmeler ve müşteri deneyiminde beklenen değişimler masaya yatırıldı.

Metro Toptancı Market Türkiye Meyve ve Sebze Kategori Müdürü Birol Uluşan; 'Bir Domates Çöpe Atıldığında' başlıklı oturumunda üretim sürecindeki kayıp ve atıkları gözler önüne sererek şu araştırma sonuçlarını paylaştı; "1 milyar ton israf var; şu an 2 milyar insan temel gıdaya ulaşım konusunda zorluk çekiyor, 810 milyon insan da ekmeğe bile muhtaç... Kırsal nüfus kayboluyor. Bu da çok değerli bir nüfusun tüm dünyada kaybolması anlamına geliyor. 2017'de Gıda Limit Aşım günü yaşandı. Yani aslında şu an geleceğin, gelecek nesillerin gıdasını kullanıyoruz. Bu bilgiler ışığında TÜBİTAK ile METRO iş birliğini başlattık. Bu çalışmada gördük ki iyi uygulama ile reyona inen domates ile kötü uygulama ile reyona inen domates arasında 9 kat fark var. Nakliye, Tedarik Zinciri uygulaması ve zamanlaması, sergileme noktasındaki ısı ve ambalaj en önemli 4 unsur... Evsel atık konusunda iyi olabiliriz ancak yukarıdaki süreçlerde atık konusunda başarısız. Hollanda'da %96 olan kooparatifleşme oranı, bizde %0,4... Bunun dışında aşçılarla ve restoranlarla yaptığımız Gurme Kutu çalışmasında, tabakta kalan yemekleri bu kutunun içine koyduk ve şunu tespit ettik ki insanlar bu kalan kutuları alırken utanıyor, ancak bu utanılacak bir konu değil. Çünkü şu anda 80 ülke su limitlerinde, 39 ülke açlık limitinde yaşıyor. İnsanlar su ve gıda bulamazken bu çözümü insanoğlunun, bizlerin sağlaması gerekiyor" dedi.

Karaca Grup CEO'su Fatih Karaca 'Ev ve Yaşam Perakendesinden Esinlenmeler'konulu oturumda; Karaca Grup'un dönüşüm hikayesini anlatırken uyguladıkları inovasyonlardan bahsetti. Karaca konuşmasında; "Karaca olarak şu anda 1 milyar 50 milyon lira ciromuz var, Büyüme ve ekonomik rakamlarımızdan memnunuz. Yenilikçi olmak, yeni ürünler geliştirmek bizim için önemli... Örneğin granit ürün grubumuz, ciromuzu %20 artırdı. Bir başka çalışmamız ise bundan 5 sene önce antropologlarla yaptığımız, Türkiye'de evlerde sofranın nasıl kurulduğunu ve değerli kılan unsurları anlamak üzere bir çalışmamız oldu. Her şehrin sofrada neye dikkat ettiğini anladık: İzmir sohbete önem veriyor, Antakya kişi sayısına, Kayseri'de ise yemek çeşidi önemli... İnsanların yemek takımlarını diğer mutfak ürünlerinden ayrı tuttuğunu, sakladığını ve koruduğunu gördük. Bir ürünü geliştirmek uzun sürse de geri dönüşü çok güzel oluyor ve uzun süreler ürünü satabiliyoruz. Biz de buradan yola çıkıp, inci üretimine başladık ve o şekilde bir ürün serisi yarattık" yorumlarında bulundu.

'Hızlı ve Sağlıklı Büyümenin Yolu' konulu oturumda ŞOK Marketleri'nin hızlı ve sağlıklı büyümesinin arkasındaki güçlü organizasyonu ve sahadan yönetim gibi tüm sektörün esinleneceği yapıyı paylaşan ŞOK CEO'su Uğur Demirel, şu şekilde konuştu: "Şirketi yönetirken aldığımız kararları 'sahaya olumlu bir şekilde yansıyor mu?' diye kontrol ediyoruz ve bu doğrultuda kendimizi yeniliyoruz. 2011'de ŞOK'u devraldığımızda 1000 mağazamız vardı. Şu anda 5000 mağazamız var ve günde ortalama 3 mağaza açıyoruz. 2018 hedefimiz yine aynı şekilde devam ederek günde ortalama günde 3 mağaza açmak... İşin doğrusunu yapmanın en önemli şey olduğunu düşündüğümüz için müşterilerimize sorular sorduk. Mağazalarımızdan memnun olmadıklarını anladık ve buna göre düzenlemeler yaptık. ŞOK'u market sınıflamasında belli bir kategoriye sokmuyoruz ve her şeyden önce müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyoruz."

Akinon CEO'su Tolga Tatari ise 'E-Ticaret Gelirimiz Nasıl Artar?' konulu oturumda, dijital dünyanın perakende sektörüne etkilerinden bahsederken firmaların ve bağımsız e-ticaret sitelerinin değişen bu dünyada satışlarını nasıl artıracaklarına dair somut ipuçları verdi. Tatari; "Akinon olarak mikro ihracat yapar nasıl yaparız? Omni channel nasıl yaparız? bunları öğreniyoruz. Son 4 sene içerisinde e-ticaret gelirlerimizi 2'ye katladık. Bu hızla gidersek toplam ciromuzun %6'sının e-ticaretten geleceğini öngörüyoruz. Ülke olarak e-ticarette başarılıyız ama Avrupa'nın gerisinde kaldık. Dünyada mobil alışveriş %44 civarında iken bizde %10'larda... İnsanların mobilden gezip mağazadan alışveriş yaptığını söyleyebiliriz. Bunun en önemli sebeplerinden biri müşteri memnuniyetini yönetemememiz, mobil sitelerde özensizlik. Türkiye'de hala internetten alışveriş yapmayan milyonlarca insanlar var. Bu oranların büyümemesinde e-ticarete karşı bir güven problemi olması yatıyor. Müşterilerin %76'sı aldığı hizmetten memnun değil. Satış sonrası hizmetleri kontrol edemiyoruz ve en büyük etkenlerden biri de kargo şirketleri... 1 müşteriyi mutsuz etmek bin müşteriyi etkiliyor. Problemi çözmek yerine reklama para yatırmak yalnızca mutsuz müşteri sayısını artırıyor. Sadık müşteri yaratamayınca da reklama bağımlı hale geliyorsunuz. Bu sene önceliğimiz küskün müşteriyi geri kazanmak... Mağazada müşteri ile nasıl ilgileniyorsanız online'da da ilgilenmelisiniz. E-mail atarak, pop – up, online chat ile müşterilerle diyaloğa geçmelisiniz ki kaybettiğiniz müşterileri geri alabilesiniz. Peki neden hala insanlar internetten alışveriş yapıyorlar? Burada da çözüm basit: fiyatlar... Tüm dünyada bu kolaylık olarak karşımıza çıkarken Türkiye'de bu ucuzluk olarak karşımıza çıkıyor. Servis kalitelerimizi yükseltebilirsek hem karlarımızın hem de cirolarımızın yukarı çıkacağı görüşündeyiz" ifadelerini kullandı.

Fark yaratan özgün girişimler, perakende ve deneyim tasarımı ile marka geliştirme üzerine dünyanın önde gelen uzmanlarından olan Pete Champion, 'Müşteri Deneyiminde Şaşırtıcı Trendler' başlıklı panelde müşteri deneyimini dönüştüren trendleri ve yeni müşteri beklentilerini karşılamak için stratejilerimizi nasıl şekillendirilmesi gerektiğini anlattı.

I-AM'in yönetici ortağı olarak görev yapan Champion, dünyadan başarılı ve şaşırtıcı örnekler paylaşırken alışverişin nabzını tutan millennial kuşağının beklentilerine yönelik de çarpıcı önerilerde bulunarak: "Yeni ve yaratıcı perakende deneyimleri yaratmaya çalışıyoruz. Artık müşteriler bu deneyimin kalitesiyle birlikte markaları hatırlıyorlar ve ona göre hareket ediyorlar. Bu deneyim kalitesinin iyi olması müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamaktan geçiyor. Eskiden markadan müşteriye doğru olan dikey iletişim şu an karşılıklı bir yatay iletişim haline geldi. Tüketicilerin %81 stok araştırması yapıyorlar, %90'ı önce internetten araştırma yapıyor, %60'ı hala mağazaya gitmek istiyor ve o deneyimi yaşamak istiyor. Ortaya çıkan yeni, siyasi ve toplumsal sosyal trendler var. Bunun müşterilerin satın alma aksiyonundaki etkisini araştırıyoruz. Örnek olarak insanlar resmi kurumlara, büyük firmalara, STK'lara güven duymuyor, inanmıyor: Müşterilerin yarısı sisteme inancını kaybetmiş durumda... Perakende dünyasındaki markaların bu güven boşluğunu doldurabileceğini düşünüyoruz; Apple buna en iyi örneklerden biri... 2018 yılında markaların cesur olması lazım. Müşteriye unutulmayacak deneyimler yaşatmak, markaların en önemli işlerinden biri haline geldi. Perakende mağazaları gelecek dönemde bir sanat galerisine dönüşebilir" şeklinde konuştu.

Mehmet Bozalp

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.