reklam
reklam
reklam
reklam

Feshane'nin ardından...

Köşe Yazısı - 3 Mayıs 2014, Cumartesi
İş ve İşletme: Recep Ali Aksoylu
 
RİDEF'in organize ettiği "7. Feshane Rize Günleri"nin ilk gününün ardından yazımı kaleme aldığımda başlığını “RİZE’Yİ TANITIM MI? YOKSA MEMLEKET HASRETİNİ GİDERME Mİ?” diye atmıştım. Yazımı paylaşmadım, Feshane’ye son gün bir daha gittikten sonra yeniden düzenleyip şimdi yeni başlığıyla paylaşıyorum.

İstanbul’daki Rize derneklerinin çoğunluğunun çatısı altında toplandığı Rize Dernekler Federasyonunun (RİDEF) Bakanımız Sayın Hayati Yazıcı’nın özel ilgileriyle Rize Valiliği ve RTSO’nın himayelerinde organize ettiği 7. Feshane Rize Günleri 24 - 27 Nisan tarihleri arasında gerçekleşti.

Rize kültürü ve turizminin tanıtımını ön planda tutmayı amaçlayan, ancak panayır havasına bürünen etkinlik yağmurlu bir günde Rize İstanbul’dan Rize kökenli siyasilerin ve Rize protokolünün, ilçe belediye başkanları ve kaymakamları dahil neredeyse tamamının katılımıyla başladı ve takip eden 3 günde de aynı tempo ile sürdü.

İstanbul Valisi Sayın Mutlu açılıştaki konuşmasında, "Rize'yi tanıtmak için bu kadar zahmete girmek gerekmezdi. Rize ülkemizde ve coğrafyamızda en iyi tanınan şehirlerdendir" derken, İBB Başkanı Sayın Topbaş da Türkiye’nin her yöresinin farklı güzellikler ve özellikler taşıdığını belirterek, “Bu değerleri yitirmemek adına Türkiye'nin aynası olarak bildiğimiz İstanbul'da geleneklerimizi geçmişten geleceğe taşımak, yaşatmak sorumluluğuyla bir araya gelmek çok önemli" dedi.

Rize Belediye Başkanı Reşat Kasap da konuşmasında, Rize’nin dışındaki Rizelilerin Rize’ye geldiklerinde  "Ah keşke biraz daha kalabilsem" diyebileceği bir Rize'yi oluşturmayı hedeflediklerini belirterek Rize il merkezi olarak diğer belediyelerle dayanışma içerisinde olacaklarını, hem içerde hem de dışardaki Rizelilerin birlik beraberlik içerisinde Rize’yi daha da ileri noktalara taşıyacağına inandığını söyledi.
Rize Günleri
“İstanbul’da Çay Vakti” sloganıyla takdimi yapılan Rize ili ve ilçelerinin tanıtımının amaçlandığı Feshane’deki etkinliğe farklı arkadaşlarla ilk ve son gün ziyaretçi oldum. Rize’den ve İstanbul’dan ziyaretçi, ilgili, protokol veya stant açmış hemşerilerimle, dostlarımla diyaloglarım oldu. Rize, dernekler, Ankara ve İstanbul da yapılan tanıtım günleri ve Vali Kasım Esen’den sonra yapılmayan “Rizeliler Günü”nü konuştuk genelde.

Feshane, dört gün boyunca hep kalabalıktı, çoğu alanlarda içerinin klimatize edilememiş olmamasının da etkisiyle yürümek, soluklanmak dahi mümkün değildi. Bu aşırı izdihama rağmen etkinliğin Rize’yi tanıtma noktasında çok da etkili, verimli olmadığı izleniminde birleştik dostlarla. Zaten bu yaklaşımla yazıma da ilk anda attığım başlık, “Rize’yi Tanıtım mi? Yoksa Memleket Hasretini Giderme mi?” idi. 

Sayın Vali konuşmasında Rize’yi tanıtmak için bu kadar zahmete gerek yoktu dedi, haklı. Şehir tanıtımlarında; tanıtılacak lokasyon, ürün veya hizmeti tanımayana, tanımasının istendiği kişiye yapılması esastır. Gördüğümüz yoğun ziyaretçinin neredeyse tamamı bizdendi, yanı kendi kendimize pişirdik yedik. İlçesini, ürününü çok iyi temsil eden stantlar vardı ama üzülerek ifade etmem gerekir ki yenilenler bölümünün çoğu bizden değildi. Hijyenden uzak, Eminönü meydanındaki satıcıları ve çığırtkanlıklarını anımsatan giriş bölümünde yer alan gıda ve yemek stantlarının tamama yakın Rize dışındandı. Tabelalarından çoğunun Trabzonlu olduğu anlaşılıyordu ama tabelasında Rize ve İlçeleri yazanların bir kısmının da Rize ile ilgisinin olmadığını söylüyordu görüştüğümüz hemşerilerimiz.

Rize GünleriGazeteci dostum Osman Can da bu noktadan hareketle bana “Sen ekonomistsin bilirsin bizim İyidere’de tulum peyniri imalatına mı başlanmış, Anzer Balını satma hakkını Maraşlılara mı vermişiz?” diye soruyordu kinayeyle.  
Yerel medyamızda hiç bunlara, detaylara değinmeden okuduklarımız sadece, “Feshane’de Rize Günlerine Yoğun İlgi", "İzdiham" ya da şöyle horon edildi, muhlama dağıtıldı, ekseninde oldu. Bunlar yanlış değil, değil de bu hengame ile amaca ulaşılıp ulaşılamadığı önemli.

Önemli ve gerekli olan yöresel ürünlerimizi, kültürümüzü, değerlerimizi memleketine gidemeyen, havasını soluyamayanlara ve bizi hiç tanımayanlara mutlaka tanıtmak, buluşturmak olmalı. Ama bunun için panayır oluşturmak değil, yerel değerleri temsil noktasında yeterliliği olanlar arasından seçilmiş, Valilik ve Ticaret Odasının desteklediği örnek markaların, ürünlerin üretim süreçlerini, farklılıklarını da içerecek konseptlerle doğru temsil edilmelerini sağlamak olmalıdır. Organizasyonu üstlenen STK, organizasyon maliyetini karşılamak için daha çok firmaya yerelliğini ve gerekliliğini dikkate almadan, üstelik fahiş sayılabilecek fiyatlarla stant kiralama durumunda kalmamalı. Şahit olduğum bir diyaloğu araya sıkıştırarak uzun laflar etmeyeyim şimdi. 185 lira hesaba tepki veren 4 kişilik aileye Erzurumlu kebapçının verdiği cevap “Hanım abla tepkini bize değil, buraya ödediğimiz kirayı belirleyenlere ver” olmamalı.
Top dolaşıp organizasyonu yapan STK’ ya geliyor. Onlarında haklı olduğu taraflar var. Organizasyonu yapmakla kalsalar iyi, işin maddi boyutunu da çözümlemeliler, bu yük sırtlarına kalınca ortaya çıkan tablo da bu oluyor. Her zaman böyleydi...

Üşenmedim 2009 yılındaki RİDEF etkinliğinden sonra Genel Sekreter Recep Bey’le yaptığım sohbetten ajandama düşen notları anımsadım. Aşağıya alacağım kısa bir bölümü STK’ların da durumunu ortaya koyuyor gibi:
“Çaykur varsa biz gelmeyiz diyen çaycılar oldu. Stant açması için davet ettiğimiz Rizeli geldi de mi yer vermedik? Satış yaparsan kira öde dedik. Bazıları yeter ki katılsın kira da istemedik. Kira ödemek bir yana katılım için üste para isteyenlerde oldu.” 
Rize Günleri
Etkinliğe beraber katıldığım arkadaşlarımın her biri ilgi alanlarına göre bir yana dağılınca bu keyifli sohbetlerin ancak bir kısmını fotoğraflayabildim. Biraz da stantlardan görüntü aldık ama o ortamda telefonla pek de iyi sonuç alamadığımı ifade edeyim. Yine de seçtiklerimi aşağıdaki link üzerinde paylaşacağım.

FESHANE 7. RİZE GÜNLERİ Fotoğrafları

Her şey daha güzel, daha yaşanılabilir, kültürel değerlerine daha sahip bir Rize için olsun.

Recep Ali Aksoylu
medya@coor.net

2452 kez okunmuş Recep Ali Aksoylu

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Çayluktan Kürsüye...   224 gün önce eklendi
Ekilen Biçiliyor   551 gün önce eklendi
Bayim olur musun?   613 gün önce eklendi
Marmara depremi daha gerçekleşmedi...   678 gün önce eklendi
Kampanya kime neden yapılır?   694 gün önce eklendi
İthal çay tüketenlere lafım...   713 gün önce eklendi
Hesabı Kitabı, Kuralı Olmayan Futbol Endüstrisi   957 gün önce eklendi
Alkışta Cimri Olmayalım   1091 gün önce eklendi
• Feshane'nin ardından...   1149 gün önce eklendi
Franchising'e bir de bu açıdan bakın...   1217 gün önce eklendi
Temiz gözükmek mi, temiz olmak mı?   1374 gün önce eklendi
Emekleyen didi kiviyi uçurabilir mi?   1424 gün önce eklendi
di di Soğuk çay ve Çaykur   1458 gün önce eklendi
Haçapuranın Taşı, Kayığun Eğmeleri!   1586 gün önce eklendi
Sadık Müşteri Olmamı Sağlayan 3 Örnek   1623 gün önce eklendi
Kuruşumuz Hangi Satıcıya Nasip Oluyor?   1639 gün önce eklendi
Mahsun'un Dizisi Şive'den Çaktı   1689 gün önce eklendi
Tesis Yönetimi - Facility Management Dedikleri...   1699 gün önce eklendi
Yazdığını Okuyamayan 'Mürettip'lerle İş Görmek   1718 gün önce eklendi
Temizliğin Fuarında Buluşalım mı?   1738 gün önce eklendi
Elini Taş'ın Altına Koyanlarla Başarmak   1744 gün önce eklendi
AYDER'İ KAYIP MI ETTİK?   1763 gün önce eklendi
TAŞERONLUK ÇALIŞANI RİSKE ETMEK MİDİR?   1929 gün önce eklendi
Rize'den Kargonuz Var! 'Green Life'   2085 gün önce eklendi
Erzurum Kongresi Ve Juliet'in Balkonu...   2155 gün önce eklendi
Sınav Yolunda Annelerimizle Beraber   2241 gün önce eklendi
Leyla'nın Evi, Onur'suz Sergilenecek   2400 gün önce eklendi
Yaşamın Her Safhasında Öğretmenlerimiz   2405 gün önce eklendi
Temizlik Sektörünün Kimyası   2480 gün önce eklendi
Rize Bezinin Dayanılmazlığı   2492 gün önce eklendi
Burçak Çöllü... Genç Ve Yetenekli Bir Sanatçı O...   2567 gün önce eklendi
Karadeniz Kadını İfakat   2662 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.