reklam
reklam

Erman Hocayla iletişim sanatı

Köşe Yazısı - 18 Nisan 2005, Pazartesi
YazıYorum: Şahnur Karaağaç
Güzel bir Pazar günüydü, hele bir önce ki günün akşamında bir doğum günü vesilesiyle Buzuki Orhan ve Mini senfoni orkestrasının şovu, Pazar günü daha da keyifle uyanmama sebep olmuştu.
Pazar sabahı, ailece (epi topu 3 kişi), Caddebostan sahilinde taşların üzerine serilip soğuk sandöviçlerimizi martılarla paylaşarak yedik, sonra yolu biraz uzatarak ta olsa eve dönüp, bütün gazeteleri okuyarak akşamı ettik.

Akşam bir derbi maç vardı TV'de (Fenerbahçe-Beşiktaş). Gerçi bizim tuttuğumuz takım (Galatasaray) değildi ama derbiydi işte, ana oğul birlikte, çanaklarımızda ayçekirdekleri geçtik TV'nin karşısına.

Çok enteresan ve keyifli bir maçtı (Hele bir gün öncesinden bizim takımın halini gördükten sonra)
Maç sonunda Yorumlar başladı, biz de oğlumla beraber izlemeyi sürdürüyoruz.
Program MARATON, sunucuları Şansal Büyüka ve Erman Toroğlu.

Bir yer geldi Erman hoca yorumlamaya başladı, durum iletişim, yani biz izleyicilerle.
Şansal Bey soruyor;
-Hocam Hakem görmemiş olabilir.
-Yok hocam hakem ayıramadı olayı, orta böyle kokoreç gibi. Bilirsin kokoreç böyle...
-Bilrim... Nasıl Hocam kokoreç ?
-Kokoreç böyle şey yapılır, sararlar üzerine... Ayırırsın
-Neyse Hocam,
-Yani ayırıcan önce kokoreç gibi.
-Top hala elinde dimi Alex'in hocam?
-İşte onu diyorum N’apıcan? Böyle üzüm gibi üzüm salkımı gibi tane tane ayırıcan.

:))Zaten nedenini anlamadığımız bir pozisyon, buna decoder olacak bir otorite tarafından bu kadar mı içinden çıkılmaz hale getirilebilir?
Malzeme çıktı ya 15 yaşındaki oğlum başladı sıralamaya;
Ermanca iletişim terimleri:
-Panku'da son dakikada böyle iç pilav gibi üzümlü fıstıklı çekti aldı topu ama...
-Rıza Hoca'da ordan öyle bakıyor, fırın sütlaç gibi üzeri yanık yanık...
-Zaten Luciano topu eliyle şöyle ekmek arası arnavut ciğeri gibi önüne almadı mı? Hani ince doğranmış soğanlı sumaklı ha dimi?
-Cordoba da öylece körili tavuk gibi hani susam yağlı soyasoslu bakarsın ya tabağa aynen öyle şaştı kaldı.

Keyifli bir pazardı yani... Umarım herkes için öyle olmuştur, şöyle Trabzon kavurmalı pide kıvamında:)

4833 kez okunmuş Şahnur Karaağaç

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Hayat denize güzel...   354 gün önce eklendi
Ay ne gerek vardı?   519 gün önce eklendi
#PZ2016 Katlı Değer Yaratmanın Yolları   537 gün önce eklendi
'HİÇ' kolay değil...   1104 gün önce eklendi
Pirinç tanesi...   1106 gün önce eklendi
Bazı zamanlar vardır utanırsınız...   1474 gün önce eklendi
Ailece harikalar diyarında...   1540 gün önce eklendi
19. İnsan Kaynakları Zirvesi Geniş Özeti   1561 gün önce eklendi
İletişimcilerden bir yeni mesajınız var...   1610 gün önce eklendi
'Pazarlama Zirvesi'nde neler konuşuldu?   1631 gün önce eklendi
Sıkıntılı Bir Durum Var!   2049 gün önce eklendi
Pardon Ama Fermuarınız Açık!   2147 gün önce eklendi
Kriz Benim Krizim Değil (mi?)...   2632 gün önce eklendi
Cuma sabahı çöplerimizi kapıya çıkarıyoruz!   2733 gün önce eklendi
O Bizim Kıymetlimiz   2769 gün önce eklendi
Artık meşe palamudu filizlenecek...   2845 gün önce eklendi
Havale Ediyorum...   2876 gün önce eklendi
Aman dikkat, yazılı iletişimde yanlış anlaşılmalar olabilir   3023 gün önce eklendi
Zor Yıllar...   3154 gün önce eklendi
Vurun Kahpeye   3241 gün önce eklendi
BÜMED Mezunlar Günü'ne Renk Kattılar   3629 gün önce eklendi
Onlar Oradaydılar...   3723 gün önce eklendi
Çocukları lösemi ile mücadele eden kadınlarımız...   3738 gün önce eklendi
Kol'u kullan!   3787 gün önce eklendi
Bir ürünün marka olabilmesi konusunda, siz ne dersiniz?   3850 gün önce eklendi
Yaşamın kavranması gereken özü...   4021 gün önce eklendi
Söz uçar, yazı kalır   4142 gün önce eklendi
Finans ve Halkla İlişkiler?   4202 gün önce eklendi
Her 10 Kasım'da...   4217 gün önce eklendi
Büyüyünce Ne Olsam?   4317 gün önce eklendi
İşte size bir hikaye;   4331 gün önce eklendi
Bir Sen bir ben bir de deniz olsa   4353 gün önce eklendi
Hayır efendim, anlatamadınız!...   4415 gün önce eklendi
Kadınlar Pazarı diye bir yer   4436 gün önce eklendi
Altın Müşteri Ödülü   4451 gün önce eklendi
Islak gündem   4456 gün önce eklendi
Deveye sormuşlar...   4463 gün önce eklendi
Ben ki Tanrıça İştar'ım   4464 gün önce eklendi
Öylesi de var böylesi de   4490 gün önce eklendi
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir   4513 gün önce eklendi
Yıldırır :)   4542 gün önce eklendi
Sen hiç deve gördün mü?   4564 gün önce eklendi
Başımla Beraber...   4609 gün önce eklendi
Ne kadar az veri, o kadar çok bilgi(!)   4673 gün önce eklendi
Bitlis'ten misafir geldi!   4704 gün önce eklendi
Kendi İletişiminiz İçin...   4744 gün önce eklendi
Bu Şehirde   4756 gün önce eklendi
Dünyaca ünlü marka 5 lira Regal 4 lira   4762 gün önce eklendi
Seviyorum,   4777 gün önce eklendi
Ta ki karıncalar çıkana kadar...   4786 gün önce eklendi
Kutlu Olsun!   4786 gün önce eklendi
• Erman Hocayla iletişim sanatı   4788 gün önce eklendi
Hey, Başın dertte!   4794 gün önce eklendi
PR'ciler! Şebin Karahisar'dan Çağrınız var!   4799 gün önce eklendi
Alışveriş Merkezi diye bişey...   4801 gün önce eklendi
Sen taviz kapısını bir defa aralarsan..   4809 gün önce eklendi
Turizm sektöründe tartışma bitmiyor   4812 gün önce eklendi
Haftasonu Uludağ Gözlemleri   4816 gün önce eklendi
Aziz Nikola out, Noel Baba in olmuş...   4821 gün önce eklendi
Marka bebekler   4823 gün önce eklendi
Turizm Acenteleri PR firması değildir!   4834 gün önce eklendi
Slogana vuruldum   4841 gün önce eklendi
Dilerim...   4852 gün önce eklendi
Hoş Geldi   4871 gün önce eklendi
Sinek Küçük...   4872 gün önce eklendi
Hilal Ay demektir, Ahmer ise kırmızı....   4879 gün önce eklendi
Virüsü Başka Yerde Aramayın   4883 gün önce eklendi
Evin Reisi kim?   4885 gün önce eklendi
Umarım hafızası zayıf insanlar olmaktan kurtuluruz   4912 gün önce eklendi
Pırlanta, Sonsuza Kadar   4917 gün önce eklendi
İyi niyet   4928 gün önce eklendi

Yorumlar

Burak Kutlu   18 Nisan 2005, Pazartesi

hah hah haaa çok güldüm vallahi, allah da sizleri güldürsün ilahi...
Şu Erman Hoca da olmasa ne yapardık bilmem...

önder   19 Nisan 2005, Salı

Bahtı kara bir Fenerli olarak Beşiktaşı tebrik ediyorum. Kazandığımızda yaşadığımız çoşku ve sevinci, kaybettiğimizde de hüzünü ve üzüntüyü doğru dürüst yasamasını hatta, kazanan takımı Beşiktaş bile olsa alkışlamasını bilen bir takımın taraftarıyız. Türkiye´de de tüm dünyada olduğu gibi futbol´un da show business olduğunu ve ailemiz çocuklarımızla bir eğlenceye gidiyor gibi gittiğimiz bir yere olduğunda stadlar daha Türk futbolunun çehresi değişecek. Fenerbahçe bunun ilk adımlarını attı. Yenilmek elbette var.

Olaya iletişim açısından bakalım, Başkan Yıldırım her konuşmasında tribünlerdeki çoluk çocuk anne baba genç yaşlı maça geldi diyor. Şükrü Saraçoğlu stadı bir piknik yeri havasında. Her hafta 50 bin kişi o tribüne geliyorsa, kasa doluyorsa, millet kombine için birbirini yiyorsa ve bir forma binlerce satılıyorsa FB´nin pazarlaması iyi yapılıyor ve profesyonellerin yönettiği bir kurumsal yapıya kavuşuyorsa, 5-10 yıl içinde Man.United´tan ne eksiğimiz kalır. 100 milyon dolar bütçesi olan bir takım Beşiktaş´a yenilmiş ne gam:)

editor   20 Nisan 2005, Çarşamba

Oldu mu şimdi Önder Bey?

Bir haftadır sesiniz soluğunuz çıkmıyordu, merak etmeye başlamıştık. Sizi aramızda görmek için Fenerbahçe´yi bir kez cümle içinde kullanmam yetti. Yetti yetmesine de sizin yorumlarınız hep konuya ilişkin olurdu, konuyu pekiştirir yada bir başka bakış açısı aralardı.
Daha bir zevkle okurduk.
Bu sefer olmadı sanırım ne dersiniz :))

önder   20 Nisan 2005, Çarşamba

Mazur görün, acım büyük :) Başka yazılarda telafi ederim artık :)
Selamlar
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.