reklam
reklam

Ekilen Biçiliyor

Köşe Yazısı - 22 Aralık 2015, Salı
İş ve İşletme: Recep Ali Aksoylu

Üzerinde çalıştığım dosyaya konsantre olamayınca sosyal medyada biraz gezindim. En çok üzerinde durulan konu Güneydoğu’da sokağa çıkma yasağı, hendekler, cezaları kesilen teröristler yazılıp çiziliyor. Bu teröristlere ve onlara destek olanlara nasıl kıyıyorsunuz diyenlerde az değil.

Ben de Güneydoğu’daki durumun daha çok ekonomimize yansıması üzerinde durmak istiyorum. Çünkü, bölgede devam eden terör ve terör tehditi, bölgenin ekonomisini de çok ciddi oranda etkileyip, hatta ülke ekonomisini de etkileyecek, sarsacak boyuta taşıyor.  

Terörden etkilenen illerimizde 15 milyona yakın kişiden ne kadarının terör ve teröre bağlı nedenlerle kent, bölge veya ülke içinde göç ettiğini bilemiyoruz ama resmi rakamlara göre yıl içinde 11 bini aşkın esnaf dükkân kapatmış, 1.549 şirkette faaliyetine son vermiş. Bu kapanmalar nedeniyle, bu müesseselere ülkenin diğer illerinden emtia satışı da, hatta tahsilatları da etkilediğinden can güvenliği kadar bölge ve ülke ekonomisi için de terörün bitmesi, huzur ortamının tesis edilmesi şart.

Medyada okuyoruz. Şu ilçede, bu ilçede, en çok da Diyarbakır’ın Sur ilçesinde esnaf siftah edememekten, çeklerini ödeyememekten şikayetçiymiş. En çok da zorunlu olan gıda dışında ticaret yapan beyaz eşya, elektronik eşya, ev eşyası, giyim gibi konularda faaliyet gösterenler zor durumda.

İyi de, “açılım” döneminde hadi siyasiler uyuyordu, sizin gözünüzün önünde o hendekler, tuzaklar, mayınlar, hazırlıklar yapılmıyor muydu. Günü geldiğinde, ülkenin bölünmesine sağduyunun eninde sonunda izin vermeyeceği bilineceğine göre bunların günü geldiğinde temizleneceğini, en çok da sizlerin, bölge insanının, iş yerlerinin etkileneceğini bilerek tavır almak, sesinizi o zaman çıkarmanız gerekmez miydi?

Sadece iş sahipleri ve bireyler değil, terörden etkilenen şehirlerdeki üniversitelerin, ticaret ve sanayi odalarının, sanayi siteleri yönetimlerinin gelişmelerden çok önceleri kaygılanarak kamu sorumlularına düzenli bilgi aktarmaları, uyarıcı – bilgilendirici sorumluluk üstlenmeleri beklenirdi. Ne var ki bu yönde adımları görülmediği gibi nedenleri ne olursa olsun terör grupları ve teröre destek çıkan siyasilerin yanında yer aldılar. Gelinen noktada onlarında vebalı büyük.
İnsanlar için mal güvenliğinden önce can güvenliği geldiğinden bugün bu bölgedeki bir çok insanımız can kaygısı ile mallarını, mülklerini bırakarak, iş yerlerini kapatarak göç ediyorlar. Kısaca terör,  insanların yılların birikimi olan mallarının, mülklerinin hasar görmesine, yok olmasına neden oluyor. Elbette sadece bireylerin değil, kamunun hizmet aldığı asla dokunulmaması gereken okul ve hastaneleri, hatta kutsal mekanları da terör hedef alıyor, zarar veriyor.

Tüm bunlar da ekonominin ve ülkenin kaybına yol açıyor. Yatırım, üretim, ticaret duruyor, diğer şehirlerden mal çekilemiyor, mal gönderemiyor bölge. Çok sayıda üretici ya da dağıtım yapan firma sahibi arkadaşımın özellikle tahsilat yapabilme risklerine karşı gelen talepleri karşılamadıklarını, şişen stoklarını farklı pazarlarda değerlendirmeye çalıştığını biliyorum.

Gelinen noktada bölge insanının hiç mi hiç günahı yokmuş gibi bazı gazetelerimizin, sosyal medya kahramanlarımızın o bölgelerde istikrarı sağlamak için didinen güvenlik güçlerimize ağır eleştirilerde bulunduklarını okuyoruz. Silopi ve Cizre’de 100’den fazla terörist etkisiz hale getirilirken arada sivillerin de zarar görmesi ve sokağa çıkma yasağından hareketle yaşamın durmasına devletin neden olduğu konusunda algı yönlendirmelerine aldanmamamız gerekiyor.
Dedim ya, siyasiler açılım (ne olduğunu bilmiyorum) süreci nedeniyle kış uykusuna çekildiğinde hendekleri, tünelleri hazırlayan, bugün ibadethaneleri, tarihi yapıları, okulları, hastaneleri tahrip eden canileri genelde izledikleri, destekledikleri için bugün okulları tatil edilmiş, çocuklar eğitimsiz bırakılmış, hatta göçe zorlanır duruma düşmüşlerdir.
Asıl suçlular, güvenlik güçlerini hedef gösterenler, böyle bir ortamda ‘özerk yönetim’ diyerek kimisi gerçekten masum o çocukları ölüme gönderenlerdir.

Konforlu hayatlar sürüp sonra da “Bu çocukları anlamak lazım, bizi de dinlemiyorlar” diyerek o çocukları göz göre göre ölüme gönderenlerin vicdansızlıkları, hendek politikasına destek verenlerin sayesinde bugün bölgede ticaret durma noktasında, insanlar göç konumunda, çocuklar öğretmensiz – okulsuz durumdadır. Devlet güçlerinin bugün yaptığı sadece devletin bölünmez bütünlüğüne aykırı eylem ve davranışlarda bulunanlara, güvenlikten sağlığa, eğitime masum kamu görevlilerinin canlarını hedef alanlara gecikerek de olsa hak ettikleri tonda cevap veriyor olmasıdır.

Zaman her geçen gün devlet kurumlarımızın ve yöre insanımızın aleyhine işliyor. Elbette birilerince de kardeşi kardeşe kırdırmanın planları yapılırken iktidarda olanların da çok daha uyanık olması, tuzaklara karşı uyanık olması gerekiyor. Ama en çok da bölgede ve bölge dışında yaşayan Kürt vatandaşlarımızın, özelliklede ticaret erbaplarının terör tehlikesine karşı duyarlı, devletine güvenmesi, devletinin yanında olması, devleti temsil edenlerinde o güveni vermesi gerekiyor.
 

3601 kez okunmuş Recep Ali Aksoylu

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
İnsana saygı...   105 gün önce eklendi
Yük taşıdıkça ağırlaşır...   187 gün önce eklendi
Kötünün kötüsü bir çalışma!   234 gün önce eklendi
İnsanı çaydan soğutan reklamlar   286 gün önce eklendi
Çayluktan Kürsüye...   679 gün önce eklendi
• Ekilen Biçiliyor   1006 gün önce eklendi
Bayim olur musun?   1068 gün önce eklendi
Marmara depremi daha gerçekleşmedi...   1133 gün önce eklendi
Kampanya kime neden yapılır?   1149 gün önce eklendi
İthal çay tüketenlere lafım...   1168 gün önce eklendi
Hesabı Kitabı, Kuralı Olmayan Futbol Endüstrisi   1412 gün önce eklendi
Alkışta Cimri Olmayalım   1546 gün önce eklendi
Feshane'nin ardından...   1604 gün önce eklendi
Franchising'e bir de bu açıdan bakın...   1672 gün önce eklendi
Temiz gözükmek mi, temiz olmak mı?   1829 gün önce eklendi
Emekleyen didi kiviyi uçurabilir mi?   1879 gün önce eklendi
di di Soğuk çay ve Çaykur   1913 gün önce eklendi
Haçapuranın Taşı, Kayığun Eğmeleri!   2041 gün önce eklendi
Sadık Müşteri Olmamı Sağlayan 3 Örnek   2078 gün önce eklendi
Kuruşumuz Hangi Satıcıya Nasip Oluyor?   2094 gün önce eklendi
Mahsun'un Dizisi Şive'den Çaktı   2144 gün önce eklendi
Tesis Yönetimi - Facility Management Dedikleri...   2154 gün önce eklendi
Yazdığını Okuyamayan 'Mürettip'lerle İş Görmek   2173 gün önce eklendi
Temizliğin Fuarında Buluşalım mı?   2193 gün önce eklendi
Elini Taş'ın Altına Koyanlarla Başarmak   2199 gün önce eklendi
AYDER'İ KAYIP MI ETTİK?   2218 gün önce eklendi
TAŞERONLUK ÇALIŞANI RİSKE ETMEK MİDİR?   2384 gün önce eklendi
Rize'den Kargonuz Var! 'Green Life'   2540 gün önce eklendi
Erzurum Kongresi Ve Juliet'in Balkonu...   2610 gün önce eklendi
Sınav Yolunda Annelerimizle Beraber   2696 gün önce eklendi
Leyla'nın Evi, Onur'suz Sergilenecek   2855 gün önce eklendi
Yaşamın Her Safhasında Öğretmenlerimiz   2860 gün önce eklendi
Temizlik Sektörünün Kimyası   2935 gün önce eklendi
Rize Bezinin Dayanılmazlığı   2947 gün önce eklendi
Burçak Çöllü... Genç Ve Yetenekli Bir Sanatçı O...   3022 gün önce eklendi
Karadeniz Kadını İfakat   3117 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.