reklam
reklam

Çok Şükür...

Köşe Yazısı - 31 Ocak 2016, Pazar
Pazarlama&Marka: Yelda İpekli

İnsanlık tarihinin en zor günlerinden geçiyoruz. Ekonomik, sosyal ya da politik zorluklar değil derdim… İnsani özelliklerin yok olmasından dolayı “insanlığı unuttuğumuz günler” olarak tanımlıyorum bu zaman dilimini. İnsanlıkta bir rönesansa ihtiyaç duyuyorum.

Vikipedi rönesansı şöyle tanımlıyor:

Rönesans, Orta Çağ ve Reformasyon arasındaki tarihi dönem olarak anlaşılır. 15 - 16. yüzyıl İtalya’sında batı ile klasik antikite arasında sanat, bilim, felsefe ve mimarlıkta bağın tekrar kurulmasını sağlayan, Antik Yunan filozof ve bilim adamlarının çalışmalarının çeviri yoluyla alındığı, deneysel düşüncenin canlandığı, insan yaşamı (hümanizm) üzerine yoğunlaşıldığı, matbaanın bulunmasıyla bilginin geniş kitlelerle paylaşımının arttığı ve radikal değişimlerin yaşandığı dönemdir.

Bu çağ uzun zamandır geriye düşmüş olan Avrupa'nın ticaret ve Coğrafi Keşiflerle yükselişinin öncüsü olmuştur. Rönesans üzerinde derin araştırmalar yapan Burkhard: “Rönesans insanın keşfedilmesidir.” demektedir. Gerçekten de Ortaçağ'da Avrupa’da insanın hiçbir kıymeti yoktu. Şu anda çok mu farklı sanki? Her şey hızla gelişiyorken, İnsanı değerler, insan olma değeri nasıl bu kadar geride kaldı? Sanırım “iyi insanları” aptal sandığımız yerde yitirdik insanlığımızı...

Bu düşünce girdabının içinden beni çıkarak sihirli sözcük, ’Şükretmek’… Hemen başlıyorum bir “şükür listesi” yapmaya… Sahip olduğum her değer için, arkadaşlarım, dostlarım ailem için, -en çok- kızım için, sağlığım için, hayata kattığım renkler ve hayattan alabildiklerim için başlıyorum şükür etmeye… Güzel anıları, güzel sözleri, güzel bakan gözleri, sevdiğim tınıları, renkleri, hatta kirazı, çileği, yakamozu, puromun kokusunu, “Ah İstanbul’u” “gözlerinin içine başka hayal girmesini, lilyumun, vanilyanın kokusunu, Fikret Otyam’ın fırça darbelerini, olduğum yerleri, olmak istediklerimi, “başarı” diye ad verdiklerimi film şeridi tadında akıtıyorum zihnimden gözlerimin önüne...

Bir “nane ferahlığı hissine kapıldığım sırada “başarısızlık” diye adlandırdıklarımı, gözyaşı buğularımı, kalp sızlamalarımı da düşünüp onlara da şükrediyorum. Biliyorum “acı” dediklerimde benim zenginliğim… Tam bu noktada ben kendi karanlık çağımdan çıkıp kendi rönesansımı yaşamaya koyuluyorum. Çok kolay değil bu ancak bu noktada “tecrübe”nin ne kadar değerli olduğunu “geçen senelerle biriktirdiklerimizin “yaş” değilde “güç” olduğunu anlıyorum. Einstein demiş ya “insanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil, inançları ve prensipleridir” diye... İşte  “yaşamak” tek prensibi olmalı insanın…

Ve biliyorum ki “hayat bizim yarattığımız bir süreç aslında”…Ve ben yeni başlayan bir 365 günde en çok kendim olabilmeyi, özümde olabilmeyi diliyorum. Her gün üç yanlış yapmayı göze almalı insan, bir doğrunun canı cehenneme diyerek…

Çok şükür yazabiliyorum ve çok şükür okuyan birileriyle buluşabiliyorum… 2016 sen bildiğin gibi gel, ben güzel yaşarım zaten. İçine hayat kaçmış gibi yaşayanlar iyi ki varlar çok şükür…
 

6421 kez okunmuş Yelda İpekli

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
• Çok Şükür...   720 gün önce eklendi
Hayatın genişliği, uzunluğundan daha önemli...   752 gün önce eklendi
Moda mı? Pazarlama zekası mı?   800 gün önce eklendi
Merak...   829 gün önce eklendi
Hadi karşıya geçelim...   926 gün önce eklendi
Hangi markalar fark yaratacak?   978 gün önce eklendi
Daha İyi'nin Sınırları...   1011 gün önce eklendi
Moda GEÇİCİDİR, Stil HER ŞEYDİR...   1028 gün önce eklendi
Koyun/Keçi Yılı... 2015   1051 gün önce eklendi
Nesnelerin interneti...   1067 gün önce eklendi
Özgürlük dijitale kadar...   1075 gün önce eklendi
Yeni bir yıl, yeni bir ajanda...   1108 gün önce eklendi
Marka Olmak, Marka kalmak; 'Türkiye Markası'   1168 gün önce eklendi
Evren; herkes için bir şarkı saklar...   1221 gün önce eklendi
Şimdi parmak izi yaratma zamanı...   1261 gün önce eklendi
12. yüzyıl nasıl MARKA DEĞERİ olur?   1278 gün önce eklendi
Tasarım Hayatın Ta Kendisidir!   1326 gün önce eklendi
Japon iş kültüründe incelenmesi gereken prensipler...   1413 gün önce eklendi
Her gün yeni bir gün...   1483 gün önce eklendi
Post Modern Çağda Hayatlar   1926 gün önce eklendi
Anadolu'da Üretilir, Dünyada Tüketilir   2058 gün önce eklendi
Markalar da Özür diler... Bir case study :)   2203 gün önce eklendi
ZAMAN YÖNETİMİ Mİ...? MUTLU YILLAR   2476 gün önce eklendi
Hayatın neresinde durmak lazım?   2518 gün önce eklendi
Güneş Doğudan Yükselir   2596 gün önce eklendi
Zannetmek Yasaktır   2679 gün önce eklendi
Tatiller Ne İçindir?   2724 gün önce eklendi
Turizm HEDONİZM'in Hizmetinde   2828 gün önce eklendi
Müşteri Kraliçemdir   2847 gün önce eklendi
Tüm Trendler Out...   2854 gün önce eklendi
Yeni Şeyler Söylemek Lazım...   2882 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.