reklam
reklam

Bir Sen bir ben bir de deniz olsa

Köşe Yazısı - 27 Haziran 2006, Salı
YazıYorum: Şahnur Karaağaç
Köşe yazımı yenilemem gerekiyor ama bir türlü elim klavyeye gitmiyor, aklıma yazacak tek bir cümle gelmiyor. Sebebini biliyorum. Bütün bir kış beklediğim “Ah bir gelse” dediğim yaz gelmiş kimsenin iş yapası yok. Aslında tam zamanı, markaların sokağa ineceği, halkla bire bir temas kuracağı günler gelmiş. Konserler, road showlar etkinlikler zamanı. Zamanı ama gönül bilgisayar başında değil kumsalda olmak istiyor. Nem dolu şehir havası solumak değil tuz koklamak istiyor. Gönül bu ferman dinlemiyor. Bazen telefonun kulağınıza yapıştığını hissediyorsunuz bazen direksiyonun elinize. İş güç telefon olmasa turkuaz lacivertle birleşse ben de aralarına karışsam. İşleri otomatik pilot halletse, toplantılar görüşmeler, hayata geçirilecek projeler olmasa…
Seyrettiğimde tebessüm ettiğim bir Genç Turkcell reklamı geliyor aklıma; “Bir sen bir ben bir de dayım olsa.” Yok yok dayım değil deniz olsa.

6605 kez okunmuş Şahnur Karaağaç

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Hayat denize güzel...   405 gün önce eklendi
Ay ne gerek vardı?   570 gün önce eklendi
#PZ2016 Katlı Değer Yaratmanın Yolları   588 gün önce eklendi
'HİÇ' kolay değil...   1155 gün önce eklendi
Pirinç tanesi...   1157 gün önce eklendi
Bazı zamanlar vardır utanırsınız...   1525 gün önce eklendi
Ailece harikalar diyarında...   1591 gün önce eklendi
19. İnsan Kaynakları Zirvesi Geniş Özeti   1612 gün önce eklendi
İletişimcilerden bir yeni mesajınız var...   1661 gün önce eklendi
'Pazarlama Zirvesi'nde neler konuşuldu?   1682 gün önce eklendi
Sıkıntılı Bir Durum Var!   2100 gün önce eklendi
Pardon Ama Fermuarınız Açık!   2198 gün önce eklendi
Kriz Benim Krizim Değil (mi?)...   2683 gün önce eklendi
Cuma sabahı çöplerimizi kapıya çıkarıyoruz!   2784 gün önce eklendi
O Bizim Kıymetlimiz   2820 gün önce eklendi
Artık meşe palamudu filizlenecek...   2896 gün önce eklendi
Havale Ediyorum...   2927 gün önce eklendi
Aman dikkat, yazılı iletişimde yanlış anlaşılmalar olabilir   3074 gün önce eklendi
Zor Yıllar...   3205 gün önce eklendi
Vurun Kahpeye   3292 gün önce eklendi
BÜMED Mezunlar Günü'ne Renk Kattılar   3680 gün önce eklendi
Onlar Oradaydılar...   3774 gün önce eklendi
Çocukları lösemi ile mücadele eden kadınlarımız...   3789 gün önce eklendi
Kol'u kullan!   3838 gün önce eklendi
Bir ürünün marka olabilmesi konusunda, siz ne dersiniz?   3901 gün önce eklendi
Yaşamın kavranması gereken özü...   4072 gün önce eklendi
Söz uçar, yazı kalır   4193 gün önce eklendi
Finans ve Halkla İlişkiler?   4253 gün önce eklendi
Her 10 Kasım'da...   4268 gün önce eklendi
Büyüyünce Ne Olsam?   4368 gün önce eklendi
İşte size bir hikaye;   4382 gün önce eklendi
• Bir Sen bir ben bir de deniz olsa   4404 gün önce eklendi
Hayır efendim, anlatamadınız!...   4466 gün önce eklendi
Kadınlar Pazarı diye bir yer   4487 gün önce eklendi
Altın Müşteri Ödülü   4502 gün önce eklendi
Islak gündem   4507 gün önce eklendi
Deveye sormuşlar...   4514 gün önce eklendi
Ben ki Tanrıça İştar'ım   4515 gün önce eklendi
Öylesi de var böylesi de   4541 gün önce eklendi
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir   4564 gün önce eklendi
Yıldırır :)   4593 gün önce eklendi
Sen hiç deve gördün mü?   4615 gün önce eklendi
Başımla Beraber...   4660 gün önce eklendi
Ne kadar az veri, o kadar çok bilgi(!)   4724 gün önce eklendi
Bitlis'ten misafir geldi!   4755 gün önce eklendi
Kendi İletişiminiz İçin...   4795 gün önce eklendi
Bu Şehirde   4807 gün önce eklendi
Dünyaca ünlü marka 5 lira Regal 4 lira   4813 gün önce eklendi
Seviyorum,   4828 gün önce eklendi
Ta ki karıncalar çıkana kadar...   4837 gün önce eklendi
Kutlu Olsun!   4837 gün önce eklendi
Erman Hocayla iletişim sanatı   4839 gün önce eklendi
Hey, Başın dertte!   4845 gün önce eklendi
PR'ciler! Şebin Karahisar'dan Çağrınız var!   4850 gün önce eklendi
Alışveriş Merkezi diye bişey...   4852 gün önce eklendi
Sen taviz kapısını bir defa aralarsan..   4860 gün önce eklendi
Turizm sektöründe tartışma bitmiyor   4863 gün önce eklendi
Haftasonu Uludağ Gözlemleri   4867 gün önce eklendi
Aziz Nikola out, Noel Baba in olmuş...   4872 gün önce eklendi
Marka bebekler   4874 gün önce eklendi
Turizm Acenteleri PR firması değildir!   4885 gün önce eklendi
Slogana vuruldum   4892 gün önce eklendi
Dilerim...   4903 gün önce eklendi
Hoş Geldi   4922 gün önce eklendi
Sinek Küçük...   4923 gün önce eklendi
Hilal Ay demektir, Ahmer ise kırmızı....   4930 gün önce eklendi
Virüsü Başka Yerde Aramayın   4934 gün önce eklendi
Evin Reisi kim?   4936 gün önce eklendi
Umarım hafızası zayıf insanlar olmaktan kurtuluruz   4963 gün önce eklendi
Pırlanta, Sonsuza Kadar   4968 gün önce eklendi
İyi niyet   4979 gün önce eklendi

Yorumlar

EBABİL   27 Haziran 2006, Salı

Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş
Mavilerde sefer etmek!
Bir sahilden çözülüp gitmek
Düşünceler gibi başıboş.
Açsam rüzgara yelkenimi;
Dolaşsam ben de deniz deniz
Ve bir sabah vakti, kimsesiz
Bir limanda bulsam kendimi.
Bir limanda, büyük ve beyaz...
Mercan adalarda bir liman..
Beyaz bulutların ardından
Gelse altın ışıklı bir yaz.
Doldursa içimi orada
Baygın kokusu iğdelerin.
Bilmese tadını kederin
Bu her alemden uzak ada.
Konsa rüya dolu köşkümün
Çiçekli dalına serçeler.
Renklerle çözülse geceler,
Nar bahçelerinde geçse gün.
Her gün aheste mavnaların
Görsem açıktan geçişini
Ve her akşam dizilişini
Ufukta mermer adaların.
Ne hoş. ey Tanrım, ne hoş,
İller, göller, kıtalar aşmak.
Ne hoş deniz deniz dolaşmak
Düşünceler gibi başıboş.
Versem kendimi bütün bütün
Bir yelkenli olup engine;
Kansam bir an güzelliğine
Kuşlar gibi serseri ömrün.

Nur içinde yatası VELİ

Özlem   14 Temmuz 2006, Cuma

Şahnur Hanım,

Bize içinizi döktüğünüz için teşekkür ederim fakat yazınızın bize ne gibi bir katkısı olduğunu anlayamadım. Üstelik siteye her girişimde aynı yazıyla karşılaşmak oldukça sıkıcı. Daha keyifli yazılarınızı merakla bekliyorum. Eliniz klavyeye uzun süre gitmeyecekse haberimiz olsun. Belki aramızda eli klavyeden hiç uzaklaşmayan insanlar vardır.

Şahnur KARAAĞAÇ   15 Temmuz 2006, Cumartesi

Özlem Hanım bizi ne kadar süredir takip ediyorsunuz bilmiyorum. Kurulduğumuzdan bu yana takip eden üyeler bilir, ben akademik yazılar yazmıyorum. O gün ne hissediyorsam, ilgimi çeken ne olmuşsa o konuda yazıyorum. Her yazımın bir katkı sağlaması söz konusu değil. Bizler bu platformu gönül bağıyla yürüten, platformdan hiç bir maddi getirisi olmayan, kendi asli işleri olan bir kaç kişiyiz.
Elimin klavyeye gitmesinden ne anlıyorsunuz bilemiyorum ancak gün boyu zaten elim klavyede. Aksi halde platformda her gün, güncel haberler yer almaz, gönderilen kişisel mailler ki bunlar çeşitli konularda bilgi isteyen, PR firması önerisi bekleyen, ürün ve hizmet şikayetleri, yardım talepleri vb onlarcası cevap bulamaz, Google grup üyelerinin yazışmaları posta kutularına düşmezdi. Keşke daha fazla zamanın olsa her hafta yeni bir yazı yazabilseydim.
Aranızda eli klavyeden uzaklaşmayan insanlardan bize yazı yollayıp geri çevrilen olduğunu ima etmiyorsunuz umarım. Çünkü ister firmalarını tanıtan, ister markalarını anlatan, ister pazarlama üzerine görüş bildiren yazılar olsun, okuyucularımızdan gelen, içerikle örtüşen her yazıya memnuniyetle yer veriyoruz. Keyifli yazıları olan bildiğiniz kişiler varsa keşke bizle paylaşsaydınız.
İnsanlardan bir şey talep etmeden, bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Siteminiz yapıcı değil gönül kırıcı oluyor. Hele ki desteğini bizden esirgemeyen halkla ilişkiler şirketlerinden gelen yazıların bile yok denecek kadar azaldığı yaz döneminde.

Sevgiler

Özlem   15 Temmuz 2006, Cumartesi

Şahnur Hanım,

Amacım sizin gölünüzü kırmak değildi. Ayrıca sizden akademik yazılar beklemediğimi de belirtmek isterim. Fakat yazılarınızın katkı sağlamaması konusunda size katılmıyorum; her yazınız bize katkı sağlamalıdır. Bu sitenin yazarlarından biri olarak, akademik ünvanınız olmasa da yazılarınızın sitenin kuruluş amaçlarına hizmet ediyor olması gerektiğini düşünüyorum. Halkla ilişkiler mesleğini yapan insanlar olarak bence en büyük sorunumuz ne yazık ki iletişimsizlik. Size ve diğer arkadaşlarınıza bu sitedeki tüm emekleriniz için teşekkür ediyorum. Bu sektörde çalışanları iletişim platformunda bir araya getirmeniz bence oldukça faydalı.

Sektörün sorunlarına eğilmemiz gerekiyor. Örneğin sizce neden bu sektörde çalışanlar bu kadar iş değiştiriyor? Neden halkla ilişkiler ajanslarında en eskiler 7-8 aydır çalışıyor? Bunun gibi pek çok sorun var. Bunlara çözüm bulunmadığı taktirde bir sürü zorlukla üniversite okuyan, idealist, hevesli, yaratıcı yönü gelişmiş gençler hayal kırıklığına uğramaya devam edecek. Müşterilerimiz için yeni fikirler ve projeler düşündüğümüz kadar bu sorunlar için de düşünmemiz ve çözümler üretmemiz gerekiyor. Bundan sonra mesleki ve sektörel görüşlerimi sizinle paylaşacağım. İyi çalışmalar.

Arzu   28 Temmuz 2006, Cuma

Bir iletişimci olarak işle ilgili en ufak problemde " iletişim problemi çekiyoruz" yorumuyla karşılaştım. O yüzden buna benzer cümleleri olabildiğince kullanmamaya çalışırım. Kullanılmamasını da öneririm.
Sektörümüz ve mesleğimiz kimilerince "aman... herkes yapar" şeklinde algılanırken bu güzel platformda gerginlik yaratmak bize katkı sağlamayacaktır.Aksine Özlem Hanımın da dediği gibi sahip çıkıp, herkesin bu işi yapamayacağını göstermek lazım. Mesleğin kişilere getireceği sosyal hakları artırmak için çalışmak lazım. bir mühendis ile bir halkla ilişkiler uzmanı 4 yıl okuyor ama mezun olunca mühendis 2 katı maaş alıyor. Ne yazık ki...Kriz dönemlerinde şirketlerin ilk tasarruf ettiği bölüm halkla ilişkiler bölümü ne yazık ki...

sada   2 Ekim 2006, Pazartesi

ben halkla ilişkiler 1.sınıf ögrencisiyim.bana yardımcı olacak bilgisayar programları neler?hangi programlar üzerinde kendimi geliştirmeliyim?bana bunları yazarsanız cok sevinirim.şimdiden teşekkür ederim

azra   5 Ekim 2006, Perşembe


İyi çalışmalar..
İşletme mezunuyum aynı zamanda halkla ilişkiler okuyorum..Ve bu mesleği çok seviyorum.Bana önerebileceğiniz kitaplar varsa isimlerini alabilir miyim?
Teşekkürler

Faruk Düzenli   30 Ocak 2007, Salı

Sada Hanım bir halkla ilişkiler uzman adayının öğrenebileceği programlar genel olarak bağlantılı olduğu reklamcılık sektörünün programlarıdır. Bu programların da en çok bilinen ve gerekenleri;adobe photoshop,Corel Draw,Macromedia Flash ve Freehand,MS Frontpage..vs. bunalrdan başlayabilirsiniz.

Faruk Düzenli   30 Ocak 2007, Salı

azra hanım iletişim ve mediacat serilerini okuyabilirsiniz. İyi günler..
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.