reklam
reklam
reklam
reklam

Altın Müşteri Ödülü

Köşe Yazısı - 21 Mart 2006, Salı
YazıYorum: Şahnur Karaağaç
Sevgili Önder Kiremitçi’nin Forum Diplomatik’te yayımlanan 20 Mart tarihli yazısını okuyunca gülümsememek elde değil. Jack Daniels cebinden arayınca çok heyecanlanmış, sadık müşterisi olduğu öğrenildi ve kendisine kasayla viski gönderilecek sanmış.

Konu açılmışken belirteyim işin aslı Kiremitçi’nin sandığı gibi değilmiş, bir rock müzik yarışması düzenliyormuş Jack Daniels ve katılım beklenenden az olunca danışmak istemişler.

Jack Daniels arayınca duyduğu anlık haz konuyu öğrendiği anda boğazından yakarak inivermiş bir anda…
Ben de Önder Bey gibi, hep Coca Cola’dan telefon, plaket ödül filan bekledim, yıllardır en sadık müşterileri olduğum için. Bir gün bunu keşfedip Altın müşteri ödülüne layık görüleceğimi umdum. Ödül filan beklediğimden, ramazanda kalbimize dokunmaya çalışan reklamlar izlettiklerinden, özgür hissettirdiğinden ya da ince belli şişesinden ötürü değil benim sadakatim. Sadece bağımlılık.

Öğrencilik yıllarıma dayanan bir bağımlılık. Ailemden uzakta geçen öğrenciliğimin unutulmaz bir parçasını salçalı makarna ve patates kızartması oluşturduğundan olacak, tencere yemeğine hasret mideme, bu kuru yiyecekleri iteleyecek kuvvetli bir içeceğe duyulan ihtiyaçtandır olsa olsa. Öğrencilik yıllarımdan başlayan bu birliktelikte ne nefis bir kırmızı şarap ne mis gibi köpüklü yandım çavuş ayranı onun yerini alamadı bir türlü.

Bir dönem işletmesini yürüttüğüm bir restoran için içecek anlaşması yapmam gerekiyordu. Masaya oturduğum Pepsi’nin sağladığı avantajlar Coca Cola’dan fazlaydı. Az daha, pekiyi burada Pepsi satar, odamda Coca Cola içer, eve giderken de 1 litreliğini torbamda taşırım, maksat işletme kazansın diyecek olmuştum. Ancak tam da siparişini verip iştahla yemeğini beklerken Pepsi ile karşılaşıp iştahı kaçan ben aklıma gelince, böyle takıntılı insanlar mutlaka vardır, bir ben değilim ya deyip anlaşmadan vazgeçmiştim. Bazen kalple düşünüp beyni dinlendirdiğimiz zamanlarda olduğu gibi.

Aramızdaki ilişki hep böyle gitti ve Coca Cola yüzümü hiç kızartmadı sanmayın. Bir gün beni utandırdı, çok mahcup etti.

Çocukları olanlar bilir, anneler için ilkokul öğretmenlerinin önemi büyüktür. Veli öğretmen görüşmelerinde ilgili munis ve modern anne kimliğimizle oturup tüm ilgimizle öğretmeni dinler, kendi çocuğumuzla ilgili övgü dolu bir şey söylese de aynı bakışlarla oturan diğer velilerin yanında şöyle omuzlarımızı geri atıp çenemizi azıcık yukarı dikebilsek isteriz.

İşte böyle bir toplantıda, normalde oğlumun oturduğu masada yerimi almış hiç tanımadığım velileri süzerek öğretmeni dinliyordum.

Öğretmen, çocukların ev içinde daha katılımcı ve paylaşımcı olmalarını sağlamak için onlara çeşitli küçük görevler verdiğini, bizlerin de bunu destekleyerek sürdürmemizi istediğini anlatıyordu. Kızlara masa kurulurken tabakları yerleştirmelerini, erkeklere de bardaklara su doldurmalarını söylemiş. Bundan sonra bu görevler sizin, ben de takipçinizim demiş. Tüm öğrenciler onaylayıp görevini kabul etmiş, biri dışında.

Buraya kadar anlattıklarını tebessümle dinliyorum, her şey yolunda. Bir anda öğretmenin sadece bana baktığını fark ettiğimde sözler zaten dudaklarından dökülmeye başlamıştı bile.

“Alican hariç” dedi. “Çünkü sizin evde yemekte su içilmezmiş, çocuk nasıl bardaklara su doldursun!”
Ben ağzımı mı kapatayım?, yutkunayım mı yoksa cevap mı vereyim diye düşünürken öğretmen devam etti.
“Sizde yemekte sadece Cola içilirmiş!”
Tüm karizmasını uğruna feda eden ben altın müşteri ödülünü hak etmiyor muyum sizce?

Sevgiler


5416 kez okunmuş Şahnur Karaağaç

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Hayat denize güzel...   16 gün önce eklendi
Ay ne gerek vardı?   181 gün önce eklendi
#PZ2016 Katlı Değer Yaratmanın Yolları   199 gün önce eklendi
'HİÇ' kolay değil...   766 gün önce eklendi
Pirinç tanesi...   768 gün önce eklendi
Bazı zamanlar vardır utanırsınız...   1136 gün önce eklendi
Ailece harikalar diyarında...   1202 gün önce eklendi
19. İnsan Kaynakları Zirvesi Geniş Özeti   1223 gün önce eklendi
İletişimcilerden bir yeni mesajınız var...   1272 gün önce eklendi
'Pazarlama Zirvesi'nde neler konuşuldu?   1293 gün önce eklendi
Sıkıntılı Bir Durum Var!   1711 gün önce eklendi
Pardon Ama Fermuarınız Açık!   1809 gün önce eklendi
Kriz Benim Krizim Değil (mi?)...   2294 gün önce eklendi
Cuma sabahı çöplerimizi kapıya çıkarıyoruz!   2395 gün önce eklendi
O Bizim Kıymetlimiz   2431 gün önce eklendi
Artık meşe palamudu filizlenecek...   2507 gün önce eklendi
Havale Ediyorum...   2538 gün önce eklendi
Aman dikkat, yazılı iletişimde yanlış anlaşılmalar olabilir   2685 gün önce eklendi
Zor Yıllar...   2816 gün önce eklendi
Vurun Kahpeye   2903 gün önce eklendi
BÜMED Mezunlar Günü'ne Renk Kattılar   3291 gün önce eklendi
Onlar Oradaydılar...   3385 gün önce eklendi
Çocukları lösemi ile mücadele eden kadınlarımız...   3400 gün önce eklendi
Kol'u kullan!   3449 gün önce eklendi
Bir ürünün marka olabilmesi konusunda, siz ne dersiniz?   3512 gün önce eklendi
Yaşamın kavranması gereken özü...   3683 gün önce eklendi
Söz uçar, yazı kalır   3804 gün önce eklendi
Finans ve Halkla İlişkiler?   3864 gün önce eklendi
Her 10 Kasım'da...   3879 gün önce eklendi
Büyüyünce Ne Olsam?   3979 gün önce eklendi
İşte size bir hikaye;   3993 gün önce eklendi
Bir Sen bir ben bir de deniz olsa   4015 gün önce eklendi
Hayır efendim, anlatamadınız!...   4077 gün önce eklendi
Kadınlar Pazarı diye bir yer   4098 gün önce eklendi
• Altın Müşteri Ödülü   4113 gün önce eklendi
Islak gündem   4118 gün önce eklendi
Deveye sormuşlar...   4125 gün önce eklendi
Ben ki Tanrıça İştar'ım   4126 gün önce eklendi
Öylesi de var böylesi de   4152 gün önce eklendi
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir   4175 gün önce eklendi
Yıldırır :)   4204 gün önce eklendi
Sen hiç deve gördün mü?   4226 gün önce eklendi
Başımla Beraber...   4271 gün önce eklendi
Ne kadar az veri, o kadar çok bilgi(!)   4335 gün önce eklendi
Bitlis'ten misafir geldi!   4366 gün önce eklendi
Kendi İletişiminiz İçin...   4406 gün önce eklendi
Bu Şehirde   4418 gün önce eklendi
Dünyaca ünlü marka 5 lira Regal 4 lira   4424 gün önce eklendi
Seviyorum,   4439 gün önce eklendi
Ta ki karıncalar çıkana kadar...   4448 gün önce eklendi
Kutlu Olsun!   4448 gün önce eklendi
Erman Hocayla iletişim sanatı   4450 gün önce eklendi
Hey, Başın dertte!   4456 gün önce eklendi
PR'ciler! Şebin Karahisar'dan Çağrınız var!   4461 gün önce eklendi
Alışveriş Merkezi diye bişey...   4463 gün önce eklendi
Sen taviz kapısını bir defa aralarsan..   4471 gün önce eklendi
Turizm sektöründe tartışma bitmiyor   4474 gün önce eklendi
Haftasonu Uludağ Gözlemleri   4478 gün önce eklendi
Aziz Nikola out, Noel Baba in olmuş...   4483 gün önce eklendi
Marka bebekler   4485 gün önce eklendi
Turizm Acenteleri PR firması değildir!   4496 gün önce eklendi
Slogana vuruldum   4503 gün önce eklendi
Dilerim...   4514 gün önce eklendi
Hoş Geldi   4533 gün önce eklendi
Sinek Küçük...   4534 gün önce eklendi
Hilal Ay demektir, Ahmer ise kırmızı....   4541 gün önce eklendi
Virüsü Başka Yerde Aramayın   4545 gün önce eklendi
Evin Reisi kim?   4547 gün önce eklendi
Umarım hafızası zayıf insanlar olmaktan kurtuluruz   4574 gün önce eklendi
Pırlanta, Sonsuza Kadar   4579 gün önce eklendi
İyi niyet   4590 gün önce eklendi

Yorumlar

Erdogan Aktaş   21 Mart 2006, Salı

Şimdi bu yazı üzerine ödül bekliyorsan ve de alırsan Coca Colayı mahkemeye veririm.. Eve aldığım 15 lt. suyu 2 ayda, 1 lt.´lik 4 ´lü kolayı 2 günde bir alırım.

Tüm Cola promosyonlarından yararlanmış, mutfağımdaki tabak ve bardaklar Coca Cola´nın her çeşidiyle dolmuştur.
Ancak beni bu ürüne bu kadar çok bağlayan nedir biliyor musunuz?

Koşulsuz müşteri memnuniyeti! Herhangi bir promosyon ürününü bulamadığım ya da alamadığımda telefon ediyorum 2 saat sonra kurye ile kapımda. Daha ne olsun?

Ödül benim.

onder   21 Mart 2006, Salı

Sevgili Şahnur kalemine sağlık, senin yazdıklarını okumak büyük keyif. Gelecek yıl bu yazdıklarının kitap olduğunu ve kitap fuarında imza dağıtırken görebiliyorum şimdiden :) Yazdıklarını okurken şu geldi aklıma. Biz sürekli bu markalarla ve ürünlerle el ele kol kola yaşıyoruz. Karşımızda hep onları görüyoruz ama onlar bizi pek görmüyor. Bir nevi Cem Yılmaz´ın dediği "Zeki Müren de bizi görecek mi" duygusu hakim hepimizde. Ame Zeki Müren bizi hiç görmüyor... :)

Ali KARAAĞAÇ   21 Mart 2006, Salı

Hay "kokakola" kadar taş:)
Ona koşulsuz müşteri mutluluğu yerine koşum vurulmuş müşteri denir bikerem:))
Tabak bardak veriyomuş. O tabak bardakla misafir ağırlada göreyim seni.
Gerçi eşimin bağlılığı gerçekten de koşulsuz.
Allah bir daha yaşatmasın şu büyük depremde biz de yerden 20 m yüksekteki dairemizde büyük çoğunluğun duyduğu dehşetle fırladık yataklarımızdan. Felaketin farkına 5 dakika sonra vardığımızda biz hariç 12 daire bahçede soluğu almıştı.
Onlar bir birlerini kontrol ederken kimi bornozlu, kimi pijamalı, olmadığımızı fark ettikleri sırada biz çıkıyorduk kapıdan.
Bir erkek, bir kadın üzrimizdekiler herkesinkinden farklı değildi. Tek fark, eşimin elinde çantasından daha sıkı sarıldığı yarısı içilmiş 1 litrelik Colacola olmasıydı.
Yani bizim hanede " Yangında ilk kurtarılacaklar" arasındadır.
Bir de tepki anektodu tebessüm olsun diye...
Yıllar önce bir yaz akşamı Maltepe sahilindeki mağzalar önündeyiz birkaç aile. MADO serin serin bizi davet etti kendine.
Hemen herkes dondurma çeşitlerini sorgulamada, eşim hariç.
O garsondan Kola istedi.
Garsonun cevabı
- Bizde asitli içecek satılmaz.
Eşimin tepkisi.
- Ben Sülfirik asit istememiştim ki
:)
Canınız sağolsun. Afiyet olsun. Ayranı da deneyin arada bir, Sodayı da.

emel yüksel   5 Haziran 2007, Salı

şahnur hanım bir kere daha size hayran kaldım . Tek kelimeyle cümlemi bitirmek istiyorum muhteşem bir insansınız kaleminiz de yüreginizde beynininizde gönlünüzde..... muhteşem . Önünüzde saygıyl egiliyorum .sevgiler.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.