Alkışta Cimri Olmayalım

Köşe Yazısı - 30 Haziran 2014, Pazartesi
İş ve İşletme: Recep Ali Aksoylu

Arkadaşımın ofisindeyim. Önemli bir müşterisi, daha doğrusu müşteri adayı gelecek, muhtemelen de bugünkü müzakerelerden sonra protokol aşamasına geçilecek...

Uzun zamandır olgunlaşması için katkı sağladığım bu çözüm ortaklığının final toplantısı için sabah köyden hareket etmeden arkadaşım yol üzerindeki marketten almam için birkaç kalem sipariş vermişti.
Ulusal ölçekte tanınmış bir market, saat erken olduğundan sadece karşılıklı iki kasiyer vardı. Sağdaki daha önce de şahit olduğum üzere telefonuyla seviştiğinden mecburen diğerine, yüzünden düşen bin parça olana yöneldim. Daha önce denk gelmiş miydim, anımsayamadım. Önemli de değildi. Geçirdi kasadan hoyratça aldıklarımı. Oysa hiçbir kabahati yoktu o paketçiklerin. Onları üretenler, rafına alanlar sadece insanları doyurmayı, mutlu etmeyi amaçlamışlardı.
Ama kasiyer hanım mutsuzdu, mutsuzluğuna kasasına gelen emtiaları da ortak etmek istiyordu. Sonrasında değil yüzüme, tarafıma bile bakmadan satış fişini de sertçe aldıklarımın arasına atınca mutsuzluğunun boyutunun aldıklarımla sınırlı olmadığını kavradım.
Bu durumda genelde alışverişimi yapmaktan vaz geçer, ilgili ilgili de olsa ilgisiz de olsa ona, “alacağı ücreti hak edenlerle çalışmalarını öneririm”.
Ama genelde daha çok tam aksini yaptığım olur. İçindeki fırtınalara rağmen müşterisine bunu yansıtmayan, müşterisinin yaptığı alışverişten keyif almasını, kendisini mutlu hissetmesini sağlayanlar için üşenmem ya gider amirine teşekkür ederim, ya da daha büyüğüne yazarım memnuniyetimi. Kimisi dikkate alır, ödül verir, yılın memuru seçer, kimisi marangozun kalemi gibi kulağının arkasına koyar.  
Bu kez, gitmedim ilgiliye. Daha 20’lerdeydi, belki aile baskısıyla istemeye istemeye çalışıyordu. İstemese bile sadece müşterisi için değil kendisi için de mesaisini ızdırapa dönüştürmemesi için davranışının nasıl olmasını gerektiğini usulünce anlatmak istedim.
Geç bunları dercesine baktı, “sen hiç kasiyerlik yaptın mi?” dedi bana. Sonra da döndürdü kafasını. Kapalıydı konuşmaya. Böylesiyle konuşmaya ısrar beyhudeydi. Bu yüzden ben de, “yaptım” da diyemedim, yüzlerce kasiyer ve kasiyer eğitmenine eğitici oldum da diyemedim. Duymayacaktı, dinlemeyecekti.
Çok yaşamış, zaman zaman da yazılarımda dile getirmiştim; müşteri memnuniyetinin sağlanmasında iş görenlerin katkısını.
Ofise geldim, konuklar henüz yok, sosyal medyaya bakıyorum...
Karamsar, ötekileştiren, tabanı olmayan, kopyaladıklarıyla kahramanlığa soyunanların mesajları yanında çok güzel, anlamlı, öğretici, sağduyulu, objektifçe bilgilendiren, yardımcı olan mesajlar, paylaşımlar da var. Hem de azımsanamayacak kadar çok arkadaşımın çok güzel paylaşımları var.
Beğenmediğimiz paylaşımlara vereceğimiz tepki, reeldekine göre misliyle karşılık alacağından es geçiyoruz. Bulaşmıyoruz. O, belki bunun farkında bile değil, görüşünün başkalarınca da benimsendiğini düşünebiliyor.
Beğendiğimiz veya onore etmek istediğimiz arkadaşlarımızın paylaşımlarına da “beğen” yapıyoruz, bazen de yorum katıyoruz.
Sadece dün – bugünle sınırlı kalmadan pozitif ama gerçekçi, sağduyulu, yol gösteren, bilgilendiren paylaşımlarından ötürü üç arkadaşımı, üç değerli insanı bir adım öne almak onlara diğer dostlarımın huzurunda teşekkür etmek, kutlamak istiyorum.  
Evet, yazıya nerden girdik nerden çıktık!
Sevmediğimizi, hizmetinden memnun kalmadığımızı yerden yere vururken beğenimizi alanı da, topluma örnek olanı alkışlamada cimri olmamak lazım.
Teşekkür
Bu yüzden bugün kasiyer kızı unutmak, yerine işe gereksinimi olan başka birini değerlendirin demek yerine 3 değerli dost; Danışman tercüman Aysun Dickens, Gazeteci Burhan Akdağ ve Reklamcı iletişimci Aynur Koç’u alkışlamak için yazdım.
Tebessümünüz, tebessümüne mazhar olduklarınız hiç eksik olmasın efendim.
Fenerbahçe, 30.06.2014 

3100 kez okunmuş Recep Ali Aksoylu

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
İnsana saygı...   226 gün önce eklendi
Yük taşıdıkça ağırlaşır...   308 gün önce eklendi
Kötünün kötüsü bir çalışma!   355 gün önce eklendi
İnsanı çaydan soğutan reklamlar   407 gün önce eklendi
Çayluktan Kürsüye...   800 gün önce eklendi
Ekilen Biçiliyor   1127 gün önce eklendi
Bayim olur musun?   1189 gün önce eklendi
Marmara depremi daha gerçekleşmedi...   1254 gün önce eklendi
Kampanya kime neden yapılır?   1270 gün önce eklendi
İthal çay tüketenlere lafım...   1289 gün önce eklendi
Hesabı Kitabı, Kuralı Olmayan Futbol Endüstrisi   1533 gün önce eklendi
• Alkışta Cimri Olmayalım   1667 gün önce eklendi
Feshane'nin ardından...   1725 gün önce eklendi
Franchising'e bir de bu açıdan bakın...   1793 gün önce eklendi
Temiz gözükmek mi, temiz olmak mı?   1950 gün önce eklendi
Emekleyen didi kiviyi uçurabilir mi?   2000 gün önce eklendi
di di Soğuk çay ve Çaykur   2034 gün önce eklendi
Haçapuranın Taşı, Kayığun Eğmeleri!   2162 gün önce eklendi
Sadık Müşteri Olmamı Sağlayan 3 Örnek   2199 gün önce eklendi
Kuruşumuz Hangi Satıcıya Nasip Oluyor?   2215 gün önce eklendi
Mahsun'un Dizisi Şive'den Çaktı   2265 gün önce eklendi
Tesis Yönetimi - Facility Management Dedikleri...   2275 gün önce eklendi
Yazdığını Okuyamayan 'Mürettip'lerle İş Görmek   2294 gün önce eklendi
Temizliğin Fuarında Buluşalım mı?   2314 gün önce eklendi
Elini Taş'ın Altına Koyanlarla Başarmak   2320 gün önce eklendi
AYDER'İ KAYIP MI ETTİK?   2339 gün önce eklendi
TAŞERONLUK ÇALIŞANI RİSKE ETMEK MİDİR?   2505 gün önce eklendi
Rize'den Kargonuz Var! 'Green Life'   2661 gün önce eklendi
Erzurum Kongresi Ve Juliet'in Balkonu...   2731 gün önce eklendi
Sınav Yolunda Annelerimizle Beraber   2817 gün önce eklendi
Leyla'nın Evi, Onur'suz Sergilenecek   2976 gün önce eklendi
Yaşamın Her Safhasında Öğretmenlerimiz   2981 gün önce eklendi
Temizlik Sektörünün Kimyası   3056 gün önce eklendi
Rize Bezinin Dayanılmazlığı   3068 gün önce eklendi
Burçak Çöllü... Genç Ve Yetenekli Bir Sanatçı O...   3143 gün önce eklendi
Karadeniz Kadını İfakat   3238 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.