Alışveriş Merkezleri Ve Ödüllü Dekorasyonlar

Köşe Yazısı - 26 Ekim 2007, Cuma
Etkinlik Yönetimi: Ali Karaağaç
Son iki haftadır yoğun şekilde, etkinlik yönetimi veya organizasyon firmalarından Alışveriş Merkezleri (AVM) dekorasyonları için teklifler alınıyor
İstanbul dışında olanından, İstanbul içindekilere, çokça şubesi olanına, var olanından, yeni açılacak olanına kadar çeşitli alışveriş merkezleri bunlar.
Normalde zaten alışveriş merkezleri dönemsel dekorasyonlar yaparlar, genel teması tüm bir yıla yayılan ancak her mevsim değişen konseptler uygulatırlar. Aralık ayında yeni yıl dekorasyonu, Şubat ayında sevgililer günü teması, Mayıs ayında anneler günü ve bazı resmi bayramlarda tematik dekorasyonlar olmak üzere özel gün kutlamalarını genel atmosfere yayarlar. 1988 yılında Ataköy Galleria’nın kuruluşundan bu yana her AVM’de bunu görmek mümkün.

AVM’leri bu yazıya konu eden ise üst üste birkaç AVM’nin, son zamanlarda piyasadan istedikleri tekliflerde belirttikleri ortak hedefleri. AVM’lerin üye oldukları, çeşitli kategorilerde yarışmalar da düzenleyen uluslararası bir dernekleri var, Alışveriş Merkezleri Derneği ICSC.
Bize gelen talepler genelde Açılış ve Dekorasyon ile ilgili olanlar. Biz derken kendi firmamı da dahil ederek bu sektörde hepimizin bir çırpıda sayabilecekleri firmaları kastediyorum.
Konuya dönersek, son hafta birkaç büyük ilimizde var olan ya da yeni açılacak olanların yetkilileri ve/veya onlara hizmet veren ajansların yetkililerinden telefon ya da e-posta yoluyla teklif isteme talepleri geldi.
Kimileri işi o kadar basite almış ki sıradan bir dijital makine ile kendince açılardan 5–10 resim çekip eklemiş ve şöyle bir not düşmüşler. “Ekte resimlerini bulacağınız AVM’mizin yılbaşı dekorasyonu için birkaç alternatifli tasarımınızı ve fiyatınızı en geç 3 gün içinde bekliyoruz (bazıları biraz daha insaflı 1 hafta süre verenler de var)
Kimi yanına bütçesini de koymuş, “8.000 YTL bütçemiz var.”

İkisi ilginçti çünkü bunlar ödülü kazandıracak dekorasyon beklentisi içindelerdi ki bütçeleri de hatırı sayılır miktarlardaydı.
Bu koca AVM’leri yaparak şehrimizin marka değerini artıran, istihdam potansiyeli yaratan yatırımcıların bazılarının, çok önemli birimlerini yeterli donanıma sahip olmayan kişilere emanet etmelerine mana vermek zor.

Alışveriş merkezi ciddi bir hedef belirlemiş, azımsanamayacak da bir bütçe koymuş ortaya, gel gelelim bu hedefi gerçekleştirecek firmayı seçmek için araştırma yapan genç arkadaşlarımızın bakışı o kadar ciddi olmayabiliyor.
Arkasına yatırımın gücünü alıp, internetten arattığı adreslere toplu mail yollayarak teklif istiyor. Pekiyi kim bu firmalar? Benim firmamın da içinde olduğu internetten aratınca bulabileceğiniz firmalar. Dostlarım, bizler elbette dekorasyonlar ürettik, üretebiliriz. Alışveriş merkezleri dekore ettik, edebiliriz.
Bunları nelerle yaptık? Balonlarla, yapay çiçeklerle, metresi 3 lirayı bulmayan kumaşlarla, 2 ya da 3 boyutlu strafor kesim figürlerle, ışıklı demir konstrüksiyon çalışmalarla. Yılbaşlarında ithalatçı firmaların getirdikleri çeşitli objelerle vb.
Milyonlarca dolar harcanarak ortaya konulan bir AVM, dekorasyonu ile uluslararası bir ödüle aday olacaksa bu konuda talep bizim gibi etkinlik firmalarından mı toplanmalı?
Evet, yönettiğimiz her etkinlikte, her organizasyonda mental ve ekonomik şartların yanı sıra yaratıcılığı ön planda tutarız, yenilikçiliği benimser, kendimizi tekrar etmekten kaçınırız. Ancak bizlerin ortaya koyacakları bir yere kadardır. Bunu söylerken ifade etmek istediğimiz, asla yetersiz olduğumuz değil, samimiyetle bir gerçeğin altını çizmektir.

Uluslararası bir ödül hedeflendiğinde, doğru adres organizasyon firmaları değilse neresi olabilir?

Ülkemizin, birçok başarılı sanatçı yetiştirmiş, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi, Mimar Sinan Üniversitesi gibi gurur duyduğumuz kurumları var. Bu kurumların dekanları ile işbirliği yapmak yaratıcılıkta bir denizde yüzmekten farksız olacaktır.

Cemil İpekçi, Cengiz Abazoğlu gibi bir moda tasarımcısı, Günseli Kato, Yusuf Taktak gibi bir ressam, otantik bir bakış için Serdar Gülgün ya da Cüneyt Akeroğlu, Hakan Temur gibi bir tasarımcının koyabileceği bakış açısını hayal edin. Bir alışveriş merkezinin kurumsal iletişim biriminden biri olsam, adı Türkiye sınırlarını dahi aşmış bu isimlerden birine gitmeyi yeğlerdim. En azından üstlerime karşı işime verdiğim değeri ve bakış açımın farklığını ortaya koymuş olurdum.

Ülkenin ünlü iç mimarlarına çağrıda bulunurdum, Eren Yorulmazer, Hakan Helvacıoğlu, Mahmut Anlar, Dara Kırmızıtoprak, Hasan Mingü, Eren Talu, Mustafa Toner daha neler neler. Bu isimlerin ortaya koyacakları tasarımların yanı sıra onlarla birlikte çalışmak bile, AVM’nin kurumsal duruşunu yansıtması açısından etkili bir iletişim çalışmasıdır. Hakan Helvacıoğlu’nun tasarladığı bir evde kendimi daha özel hissederdim. Onun tasarladığı bir mekanda alışveriş edenler de özeldir. Alın size dekorasyonun temel mesajı!

Düşünün Cow Parade İstanbul kapsamında şehrin çeşitli yerlerine yerleştirilen inekleri, Tusto reklam, alasını yapar o ineklerin ya da Beşiktaş’taki Maskot. Öyle güzel boyar öyle sağlamını ya da öyle gerçeğe yakınını yapar ki sabahları sağası gelirdi Nisantaşlıların. Ama inek maketi olmanın ötesine geçmezdi proje.

İstenen tekliflerin bir de şu yanı var… Zamanlama
Siz eğer yeni yıl dekorasyonu düşünüyorsanız demek ki bu çalışmayı Aralık ayının en geç 15 inde uygulamış olmalısınız. Bu yıl Kurban bayramı da aynı ay içine geleceğinden ya iki farklı çalışma yapmalısınız ya da bir konsept sentezlemelisiniz. Bu da öyle 3 günde 1 haftada tasarlanabilecek bir şey değil. De ki tasarlattın, ürettirecek ya da ithal ettirecek süreyi de hesaba katmalısın. Haliyle montaj da bir süre alacak. Demek ki AVM için hem de iddialı yılbaşı dekorasyonu düşünüyorsan 6 Ay önceden hazırlanmakta yarar var.
Bu gün ayın 26 ‘sı sunumları gör. Aybaşında bütçeler üzerinde görüşmeye başla. Kasımın ilk haftası ancak sözleşme imzalansın. Numune gör, onay al, üretime başlat ya da ithalat için yazışmalara başla 15 Aralıkta monte edilmiş olsun.
Olmaz mı? Olur, niye olmasın…
Dar zamanda ödül alacak bir çalışma gerçekten gerçekleşemez mi? Gerçekleşmez olur mu? 1 liralık iş için üç lira harcamayı göze alırsan paranın açamayacağı kapı yoktur. Pahalı bir ödül sahibi olursun, Cem Yılmaz’ın tabiriyle “o da senin hayırseverliğin.”

Sevgiler

10030 kez okunmuş Ali Karaağaç

Yorumlar

Burak Kutlu   29 Ekim 2007, Pazartesi

Ali Bey yine muhteşemsiniz. Bu tür yazıları sizden sık sık okumak istiyoruz. Sizi dinlemek de, okumak da ayrı bir zevk.

bahar   16 Kasım 2007, Cuma

çok güzel teşekkürler

ARZU KUTLUÖZEN   28 Kasım 2007, Çarşamba

Gerçekten tebrik ederim, samimi ve sahici bir gerçeği mesleki endişenizi göz ardı ederek dile getirip, seslendirmişsiniz.

sektörümüzde çok önemli olan eğitimli iş gücü yetersizliği ve mesleki konsantrasyonun, işe bakış açısının traji komikliği bir yana, işlere hep böyle yaklaşan milyon dolarlık tesis sahibi yatırımcılarının birçoğunun konulara bakışı da ne yazık ki çok bilinçsiz. Umarım sizler gibi sektörüne sahip çıkan uzmanlar bu hataları önleyecek doğru yaklaşımları aynen sizin gibi gerçekçi ve yapıcı önerilerle, kişisel iş kaybı ve ticari kaygı duymadan masaya getirebilirlerse bu işler doğrusu ile yapılır.
Teşekkürler, Saygılarımla.

Artiavm.com

sinemre   24 Ocak 2008, Perşembe

bende etkinlik yönetimi yapan bir ajansta avm. ile ilgili çalışıyodum. gördüğüm kadarıyla küçük merkezler bütçeleri olmadından dolayı kendi imkanlarıyla birşeyler yapmak istiyorlar yada bu işi çok basite indirgeyerek iki balon bi iki parlak eşyayla bu işi geçiştirme erdindeler. büyük merkezlerde ya çok çok iyi ajanslarla yada kendi bünyelerinde özellikle bu işi yapan kişilerle çalışıyolar ki buda dışarıya para aktarımı olmasıın die. sizin söylediğiniz isimler gerçekten çok önemli ve büyük isimler bunu da yapabilecek avm. sayısı çok sınırlı ve sanırım artık onlar bile bu işi basit objelerle geçiştirme derdinde...tşk.

fulya   26 Mart 2008, Çarşamba

ali bey yazınızı ilk kez okuyorum tek kelimeyle muhteşem bir konu.ben bir iletşim fak. öğrencisiyim..ayrıca bir organizasyon şirketinde palyaçoluk yapmış biriyim. yani işin en kökeninde ki kişilerden..balonda şişirdim avm ler için..bu organizasyon şirketleri çok iyi parlar kazanıyolar ..avm ciler aldanıyor bu küçük işletmelerle çalışarak düşünün bizim için palyaço başına 100 ytl para alıp bize bunun 25ytl sini veriyorlar 75 ytl üzerimizden hiç iş yapmadan para kaznıyorlar..üstelik işleri profosyenel de değil..kendi içlerinde profosyeneliz diye geçinen ve ne acıdır ki öyle de bilinenleride var..bu ülkenin bu iş için okuyan bilimsellğine inen bizler güzel sanatçılar mimarlar varken ....onlr boşunamı okuyor merak ediyorum bizler boşunamı okuyoruz..halkla ilişkilerinde birde organizasyon yapma görevi varken bunları merdiven altındakiler yapıyor yazık....

Serkan KAPLAN   10 Ağustos 2008, Pazar

Ali Bey; yeni yazılarınızı merakla bekliyoruz..

ayfer   14 Ekim 2008, Salı

Ali Bey her anlamıyla doğru bir yazı yazmışsınız. iş yapan kurum ya da kuruluşların bu konularda artık profesyonelleşmesi gerek. Daha ne kadar günlük, anlık hesaplarla başarılı olabilecekler ki?
Son paragrafınız vurdumduymazların durumunu harika özetliyor...Umarım kalıcı olmak isteyenler biran önce şapkalarını önüne koyup düşünmeye başlarlar!
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.