reklam
reklam
reklam
reklam

9. Marketing Power Conference geniş özeti...

Köşe Yazısı - 5 Nisan 2015, Pazar
GözlemliYorum: Belgin Usanmaz

Pazarlama profesyonellerinin katılımıyla 19 Mart 2015 tarihinde Sheraton Maslak Hotel'de gerçekleştirilen 9. Marketing Power Conference'a ait notlarımı katılamayanlar için Halklailiskiler.com.TR'deki köşemden paylaşıyorum.

Keyifle okumanızı dilerim.
Belgin Usanmaz


Halklailiskiler.com.tr



 Konferansın Oturum Konu Başlıkları 

-Asırlık Markalar 
-Pazarlamada “İnovasyon” Devri 
-Başarılı Pazarlama Trendleri Uygulamaları 
-Customer is King 
-Markanızı Nasıl Alırdınız? 

Marketing Power’ın bu yıl teması: Breaking Point 
Pazarlama yöneticilerinin vizyonunu genişletmek ve bilgilerini geliştirmek konusunda önemli bir role sahip olan konferans, her yıl olduğu gibi bu yılda motive edici , ufuk açıcı paylaşımlarla geçti. Konferansta birbirinden önemli konuşmacılar, pazarlamanın bugünü ve geleceğine ilişkin yaratıcı, yol gösterici, bilgi ve deneyim paylaşımında bulundu. Gerek seçilen inovatif konular gerekse konuşmacıların misyonu ile marka yönetim dünyasında değer bulmuş başarılı marka uygulamalardan örneklerin verildiği, bir çok marka için en çok ilham verecek stratejilerin anlatıldığı , marka yöneticileri ve ekip liderlerinin iş yapış şekillerine ışık tutacak bir çok bilginin paylaşılması ile dopdoluydu.. 

Konuşmacilar’dan bazıları… 

Adil Dindar (Koska Mahir Gıda San.)
Serdar Dinçaslan (Ak Sigorta) 
Nil Keskin Keleş (DHL Ekspress) 
Bilge Çiftçi (Vodafone)
Umut Kutlu(BJK) Meltem Şahin(Turkcell) 
Arda Öztaşkın (Yapı Kredi) 
MARKETING POWER
1. Oturum: Asırlık Markalar / Bir Marka Yüzyıl Nasıl Yaşar? 

Nadir Güllü (Karaköy Güllüoğlu Yönetim Kurulu Bşk.) 
Adil Dindar (Koska Mahir Gıda San.ve Tic.A.Ş.Genel Müdür) 
Atılay Bingöl (İlancılık Reklam Ajansı Genel Müdür) 
Barış Cemiloğlu (Yüzyıllık Markalar Derneği Yön.Krl.Bşk./Cemilzade) 

* Marka değerini sürdürmek daha zordur. KOSKA 

* İnsan tanımak, sadakat önemli, müşteriyi ismen tanıyorsan firmana uzun yıllar bir şey olmaz. AYDIN SAAT 

* Güne kendini adapte eden, yaratıcılıktan ödün vermeyen, müşteriye saygı gösteren her zaman bayrağı gögüsler. CEMİLZADE 

* Vizyoner kimlik ve zanaatkar olmak ECE AJANDASI 

* Konuşan değil konuşulan olmak önemli GÜLLÜOĞLU 

Konferansın ilk otururmu birçok asırlık markanın kurucularının markaya bakış açılarının, deneyimlerinin videodan kendi sesleri ile katılımcılara dinletilmesiyle başladı. 

Geçtiğimiz dönem Türk şirketlerinin ömürlerine bakıldığında, 34 yıl ve üzeri varlığını sürdüren sayılı şirket olduğunu görüyoruz, şimdilerde bu sayı 15'e düştü. Bu cepheden ele alındığında “Bir marka yüzyıl nasıl yaşar?" sorusuna yanıt alınacak ilk oturum başlamış oldu. Bu sorusunun mutlak surette bir açıklaması olması yönünde Türkiye'nin lider marka kurucuları bu sorunun yanıtını sırayla vermeye başladı. 

İlk söz CEMİLZADE marka kurucusunundu. "1883 yılında kurulan 4 kuşaktır ayakta kalan CEMİLZADE, bizim için 'Butik kalmak ve aynı tadı korumak' markamızın olmazsa olmazıydı. Tedarikçilerle uzun soluklu çalışmak, fiyat üzerine değil, güven üzerine ilişki yönetmek, işin ustaları ile aile olmak ve kaliteyi ön planda tutmak, samimiyet (hem çalışanlar hem de müşteri), marka ile duygusal bağ yaratmak, marka itibarını korumak markamızı bu günlere taşıdı. Kar elde etmek birinci hedefimiz hiç olmadı, eğer olsaydı markamız ile tüketici arasında kısa vadeli ilişki gelişiyor olacaktı ki bu hiç istenen bir durum değildi" diyerek sözlerine devam etti.
Kültürel miras adına markalara düşen görev ve sorumluluklar olduğunun altını çizen CEMİLOĞLU; "Kaybolan birçok ülke markamız var, Yüzyıllık Markalar Derneği olarak bu tip markalara sahip çıkmak, farkındalık yaratmak ve yaşamalarını sağlamak üzere 25 üye marka ile yola çıktık." diyerek bu markalar üzerinde arşiv çalışması yaptıklarından, 5 bin adet belgeye ulaşıldığından bahsetti. CEMİLOĞLU, dernek olarak daha yeni başladıklarından ve planlanan ülke markalarını korumak ve geliştirmek üzere yapılacak çok şeyin planlandığından söz etti. 

"Bir marka yüzyıl nasıl yaşar?" sorusunu GÜLLÜOĞLU marka temsilcisi Nadir GÜLLÜ'nün açıklaması; usta-çırak ilişkisi, aile gelenekleri, üretim-yönetim ve pazarlama sistemlerinin uyumlu çalışması, aile içinde nesilden nesile aktarımda zanaatkar olan usta kimse ona el verilmesi ve disiplinin markanın bugünlere gelmesindeki temel değerler olduğunu söyledi. Markanın 12S kuralına verdiği önemden bahseden GÜLLÜOĞLU 12S hakkında en önemli olanları belirleyerek, kısa açılımlarda bulundu. 

1- Mesleğe SAYGI (Gönlünü işini koy-çıraklık yapmazsan işin ustası olamazsın) 
2- İşini SEVMEK (Sevgiyle yoğurulmayan undan tatlı olmaz) 
3- SORUMLULUK taşımak (Yemediğini yediremezsin, kendin inan) 
4- İşine SADIK oL
5- SAMİMİYET duy
6- SİSTEM kur
7- SEBAAT et
8- SABIR göster 

Bir marka yüzyıl nasıl yaşar? sorusunu yanıtlayan bir diğer marka temsilcisi ise KOSKA markası adına Adil DÜNDAR’dı. DÜNDAR, 4 kuşaktır faaliyet gösteren müşteri ihtiyaçlarına göre portföy geliştiren, özünden ayrılmayan markaların sorumluluğunun markayı kurmaktan daha zor olduğunu belirterek sözlerine başladı. Markanın sorumluluğu üretim/satış/yurt içi-yurtdışı her alanda sorumlu olmaktır diyerek, sırf markayı korumak adına üretim tesisi bile kurduklarından bahsetti. Bugun 40 mağaza, 7 şekerleme marketi (yurtdışı) olan, üretip/satan ve aynı şeyleri bir çatı altında toplayan, orjinalini bozmadan ambalaj/saklama koşulları yenilenen ve geleneksel yapıyı bozmadan yaşayan sayılı markalardan biri olduklarını vurguladı. 

Panelin son konuşmacısı ise ilancılık sektöründen Atılay BİNGÖL’dü. BİNGÖL,1909 yılında kurulan ve Osmanlı'nın cumhuriyete geçişine tanıklık etmiş bir şirketin, birçok marka ile olan işbirliğine değinerek bu markaların dünyaya açılıp, müşteriyle buluşturacakları anda kalıcılık sağlayacak birçok örnekten bahsetmemiz gerek diyerek sözlerine başladı. Bu noktada temel işlevlerinin markayı marka yapıp, marka değerini yükseltmek olduğunu vurgulayan BİNGÖL, çalıştıkları markanın değerini yükseltirken kendi markalarınında da değerini yükselmek adına kazandıkları deneyimlerinden örnekler sundu. “Çalışkan olmak-Doğruluk-Dürüstlük” bu işin özüdür, olmazsa olmazıdır, bunlardan ödün verilmez diyerek sözlerine devam eden konuşmacı, ürün ve hizmetin uzun ömürlü olmasının 2 temel şeye bağlı olduğunu belirtti; 

1- İstikrarlı kalite anlayışı ve yenilik,
2- Güven ve Tutarlılık.
Sahaya inip, müşterinin havasını soluyarak markayı marka yapmanın ve geçmişten günümüze taşıyan alanları belirlemenin çok zor olmayacağını düşündüklerini sözlerini ekledi. 
MARKETING POWER
2. Oturum: Markanızı Nasıl Alırdınız? Kişiselleştirilmiş Ürünlerin Gücü 

Yasemin Develioğlu (Coca Cola Pazarlama Müdürü) 
Barış Sönmez (Yemeksepeti Pazarlama Müdürü) 
Ugur ÖZMEN (Oturum Başkanı) 

Oturum başkanının, "Kişiye özel partiler, ambalajlar, adımızı ve tercihlerimizi ön plana çıkaran her şey bu günlerde vazgeçilmez oldu. Arzın fazla olması, birçok benzer ürünlerin arasında kalmamız bu noktada müşteri sadakat sürecini ve güvenirliliğini zorlaştırdı. Bugun insanlar kendini ifade etmek için farklı şeyler kullanmak istiyor, herkeste olan bir şeyle kendimizi ifade etmek istemiyoruz. Bize farklı bir deneyim sağlayan ve bire bir bizi anlatan, özel hissettiren markalar direkt müşteriyi kendine bağlamayı başarıyor, işte bu noktada sadakat kırılıyor" sözleriyle sektöründe lider markaların bu noktada “neyi düşünerek neleri başardıklarının“ anlatılacağı oturum başlamış oldu. 

İlk söz Coca Cola Pazarlama Müdürü Yasemin Develioğlu'nundu. DEVELİOĞLU, ürün ve deneyim farkındalığını yaratmak üzere geçtiğimiz yıl isim kutu çalışmasından örneklerle sözlerine başladı. "Bu en etkin kişiselleştirme faaliyetinin ilk fazı, “kendi ismini raflarda bulma”, sonra “sevdikleri ile kendi adını eşleştirme” bir sonraki aşamada ise ”kendisi-sevdikleri ile anı yaratma” fırsatı verecek şekilde marka kişiselleştirme çalışmasıydı" diyen konuşmacı, Freestyle Machine, 100'den fazla içecek yaratma seçeneği olan ve kendi isteğine uygun içecek yapabilecek yeni bir çalışmayı dinleyenlerle paylaştı. 
MARKETING POWER
Yemeksepeti Pazarlama Müdürü Barış Sönmez ise kişiselleştirmenin bir hizmet olarak başladığını, sonrasında tutulan data bilgileri üzerinden, üzerine kişisel tercihler, özel gün kutlamaları, takım fanatikleri farklılaştırılması, sipariş esnasında müşterinin adının çıktığı Coca Cola kutusunu sepete ekle, müşterinin doğum gününe özel isim belirtilerek kutlama video uygulaması yapılmaya başlandığını anlatarak, müşterinin artık her alım esnasında “Sen benim için marka olarak ne yapıyorsun? “sorusuna yanıt vermeye yönelik çalışmalar yapmak zorunda kaldıklarından bahsetti. Bu noktada; müşteriye doğrudan dokunulanlar var, bir de doğrudan dokunulmayan müşteriler var. Onlar için ne yapılmalı/yapılacak? sorusuna yanıt aradıklarını söyleyen SÖNMEZ, sıra dijital kişiselleştirmede, bu noktada kişinin kendini ifade etmesi için bir mekanizma oluşturulması gerektiğini düşünmemiz ve kafa yormamız gerektiği günlere geldik dedi. 

SÖNMEZ, "Bugün X marka hamburger yedin yarında yiyebilir misin? Yarın rejime girme ihtimalin var mı? Bunu bilirsem sana bir şey önerebilirim" demek önemli, yani bu noktada; 

1- Eski davranışların baz alındığı bir alan,
2- Yeni seçimlerin ne olabilir? Farklı bir deneyim yaşatabilmek adına iki yönlü müşteriyi elde tutma çalışmaları yapıldığı yönündeki Yemeksepeti'nin uygulamalarını anlattı. Yapılan bu önermelerin ancak %60-65 doğruluk payı olabileceğini sözlerine ekleyen konuşmacı, burada “kalbe/duygulara yakın” bir ilişki kurulmaya çalışılıyor, hangi saatte sipariş verdiği, bazı reklam - promosyonlara duyarlılığı, dizilere verilen reklamlarda takip edilen diziler ve bu dizileri seyredenlerin ortak tercihleri neler olabilir? vb. gibi... Bir sonraki aşamada ise bölgesel bazlı, aynı bölgeden alınan siparişlerin özellikleri, semtin yaş kategorısi, ortam tercih detaylarındaki incelikler vb. gibi... Yani konu yeme içme sektörü olunca kişiselleştirme adına yapılacak çok şeyin olduğundan bahsetti. 

Bire bir müşteriye göre kişiselleştirmenin önemini vurgulayan iki konuşmacı da davranış, duyarlılık, talep yaratma, beklentilerin müşteri yapısına uygun, eğlenceli, fark yaratacak ve keyıf verecek şeyler olduktan sonra tercih edilebilir olması ve diğer insanlar üzerinde etki yaratmasının sonuçlarını aktararak sözlerini tamamladılar. 

MARKETING POWER
3. Oturum: Ezberbozan Pazarlama Teknikleri 

İhsan ATEŞ (DeFacto Perakende Grup Başkanı ve Yön. Kur. Üyesi) 

Ezberbozan Pazarlama Teknikleri konulu oturum De Facto’nun Perkande Grup Başkanı İhsan ATEŞ'in; 263 mağaza, 6500 çalışan, 19 ayda yatırım dönüşü, %48 büyüme planı, 5 ülkede faaliyet gösteren, 10 yeni ülkeye girme ve 90 mağaza açma hedefinde oldukları, “Rahatlığı dünyaya yaymak” sloganı ile bu günlere gelen De Facto markası ile ilgili bilgilendirmede bulunmasıyla başladı. 

3 müşteri profiline hitap ettiklerine değinen ATEŞ;
"Görünmezler % 70,
Görünmek isteyenler % 22,
Çok farklılar % 6 oranında yer almaktadır" diyerek, müşteri özelliklerinden detay bilgiler sundu. 

GÖRÜNMEZLER: 
Sosyal ortama uyumlu, göze batmayan dikkat çekmeyen kıyafetler tercih ediyorlar. 
Rahatlık ve fiyatlar önemli. 

GÖRÜNMEK İSTEYENLER: 
Giyimde ünlüleri örnek alıyorlar. 
Kendilerine has bir tarz ile ayrıştırılmak istiyorlar. 
Moda giyerek kendilerini iyi hissediyorlar. 

ÇOK FARKLILAR: 
Başkalarina benzemeye çalışmıyorlar.
Göze batan dikkat çeken olmak isityorlar. 

Her profil için fiyat+ürün dengesini korurken rahat ortamda ve rahat bir ürünle müşterinin karşısına çıkmaya devam edeceklerinden bahseden ATEŞ, yeni teknoloji ve yeni ürün çeşitlerinden oluşan kreasyonları katılımcılarla paylaştı. Ayrıca çalışan mutluluğunu sağlamak adına Türkiye'de örnek gösterilecek çalışmalara imza attıklarından bahsetti. 

Gençlerle çalışmak, onları anlamak ve iş hayatında rahat /hedef odaklı verimli çalışmalarda onların yaratıcılığına ihtiyacımız var diyerek geçmiş dönem reklam ve yurtdışında gerçekleştirilen saha çalışmalarından örnekler sundu. 

MARKETING POWER
4. Oturum: Başarılı Pazarlama Trendleri Uygulamaları 

Cem Cemal IŞIK (TeknoSA Pazarlama Direktörü) 
Çağrı ÖZTAŞ (Volkswagen Binek Araç Pazarlama Müdürü) 
Hakan SENBİR (Oturum Başkanı) 

"Bugün yeni pazarlama anlayışı denildiğinde; insani jenerik duyguların, kategori gerçeklerle ele almak ve Online-Offline entegrasyonu ile gelişen pazarlamanın durumundan bahsetmek gerekir" diyerek oturumu açan SENBİR, duyguların jeneriği derken; ”duyguların içerik ve tarzından” bahsedilmesi gerekiyor dedi. Konuk ettiği marka yöneticilerinden; müşterilerin duygusal faydadaki değişimi, akla gelen ilk marka olmak yönündeki çalışmalarından bahsetmelerini isteyen SENBİR, ilk sözü Cem Cemal IŞIK’a verdi. 

TeknoSA Pazarlama Müdürü IŞIK; "Bugün tüketici çoklu kanaldan karşımıza çıkıyor, ürünün /markanın değerini anlatmak için bütünsel fayda sağlamamız bekleniyor, burada sosyal sorumluluk, çevresel fayda, hizmet, online ve offline kanallarda üründen çok marka ile iletişim sağlanması önemli diyerek sözlerine başladı. Marka ile duygusal bağ kurulduktan sonra rasyonel fayda ile iç güveni arttırmaya, ürün araştırması yaparak, hedef kitlenin istediği kanaldan satın almasına yönelik ortam yaratmaya çalışıyoruz. Mobil aplikasyonların hayatımızdaki rolü arttı, geleneksel pazarlama, dijital ile bütünleşti, bu noktada bir ürünün internetten satın alınması büyük talep görürken, diğer ürün için mutlaka mağazaya gelinmesi gerektiği sonucu çıkıyor, hem ürün bazlı hem bölge bazlı hem yaş kategorisi hem de zamanı yönetmek adına deneyim sağlamak adına bakıldığında ise çok değişik kanallardan çok farklı alışveriş ortamları sağlamak zorunda kalıyoruz." Yapılan araştırma sonuçlarına göre; TV, arkadaş önerisi ve mağazadaki görsel etki ile satış yapılırken, beyaz eşya alıcılarını, blog ve formları dikkate alarak ürün seçimine gittiğini gördüklerinden bahsetti. "Ürün farklılaşması zorlaştığı noktada, müşteriye özel ürün alım kanallarında farklı fırsatlar yaratarak, marka tercihlerinde göz önünde bulundurulması gereken bazı ek hizmet/toplumsal faydayı vurgulamaya çalışarak müşteri sadakati ve memnuniyetini sağlamaya çalışıyoruz" diyen IŞIK, her zaman TeknoSA olarak diyoruz ki "Tüketici elektroniği hayata değer katmak için var, insani duyguların önüne geçmek için değil!" diyerek sözlerini tamamladı. 

Otomobil sektöründe de online offline kanalların entegre çalışması gerektiğini belirterek sohbete başlayan Çağrı ÖZTAŞ şunları söyledi; "Dijital son 10 yıldır gündemde, müşteriyi tanımak açısından mobil ve dijital uygulamalar çok başarılı gidiyor. Bu sahada tercihleri, araştırmaları, davranış şekillerini, merak edilen konuları, teknik/ürün ilişkilendirmesini çok rahat takip edebiliyoruz. Bilgi isteyene bilgi veriliyor, fiyat çalışması isteyene alıma yönelik uygun bilgilendirme ve deneme sürüşleri gerçekleştiriliyor, yeni ürün tanıtımları yapılıyor, satışın her aşaması takip ediliyor. Markanın algılanma derecesi önemli. Reklamlar, sosyal medya duygu olarak kullanılıyor. Duygusalı arttırmak, moralite yaratmak önemli. Beklentilerin ve yenilik arayışının yüksek olması otomotiv sektörü için ciddi önem taşıyan bir konu, bu yönden baktığımızda müşterimizin marka tercihi ve yenilik arayışını karşılamak için sürekli çalışmalarda bulunuyoruz ve dünyadaki gelişmeleri, trendleri takip ediyoruz" 


5. Oturum: İnovasyon Devri 

Faruk ÇİZMECİOĞLU (SunExpress Genel Müdür Yardımcısı) 
Mehmet KARAMOLLAOĞLU (Henkel Beauty Care Pazarlama Direktörü) 
Prof. Dr. Esra Gençtürk (Oturum Başkanı) 

MARKETING POWER"Pazarlama inovasyonu 'Tetikleyici güç, ileri çeken faaliyet, elektronik katma değeri belli ciro ve pazar payını yükseltmek için kullanılan bir değişim' olarak tanımlamak mümkün diyerek sözlerine başlayan Esra Gençtürk, ihtiyaç belirleme ve ihtiyaç oluşturma adına fark yaratan bazı çalışmalar yapıldığı bir döneme girdik, farklı bir kuşak ve hızla geçen bir zaman içinde rol alıyoruz" diyerek bu alanda neler oluyor sorusunu ilk olarak Faruk ÇİZMECİOĞLU’na sormak istediğini söyledi. 

ÇİZMECİOGLU, "Bugün yeni bir heyecan adına inovasyonu konuşuyoruz. İnovasyon, bilinen ve bilindiği unutulan, yenilikleri hatırlamak üzere çıkan bir kavram" diyerek sözlerine başladı. 

"Burada asıl amacımız, para kazanmak, pazarlama bir araç, pazarlamada değişen başarıyı paylaşmak çok önemli, başarıyı paylaşanlar ayakta kalır, koyulan hedefe gidilecek yolda hedefi kim kolaylık verirse o paydaşı mutlaka o hedefe dahil etmek, cabayı sarf edenleri başarıya ortak etmek gerekmektedir. İnovasyon bir harekettir, harekete geçmeyi başaramayanlar hedefe ulaşamazlar" diyen konuşmacı, kısaca başarısının sırrını, “Marka olarak kendi hedefinizi ortak hedef haline getirmenin önemi"ni vurguladı. 

"Şirket alışkanlıklarını yıkmak zor. Algılar çok önemli, PR imaj çalışmaları, müşteriyi dinlemek, gereğini yapmak,yaptıklarını paylaşmak başarının olmazsa olmazları görünüyor. Ayrıca; ”Fark et, Fark ettiğini bildir” bu noktada sağlanan iletişim ciddi bir ivmeleme yapıyor" diyerek sözlerini sonlandırdı. 

Henkel Pazarlama Müdürü Mehmet KARAMOLLAOĞLU ise, kadınların büyüyen sektörlerdeki yeri ve önemini vurgulayarak sözlerine başladı. Çeşit artışı, seçeneklerin alternatifli olması, bilgi paylaşım ortamları, karşılaştırma yapılması şirketler için büyük baskı oluşturuyor. Türk tüketicilerini ”yeniliklere açık, umutları fazla, alıma yönelik eylem sürekliliği olan, yeni fikirlerin kabul gördüğü, kolay ikna olan” olarak tanımlayan konuşmacı, "Türkiye avantajlı dinamiğe sahip bir ülke, yeniliklere açık, risk seviyor" sözleriyle bu sistem içinde olmanın önemini vurguladı. 

MARKETING POWER
6. Oturum: Breaking Point 

David Bell (MercerBell kurucusu/Avustralya) 

Eser Hakim (Brand Experience Designers Kur. Ort.) 

Yaşamda en önemli şey “Cesaret göstermek”...
Kişisel Cesaret, Pazarlama Cesareti, Marka Cesareti...
Bu üç cesaret alanında yol alarak MercerBell ajans firmasını 38 yaşında 6 bin Dolar ile New York'ta kuran BELL, ajansının ilk günlerdeki deneyimleri ile bugüne nasıl geldiğini ve cesaret alanlarını nasıl açıkladığını anlattı. 

Kişisel Cesaret: Olaylar nasıl yaklaştığınızla alakalıdır. Fırsatları görmek, kaçırmak bu noktada vardır. Kişisel olarak bir şeyi tam olarak istemek tamamen o konuya olan cesaretinizle alakalıdır. 

Pazarlama Cesareti: Yeni şeyler denemek, başarısızlık riskini göze almak, korkuyu geri plana alarak eğlenceyi cesaretlendirmek, desteklemek. Bu alanlara dikkat ederek, bütçenize uygun olanı seçin, yardım almaktan çekinmeyin. 

Marka Cesareti: Hayallerinizi takip edin, vazgeçmeyin. Her zaman bir B planınız olsun. Saygı ve eğlenceyi destekleyen markalar bir başkalık sağlar. 

BELL, bu bakış acısıyla kurucusu olduğu ajansın yapmış olduğu işler hakkında görsel sunumda bulundu. 

Oturumun bir diğer konuğu Eser Hakim ise, cesaret; yere, zamana, kişiye göre değişir açıklamasında bulundu. 

Pazarlama kuralı denince; 

1- Kağıtta duran bir şey bazen uygulamada çok da düzgün bir iş olmuyor. 

2- Büyük resme odaklan, detayları es geçme. 

3- Toplumumuz cesur, arkasında karnı yumuşak birileri var. 

diyerek bu konuda ceşitli görsel ve videolar paylaştı. 

MARKETING POWER
7. Oturum: Customer is King 

Mete Buyurgan (Yıldız Holding Gıda Bölüm Bşk.Yrd) 
Serdar Dinçaslan (Aksigorta Pazarlama ve İş Geliştirme Gn.Md.Yrd) 
Nil Keskin Keleş (DHL Ekspress Pazarlama Müş.İliş.Gn.Md.Yrd) 
Dr. Engin Baran (Oturum Başkanı) 

"Bugün arz fazlası var, tüketicinin önünde çok fazla seçenek var. Tüketici satın alma noktasında karar vermeye çalışıyor. Ürün/hizmet hakkında çoklu kanallardan araştırma yapıyor, sınırsız bilgi müşterinin birçok konuda uzman gibi davranmasını sağladı. Bu konular tüm markaların dikkatini çeken konular olarak karşısına çıkıyor" diyerek söze başlayan Mete Buyurgan, Ülker Albeni ve La Viva marka uygulamalarından örnekler sundu. Tüketici ile birlikte hareket edecek iletişim ortamları yaratmanın önemini vurguladı. 

Serdar Dinçaslan ise broker/acente/hastane/çekici/rent a car ve diğer birçok iş ortakları ile stratejik ortaklık yapısı içinde çalıştıklarından bahsederek sözlerine başladı. Sigorta sektöründe müşterinin en çok acentadan aldığı ürüne güvendiğini vurguladı. Kanal pazarlamasında müşteriden alınan geri bildirimde içgörü çok önemli diyen konuşmacı, her sene araştırma şirketleri ile araştırma grupları oluşturarak beklenti analizleri yapıldığını ve buradan çıkan sonuçla sektöre yön verildiğinden bahsetti. Sektöre göre müşteri deneyimi yaratmanın bu açıdan bakıldığında kolaylaştığını söyleyen konuşmacı, müşteriye dokunacak kanallar yaratmanın getirilerinin altını çizdi. 

220 ülkede standartlar kapsamında aynı hizmeti verebimek için, tüm çalışanların alışkanlık haline getirmesi gereken bazı uygulamaların varlığından bahseden Nil Keskin Keleş ise, müşteri algısını yönetebilmek için “touch point” araştırmalar yapıldığını belirtti. Çalışan performansını yönetmek ve müşteri ile denge kurmak en önemli stratejik konularımız diyen konuşmacı; "Bilgili-Kibar-Yardımcı olmak DHL olmazsa olmazlarıdır" dedi. 

"Feedback, temas noktaları araştırması, çağrı merkezi, sosyal medyadan alınan bilgiler sepette toplanır, her alana, her müşteriye uygun aksiyonlar oluşturulur. Her ay temas noktaları ile yöneticiler bir araya gelerek 2 aksiyon belirlerler. Bu döngü içinde ifade edilen herşey DHL için hediye kabul edilmektedir" diyerek sözlerini tamamladı. 

MARKETING POWER
8. Oturum: Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projeleri ve Sponsorluk 

Bilge Çiftçi (Vodafone Marka ve Pazarlama Strateji Direktörü) 
Umut Kutlu (BJK CMO) 

"1903 kuruluş tarihi ile Türkiyenin ilk spor klübü ,112 yıllık bir marka, bayrağında tek ay-yıldız taşıyan, 14 branşta aktif, taraftarın duygusal bağ içinde olduğu bir takım BEŞİKTAŞ" diyerek sözlerine başlayan Umut Kutlu, "Tutkulu, isyankarca seven, rekorlar kıran, fark yaratan, duyarlı, marka değerlerinde; hakkınca kazan, halkın takımı, özünden güç alan, tutkuyla bağlı, geleceği geçmişe bakarak yapılanlardan feyz alarak bugünü kurgulamak vardır" dedi. 

"Bugün BEŞİKTAŞ, Pazarlama Piramidini, prestijli markalarla işbirliği yaparak, algıyı yükseltmek olarak yapılandırmıştır" diyen konuşmacı; spor sponsorluğu yaptıkları Vodafone işbirliği hakkında bilgi vermek üzere oturumun konugu olan Bilge Çiftçi’ye sözü bıraktı. 

ÇİFTCİ, "Vodafone olarak, spor sponsorluğu ile kalplere taht kurmak ve kalıcı eserler bırakmayı istiyorduk" diyerek sözlerine başladı. Vodefone Arena&Beşiktaş işbirliğinde ARENA’nın Beşiktaşın evi olsun, bu alanda konserler düzenlensin, teknolojiinin getirdiği fırsatlarla somut bir varlık olsun diyerek yola çıktıklarından bahseden konuşmacı, taraftar aşkı ve bu aşkı kuvvetli kılmaktaki tüm konuların araştırılarak öğrendiklerinden bahsetti. 

Yapılan araştırmada taraftar ruhunu destekleyecek; logo tasarım yarışması yapıldığını, temel atılırken taraftarların sahaya konulan güvenlik kameraları interneten izlenebileceğini, sosyal medyada Vodafone Arena'nın Beşiktaş markası ile bütünleşecek her türlü konuda özelleştirme uyguladıklarını söyleyerek konuşmasını bitirdi. 

MARKETING POWER
Dijital Gerçekler ve Sosyal Medya 

Meltem Şahin (Turkcell Superonline Gn.Md.Yrd) 
Aysun Şabanlı (Marketing Executive) 
Tuğhan Demirbilek (Pfizer Çok Kanallı Pazarlama Md) 
Seda Mızraklı Ferik (KREA Digital CEO) 
Pro. Dr. İbrahim Kırcova (Oturum Başkanı) 

"Teknolojinin gelişmesiyle “İş yapış şekillerimiz” değişti. Pazarlamanın önemi artarak dijital mecraların ortaya çıkmasıyla yeni sosyal medya ajansları ortaya çıktı. Eskiden paylaşmaya çekindiğimiz her şeyde cesur olduk. Paylaştığımız konularda “onay bekler” hale geldik. Cesur tavır özgür ifadeyi ortaya çıkardı. Olmak istediğimiz kimliklerde sanal ortamda kaybolduk. Sanal kimliklerimiz gerçek kimliklerimiz oldu" diyerek oturumu açan İbrahim Kırcova; ilk sözü Aysun Şabanlı’ya verdi.

ŞABANLI, "Sosyal medyaya bakıldığında farkı davranış şeklilleri görüyoruz. Bugün yapılan başarılı sosyal medya çalışmalarının merkezine baktığımızda hepsinde; 'Samimiyet/Eğlence/Duygusal bağ' görüyoruz" dedi. 

Superonline servis sağlayıcı olarak internet pazarı geliştiği noktada elektrik/su gibi vazgeçilmez olan internet kullanımının reklam verenler adına her gün öneminin arttığını vurgulayan Meltem Şahin ise, servis sağlayıcıların alt yapı yatırımların bahsetti. Mecra paylarının değiştiğini vurgulayarak sözlerine başlayan Tuğhan Demirbilek ise, "Büyük markaların büyük bütçe ayırmasına artık gerek kalmadı. Çok küçük bütçelerle zeki reklamlar yapılabiliyor, yeni bir takım uygulamalar dijital platformda hemen aktif hale getirilip hızla yayılımı sağlanabiliyor" diyerek bazı görsel örnekler sundu. 

En büyük başarının “neşe yaratan ve paylaşmaya değer bulunan “çalışmalardan sağlandığını vurgulayan Seda Mızraklı Ferik ise, "Dijitalin gelişiyle pazarlamanın kırılma noktasına geldiğinden bahsetti. Bugün artık ne yapılırsa yapılsın temelinde dijital ortam sağlanmadıysa herhangi bir durumda yol almanız mümkün değil. Dijitale çok şey borçluyuz" dedi. 

"Mobil internet,
Dijital servis,
Nesnelerin internet üzerinden bağlantı kurması,
Bilgi teknolojisi,
Big Data Analizi ise önümüzdeki dönemde oldukça gündemi meşgul edecek diğer başarılı çalışmalar olarak karşımıza çıkacak" diyerek sözlerini tamamladı...

Belgin Usanmaz
belginusanmaz@incisigorta.com

1299 kez okunmuş Belgin Usanmaz

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
#PZ2016 İkinci günden dikkat çekenler...   106 gün önce eklendi
10. Marketing Power Konferansı Notları   362 gün önce eklendi
12. Liderlik Zirvesi geniş özeti...   713 gün önce eklendi
• 9. Marketing Power Conference geniş özeti...   749 gün önce eklendi
15. Pazarlama Zirvesi Notlarım...   857 gün önce eklendi
Akıl karar aldırır, Kalp kariyer yaptırır...   1084 gün önce eklendi
8. Marketing Power Conference geniş özeti...   1118 gün önce eklendi
'Customer Power Conference' gözlemlerim...   1227 gün önce eklendi
Yeşil İş Green Business 2013 Konferans Notlarım   1270 gün önce eklendi
10. LİDERLİK ZİRVESİ   1468 gün önce eklendi
Innovation of Marketing   1496 gün önce eklendi
MCT İnsan Kaynakları Zirvesi Konferans Notları   1516 gün önce eklendi
Marka 2012 Konferansı Notları 2. Gün   1573 gün önce eklendi
Marka 2012 Konferansı Notları 1. Gün   1580 gün önce eklendi
MARKALARDA başarıya giden yol, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK   1783 gün önce eklendi
Sun Tzu'nun Savaş Sanatı'na Göre Marka Stratejileri   1885 gün önce eklendi
2011 Marka Konferans Notlarım   1945 gün önce eklendi
Sürdürülebilir Marka Şehir: İzmir   2027 gün önce eklendi
MARKA KONFERANS NOTLARI 2010 (1. Gün)   2308 gün önce eklendi
MARKA KONFERANS NOTLARI 2010 (2. Gün)   2309 gün önce eklendi
Kurum Markası mı? Yoksa Ürün Markası mı?   2574 gün önce eklendi
Marka 2009 Konferans Notlarım2   2672 gün önce eklendi
Marka 2009 Konferans Notlarım1   2673 gün önce eklendi
Ülke Markalaşmasında Kurumsal Yönetim Anlayışına Yönelik Yaklaşımlar...   2778 gün önce eklendi
Marka 2008 Konferans Notları 2   3044 gün önce eklendi
Marka 2008 Konferans Notları 1   3051 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.