reklam
reklam
reklam
reklam

8. Marketing Power Conference geniş özeti...

Köşe Yazısı - 1 Nisan 2014, Salı
GözlemliYorum: Belgin Usanmaz
Pazarlama profesyonellerinin katılımıyla 20 Mart 2014 tarihinde Sheraton Maslak Hotel'de gerçekleştirilen 8. Marketing Power Conference'a ait notlarımı katılamayanlar için Halklailiskiler.com.TR'deki köşemden paylaşıyorum.

Keyifle okumanızı dilerim.
Belgin Usanmaz


Halklailiskiler.com.tr



 Konferansın Oturum Konu Başlıkları 
- Marka Hikayeleri Yaratmak ve Anlatmak 
- Tekonolojinin Pazarlamaya Etkisi ve Pazarlamadaki Büyük Dönüşüm 
- Dijital Pazarlama İletişim Stratejileri 
- Yeni Nesil Tüketiciler ve Markalardan Beklentileri 

Marketing Power’ın bu yıl teması: DigiWorld 

Konferans’ta birbirinden önemli konuşmacılar, içinde bulunduğumuz dijital çağda, pazarlamanın bugünü ve geleceğine ilişikin yaratıcı ve yol gösterici deneyimlerini katılımcılara aktardılar. Konferans, her yıl olduğu gibi bu yıl da motive edici, eğlenceli ve ilham vereci yöntem ve çarpıcı stratejilerin anlatıldığı, marka yöneticileri ve ekip liderlerinin iş yapış şekillerine ışık tutacak birçok bilginin paylaşılması ile dopdolu geçti. 

Konuşmacilar’dan bazıları… 
Barış ORBAY (Arçelik)
Kerim AZİZLERLİ (Bilim İlaç) 
N.Mert BAŞAR (TTNet) 
F.Aykut ERDİNÇ (Türk Telekom)
Nevgul ANBARLILAR (Yildiz Holding) 
Gökhan UGURLU (Samsung ) 
Dehşan ERTURK (Avea)
Peter BİDENKO (Dünyaca Ünlü Pazarlama Otoritesi) 
Evrim KURAN (Dinamo) 
Gülfem TOYGAR (Gittigidiyor) 

MP

1. Oturum: Marka Hikayeleri Yaratmak ve Anlatmak! 

Şükrü DİNÇER - Unilever Ev ve Kişisel Bakım Kategorisi Bşk.Yrd 
Gökçe ÖZER - Puma Türkiye Ülke Pazarlama Yöneticisi

Konferansın ilk oturumu; moderatörün bir marka hikayesi denildiğinde; “Hikaye okuyucularını hikaye içine almaya başlaması ve bu hikayenin onların da hikayesi olmasıyla kitleleri etkiliyor/etkili oluyor” şeklindeki yorumuyla başladı. Bu açıdan bakıldığında “Sürdürülebilir markaların hikayelerinde ürünü anlatmaktaki başarının neye bağlı olduğu” sorusuna yanıt veren DİNÇER, marka ile hikayesinin oturması için temel iletişim özelliklerinin sağlanmasına dikkat edilmesi, ortaya insan gibi düşünen bir “karakter “koyulması ve bu karakterin “net olması “gerektiği konusundaki görüşlerini dinleyicilerle paylaşarak sözlerine başladı. "Bu noktada 'netlik-tutarlılık-cesaret' çok önemli kritik başarı noktalarıdır, kişilerin bu kriterleri bir arada marka üzerinde görebilmesi çok önemli diyerek DOVE ürününden örnekler sundu.

“Doğru içeriği koyarsan, kendi satar!”
Puma Türkiye ülke müdürü ÖZER ise, Puma marka hikayesi Ebru ŞALLI (Lifestyle), ALEX (Performans aktif) iki marka yüzünün farklı marka hikayeleri anlatmada kullandıkların bahsetti. Marka hikayeleri yaratırken doğru marka yüzlerinin seçilmesi ve bu alanda doğru içerik yaratılarak, doğru kişinin ürünü anlatmasıyla “Doğru içeriği koyarsan, kendi satar!” şeklinde bir yaklaşım belirleyerek, ürünü hem satmış olduklarından hem de markaya fazladan reklam geliri elde edebildiklerinden bahsetti. 

ALEX tesktil ürünleri 800 adet t-shirt satarken bu yaklaşımla özel ürün markası için yapılan kramponların 8900 adet satıldığını anlatan konuşmacı, bu çalışmanın pazarlama-satış case olarak globalden lokalleşmeye çok doğru bir başarı hikayesi olduğunu belirtti. "Burada Hikaye, markaya değer kazandırır, markanın değeri doğru içerikle buluşunca, sürdürülebilir özellik mutlaka taşır. Müşteri ihtiyaçlarına cevap veren ürün veya hizmeti yaratıp, marka hikayeniz içine çekmeyi başarabiliyorsanız, reklam/ tanıtım faaaliyetleri ile farklılaşabiliyorsanız, marka algısını yönetmede ve bu faaliyetleri satış fırsatına dönüştürmede tam sonuç ancak bu şekilde alınıyor" diyerek gerçek değerlendirme sonuçlarına yer verdiği oturumu sonlandırıldı.  

MP

2. Oturum: Dijital Çağda Etkili Ürün Yönetimi! 

Barış ORBAY - Arçelik Pazarlama Direktörü 
Bora TANRIKULU - McDonald’s Pazarlama Direktörü 

"Bugün tüm dünya internetin ekonomiyi, kültürel ve politik olarak toplumları nasıl etkilediğini anlamaya ve çözemeye çalışıyoruz" diyerek oturuma başlayan moderator, “Sosyal medyada pazarlamanın dönüşümü çok önemli, bu noktada dijitalin pazarlama aracı olarak nasıl kullanıldığı her marka için merak konusu, dijital alanda nasıl bir ürün yönetim stratejisi uygulaması başlatıldı her iki marka için de bunu dinlemek istiyoruz" diyerek sözü konuşmacılara bıraktı. 

ORBAY, Arçelik’in “Beko ile Adını Sen Koy” facebook yarışması için dijital mecralarda ürün yönetimi alanındaki uygulamadan örneklerle sunumuna başladı. Facebook'ta ürüne yeni bir ad belirlenmesi için başlatılan bu çalışmada 2.789 isim önerisi toplandığını, etkileşimin % 8’den % 282‘ye çıktığını, kişilerin ürünün özellikleriyle ve adını koymak üzere marka ile bire bir yakınlık kurması yönünde dijitalin ne kadar önemli bir alan olduğunu keşfettiklerinden bahsetti. 

TANRIKULU ise McDonald’s'ın “kendiburgerinikendinyarat” kısaca Burgerini Yarat kampanyasının facebook'ta yarattığı etkiden örneklerle söze başladı. Kampanya kapsamında kayıt oluşturma ile başlayan sürecin, marka için anlam teşkil edecek, onu ön plana çıkarak tamamen tüketici seçimleri ile ürünün dijital platformda takip ve tercih edilmesini sağlayacak etkinin nasıl hızla yayıldığını rakamlarla izleyenlere aktardı. 

Dijital platformun yarattığı dönüşümle pazarlama, ürün geliştirme, satış kısaca tüm departmanlarında tüm süreçlerinin tekrar gözden geçirilmesine sebep olduğundan bahseden konuşmacılar, “Öneri sistemi, marka takipcisi yaratma ve markayı belli hedef kitle adına belli bir platformda buluşturmada” etkin rolleri artık keşfettiklerini ve bunun etkili bir yol olduğunu her geçen gün öğrendiklerini belirtiler. Dijital için ayrılan reklam bütçesinin ne kadar olduğuna yönelik moderatörün sorusuna iki marka direktörü de yaklaşık % 10 olduğu cevabının altını çizdiler. “Bilinirlilik+Beğeni+İtibar+Farklılaşma “ dijital platformların marka üzerinde yarattığı etkiyi arttıran algılar olduğu vurgulanarak oturum sonlandırıldı. 

MP

3. Oturum: Sürdürülebilir Pazarlama 

Emre GÜNERMAN - AvivaSA Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı
Kerim AZİZLERLİ - Bilim İlaç Satış ve Pazarlama Direktörü

"Sürdürülebilirlik, gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılama kabiliyetinden ödün vermeden bugünkü kuşağın ihtiyaçlarını giderebilmektir" tanımının yapılmasıyla başlayan oturum, sürdürülebilir olmak, “kalıcı olmayı başarmanın yoludur” diyerek devam etti. Tanımın ortak bir içerik teşkil etmesine rağmen, sektor olarak sürdürülebilir olmanın her zaman çevreye duyarlılık adına zihinlerde bir iz bıraktığı söylemlerinin yapıldığı sunum, özellikle ilaç sekötünde, “sosyal sorumluluk ve kârlılıkla “geliştirilen bir model olmaya yönelik yapılan çalışmalar AZİZLERLİ tarafından katılımcılarla paylaşıldı. Hizmet sektöründe devamlilık arz etmesi, sektor gerçekleri ile faaliyet alanlarının eşleştirilmeye çalışılması adına önemli diyen GÜNERMAN ise, "ilaç sektöründe insanların sağlığının bir şekilde sürdürülebilir olması konuşulurken, sigorta sektöründeki sürdürülebilirlilik ise bireylerin ne kadar çok tasarruf yaparsa gelecek yaşamların daha iyi sürdürülebilir olduğunun vurguladığı yönündeki çağrısımdır" dedi... 

MPSürdürülebilir pazarlamada ilgili sektörün “neyi tükettiği” önemlidir. Bu noktada iki şeyden bahsedilebilinir:
1-Kaynakları verimli kullanmak
2-Çevreyi korumak.
"Müşteri istek ve beklentisi, ihtiyaç gidermek, rahat ve mutlu olmak adına değerlendirildiğinde, yapılan marka pazarlaması ve ürün satışında sürdürülebilir olmak için markanın verdiği vaat ve bu vaadin içini iyi doldurması ana konu olarak ele alınmalıdır" söylemleri ile devam eden oturum, AZİZLERLİ’nin üç boyutlu sürdürülebilir yaklaşımı; 
1-Ekonomik katma değer,
2-Ekonomik çevre duyarlılığı,
3-İnsana verilen değer,
olarak ele alındığı örneklerle devam etti.
GÜNERMAN da bu üç boyuta ekolojik, çevre, sosyal sorumluluk, şefaf ve hesap verilebilir yönetim anlayışını da ilave edilerek, ürün, servis ve hizmetin rekabette öne çıkması yönünde markaların sürdürülebilirlik adına başarılı bulunabileceğini anlattı. Bu noktada, sigorta sektöründe BES (Bireysel emeklilik) sürdürülebilirlik adına yapılacak en önemli ürün olarak ayrıca vurgulandı. 

Moderatörün, "Sürdürülebilirliğin içinde pazarlamanın tek başına önemi var mı?" sorusuna ise, GÜNERMAN; “Pazarlamanın sadece liderlik yapması doğru değil, tüm departmanlar bir araya gelerek karar vermesi, sahiplenmesi önemli, şirket kanadındaki her paydaş mutlu değilse sürdürülebilirlikten bahsedilmesi mümkün değil, bu noktada pazarlama iş modeli içinde “itici güç” olarak konumlandırılmalıdır “dedi. AZİZLERLİ ise sürdürülebilirliliği, pazar fırsatı gözüyle baktıklarından, pazara farklılık yaratacak, çevre dostu ürünleri, inovasyon ve farkındalık yaratmak adına sosyal sorumluluk ve kârlılık adına kurgulu bir model anlayışında yer verdiklerinden bahsetti. 

MP

4. Oturum: Teknolojinin Pazarlamaya Etkisi ve Pazarlamadaki Büyük Dönüşüm 

F.Aykut ERDİNÇ - Türk Telekom Kurumsal Segment Pazarlama Direktörü
Gökhan UGURLU - Samsung Satış Sonrası Servis Direktörü 
Ali YILMAZ - SEM Genel Müdürü

1994 yılında internet hayatımıza girdi, son 5 yılda cihaz gelişmesi, mevcut data ile ne yapacağımızı düşünmeye başladığımız noktada değişim başladı. Bu değişim içinde satış, pazarlama, müşteri hizmetlerini nasıl proses edeceğimizi düşünmeye başladık diyerek oturuma başlayan moderator, mevcut “Ordu Modeli “diye adlandırılan hiyerarşik düzene güç en tepede, sistem yapar ve teşvik eder şeklinde bakarken, en önemli kırılma noktası her bir bireyin önemli-güçlü ve sistemin bir parçası olarak gürünmeye başlamasıyla bütünleşmeye geçildiğini belirterek, facebook, twitter gibi Türkiye'de aktif kullanılan sosyal medya araçlarının teknoloji üzerindeki dönüşümünden çarpıcı rakamları dinleyicilerle paylaştı. 

"Mass marketing zayıfladı, TV ve gazete etkinliği yapılan ölçümlerde azaldı. İçerik temini ve tüketimi belki eskiye oranla hızlı, ancak bireylerin istedikleri zamanda tüketim sağlaması pazarı istenildiği ölçüde desteklemiyor" diyerek konuşmasına başlayan ERDİNÇ, internete kayış var, pazardaki mevcut ürünler eş zamanlı eskisi gibi heyecan ve takip yaratmıyor bu durumda tüketiciyi daha iyi anlayıp ve nasıl bir tüketim anlayışı taşıyorsa ona gore plan yapılması gerekiyor dedi ve bu yönde Türk Telekom'daki yeni yapılanmadan bahsetti. Bugun ve gelecekte “hızlı ve mobil” olamayan şirketlerin gelecek ile ilgili plan yapmasının mümkün olamayacağından bahseden konuşmacı, tüketiciyi kazanacak küçük iyileştirmelerin önemini vurguladı. "Bugün ve gelecekte en güçlü şirketler, veriye sahip olanlar olacaktır" diyerek carpıcı açıklamalarda bulundu. Yeni teknoloji adaptasyonunun;
1-Bağlantı hızı,
2-Cihaz içerik,
3-Üretkenlik, olmak üzere 3 eksen üzerine kurulduğundan bahseden moderatör, en büyük sorun ise verinin farklı kanallarla şirkete ulaşmasıdır diyerek bu konudaki görüşlerini almak için sözlerini UĞURLU’ya bıraktı. 

UĞURLU, bir müşteri hakkında birçok veri elde edildiğini, ancak bu verilerin farklı kanallardan toplandıktan sonra birleştirilememesinin ve anlamlı bir bilgi/kaynak haline getirilememesinin yarattığı sıkıntının büyük olduğunu belirterek sözlerine başladı. Bu bilginin ortak bir alanda toplanmamasıyla, tüketicinin o anda ne istediğini bilmeden ve müşteriyi sıkacak, yanıltacak şekilde geri bildirim sağlamasının yarattığı olumsuz etkiden bahsetti. Bu noktada şirketlerin mevcut veriyi ne kadar anlamlı hale getirmeyi başarırsa, o kadar büyük bir avantaj yakalayacağına yönelik Samsung’dan örnekler sundu. 

Verinin tek başına bir anlam ifade etmeyeceğini belirterek sözlerine başlayan YILMAZ ise, “takip-rapor –analiz-aksiyon” olmak üzere, müşterinin ne kadar tanınıp tanınmadığına yönelik ciddi çalışmalar yapılması gerektiğinden bahsetti. "Müşterinin hayatına değer katmak için basit-empatik-ulaşılabilir olmak önemli. Bu açıdan bakıldığında müşterinin vakti yok, sabırsız, seçeneği çok fazla, dolayısıyla doğru ürün–hizmet ile buluşması lazım ki sizin markanızı tercih etsin" diyerek sözlerini sonlandırdı. Moderatör ise oturumdan çıkan sonuçları,
- Müşterinizi çok iyi dinleyin.
- Gidişatı ölçümleyin, takip edin.
- Satışı stratejiye dönüştürün.
- İşin uzmanları ile çalışın.
- Basit-Hızlı-Müşterinin yerine kendinizi koyarak düşünün.
- Tekonolojinin güç olduğunu unutmayın şeklinde özetledi. 

MP

5. Oturum: Tüketiciyi Tüketmeyen Markalar 

Peter BIDENKO - Pazarlama Otoritesi

"İnsanlar giderek bencilleşiyor...
Bencillik bazı anlarda ortaya çıkıyor, insanlar bu bin yılda hep “ben” ortada olsun istiyor.
Markaları da böyle düşünebiliriz. Ancak bencillik yerini artık cömertliğe bırakmalı, “Daha az bencil, daha çok cömert olmak “gerekiyor. 

İnsanlar duygu ve aksiyondan ibarettir...
“Cömertlik” insanların en iyi yanıdır. Markaların da en iyi hali cömert olması halidir" diyerek etkileyici sözlerle sunumuna başlayan dünyaca ünlü pazarlama otoritesi, sevilen bir marka olmanın kısaca birkaç özelliğinden bahsetti. 

Anahtar kelime, “Tanışma Anı” 
Bu noktada ya ilişki başlayacak ya da bitecek. 

İlişki başlarken ya “kendinden bahsedersin” ya da “karşı tarafın neye ilgi duydugunu öğrenmeye yönelik sorular sorarsın.” 

"Markalar için de bu geçerli, markalar gerek reklam gerekse PR çalışmalarında ya kendini anlatmak kendinden bahsetmek zorunda ya da müşterisinin neye ilgi duyduğunu, neyin dikkatini çektiğini mevcut haline yönelik sorduğu sorularla anlayabilirler. Burada kilit sorular özellikle hedef kitlenin en güçlü duygusuna (korku) sorulan sorulardır "diyen konuşmacı, marka yöneticilerine; 

- İyi bir dinleyici olun, 
- Basit düşünün, 
- Doğru cevaplar verin” şeklindeki söylemlerine yönelik bazı dunya devi markalardan (Mc Donald-KFC gibi) örnekler sunarak sözlerini tamamladı. 

MP

6. Oturum: Digital&Mobil Marketing Trends 2014-2015 

N.Mert BAŞAR - TTNet Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı
Dehşan ERTÜRK - Avea Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı

Dijital dünyanın fotoğrafında, Türkiye’nin durumunu internet kullanıcı sayısı 9.1 milyon, en az 1 akıllı telefonu olan hane 9.3 milyon, internet kullanıcılarının en az %60’ı, en az 1 kez bilgisayara giriyor, 118 dakikayı her gün internette geçiriyor. Türk insanı günlük ortalama 3,5 saat TV karşısında zaman geçiriyor. Yapılan araştırmada %95.5 facebook, %94.5 internette gezinmek,%91 gazete dergi okumak, %85 chat, %80 email ve müzik için internet kullanımı şeklinde değerlendiren BAŞAR, ilerleyen süreçte daha birçok farklı alanda internet kullanıcı sayısının artacağı yönünde rakamsal bilgileri katılımcılarla paylaştı. 

BAŞAR, giyilebilir teknoloji, bağlantılı araçlar, yol durum sensörleri, makinalar arası iletişim ve bunlar gibi yeniliklerin gündeme gelmesiyle bundan sonraki süreçte tüketicilerin daha birçok yenilikle karşılaşacağı üzerinde durdu. 

"Tüketici için anlar çok önemli, zaman kısıtı bu yöndeki çalışmaları arttırdı. Saatlik davranış değişiklikleri var, istenilen zamanda ve mekanda bilgiye erişim kolaylaştı. Bu durumda dijital dünyanın markalara bakışı da farklılaştı" diyen BAŞAR, online ve mobil olduğumuz bir dünyada önemli olan; “Bilginin nasıl yorumlandığıdır” şeklinde tespitlerde bulundu. 

“markalar beni anlasın-markalar beni takip etsin-markalar beni mutlu etsin”
Önümüzdeki dönemde ortak noktanın karşılıklı DİYALOG olacağı vurgulanan konuşmada, müşteri beklentisinin “markalar beni anlasın-markalar beni takip etsin-markalar beni mutlu etsin” şeklinde gündemde olacağına yönelik örnekler vererek konuşmasına başlayan ERTÜRK ise; "Diyalog için cesaret lazım. Anlık Anlama= Anlık Cevap Verme... Bilgiye ulaşmada sabırsızlık yaratmış durumda. Bu süreçte yazıdan görsele, görselden videoya geçildi. Mecrayı özelleştirmek ön plana çıktı." Online-offline dünya ile bağ kurarak gençlik markalarının sosyal mecraları ana mecra alanı olarak belirlediğinden ve etkileşimden bahsederek sözlerini sonlandırdı. 

MP

7. Oturum: Dijital Pazarlama İletişimi Stratejileri 

Alpay ALPTEKİN - Turkcell Pazarlama İletişim Bölüm Başkanı
Gülfem TOYGAR - Gittigidiyor.com Genel Müdürü 
Nevgül ANBARLILAR - Yıldız Holding Dijital Pazarlama Direktörü

Dijital dönemi, Taş Devri, Yontma Taş Devri, Çilalı Taş Devri olmak üzere 3 döneme ayırdığını söylerek sözlerine başlayan ALPTEKİN, "Taş devrinde rakamları keşfettik (kaç kişi, kayıtlı takipçin, üyen var?), Yontma Tai Devri’nde Online–Ofline bağlanmak, yeni kavramlarla tanışdık, Cilalı Taş Devri, hata yapmayı öğrendik, hata yaptıkça hızlı öğrenmeyi keşfettik" şeklinde dönemsel açıklamalarda bulundu. 

"İlk dönemlerde dijital pazarlamayı en çok etkileyen şey kullanıcıya nasıl ulaşılacak olduğuydu" diyen TOYGAR ise, şimdilerde;
Alışveriş dönemlerinde farklılık var mı?
İlk alışverişi ne zaman yaptı? Nasıl bir sepeti var?
Mevcut müşterimizi nasıl korumalıyız? konularında "Tüketiciyi Tanımak ve Tüketiciyi Anlamak" için çalışmalar yaptıklarını anlatarak söze başladı. İlk etapta müşterinin ne yaptığını anlayıp, gelecekte ne yapacağını tahmin etmeye yönelik markaya yaptıkları yatırımlardan bahsetti. 

Yıldız Holding çoklu dijital ortamda çoklu marka yönetimine değinen ANBARLILAR ise, marka bilinirliliği, marka algısı yaratmak için markanın bireyleri dinlemesi adına dijial ortamı ve bu noktada uygulanacak olan pazarlama stratejilerine çok önem verdiklerinden bahsetderek her markanın dijital pazarlama alanında yaptıkları uygulamaları kendi başına değerlendirdiklerinden örnekler sundu. 

Turkcell olarak mevcut ve potansiyel müşterileri için hem total hem de hedef kitle bazında stratejileri olduğundan bahseden ALPTEKİN, dijital stratejileri belirlerken tüketicinin zevk aldığı alan ve konuları dönemsel olarak belirlemeye çalışıtkları ve sosyal medya ortak diline uygun paylaşımlarda bulunduklarından bahsetti. ”Müşteriye geldik bizi kabul edin denilecek “ noktada demografik, alışveriş durumu, beklenti ve ihtiyaçlarına yönelik davranış stratejileri oluşturmanın önemini vurguladı. TOYGAR, Türk davranış şekli ile diğerlerinin arasında farklılıklar olduğundan bahserek bu kanaldaki iletişimin ülke özelliklerine ve yapısına uygun olması gerektiği yönünde gösterdikleri hassasiyetten bahsederek sunumunu tamamladı. 

MP

8. Oturum: Yeni Nesil Tüketiciler ve Markalardan Beklentileri 
Evrim KURAN - Dinamo Danışmanlık-Yönetici Ortak

“Sana ait geçekleri görüyorum, biliyorum” 
"Yaş= Kuşak her zaman doğru bir formül değildir. Kuşaklar dönem için önemli ve döneme ışık tutan bir kavram" diyerek sözlerine başlayan KURAN, kuşaklar arasında parçaları anlamak, büyük resme bakabilmek, kuşaklara doğru bakmamız açısından sistemi belli bir perspektif içinde değerlendirmek gerektiğini vurguladı. 

"B+X+Y+Z = bir karma derken şu anda mevcut kuşak olan Z ile ilk kuşağa dönülecek, bireysel, derin, duygulu ve konsantrasyon isteyen bir kuşakla karşı karşıya kalacağız. Z kuşağı 2020 yılına kadar devam edecek. 

Markaların, şirketlerin, gençlerin dilinden anlaması için hazırlıklı olması, değer araştırması yapması gerekiyor. Değerlerin sürekli değişmesi ise bir insan 18 markayı takip ettiği sonuçlu araştırmalara yansıyor. 

Vazgeçilmez markalar (Samsung-Adidas-Nike) üzerinde yapılan araştırmada alınan yanıtlara bakıldığında; bu markaların % 55 özgün - %53 genç - %49 yaratıcı - %41 teknolojiyi iyi kullandığı için tercih edildiğini ortaya koymaktadır."
Bu markaların iyi bir hikayesi olması, zaman kazandırması, özgün olması ve ürün özelliklerini anlatması, “kül yutmaz bir nesil” için bu kuşağı anlamaya çalışmak adına keşfedilmesi gerektenlerden bashedilen sunumda, yeni nesle bir markayı tanıtırken “sana ait geçekleri görüyorum, biliyorum” mesajı ile gitmenin ne kadar önemli olduğu vurgulandı. 

"Bu davranış alanlarına verilen cevaba göre gerçek zamanlı hedef kitle profillemesi yapan markalar; yeni kuşağın gözünde güven yaratmış, müşterisine doğrudan ulaşmış, mevcut ve gelecekteki nesilleri bugünden tanımış, doğru ürünleri beklentileri ölçüsünde tüketici ile buluşturmayı başarmış oluyorlar" diyen KURAN, kuşakların markanızı doğru yerde görmesi ve doğru anda alım yapması markaların vazgeçilmez özelliğini arttırır. Müşterinin, “Bir marka beni anladığını düşünüyorsam o markayı mutlaka seçerim“ yanıtının aslında tüm araştırma sonuçlarına net bir şekilde yansıdığı bilgisini vererek sunumunu tamamladı.

MP

9. Oturum: Dark Marketing-Nostalgia Marketing ve Green Marketing 

Cüneyt ŞAHİN - Yaşar Holding Gıda ve İçecek Grubu Pazarlama Koordinatörü 
Doç. Dr. Mehmet BAŞ - Gazi Üni.İşletme Bölümü Öğretim Üyesi 
Selim OKUTUR - Toyata Kurumsal İlişkiler Direktörü

"Altyapı her zaman üstyapıyı bellirler, mekanik sistemden dijital dünyaya geçiş var, her alanda paradigma değişiyor, bir ürün önce akla, sonra kalbe ve ruha hitap edebilirse kalıcı olmayı başarıyor" diyerek yeni trendleri, mevcut pazarlama stratejilerine nasıl adapte edeceğiz? sorusuna ilk cevap ŞAHİN’den; “Nostalji bazen yorgun hissetirebiliyor, geçmişe özlem var, bazı özel hisler, duygular duruma gore ön plana çıkıyor. Biz neden varız? varlık sebebi sorusunun temelinde yatan şey nedir? bunu düşünmeliyiz" şeklinde geldi. 

"Markalar insanı içine almalı, bu noktada 'kalp payı' önemli, duruş, üretkenlik, çevreci bir kimlik sergilenmesi, insanların kendilerini iyi hissedecek ürünler üretmesi adına çok önemli" diyen BAŞ ise, çevreci pazarlamasın başarısız olmasının sebebinin teşviklerin önemli ve yetersiz olması, hükümet politikalarının sistemi desteklememesi... Tüketici satın alırken markayı itibarlı görmek istemesi adına önemli...

Karanlık Pazarlama, normal mecra dışında başka mecralar bulmaya çalışmaktır. Bu noktada yasalara uymak yerine yasakları delmek ya da onlardan kaçacak faaliyetler bulmak markalar için karanlık pazarlama yaratır. Karanlik pazarlama özellikle tütün-alkol-ilaç sektörü için geçerlidir. Bu sektor markaları ancak çevreci yaklaşımla bu anlayışı yok etmeye çalışır. Burada 3 seviye var;
1-Mikro-İKEA,
2-Orta-TELE MARKETİNG,
3-Makro-ABD kriz tutumu 

Nolgalgia Pazarlamada ise, 
1-Planlama 
2-Duyusal belirlemele 
3-Mecraları önemliden önemsize sıralamak 
4-Akıl, duygu ve ruhu olan anlayışta hayatın içinden hikayeler anlatmak lazım diyen OKUTUR ise Toyota’nın bu alanda yapmış olduğu "BENİM BABAM TOYOTA GİBİ ADAM" reklamındaki dönemsel marka konunlandırmasından bahsetti ve oturum sonlandırıldı.

Belgin Usanmaz
belginusanmaz@incisigorta.com

2509 kez okunmuş Belgin Usanmaz

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
#PZ2016 İkinci günden dikkat çekenler...   168 gün önce eklendi
10. Marketing Power Konferansı Notları   424 gün önce eklendi
12. Liderlik Zirvesi geniş özeti...   775 gün önce eklendi
9. Marketing Power Conference geniş özeti...   811 gün önce eklendi
15. Pazarlama Zirvesi Notlarım...   919 gün önce eklendi
Akıl karar aldırır, Kalp kariyer yaptırır...   1146 gün önce eklendi
• 8. Marketing Power Conference geniş özeti...   1180 gün önce eklendi
'Customer Power Conference' gözlemlerim...   1289 gün önce eklendi
Yeşil İş Green Business 2013 Konferans Notlarım   1332 gün önce eklendi
10. LİDERLİK ZİRVESİ   1530 gün önce eklendi
Innovation of Marketing   1558 gün önce eklendi
MCT İnsan Kaynakları Zirvesi Konferans Notları   1578 gün önce eklendi
Marka 2012 Konferansı Notları 2. Gün   1635 gün önce eklendi
Marka 2012 Konferansı Notları 1. Gün   1642 gün önce eklendi
MARKALARDA başarıya giden yol, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK   1845 gün önce eklendi
Sun Tzu'nun Savaş Sanatı'na Göre Marka Stratejileri   1947 gün önce eklendi
2011 Marka Konferans Notlarım   2007 gün önce eklendi
Sürdürülebilir Marka Şehir: İzmir   2089 gün önce eklendi
MARKA KONFERANS NOTLARI 2010 (1. Gün)   2370 gün önce eklendi
MARKA KONFERANS NOTLARI 2010 (2. Gün)   2371 gün önce eklendi
Kurum Markası mı? Yoksa Ürün Markası mı?   2636 gün önce eklendi
Marka 2009 Konferans Notlarım2   2734 gün önce eklendi
Marka 2009 Konferans Notlarım1   2735 gün önce eklendi
Ülke Markalaşmasında Kurumsal Yönetim Anlayışına Yönelik Yaklaşımlar...   2840 gün önce eklendi
Marka 2008 Konferans Notları 2   3106 gün önce eklendi
Marka 2008 Konferans Notları 1   3113 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.