reklam
reklam
reklam
reklam

10. Marketing Power Konferansı Notları

Köşe Yazısı - 26 Nisan 2016, Salı
GözlemliYorum: Belgin Usanmaz

10. Marketing Power Konferansı; marka yönetim dünyasında değer bulmuş başarılı marka uygulamalardan örneklerin verildiği, bir çok marka için en çok ilham verecek yöntem ve başarılı bulunan stratejilerin anlatıldığı , marka yöneticileri ve ekip liderlerinin iş yapış şekillerine ışık tutacak bir çok bilginin paylaşılması ile dopdolu geçti. Keyifle okumanız dileğiyle...

1. Oturum: Perakende Yıldızlarından Sürdürülebilir Pazarlama Stratejileri

Tunç BERKMAN (Vestel Pazarlama Gn.Md.Yrd)
 
Aylin MUTLU (Metro Cash&Carry Pazarlama Marka Yön. ve İletişim Grup. Md.)
 
Prof. Dr. Ahmet ŞEKERKAYA (Oturum Başkanı)

4567890
Konferansın ilk oturumu Berkman’ın yeni çıkan Vestel Venüs markalı telefonun özelliklerinin sosyal medya gücünü kullanarak nasıl yaygınlaştırıldığı hakkında tanıtımı ile başladı. Sürdürülebilir pazarlamada güven-takip-fenomen-konsept ve mağazacılığın etkisinden bahseden Berkman, Youtube, Periscope gibi yeni medya mecralarının sosyal medya algısını nasıl değiştirdiğini, ürünlerin tanınması için dijital medyada ürün yerleştirme uygulamasına gidildiğinin altını çizdi.
 
Konsept mağazacılıkta deneyim yaşamanın şu an için yükselen bir trend olduğunu vurgulayan konuşmacı şunları söyledi: “Farklılaşmak için farklı deneyimler yaşamak zorundasınız. Mağazalar mevcut ortamda ürünlerin nasıl durduğunu sergileyerek farklı ortam deneyimleri yaşatıyor.”
 
Markaların daha duyarlı olduklarını ve sosyal sorumluluk bilinciyle hareket etmelerinin önemini vurgulayan Berkman, bağışların artık yetmediğini, içten, güvenilir, sürekliliğin önem arz ettiğini belirtti. Tüketiciler tarafından “bireysel-aile ve teknoloji” içeren reklam/ürün/işbirliği faaliyetlerinin daha etkileyici bulunulduğunu söyledi.
 
Berkman’ın ardından sözü devralan Metro Pazarlama Grup Müdürü Aylin Mutlu Türk mutfağının dünyada yerini bulamamış bir mutfak olduğunu ve Türk mutfağının tanıtımını yapmak üzere, coğrafi işaretli ürünler olması gerektiğini söyleyerek konuşmasına başladı. Taşköprü sarımsağı gibi ülkemizin gerçek lezzetlerine sahip çıkarak, sürdürülebilir yeni bir pazarlama alanı yarattıklarından bahsetti. Bölge insanın emeği ile üretim yaparak, sertifikalı ürün faaliyetlerine nasıl girişildiğini ve bu anlamda Türkiye genelinde 186 kayıt olduğundan bahsetti. Mutlu, Metro’nun reklam veren bir şirket olmadığını, doğrudan pazarlama tekniğiyle değer ve algı yaratarak iletişim kampanyaları düzenleyen bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Konuşmasına CNN Türk’te yayınlanan “Canlı Tatlar” programını örnek vererek başlayan Mutlu, gerilla pazarlama tekniği ile Bakırköy ve Erenköy’de bulunan pazar standının açılarak, Periscope üzerinden canlı yayın yapılması konusuna değinerek sürdürülebilir bir iş modeli yaratma aşamalarını gözler önünde serdi.”

2. Oturum: Nöropazarlama ile hedeflere ulaşmak!

Dr. Yener Girişken (Think Neuro CEO)

7452
Pazarlamayı etkileyen en önemli şey “değişim” diyerek sunumuna başlayan Girişken, insanların duygusal eksende karar verdiklerini ve bu süreçte kararlarını nasıl aldıklarına dair elde ettikleri bilginin karar verme süreçlerini etkilediğinden bahsetti. Girişken sözlerine şöyle devam etti:
 
“2002 yılında insanların bilinçdışı hareket ettikleri ve rasyonel birer varlık olmadıkları söylemi pazarlama dünyasını da etkiledi. İnsanı anlayan markalar ön plana çıkmasıyla birlikte markalar gerçek anlamda iletişime geçme kararı aldırarak duyguları sorguladılar. Bu kritik sürecin “duygusal iletişimi” tetiklemesiyle birlikte nöropazarlama ortaya çıktı. Marka çalışmalarında beyinde yaratılan etkiyi, temel motivasyonları sorgulayarak ortaya çıkarmak ve bilinç seviyesinde bilinç dışı algıyı yaratmak son derece önemlidir.
 
Eski dönemde; “Düşün-Algıla-Satın al” düşünce faaliyeti bireyleri harekete geçirir, onun sonucunda algı oluşur ve karar verilirdi. Şimdilerde ise bu sıralamada değişiklik oldu: “Algı-Satın al-Düşün!” Hızlı oluşan algı sonucunun alımı tetikleyecek süreç değişikliğine uğradı; “Duygu harekete geçirir, algı karar verdirir!” Duygu hareketi algıyla birleştiğinde ise “markaya “ yönelme olmaktadır.
 
Duyguları harekete geçiren reklam başarısından bahseden konuşmacı, “metafor” kavramından bahsetti. Metaforun; bilinç dışı bir hareket olduğunu söyleyen Girişken, bilince yönelik araştırmaların arttığını söyledi ve devam etti:
 
“Bu araştırmalarda, eskiden insanlar rasyonel bir şekilde düşünerek ona göre karar veriyorlardı. Son zamanlarda yapılan araştırmaların sonuçlarına bakıldığında insanların daha çok duyguları ile karar verdiği sonuçlara açıkça yansıyor. Anlama, odaklanma ve içselleştirme önemli.”
 
Karar anının 40 saniye gibi kısa bir sürede gerçekleştiğini belirten konuşmacı örneklerini paylaşarak sunumunu tamamladı.

3. Oturum: Pazarlamada Yaratıcılık

Arzu ÜNAL (Y&R Brands İstanbul, CEO)



Bütün doğruların değiştiği bir dönemden geçtiğimizi söyleyerek konuşmasına başlayan Ünal, deneyimlemenin öneminden bahsederek konuşmasına şöyle devam etti:
 
“Sınırlar daraldıkça “yaratıcılık “ artar. Kendi mecramızı kendimiz yaratmalıyız. Toplumsal soruna ortak olmamız gerekiyor. Medya dünyası da artık kendi mecrasının peşinde... Facebook şekil değiştirdi, bu alandaki projeler gelişmeler son derece önemli.
 
İnsanın hala nasıl karar verdiğini çok az bir bilgiyle açıklayabiliyoruz. Beyni davranış, vücudu duygular yönetiyor. Vücudun duruşunu (duygusunu), beynin algılaması gerekiyor. Bu noktada markalar kişide yer edinebilmek için, duyguya anlam yaratmalı. Gerçeğin gücüne yönelik kurgular yapıyoruz. Bu kurgular “eğer hayatın içinde bir çözüm üretebiliyorsa” başarılısınız. Bu noktada anlıyoruz ki gerçekliği daha fazla kullananlar ön plana çıkacak. Kimse mükemmel değil, hayat için anlamlı farklar yaratılmalı, kısıtlar fırsata çevrilmeli, insanlar fiyata göre değil artık etkiye göre alım yapıyor.
 
Markaların ürün tanımlama alanları, hedef kitlesi, teknoloji ve hızlı değişim göz ardı edilmeden ürettikleri her bir fikrin öneminin büyüklüğünden de söz eden Ünal, fikirlere inanarak onları hayata geçirecek olanların mutlaka dinlemesi gerektiğini vurguladı. Konu ile ilgili Vodafone Team Red, Kırmızı Işık uygulamasının proje ve süreçlerinden söz etti.
 
Kadına Şiddet konusunda toplumun göz ardı edilen ancak değerli bir konuda markaların gerçekleştirdiği iş birliklerinden bahsederek markaların proje kapsamındaki iş birliği aksiyonlarını anlattı. Kadınlara yönelik değer üretmenin ekonomik anlamda yarattığı katma değerin sonuçlarına değinen konuşmacı, elde edilen verileri katılımcılarla paylaşarak sunumunu sonlandırdı.

4. Oturum: İlaç Sektöründe Dijital Pazarlamaya Farklı Bir Bakış

Mert KILIÇER (Recordati İlaç Ürün Müdürü)

752156
Sağlık sektöründe doktor ve eczacıların ana müşterileri olduğu alanda yeni uygulamalarından söz ederek sunumuna başlayan Kılıçer, ziyaret sayılarının azaltılması ve bu alanda getirilen yasaklarla birlikte satış ekibine ilave yeni bir iletişim kanalı aramaya başladıklarını söyledi. 2014 yılında uygulamaya aldıkları e-deataling programını tanıtan Kılıçer sunumuna şöyle devam etti:
 
“400 kişi saha ekibi, 60 bin doktor/eczane aynı anda ulaşmak için mail ile bilgilendirme/tanıtım ve ortak alan faaliyetlerinde ciddi kazanımlar elde ettik. İlgiyi arttırmak adına “Ali Poyrazoğlu ile Hayata Dair 100 soru” , kitap hediyesi kampanya uygulamasını başlattık. Ana ürün tanıtımı için ise ürün tanıtım videolarına o ürünün satış temsilcilerinin dâhil olduğu videolar ekleyerek teknoloji ve dijital pazarlamayı sektöre yönelik kısıtlar dâhilinde nasıl etkin hale getirebileceğimiz konusu üzerinde çalıştık.”
 
İnternet kanalı ile kimin ne oranda kendilerine ulaştıklarını sürekli sorgulayıp, ödüllendirme sistemi kurduklarından da bahseden Kılıçer, sadakati bu platformda nasıl yönettiklerini ve sağlık sektöründe nasıl ilk olmayı başardıklarını anlattı. Kısıtları fırsata çevirmeyi ve bu yöndeki cesareti çok önemli gördüklerinden bahseden konuşmacı, ikinci dönemde Erdal Özyağcılar ile Kahve sohbetleri ve kısa videolarla yeni ürün tanıtımlarına ilişkin bilgi paylaşımında bulundu. İnternetteki kullanımı alışkanlık haline getirmeye çalışacak faydalı linkleri, medikal sözlük ve hekim hakları gibi bölümler ekleyerek sürekli bu alana yatırım yaptıklarından söz etti.

Gerek doktorların gerekse eczacıların ilaç sektöründe hem marka hem de kendilerine özel bir alanda, marka sadakatini aratacak kanalları etkin kullanmaya yöneltecek çalışmalarda bulunduklarını belirterek iş artışına ve satışa etkisinin ne kadar anlamlı ve önemli olduğunun altını çizdi.

5. Oturum: Müşteri Odaklı Pazarlama ve Müşteri Sadakati

Şahin NAİL (Innovex Türkiye Genel Müdürü)


Günümüzde ürünü tüketici ile buluşturma maliyeti, çabası, emeği çok fazla diyerek sunumuna başlayan Nail, doğru zamanda doğru ürünü doğru müşteriye, onun istediği anda verebilmek, uzun dönem ilişkisinde bağlılık yaratmak ve ilişkiyi kayba uğratmamanın gerçekten büyük başarı olarak değerlendirilmesi gerektiğinden söz etti. Yasaların, yönetmeliklerin markaları ayakta tutacak faaliyetler göstermesi önemli olduğundan bahseden Nail; tüketici şapkası ile ilerlemenin, koşulsuz müşteri memnuniyeti sağlayarak mutlu tüketici/ürün buluşması yaratmanın, bu döngünün kurulması için en önemli kurgu olduğunu söyleyerek diyerek sunumuna şöyle devam etti:
 
“Müşteri iletişim merkezi, eğitimleri ve müşteri/ürün tanışıklıkları sonrasında ilişkinin ölçülebilir, hesaplanabilir, denetlenebilir olması her zaman çok önemlidir. Sadakatin yönetilmesi, müşteri kazanımlarına sürekli olumlu katkı sağlayacak faaliyetler geliştirmenin yönettiğimiz 25 proje ve 300 kişilik ekip için son derece önemli.”

6. Oturum: Love Mark olmanın sırları

Işıl Akdemir Evlioğlu (Garanti Ödeme Sistemleri)
 
Timuçin Güler (Opet Pazarlama ve İletişim Genel Müdür Yardımcısı)
 
Mehmet Tüfekçi (Arçelik A.Ş. Türkiye Pazarlama Direktörü)
 
Yasemin Özen Gürelli (Oturum Başkanı)


“Lovemark Olmanın Sırları” başlıklı oturumda ilk konuşmayı gerçekleştiren Işıl Akdemir Evlioğlu Lovemark konusuyla ilgili şunları söyledi:
 
“Birçok ürün taklit ediliyor ve teknoloji büyük bir keşif içinde. Benzer ve hızlı ürünlerin çıkması, lovemark kavramı ile duygulara hitap etmenin, markaların hayatımızda neden var olduğunu kendi dilleri ile anlatmaya başlamasını daha da anlamlı kıldı. Deneyim yaşatmak ile gelinen son durumda özellikle Opet, Arçelik, Bonus gibi Türkiye de kendi kategorisine yıllardır güçlü yeri olan markaların neden lovemark olduklarının sorusunun yanıtında saklı. Lovemark olmak için ne olursa olsun iyi bir üründen bahsetmek gerekiyor.
 
Evlioğlu; basit olmanın alışveriş anında etkili deneyim yaşatarak, maskotu ile tüketicinin duygusal bağ kurması ve arkasında güçlü bir kurum olmasına rağmen bankanın kimliğinden sıyrılmış halde ortaya çıkması, bankadan ayrı alışveriş dünyasını hatırlatmasıyla beklentilere, sürprizlere açık bir noktada herkesi kucaklamasıyla büyük bir sevgi, ilgi bağının oluştuğu noktada Lovemark olduklarını belirtti.
 
Opet markası adına söz alan Güler ise, kendi kategorisindeki ürüne bakıldığında farklı marka ürün ile arasındaki farkı gerek ürün farklılaşması, gerek hizmet gerekse algı da farklılaşma yaratarak sağladıklarını vurguladı. 12 yıldır sürdürdükleri temiz tuvalet projesini, diğer markalarla olan fırsat işbirliklerini, tüketicinin samimiyetlerine inanarak ürünlerini kullanmaya yönelik marka gücü ve etki ile nasıl ilerlediklerini anlattı.
 
1955 yılında bayilerinden aldığı güçle 60.ıncı yılda “aşk ile yap” projesi kapsamında 8 yıldır sektörün lovemarkı olan Arçelik adına ilklerin hiç unutulmadığı, bir çok kişinin yaşam yolculuğunda mutlaka bir Arçelik ürünü ile tanışıp, diyaloga girdiğini belirten Tüfekçi, hayatın duygusal her anında bir Arçelik ürünü vardır. Müşteriler yıllardır her türlü kanaldan ve kaynaktan dinleniyor. Gelişen ihtiyaçlara yönelik Arge faaliyetleri ile tüm süreçleri yönetme başarısındaki müşteri güveni ile gelen bugünkü marka serüveninden bahsetti.
 
Oturum başkanının “Müşteri gözünde neden farklısınız?” sorusuna verilen kısa yanıtlar şu şekildeydi:

Garanti Bankası Bonus adına;
-Her müşteri ihtiyacına ve kesesine uygun bir ürün bulabiliyor. Bunun için hızlı pazarlama satış kanalları kullanıyoruz. Müşterinin her anında olmak istiyoruz. Müşteriyi dinliyor ve hızlı aksiyon alıyoruz. İnovasyon ve teknolojide lider konumdayız. Müşteri ilk deneyimi ve önceliği bizde yaşayabiliyor, farkı ilk olarak sunmayı önemsiyoruz. Kolay bilgi alımı, ufak detaylarda yenilikler yaratıyor ve her daim farklı uygulamalarda sürpriz buluşmalar sağlıyoruz.” şeklinde oldu.
 
OPET adına;
-7/24 şikayet ele alınıp, hızlı çözüm sürecindeki yönetim anlayışı -yaygın istasyon ağının olması,
-4,5 milyon müşterinin CRM kaydı ile değer/fayda ilişkisine yönelik fırsat kampanyaları yaratılması 
-Hizmet ağı yönetimi ve proje bazlı faaliyetler şeklinde cevaplandırıldı.
 
ARÇELİK adına müşteri gözünde farklı olma özellikleri ise;
-Müşteri ihtiyaç beklentilerine hızlı geri dönüşler, yeniliklere açık olmak
-Enerji-tasarruf-verimlilik konularındaki başarılar
-Açık inovasyon, hızlı aksiyon alma
-Satış sonrası hizmetteki sürdürülebilir başarı ve dünya markası olma güveni 
-Yapay zekâ ve teknoloji-kolaylık-ergonomik ürünlerin vücut sağlığına uyumu olarak cevap buldu.
 
Oturum başkanı sektöründe lider bu 3 markanın Lovemark olabilmesi için 4 koşulu sağlamada ortak özelliklerin olduğunu belirterek şöyle bir sıralama yaptı:
Bu özellikler kısaca;
 
1-Duyguya hitap etmek
2-Arkasında güçlü bir hikâyenin olması
3-“Bana ne vaat ediyor? ”Benim hayatıma ne katacak? sorusuna verilecek güvenilir, anlamlı bir yanıt
4-Kurulan iletişim nedir? Hangi kanallar kullanılıyor?
 
Markaların bu özelliklerle tüketiciye ulaştığı noktada Lovemark olmama ihtimalinin olmadığını belirterek oturumu sonlandırdı.

7. Oturum: Başarı Üçgeni: Disiplin, Motivasyon, Zaman Yönetimi

Simin BIÇAKCIOĞLU (Türkiye Ralli Şampiyonası Kadın Pilotlar Birincisi)

7896541232

“Kadın istediği her alanda her zaman başarılı olabilir “ olgusuna iyi bir örnek olarak karşımıza çıkan Bıçakçıoğlu; eğitim, motivasyon, disiplinli çalışma, ekip ve zamanı iyi yönetme başarısı ile bir bayanın zorluklara karşı vermiş olduğu mücadeleyi nasıl başarıya çevrildiğini anlattı.
 
Sunumdan çıkarılan, yaşayarak öğrenilen bizzat deneyimlenen, bazı etkileyici hayat tecrübelerini şu şekilde sıraladı;
 
-Geçmiş başarılar gelecek başarılara ışık tutuyor.
-Zamanın önemini, değerini geçince anlıyoruz.
-Farkındalık yaratmak emek isteyen bir durum hali.
-Günümüzde ekip çalışması olmadan bir yere gelmek hiç bir alanda mümkün görünmüyor. 
-Disiplinli çalışma, morali yüksek tutma, eğitim eksikliğinin farkında olunması. 
-Kendine inanmak, güvenmek… 
-Fikir veya projenizin başkaları tarafından desteklenmesi…
-Hedefe yönelik her gün atılan minik bir adımın finali görmedeki büyük etkisi olarak özetledi.

8. Oturum: Spor Pazarlaması

Levent AKPULAT (Brisa Tüketici ürünleri Pazarlama ve Satış Genel Müdür Yardımcısı)



70 ülkede faaliyet gösteren, 1200 noktada tüketiciye ulaşan ve satış stratejisinin yarısından fazlasını yurtiçine odaklı hazırlayan bir marka olduklarını belirten Akpulat, “Sağlamsa Lassa İletişim Platfomu” hakkında bilgiler vererek konuşmasına başlayarak şunları söyledi:
 
“Sağlamsa Lassa!”. Lassa markasının vaadi bu. Bu vaat, Türk yol koşullarına uygun sağlamlığı ön plana çıkarıyor. Ürünümüzü “güven” ile konumlandırıyoruz. Zorlu yol koşullarına, hava şartlarına, sınırları aşmaya, hayatta sağ kalmayı başarmaya yönelik güveni vurguluyoruz.
 
Hedef kitle: Erkekler
 
Konuşmacı, neler yaptığını hatırlarsan her zaman en zor günde bile yeniden yapabilirsin! Mesajı ile (Arda Turan) duygusal bağı kurarak; Lassa markasının başarılı marka olma yolundaki hedef ve ilkeleri dinleyicilerle paylaştı ve ekledi:

-Lassa markası ile gurur duyulmasını istiyoruz.
-Global marka özelliğini koruyoruz.
 -Marka bilinirliliğini mevcut tüm pazardaki müşterilerle ortak noktada topluyoruz.
 -Marka işbirlikleri sağlayarak müşteri nezdinde tercih edilebilirliği arttırıyoruz.
 -Sağlam duruşu örtüşen sponsorluk ve reklam görselleri /kimlikleri kullanıyoruz.
 -Türkiye de doğan yurt dışına açılan bir markayız. Türkiye’ye ait bir değeriz ve ilkleri gerçekleştiriyoruz.
 -Azimli-hedefli, zorlu mücadele de var olan bir yaklaşımla sektörün lideri konumundayız.

9. Oturum: Global PR Trendleri

Figen İŞBİR (Excel iletişim Ajans Başkanı)

78954520
Global PR Trendleri oturumunda konuşma yapan Excel İletişim Ajans Başkanı Figen İşbir şunları söyledi:
 
“Dünya çok hızlı ilerliyor. Eskiden aynı kategoride 5 markaya şahit olmak mümkün değilken şimdilerde o kadar çok marka var ki adlarını hatırlamakta zorlanıyoruz. Eskiden fiziksel sermaye araçları vardı şimdi ise marka sermayesi/entelektüel sermaye kavramı girdi hayatımıza… Kurumsal itibar her şey oldu.”
 
Defter değeri kavramı ise piyasa değerine yerini bıraktı diyerek interaktif sunumuna devam eden İşbir, insanların duyduklarının %20’si gördüklerinin ise %80’i akılda kalıyor. İnsanların duyularına hitap eden, kalbi ikna eden algı seviyesinde markalarla işbirliği kurduğunu görüyoruz. Algı bir bütünlük içinde düşünülmeli. Etkinlik, direkt pazarlama, e-pazarlama, CRM, sosyal medya, reklam hepsi iç içe. Algıyı gerçeğe bağlamak önemli bir konu… Dünyayı artık algı savaşlarının yönettiğini belirten İşbir, eski ve yeni tüketicinin bilgiye ulaşma bilgiyi kullanma yollarına değinerek sunumunu noktaladı.

10. Oturum: Ürün ve Marka Yönetimine Yenilikçi Yaklaşımlar

Özgür Doğan (Hepsiburada Pazarlama Bölüm Başkanı)
 
Handem Çelenkler (Unilever Türkiye Kişisel Bakım Kategorisi Pazarlama Direktörü)

Nihan Erdivan (Yıldız Holding Pazarlama Direktörü)
 
Seda Mızraklı Ferik (Oturum Başkanı)


98565223201
Tüketiciyi iyi anlamak, her bilgiyi doğru işlemek, ışık tutacak duygu ve algının nerede olduğunu belirlemek, bilgiyi inşa etmeye değer bulmak, markaların itibar kazandıran, saygıyı ve tercih edilebilirliğini arttıran noktaları iyi belirlemenin öneminden bahsedilerek oturum başlatıldı.
 
Markaların doğru pozisyonlanması, konumlandırma faaliyetleri, basit, farklı, ihtiyaca cevap veren, inandırıcı ve samimi olması çok önemli diyerek sözlerine başlayan Erdivan, belirlenen her kategorideki markada, rekabeti yaratacak ürün için, ürünün kişiliği, kimliğini oluşturduklarını, o ürün için oyun alanı belirlemesi yaptıklarını ve tüketiciye verdiği hissi belirlediklerini ve bu doğrultuda ses, söz, slogan bulduklarını anlattı. 32 bisküvi markası içinde Çizi üzerinden örneklendirmelerde bulundu.
 
“Her markanın bir amacı var. İnsanların hayatlarına girip, bir şeyleri değiştiriyor ve onlara dokunuyor olmaları çok önemli” diyerek söz alan Çelenkler ise, Elidor markası üzerinden giderek şunları belirtti: “Büyük markaların büyük söylemleri olmalı, hayalleri, beklentileri gerçek kılacak vaatleri olmalı ve bu vaatleri gerçekleştirmeye yönelik etkili gerçekleri olmalı. Herkesin tek bir dünyası yok artık! Genç kızlar ayrı, her dönemin yarattığı etki ve özellikler ayrı ayrı tanımlanmak zorunda. Bu noktada tüketiciyi anlamak, dinlemek ve ona uygun yaklaşımlar sergileyerek onları kazanmak gerekiyor.”
  
Teknolojik alt yapı ve farklı bir satış kanalı ile birçok ürün grubunda satış ortamı sağlayan Türkiye’nin lider internet satış sitesi adına söz alan Doğan ise, mobil marketing ve internet satışlarının beklenenin üzerinde her yıl büyük bir artış sergilediği, bazı markaların internet satışı için mükemmelliği ararken çok geç kaldığını altını çizdi. Uygulama esnasında tecrübe edinilen bir saha olduğunu vurgulayan konuşmacı, buradaki hedef kitleye uygun alım koşullarını değerlendirdi. Mobil marketing Türkiye için önemli, burada gidecek daha çok yol var diyerek sözlerini tamamladı.
 
Oturum Başkanının yaratıcı kampanyalar için konuşmacılardan aldığı bilgiler ise şu şekildeydi;
-Saha da bulunmak ve kullanıcıların nabzını almak önemli(Yıldız Holding)

-Ajansları özgür bırakın, yeni fikirlere açık olun(Unilever)
 
-Risk almaktan korkmayın. Müşterinin ne istediğini her gün her an sorgulayın. Müşterinin sesini dinleyin.(Hepsiburada)


11. Oturum: Marka Konseyi oturumu:Türkiye’nin Marka Potansiyeli nasıl ateşlenir?

Hakan Şenbir (Şenbir Danışmanlık Marka Danışmanı)
 
Dilek İlkesen Özman (Marka Danışmanı Eğitmen)
 
Özge Kanat (Marka Danışmanı Eğitmen)

Güven Borça (Oturum Başkanı)


98745652
Türkiye, batı pazarlarına yakın, topraklarımız kıymetli ancak bu topraklardan potansiyeli olsa da global marka çıkmıyor, çıkamıyor. Markaya ulaşmak bir yerde olmak değil, olmasanız da bilinen marka olabilirsiniz, bu başka bir şey diyerek başlayan oturumda konuşmalar şöyle devam etti:
 
“Geç kaldık, Hollanda’da 18.yüzyılın başında “gelin benim ülkemde bağımsız olarak ticaret yapın” diyerek davet oluşturulmaya başlanmıştı. Marka yaratan ülkelere bakıldığında marka değeri içinde elle tutulmayan değerler %70 değerlenirken biz de bu oran %30. Çünkü biz her şeyi elle tutulan varlıklarla değerliyoruz diyerek söz alan Şenbir; mesele olağanüstü bir marka yaratmak isteğidir dedi. Bir diğer marka danışmanı Özman ise, Vestel Venüs marka telefon çok promosyon yapmasına ve yerli marka olmasına, teknoloji, trend olabilecek özelllikte pazara sunulmasına rağmen bir hikaye yaratmayı başaramadığından bahsetti. Beko’dan örnek veren konuşmacı teknoloji-arge-tüketici beklentilerine uygun trendlerle yol alan, Arzum markalarından bahsetti. Oturumun diğer marka danışmanı Kanat ise, çoğrafi işaretli ürünler Vardinal elma, Melinda ve Taşköprü sarımsağı örneklerini vererek, 16 kooperatifin saklama kontrol denetim ve koruma altına aldığını anlattı.
 
“Markalaşmada bir iş planımız yok diyen Şenbir, “2020 olimpiyatlarını almak” tek bir hedef olamaz. Sürdürülebilir bir iş planı olması lazım. Kaynakların belirlenip, çekicilik analizi yapılması gerekiyor. Politikaların netleşerek, devlet desteğinin alınması lazım.Türk marka çağrışımı için uygun bir platform ve değerlerin iyi anlaşılarak ritüellerin desteklenmesi gerekiyor.” şeklinde açıklamalarda bulundu. Kanat ise, Türkiye sağlık merkezi olabilir, sağlık sektörünün markalaşmada getireceği faydaları görmek gerekir. Tıbbı cihazlarda ileri durumdayız, ancak reklam yasağı var. Yıldız hekimler üzerinden tanıtım yapılabiliyor. Bu yönde iletişimin sıklığı artırılıp başarılı geri dönüşümlere yer verilmelidir diyen Şenbir, konumlandırma çalışmaları uzmanlık gerektiriyor diyerek sözlerini tamamladı.
 
Marka potansiyeli ateşlenmesi için herkese düşen görev var, marka danışmanları konseyi ile çözüm arayışlarına başlandığı bilgisi katılımcılarla paylaşıldı.
 

2195 kez okunmuş Belgin Usanmaz

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
#PZ2016 İkinci günden dikkat çekenler...   168 gün önce eklendi
• 10. Marketing Power Konferansı Notları   424 gün önce eklendi
12. Liderlik Zirvesi geniş özeti...   775 gün önce eklendi
9. Marketing Power Conference geniş özeti...   811 gün önce eklendi
15. Pazarlama Zirvesi Notlarım...   919 gün önce eklendi
Akıl karar aldırır, Kalp kariyer yaptırır...   1146 gün önce eklendi
8. Marketing Power Conference geniş özeti...   1180 gün önce eklendi
'Customer Power Conference' gözlemlerim...   1289 gün önce eklendi
Yeşil İş Green Business 2013 Konferans Notlarım   1332 gün önce eklendi
10. LİDERLİK ZİRVESİ   1530 gün önce eklendi
Innovation of Marketing   1558 gün önce eklendi
MCT İnsan Kaynakları Zirvesi Konferans Notları   1578 gün önce eklendi
Marka 2012 Konferansı Notları 2. Gün   1635 gün önce eklendi
Marka 2012 Konferansı Notları 1. Gün   1642 gün önce eklendi
MARKALARDA başarıya giden yol, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK   1845 gün önce eklendi
Sun Tzu'nun Savaş Sanatı'na Göre Marka Stratejileri   1947 gün önce eklendi
2011 Marka Konferans Notlarım   2007 gün önce eklendi
Sürdürülebilir Marka Şehir: İzmir   2089 gün önce eklendi
MARKA KONFERANS NOTLARI 2010 (1. Gün)   2370 gün önce eklendi
MARKA KONFERANS NOTLARI 2010 (2. Gün)   2371 gün önce eklendi
Kurum Markası mı? Yoksa Ürün Markası mı?   2636 gün önce eklendi
Marka 2009 Konferans Notlarım2   2734 gün önce eklendi
Marka 2009 Konferans Notlarım1   2735 gün önce eklendi
Ülke Markalaşmasında Kurumsal Yönetim Anlayışına Yönelik Yaklaşımlar...   2840 gün önce eklendi
Marka 2008 Konferans Notları 2   3106 gün önce eklendi
Marka 2008 Konferans Notları 1   3113 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.